Kötü çalışanın kulağı çekilmeli

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, 2012 ve sonrası Türk bankacılığın geleceğini, dünyada bankacılığın geçirdiği değişimi anlatıyor

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kötü çalışanın kulağı çekilmeli


Capital: TMSF Başkanı 'Bankacılık sistemi 6-7 şiddetinde bir depreme hazır ama 10'u karşılayamayabiliriz' demişti. Surlar ne kadar yüksek?
- 10 şiddetindeki deprem, kıyamet senaryosu. O varsayımı hiç konuşmayalım. 10 şiddetinde bir kriz olursa, herhalde dünyada hiçbir banka kalmaz. 7-8 şiddetindeki depremler, stres testidir. BDDK olarak bankalara bazı noktalarda şoklar vererek stres testleri yapıyoruz. Dünyada şu anda X şiddetindeki bir depreme en dayanıklı ülkelerden biri de Türkiye. Kanada ve Polonya ve Brezilya'da iyi durumda. Ama diğer ülkelerin bizden çok daha düşük, artçı sarsıntılarda bile yüksek riskleri olduğu bariz.

Capital: 2011'de bankaların performansını nasıl yorumluyorsunuz?
- 2011'de Merkez Bankası'nın aldığı tedbirler nedeniyle kârlılığın daha düşük olduğunu göreceğiz. 2009 ve 2010 yıllarında olağanın üstünde bir kârlılık vardı. Nitekim Ekim sonu rakamlarına göre, geçen yılın aynı dönemine kıyasla kârlarda yüzde 13'lük bir düşüş var. Tahminim, geçen yıl kârlılık 20 milyon TL civarındaydı; bu yıl da bu rakama yaklaşır. Ama reel olarak baktığınızda kârlılık gerilemiştir çünkü bilançolar aktif anlamda büyüyor. Yüzde 13-15 arası kârlılıklarda bir erime olacak ki, bu da gayet doğal. Bankaların aktif getirisi geçen yıl Eylül ayı sonunda yüzde 2,57'ydi. 2011 Eylül'ünde bu rakam 1,76 oldu. Geçen yıl öz kaynak getirisi yüzde 21 iken, bu yıl Eylül'de yüzde 15,3 oldu.

Capital: 2012'de en önemli riskler neler olacak?
- 2012 için Avrupa'daki krizin daha şiddetleneceği, Türkiye'nin de bundan etkileneceği tahminleri yapılıyor. Bu durum tabii ki bankaları da etkileyecek. Ama çok menfi etkilemeyecektir diye düşünüyorum. Bankalar 2012'de bisikletin pedallarını biraz daha yavaş çevirecekler. Kârlılıklar yine azalacaktır, ancak ne kadar azalacağına dair bir yorum yapmak çok zor. Bankacılarımız çok zeki insanlar, nereden nasıl kâr yapacakları buluyorlar, tahminler şaşabiliyor. Burada kredilerin performansı önem taşıyor. 2012'deki en büyük risk, ülke riski. Avrupa'daki gelişmelerin Türkiye'ye yansıması, oradaki bankaların durumları ve global çapta yaratacağı etki bizim için risk. Bir de dünyadaki genel durağanlığa paralel olarak kredi riski var. Kredilerdeki geri dönüş riski olabilir.

Capital: O zaman bankaların fonlamayla ilgili de riskleri olabilir diyorsunuz, değil mi?
Bankalarımızın yurtdışında, son verilere göre toplam aldığı sendikasyon, mevduat, repo gibi tutarların toplamı 98 milyar dolar. Bunun yaklaşık 25 milyar doları sendikasyon kredisi. Hatta bankaların uluslararası merkezlerinden aldığı krediler de var, o tutar da 18 milyar dolar. Ben gelecek yıl buralarda bir miktar gerileme olabilir diye düşünüyorum. Ama unutmayın, krizin en yüksek olduğu 2008-2009 yıllarında bile bankalar bir şekilde bunları döndürmeyi bildiler. Bu dönemde de başarabilirler. Zaten dünyada da küçülme beklediğimiz için bankalardan da yüksek talep gelmeyecektir. Bu nedenlerle fonlamada sıkıntı olmayacak diye düşünüyorum.

Capital: Fonlama talebini kontrol etmek için yeni önlemler alacak mısınız?
- Hayır. Bankaların talebi, kendilerine aittir. Projeksiyonlarına göre parayı getirir, TL'ye çevirir kredi kullandırır ya da kullandırmazlar. Biz Türkiye'den para çıkışıyla ilgili önlem alıyoruz. Vadesi gelmeden bir borcu ödemeye izin vermiyoruz. Örneğin bir banka yurtdışına sendikasyon kredisi ya da ana bankasına kredi borcu varsa bunları vadesinden önce ödeyemez.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz