Kötü çalışanın kulağı çekilmeli

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, 2012 ve sonrası Türk bankacılığın geleceğini, dünyada bankacılığın geçirdiği değişimi anlatıyor

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kötü çalışanın kulağı çekilmeli


Capital: Bugünkü sağlam yapının kurulmasındaki en önemli etken nedir peki?
- En önemli teknik konu, yığınak yapmak. Yani iyi günlerde rasyoları temiz tutacaksınızbankalara özel karşılıklar ayırtacaksınız, bankaların mali bünyesini kuvvetlendireceksiniz ki, kötü günlerde onları kullansınlar... Ekonomiler her zaman iyi gitmez, dalgalanmalar olur. Bu dalgalanma günlerine hazırlanmak gerekiyor. Otoriterlerin de iyi günlerde bankaları bir miktar sıkıp zorlayıp, hatta onları kızdırıp, 'Bu BBDK ne yapıyor, yine bir düzenleme yaptı' dedirtip; Türkiye içi ya da global kriz günlerinde de bankaları gevşetmeleri gerekiyor. Buna döngüsel yaklaşım diyorlar. Biz de bu döngüsel yaklaşımı uygulamaya çalıştık. Bu yaklaşım tüm dünyada uygulanmalı, iyi dönemlerde bankalar sıkıştırılmalı. Gerek 5-6 yıl önce getirdiğimiz yüzde 12 'lik sermaye yeterliliği rasyosu gerek türev ürünlerde çok hassas davranmamız gerek banka lisansları konusunda ince eleyip sık dokumamız doğru uygulamalar oldu. 4 yıldır, tüm eleştirilere rağmen, kârın belli bir oranını dağıttırıyoruz ki en iyi banka da bile yüzde 20'yi geçmiyor. Kalanı banka içinde tutarak yığınak yaptırıyoruz. Bankalarımızı iyi bir noktaya getirmeye çalışıyoruz, inşallah böyle de devam eder.

Capital: Bankacılar tarafından bu kadar eleştiriliyor olmak sizi yormuyor mu?
- Benim ilk 4-5 yılım yoğun eleştiri dönemiydi. Kalan son 3- 4 yıldaysa, 2008 Eylül'ünde Lehman krizi patlayınca bir anda eleştiriler tersine döndü. Şimdi 'BDDK'nin düzenlemeleri iyi ki yapılmış, zamanında iyi ki bizi sıkıştırmışsınız' diye tepkiler alıyorum. Ama tabii bu, sadece benim düzenlemem değil; düzenlemenin fikir babaları bu kurumun çalışanlarıdır. Ben burada sadece sevabıyla günahıyla temsil görevi yapıyorum.

Capital: Bu süreçte hiç geç kaldığınız ya da hata yaptığınızı düşündüğünüz bir adım oldu mu?
- Elbette ki olmuştur, ancak kasti olmamıştır. Bu tip olaylar, zaman geçtikten sonra ortaya çıkıyor. Bir süre sonra 'Acaba öyle olsaydı, daha mı iyi olurdu' diyorsunuz. Ama hatalı olduğumuzu düşündüğüm belirgin bir vaka yok. Zaten atladıysak da o zaman içinde ortaya çıkar.

Capital: '2011 yılı kârlarını dağıtmayın' şeklinde bir açıklama yaptınız. Bu, 2012 yılı için bir önlem mi?
- Biz 2008, 2009 ve 2010 yılı için de aynı şeyi söylemiştik. 2011 yılı için bankalardan kâr dağı-tacaklarsa, bize bir yazı ile kârı ne kadar ve nasıl dağıtmayı planladıklarını belirtmelerini istedik. Biz şablonumuza göre bankanın sermaye yeterlilik rasyosu ve bazı dengelerine bakıyoruz, gidişatına bakıyoruz ve bankaya '100 liralık kârın 50'sini dağıtacağını söylüyorsun ama kusura bakma 15 lirasını dağıt kalanı öz kaynağa ekle, sen de mutlu ol biz de mutlu olalım' diyoruz. Bu, banka yöneticilerini çok mutlu eden bir aksiyon. Banka yöneticisi, bankasının güçlenmesini ister ama muhtemelen banka patronları, hissedarlar kızıyordur. Ama onların da uzun vadede bankalarının değerinin arttığını düşünerek mutlu olmaları lazım. Yani söylemimiz, 2012'ye özel değil. 2012 için ihtiyatlı iyimserliğe devam ediyoruz. Ama bankacılık dünyanın en riskli işidir. Ülke, kur, likidite, otoritelerin denetimi gibi pek çok riski vardır. Bu riskler içinde çalışırken, iyimser ama ihtiyatlı olacağız. Bir de 'Çok iyiyiz' diye kendimizi bırakmamamız lazım. Her zaman bu sektöre bir şekilde eşlik edilmesi gerekiyor. Bazen bankacıları, bankacılardan daha çok düşünmemiz gerekiyor. Bankacılar bazen işin içinde kayboluyorlar, bazen onları yönlendirmek gerekiyor. Biz yaptığımız düzenlemelerin, aldığımız rasyoların önemli bir kısmını bankalarla konuşarak yaparız. Diyalog ve işbirliği içinde yolumuza devam.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz