Hızlı toparlanma 2022'de olacak

VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ile hem sektörün son dönem fotoğrafını çektik hem bankalarının yönünü konuştuk...

14.09.2021 12:46:000
Paylaş Tweet Paylaş
Hızlı toparlanma 2022'de olacak

Elçin Cirik

ecirik@capital.com.tr

Aktif büyüklükte ikinci sıraya oturan VakıfBank’ın genel müdürü ABDI SERDAR ÜSTÜNSALIH, bu yılın sonunda kredilerde yüzde 15’in üzerinde, mevduatta yüzde 17 büyüme bekliyor. “Zor bir yıl geçiriyoruz” diyen Üstünsalih, bu zorluğun baz etkisinin asıl 2021’in ikinci çeyreğinde görüleceğini söylüyor. Önümüzdeki dönemde risklere karşı bankaların atması gereken bazı adımlar olduğuna da dikkat çeken Üstünsalih, “Sermaye, teknoloji ve yetenek başlıklarında bankalar daha güçlü hale gelmek durumunda” diye konuşuyor.

Kamu oyuncularından VakıfBank, 2020’de aktif büyüklüğünü yüzde 66,6 artırarak sektörde ikinciliğe oturdu. Bu yılın ilk çeyreğinde nakdi ve gayri nakdi krediler toplamında ekonomiye 564 milyar TL’yi aşan destek sağlayan Vakıfbank’ın genel müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, vaka sayısının gerileyeceği, kısıtlamaların kaldırılacağı ve aşılamanın toplumun geneline yayılacağı ortamda ekonomik aktivitenin daha hızlı toparlanmasını bekliyor. Üstünsalih, yılın ikinci yarısında bankacılıkta ihracat ve imalatla ilgilenen şirketlere verilen desteğin artacağı görüşünde. “Tabii, zor bir yıl geçiriyoruz. Bunun baz etkilerini 2021’in ikinci çeyreğinde göreceğiz” diyen Üstünsalih, “Önümüzdeki dönemde risklere karşı bankaların atması gereken bazı adımlar var. Sermaye, teknoloji ve yetenek başlıklarında bankalar daha güçlü hale gelmek durumunda” uyarısında da buluyor. VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ile hem sektörün son dönem fotoğrafını çektik hem bankalarının yönünü konuştuk: 

 Sektördeki yıl başından bu yana yaşanan büyümeyi nasıl yorumluyorsunuz? 

 2020 ve bu yılın ilk yarısı pandemi nedeniyle tüm sektörler için zor geçti. Ancak hem Türkiye ekonomisi hem bankacılık bu olağanüstü durumu başarıyla yönetti. Güçlü duruşumuzla bankalar olarak etkin bir süreç yönetimi sergiledik. Sektörün öz kaynağı güçlü ve bilançosu sağlıklı bir yapıda. Bu sayede ekonomimize finansman desteği verebiliyoruz. Sektörümüz mayıs verilerine göre 2020 yıl sonuna kıyasla yüzde 9,2’lik aktif büyüme gerçekleştirdi. Söz konusu büyümeye en büyük katkıyı krediler sağladı. Aynı dönemde ticari krediler yüzde 9, bireysel krediler yüzde 3,8 artış gösterdi. Sektörün toplam mevduatı aynı dönemde yüzde 9,7 arttı. 

 Haziran sonrası açılma ve aşılanmayla kredi taleplerinde kıpırdanma var mı? 

 COVID-19 vaka sayısının gerileyeceği, kısıtlamaların kaldırılacağı ve aşılamanın toplumun geneline yayılacağı bir döneme giriyoruz. Buna uygun olarak sosyal hayatın hızlı şekilde normale dönmesini ve ekonomik aktivitenin daha da toparlanmasını bekliyorum. Göstergeler de bunu destekliyor. Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında hizmetler ve turizm var. Toparlanma döneminde bu sektörler, en hızlı iyileşenler olacak. Normalleşmenin ilk sinyalleriyle bu sektörlere inanılmaz bir teveccüh var. Öte yandan enflasyon görünümündeki iyileşmeyle, politika faizinin yıl sonuna kadar kademeli şekilde aşağı yönlü hareket etmesinin olağan karşılanabileceğini düşünüyorum. Bu durumun da ülkemizdeki yatırım ortamının iyileşmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bankacılık sektörü de bu iyileşmeler ışığında, hane halkının ve reel ekonominin taleplerini karşılama noktasında üzerine düşeni yapacak. Özellikle pandemi döneminde istihdam, ihracat ve imalat sektörlerinin desteklenmesi gerektiğini bir daha görmüş olduk. Bu üç sektörü, özellikle üretim ve ithal ikame ürün üretenleri desteklemeye devam edeceğiz. 

 Kredi talebi daha yüksek olan sektörler var mı? 

 Devletimizin başarılı yönetimiyle kademeli normalleşme dönemine devam ediyoruz. Aşılamalar, yeni normal şartları bunu işaret ediyor. Ancak elbette geride kalan 1,5 yılın ekonomi üzerinde yarattığı baskının etkileri, birdenbire ortadan kalkmayacak. Örneğin bazı araştırmalar, pandeminin küresel ekonomide oluşturduğu hasarın tamiri için en iyi ihtimalle 2021 sonuna işaret ediyor. Genel beklenti, gelişmekte olan ekonomilerin pandemi sürecinden daha hızlı toparlanmayla çıkacağı yönünde. Bunlardan biri de Türkiye. 2022, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı bu ölçekteki ekonomiler için hızlı toparlanma yılı olacak gibi görünüyor. Dünya Bankası’nın Türkiye İzleme Raporu da Türkiye’nin bu süreçteki başarısına işaret ediyor. Pandemiye karşı uygulamaya konulan politikalar ve bunların ekonomik etkileri 2020 yılının ikinci yarısında ekonomik faaliyetin toparlanmasını sağladı. VakıfBank olarak bu süreçte biz de reel sektöre destek olacak kredi paketleri sunduk. 2021’in ilk çeyreğinde 40 milyar TL’lik çıpa kredisiyle imalatçı ve ihracatçı firmalara destek sağladık. Dünya Bankası ile 250 milyon dolarlık kaynak temini anlaşması yaptık. Salgın Destek Paketi ile salgından etkilenen KOBİ’lere geniş kapsamlı bir destek paketi hazırladık. 

Yeni KGF Nefes Kredileri verilmeye başlandı, değil mi? Bu kredilerde kamu bankaları mı etkin olacak? Toplamda ne kadar kredi sağlanacak?

 2020 içinde KGF destekli kredileri gördük. Bu krediler, Türkiye ekonomisi için bir can suyu oldu. Bu yılki Nefes Kredisi 4’üncü kez gerçekleştirilecek. VakıfBank olarak önceki Nefes Kredi’lerinde olduğu gibi, bu projede de aktif bir rol oynuyoruz. KOBİ’lerimiz özellikle salgın sürecinin yarattığı likidite sıkışıklığını aşmak için uygun maliyetli olan Nefes Kredisi’ne yoğun ilgi gösteriyor. Satış kadrolarımız, şartları sağlayan işletmelere aktif biçimde krediyi tanıtarak KOBİ’lerimizi bu konuda bilgilendirdi. Proje, temmuz ayı sonuna kadar tamamlanacak. VakıfBank olarak yaklaşık 5 bin KOBİ’ye bu kaynağı ulaştırmayı hedefliyoruz. Toplam Nefes Kredi tutarı ne kadar olur açıkçası kestiremiyorum. 4’üncü Nefes Kredisi bütün bankalara açıldı. Özel bankaların da bu konuda ilgisi var, özel bankalar da kullandırıyor. Şu an itibarıyla 10 banka bu kredi kampanyasına katılıyor. 

 Bu yılın devamı için nasıl bir öngörünüz var? 

 Tabii, zor bir yıl geçiriyoruz. Bunun baz etkisini 2021’in ikinci çeyreğinde göreceğiz. Önümüzdeki dönemde risklere karşı bankaların atması gereken bazı adımlar var. Sermaye, teknoloji ve yetenek başlıklarında bankalar daha güçlü hale gelmek durumunda. Pandemi bankalara çevik çalışma, hızlı karar alma, çalışma ekiplerini güçlendirme ve esnek iş modelleri gibi konuların önemini gösterdi. Pandemi dönemi sektör açısından zor bir dönemdi. Bu dönemde ekonomik istikrarı korumak ve ihtiyaç duydukları her alanda müşterilerimizin yanında olabilmek için çalıştık. 2021 yıl sonunda sektörün krediler kaleminde yüzde 15’in üzerinde ve mevduat tarafında ise kredi büyümesinin bir miktar üzerinde yani yüzde 17 seviyelerinde büyümesini bekliyoruz. 

 Mevduat tarafında ikinci yarıda nasıl bir tablo olacak? Mayısta TL mevduata dönüş vardı, bu trend sürüyor mu? 

 Mevduat, kaynak ihtiyacımızı sağlayan en önemli enstrümanlardan biri… Özellikle 2018 yılında başlayan dolarizasyon atakları, depremler ve pandemi ekonomileri çok sıkıştırdı. Dolarizasyonla birlikte yaşanan ekonomik daralmada müşterilerimizin TL’nin itibarını korumaları yönündeki gayretlerine biz de destek olduk. 2021’nin Mayıs ayından itibaren müşterilerimizin TL’ye dönüşlerini gördük. Haziran ayında da bu trendin sürdüğünü görünce açıkçası çok mutlu olduk. Özellikle mayıshaziran aylarında ve temmuz ayının bu ilk günlerinde de TL’ye dönüşü görüyoruz. Müşterilerimiz döviz tevdiat hesapları TL mevduat hesaplarına dönünce TL tasarruf mevduatında ciddi anlamda artış oldu. Bankamızın günlük döviz likiditesinin muhasebesini yapığımızda da vatandaşlarımızın TL’ye döndüğünü görüyoruz. 

Salgınla birlikte ertelenen kredilerin bir kısmının ödemeleri geldi. Yeniden bir erteleme talebi oluyor mu? Sektör için nasıl bir öngörünüz var?

 2021, sektör için çok zor bir yıldı. Vakıf- Bank olarak nakit akışı bozulan, pandemiden etkilenen, iş yerleri kapanan, işsiz kalan bütün müşterilerimizin her zaman yanında olduk. Her türlü yapılandırmaya banka olarak açık olduk. Müşterilerimizin nakit akışlarını düzeltinceye kadar gereken zamanı kendilerine tanıdık, hala da tanımaya devam ediyoruz. Pandemi sonrası müşterilerimizin nakit akışları düzelir, biz de normal akışımıza devam ederiz. 

 Yılın devamında da ilk 5 ayda olduğu gibi büyümenin tüzelden geleceğini mi düşünüyorsunuz? 

 Pandemi sürecinde dünyada ticaretin, tedarik süreçlerinin artık Çin’den ziyade yakın bölgelere taşındığını gördük. Burada ülkemizin stratejik rolü ortaya çıkıyor. Böylece ihracatımızda ve üretimde inanılmaz artış oldu. Bunu fırsata çevirmemiz gerekiyor. Bu, cari işlemler açısından da son derece önemli. Özellikle daha çok ihracat yapılması ve Türkiye’nin ithal ettiği ürünlerin ülkemizde ikame edilmesi noktasında daha çok KOBİ, ihracat ve ticaret üçgeninde yoğunlaştık. Bunu yaparken yeni istihdam yaratılacağını öngördük. Dolayısıyla bu kalemlere destek verdiğimizde istihdama da destek vereceğimizden ülkemize katkı sağlamak noktasında daha çok ticari tarafta yani üretim, ihracat tarafında yoğunlaşmayı tercih ediyoruz. Sektör için de benzer bir tablo olacak. Bireysel tarafta ise talebe bağlı olarak normal akışında yürümeyi tercih ediyoruz. 

 Kârlılıkta bu yıl sınırlı bir büyüme var. Yılın devamında toparlanma gelebilir mi? 

2020’deki düşük faizli politikalarla sektörün kârlılığı 2019’a göre daha iyiydi. 2021 yılında da ikinci yarıdan itibaren Merkez Bankası faiz indirimlerinin başlanmasıyla birlikte olumlu bir tablo göreceğimize inanıyoruz.


“ODAĞIMIZDA ÜRETİM VE İHRACAT VAR”

İLK ÇEYREK 
Yılın ilk çeyreğinde nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ekonomiye sağladığımız destek 564 milyar lirayı aştı. Aktif büyüklüğümüz yüzde 3,1 artışla 721 milyar liraya ulaştı. Toplam nakdi kredilerimiz yüzde 6,2 artışla 448 milyar lirayı aştı. Mevduatımız ise yüzde 3,9 artışla 430 milyar liraya ulaştı. Seküritizasyon programımızla 1 milyar 750 milyon dolarla sektörünün tek seferdeki en büyük menkul kıymetleştirme işlemine imza attık. Bu yılın devamında imalat, üretim, istihdam, ihracat odaklı olacağız. Özellikle üretimde ithal ikame ürün üretenlerin yanında daha fazla olacağız. Bireysel tarafta da talep oldukça kredi büyümesi yapacağız.

BÜYÜME TÜZELDE 
Bu yıl da hane halkı ve reel sektörden gelen talepleri karşılama noktasında azami çaba göstermeye devam edeceğiz. Özellikle üretimi, imalatı, ihracatı ve istihdamı destekleyen kredi politikalarımızla ticari kredilerde bireysel kredilere nazaran çok daha güçlü büyüyeceğiz. Kredi ve mevduat tarafında sektör büyüme beklentilerimizin bir miktar üzerinde büyüme performansı göstermeyi planlıyoruz. 2020 yılında 2 milyona yakın yeni müşteri kazandık, birçok müşterimizle iş birlikteliğimizi derinleştirdik. Bu yıl haziran sonu itibarıyla 500 binin üzerinde yeni müşterimiz oldu. Kısa süre önce hayata geçirdiğimiz Ar-Ge merkezimizde kendi yazılımlarımızı kendimiz üretiyoruz. Aynı zamanda start up ve finteklerle yakın iş birliğiyle çalışıyoruz. Yapay zeka, blok zincir, açık bankacılık ve robotik yazılım gibi teknolojileri yakından izliyor, geliştiriyoruz. 2020 yılında 2,4 milyona yakın yeni dijital müşteri kazandık. 2021’in ilk 5 ayında yeni dijital müşteri sayımız yaklaşık 450 bin oldu.



“İKİNCİLİĞİMİZ GEÇİCİ DEĞİL KALICI”

2020’DE YÜZDE 66
Pandemi döneminde ekonomik istikrarı korumak ve müşterilerimizin ihtiyaç duydukları her anda yanında olabilmek için çalıştık. Aktif büyüklüğümüzü yüzde 66,6 artışla yaklaşık 700 milyar liraya çıkardık. Salgının ilk gününden itibaren üretim, ihracat ve istihdamı destekledik. SKY limit, Banko Çek gibi öncü ürün ve hizmetlerimizle tüm paydaşlarımızın ‘daima yanında’ olduk. Bunu yaparken de risk primlerini minimize edecek her türlü önlemi aldık. 27 bölge müdürlüğümüzü pandemi dönemine rağmen en az üç defa dolaştık. VakıfBank’ın bu başarıyı sürdüreceğine inanıyorum. Buraların geçici değil, kalıcı yerler olduğuna inanıyorum.

PANDEMİDE 71,3 MİLYAR DESTEK 2019 yılında yüzde 9,3 olan aktif pazar payımız 2020’de yüzde 11,4’e ulaştı. Ticari krediler pazar payımız da yüzde 10,1’den 2020 sonunda yüzde 11,4’e yükseldi. Bireysel krediler pazar payımız 2019 sonunda yüzde 11,2 iken 2020 sonu yüzde 13 oldu. Aynı şekilde mevduat pazar payımızı da yüzde 9,8’den yüzde 12’ye çıkardık. Pandemi döneminde ticari kredilerini artıran bir bankayız. Pandemi döneminde bireysel destek kredileri kapsamında 1,9 milyonu aşan müşteriye toplam yaklaşık 25 milyar TL kredi kullandırdık. Yine pandemi ticari destek kredileri kapsamında da 57 bin 470 müşteriye yaklaşık 46,3 milyar TL kredi kullandırdık.



2021 GÖRÜNÜMÜ


  1. Mayıs sonunda ticari krediler yüzde 9, bireysel krediler yüzde 3,8 oranında arttı. 
  2. Haziran sonrası ekonomik aktivitenin daha da toparlanmasını bekliyorum. 
  3. Bu dönemde hizmet ve turizm, en hızlı iyileşen sektörler olacak. 
  4. Son 1,5 yılın ekonomi üzerinde yarattığı baskının etkileri, birdenbire ortadan kalkmayacak. 
  5. 2022, hızlı toparlanma yılı olacak gibi görünüyor. 
  6. 4. KGF Nefes Kredisi temmuz ayı sonuna kadar tamamlanacak. 
  7. Şu an itibarıyla özeller dahil 10 banka, Nefes Kredisi kampanyasına katılıyor. 
  8. Zor bir yıl geçiriyoruz. Baz etkilerini 2021’in ikinci çeyreğinde göreceğiz. 
  9. Önümüzdeki dönemde sermaye, teknoloji ve yetenek başlıklarında bankalar daha güçlü hale gelmek durumunda.
  10.  Mayıs-haziranda mevduatta TL’ye dönüşü görüyoruz. Temmuzda da bu trend sürüyor. 
  11. Daha çok ticari tarafta yoğunlaşmayı tercih ediyoruz. Sektör için de benzer bir tablo olacak. 
  12. Yıl sonunda sektörün kredilerde yüzde 15’in üzerinde ve mevduatta yüzde 17 büyümesini bekliyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz