Hareketlilik 2022'de kapımızı çalacak

TSKB Genel Müdürü Ece Börü ile bankacılığın geleceğini ve son dönemde yeni oyuncu girişleriyle gündeme oturan kalkınma ve yatırım bankacılığını konuştuk...

26.11.2021 14:01:000
Paylaş Tweet Paylaş
Hareketlilik 2022'de kapımızı çalacak

Elçin Cirik

ecirik@capital.com.tr

Kurumsal bankacılıkta talepte hareketlilik bekleniyor. TSKB Genel Müdürü ECE BÖRÜ, Sınırda Karbon Vergisi ve pandemiyle büyüyen yeni alanlarda kapasite artışı ve yenileme yatırımlarının olacağını düşünüyor. “Bir hareketliliğin 2022’de kapımızı çalacağını öngörmek mümkün” diyor. Börü, daha dengeli bir ekonomiyle gelecek yıl kredi artışının yüzde 15’lerde olacağını tahmin ediyor. Özellikle gıda, ambalaj, plastik, tekstil ve demir çelik sektörlerinden talep geleceğini öngörüyor.

Bankacılıkta ilk 7 ayda kredi büyümesi yüzde 8,6’yla sınırlı kaldı. Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) genel müdürü Ece Börü, yazın aşılanmanın etkisiyle ertelenmiş talebin yılın ikinci yarısında devreye girmeye başladığını söylüyor. “Kurumsalda özellikle TL kredilerde bir hareketlenme olduğunu görüyoruz” diyen yönetici, kurumsal kredilerin yılbaşından bu yana kurdan arındırılmış haliyle yüzde 4,2 ve toplam kredilerin kurdan arındırılmış haliyle yüzde 5,6 arttığına dikkat çekiyor. Börü, sektör geneli için 2022 yılından umutlu. “Özellikle Sınırda Karbon Vergisi ve pandemiyle gelen yeni fırsat alanlarıyla hem kapasite artışları hem yenileme yatırımlarının olacağını ve bir hareketliliğin 2022’de kapımızı çalacağını öngörmek mümkün” yorumunda bulunuyor. Özellikle gıda ve ilişkili sektörler olan ambalaj ve plastikte, yurt dışı taleple büyüyen tekstil ve demir çelik alanlarında kredi taleplerinin artacağını düşünüyor. Aynı şekilde 2022’de yatırım bankacılığı tarafında halka arzların aynı trendle devam edeceği ve özellikle sürdürülebilir borçlanma araçlarının daha da büyüyeceği öngörülerini de paylaşıyor. TSKB Genel Müdürü Ece Börü ile bankacılığın geleceğini ve son dönemde yeni oyuncu girişleriyle gündeme oturan kalkınma ve yatırım bankacılığını konuştuk: 

Temmuz verilerine göre kredilerde büyüme sınırlı. Son aylarda kredilerde size gelen taleplerde bir artış var mı?

 Nüfusun önemli bir kısmı, yazın ortasına doğru aşılandı. Bunun etkisiyle herkes biraz daha umutlandı, endişeler bir nebze kayboldu. Ertelenmiş bir talep vardı ve ekonomik canlanmayla bu talep devreye girmeye başladı, kredi talebi artış gösterdi. Banka olarak kurumsal, orta ve uzun vadeli yatırım kredilerine odaklanıyoruz. Kurumsalda özellikle TL kredilerde bir hareketlenme olduğunu görüyoruz. Bireysel kredilerde ihtiyaç kredileri ve kredi kartı tarafında büyümeler birbirini takip ediyor, bir artış var. Kurumsal krediler yılbaşından bu yana kurdan arındırılmış haliyle yüzde 4,2 ve toplam krediler kurdan arındırılmış haliyle yüzde 5,6 arttı. Haziran sonunda lisanslı veya lisanssız enerji santralleri için YEKDEM’in döviz cinsinden alım garantilerinin bitecek olması nedeniyle yılın ilk yarısında işlerimiz çok açıktı. Rüzgar, güneş, biokütle ve biyogaz enerji alanlarında uzun ve orta vadeli yatırımlar yapıldı, kredi kullandırımlarına başladık. Bunun yanı sıra pandemiyle hijyen, gıda ve kimya sektörlerinde gerek işletme gerek yatırım kredisi talepleri artış gösterdi. Ayrıca pek çok alanda girdi olarak kullanılan demir çelik sektöründe, dünyada emtia fiyatlarının artmasıyla birlikte talep artışı oldu. Burada modernizasyon ve kapasite artırımı yatırımlarını gördük ve bunların da devam edeceğini düşünüyoruz. 

 Pandemiden olumsuz etkilenen sektörler olan turizm, hizmette toparlanma var mı? 

 Türkiye’nin konjonktürel turizm dalgalanmasında bir gerileme olmuştu. Bu, pandemiyle iyice yara aldı. Diğer bankalar gibi biz de 2020 başından itibaren turizm sektörüne yönelik ertelemeler yaptık. Pandemiden olumsuz etkilenen sektörlere destek için yurt dışından özel kaynağımız da vardı. Pandemi öncesi özellikle şehir otellerinin yenilemesini yapıyorduk. Pandemiyle birlikte çok zor bir döneme girildi ama şimdi yangınlardan etkilenen Marmaris bölgesi hariç, turizmde bir hareketlenme ve sayılarda artış görüyoruz. Bu yıl sonunda, normal bir dönem olmamasına rağmen turizm gelirinin toparlayacağını düşünüyoruz. 

 Son çeyrek için nasıl bir tablo beklentiniz var? 

 Gecikmiş yatırımlar var. Bunlar mutlaka hayata geçirilecek ve dördüncü çeyreği iyi geçireceğimizi düşünüyorum. Bireysel kredi artışını sınırlamak için BDDK’nın makro ihtiyati tedbirler çerçevesinde yeni düzenlemeler üzerinde çalışmalar yaptığını biliyoruz. Temmuz ayı başından itibaren bireysel kredilerde taksit sayıları ve her türlü taksitli satış işlemiyle ilgili düzenlemeler oldu. Bu adımlar da bireysel alanı yavaşlattı. Beklenen yeni düzenlemelerin devreye girmesi halinde bireysel kredi artış hızında son çeyrekte azalma görebiliriz. Son çeyrekte kurumsal kredi talebinde, para politikası ve kredi faizlerinin seyri belirleyici olacak. Bunun yanında kış aylarına girerken pandemi koşulları ve bu süreçte alınacak olası önlemler de etkili olacak. Yeniden bir kapanma ya da yurt dışında akut bir dönem olursa kredi talebi mutlaka etkilenir. Bu durumun dışında artık biz kurumsal tarafta gecikmiş talebin gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Özellikle Sınırda Karbon Vergisi ve pandemiyle gelen yeni fırsat alanlarıyla hem kapasite artışları hem yenileme yatırımlarının olacağını ve bir hareketliliğin 2022’de kapımızı çalacağını öngörmek mümkün. 

 Peki son çeyrekte bankaların kârlılığı nasıl olacak?

 Hiçbir zaman bu kadar yüksek bir faiz beklemiyorduk. Faizlerin artmasıyla birlikte kısa ve orta vadeli kredilerde bankacılık, reel sektöre göre kârlılıkta biraz daha geri kaldı. Yükselen faizler sonrasında her ne kadar kredilerin hacimsel genişlemesi üzerinde kısmi bir negatif etkisi olsa da kredilerin yeniden fiyatlanmasının bankaların kârlılığına etkisinin yılın son çeyreğinde daha belirgin olarak görüleceğini düşünüyoruz. Sektörün net faiz marjını ve özsermaye kârlılığını 2021 sonunda, yıl ortasına göre artırmasını bekliyoruz. Eylül sonunda pandeminin başından beri uygulanan BDDK’nın kredi sınıflandırması ve sermaye yeterliliği ilişkili geçici düzenlemeleri sona erecek. Kredi gecikme süreleriyle ilişkili geçici düzenlemenin kalkmasıyla haziran sonu verilerine göre, sektör bazında toplam kredilerin yüzde 0,5 seviyesindeki, 90-180 gün gecikmesi olan kredilerin yakın izlemedeki kredilerden çıkarılıp sorunlu kredilere geçmesi bekleniyor. Ama sektör ortalaması olarak bankalarımızın güçlü karşılık oranlarıyla çalıştığını gözlemliyoruz. 

 Yeniden yapılandırma talepleri nasıl gidiyor bu dönemde? 

 Geçen yıla göre yeniden yapılandırma talebi azaldı, artık trend oturmaya başladı. Yeniden yapılandırmalar, sadece şirket değil grup bazında yapılıyor. İnşaat sektörü, diğer sektörleri, şirketleri de etkiliyor. 2020 ve 2021 yıllarında yenilenebilir enerji portföylerinin gruplara destek olduğunu, diğer grup şirketlerini desteklediğini de gördük. Son çeyrekte kurumsal bankacılıkta yeniden yapılandırma çalışmalarıyla birlikte pandemi döneminin öne çıkardığı sektörler ve altyapı yatırımlarında kredi talebi görüleceğini düşünüyoruz. Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için ihtiyaç duyulan yatırımlar kapsamında da talep olacak. 

 Bu yıl sonunda kredilerde büyüme öngörünüz ne? 

 Bu yıl sektörde kredi artışı esas olarak Türk parası kaynaklı. Eylül başı itibarıyla Türk parası kredilerde yılbaşından beri artış yüzde 7,7’ye ulaştı. Önceki yıllarda kamu bankalarının kredi büyümesinde önemli paya sahip olduğunu, 2021 yılında ise kredi artışında özel bankaların öne çıktığını görüyoruz. Yıllık TL kredi artışı özel bankalarda yüzde 11’e ulaştı. Yılbaşından beri kur etkisinden arındırılmış olarak toplam kredilerde yüzde 5,6 artış var; yıl sonunda da bu seviyelerin korunacağını bekliyoruz. 

 2022’de bankacılığı nasıl bir yıl bekliyor sizce? 

 2022’de enflasyon ve büyümede bir dengelenme olması öngörüsüyle kredi artışının yüzde 15’lerde olacağını öngörüyoruz. Daha dengeli bir ekonomi bekliyoruz. Aktif kalitesi ve net faiz marjlarındaki toparlanmayla birlikte daha iyi bir yıl geçireceğimizi öngörüyoruz. Özellikle yatırım bankacılığının 2021’e göre daha iyi olacağını düşünüyoruz. 2022’de de pandemiden kurtulmamız mümkün değil ama akut dönemi atlattık. 2022’de özellikle gıda ve ilişkili sektörler olan ambalaj ve plastik alanlarında yeni yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacı olacağını öngörüyoruz. Ayrıca lokomotif sektörlerimizden tekstilde, özellikle yurt dışından gelen taleple 2021’in devamında ve 2022’de kapasite artışı yatırımları ve buna yönelik kredilendirme bekliyoruz.Bu alandaki talepleri şimdiden hissediyoruz.

Türkiye’de kalkınma ve yatırım bankalarına ilgi artıyor. Bu ilginin nedenleri neler? 

 Türkiye’de sermaye piyasası, dünya piyasalarına göre daha küçük ölçekli. Ancak büyüme potansiyeli var. Bu yıl halka arzları, sermaye piyasası tarafında yatırım bankacılığının içinde olduğu borçlanma araçlarını, ihraçları hiç olmadığı kadar çok görüyoruz. Küçük şirketler de bu borçlanma araçlarından faydalanmaya başladı. Halka arzların 2022’de de aynı şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu otorite olarak bu alanı iyi yönetiyor. Borçlanma aracı ihracıyla finansman da yaygınlaşacak. Bazı aracı kurumların banka olma isteği var, çünkü böylece kredilendirme faaliyetleri de yapılabiliyor ve bu da iştah açıyor. Özellikle kalkınma ve yatırım bankacılığında tüm dünyada arkadan bir rüzgar esiyor. Pandemi dönemi iklim noktasıyla piyasanın yönetemediği yerlerde büyük kalkınma ve yatırım bankalarına fırsat sağladı. Tüm dünyada bu etkiyi göreceksiniz, Türkiye’de de dünyada da yatırım bankacılığının etkinliği artacak, araçlar çeşitleniyor. Yatırım bankacılığında birleşme ve devralmalarda hala Türkiye’deki işlemlerin küçük hacimli olduğunu görüyoruz. Globalde tek bir satın almayla Türkiye’deki yıllık toplam birleşme ve devralma işlem hacmini katlayabiliyorlar. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesiyle şirketlerin de büyüyeceğini, birleşme ve devralma aktivitesinin artacağını öngörüyoruz. Türkiye çıkışlı teknoloji şirketlerinin yakaladığı değerlemeler ilham veriyor. Kalkınma ve yatırım bankacılığının ileride bankacılıktan aldığı payın artacağını da düşünüyorum. Tabii kalkınma tarafıyla verilen krediler artarsa bu alanda pazar payı da yükselecektir. Ancak yatırım bankacılığıyla etki alanına baktığınızda toplam borçlanma içinde aracılık edilen pay daha yukarı çıkacaktır.


TSKB’NİN TAHMİNLERİNDE NE VAR?
 

1Eylül başında TL kredilerde yılbaşından beri artış yüzde 7,7.
2 2021 kredi artışında özel bankalar öne çıkıyor. Yıllık TL kredi artışı özel bankalarda yüzde 11.
3 Yılbaşından beri kur etkisinden arındırılmış olarak toplam kredilerde yüzde 5,6 artış var, yılsonunda da bu seviyeler korunur.
4 Kurumsal tarafta gecikmiş talep gerçekleşecek. Hareketliliğin 2022’de kapımızı çalacağını öngörmek mümkün.
5 2022’de kredi artışı yüzde 15’lerde olur. Daha dengeli bir ekonomi bekliyoruz.
6 Aktif kalitesi ve net faiz marjlarındaki toparlanmayla 2022’de daha iyi bir yıl öngörüyoruz.
7 Halka arzların 2022’de de devam edeceğini düşünüyoruz.



“BİRİNCİ ÖNCELİK, AKTİF KALİTESİ”

YENİ DÖNEME ÖZEL
Her dönemde olduğu gibi pandemi döneminde de aktif kalitesinin korunması, birinci önceliğimiz olacak. Yeniden yapılandırma portföyü var, herkes bu portföyü izleyecek. Aktif kalitesinde iklim riskleri, firmalar üzerinden kredi riski olarak maruz kaldığımız riskler olacak. İklim risklerini bankaların hem kendi süreçlerine hem kredi değerlemelerine eklemeleri gerekecek.

FAİZ RİSKİNE DİKKAT
Pandemi, küresel tedarik zincirinde hammadde, gıda ve emtia fiyatlarında artışlar getirdi. Bugün tartıştığımız navlun fiyatları, çip krizleri, ileride enerji sektöründe kullanılan özel metallerdeki arz miktarının kısıtlanması gibi riskler de olacak. Ayrıca üretici fiyat endekslerinde hem gelişen hem gelişmekte olan ülkelerde artışlar var. Üretici fiyat endekslerindeki artış oranı, tüketici fiyatlarına direkt olarak yansımayacak ama belli ölçüde tüketici fiyatlarını etkilemesi söz konusu. Faiz riski, dünyada paranın eğilimi hepimizin çok dikkat etmesi gereken bir nokta olacak.



“KREDİLERİMİZİN YÜZDE 90’I SKA BAĞLANTILI”

KRİTERLER 
Kalkınma ve yatırım bankası olarak büyümeyi, değer yaratmak olarak algılıyoruz. Bugün kredi portföyümüzün yüzde 90’ı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’yla (SKA) bağlantılı. Öncelik verdiğimiz 5 SKA’ya değer yaratmayan hiçbir talebi kredilendirmiyoruz. Önümüzdeki yıllarda yüzde 90 oranını koruyacağız. İklim ve çevre bağlantılı SKA’lara katkı sağlayan kredilerin payını da yüzde 60’da tutmayı hedefliyoruz. 2030’a kadar SKA bağlantılı 8 milyar doların üzerinde finansman sağlamayı orta ve uzun vadeli hedeflerimiz arasına aldık.

KOBİ’LER
Yılın ilk yarısında aktif büyüklüğümüz yılbaşına göre yüzde 15,7 ve nakdi kredilerimiz yüzde 18,7 büyüdü. Yılın ilk altı ayında danışmanlık ve yatırım bankacılığı net gelirimiz, geçtiğimiz yıla göre iki kat arttı. Danışmanlık hizmetlerinde yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğiz. Şube ağı olmayan bir kalkınma bankası olarak KOBİ’leri iki yolla, SKA’lara uyumlu işlerinde doğrudan kredi vererek ve APEX bankacılığı kanalıyla destekliyoruz. 43 milyar TL büyüklüğündeki kurumsal bankacılık kredilerimiz içinde APEX bankacılığı ve doğrudan kredilerle KOBİ kredilerinin payı yüzde 28. Bu oranı yüzde 25-30 bandında tutarız.

HEDEFLER Kredi büyümemizi yılın başında kurdan arındırılmış olarak yüzde 3-5 aralığında öngördük. Yılın ilk yarısında kurdan arındırılmış olarak yüzde 3,3 büyüdük. Yıl sonunu bu paralelde bitireceğimizi düşünüyoruz. Kredilerimizin aktif toplamımız içindeki payı, kalkınma bankacılığı odağımız da dikkate alındığında yüzde 75 ve burada değişiklik öngörmüyoruz. Ücret ve komisyon gelirlerimizde bu yıl belirlediğimiz yüzde 20 artış hedefimize ulaşacağız. Yatırım bankacılığında aracılık işlemleri ve halka arzlarda yüksek faaliyet gösterdik. Sürdürülebilirlik alanıyla konvansiyonel sermaye piyasası araçlarını birleştirince çok fazla talep aldık. Böyle ilerlemeyi planlıyoruz.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz