Liderlerin Yaşamında Ne Değişti?

Bir dönem üst düzey yönetici olabilmenin en büyük kriteri deneyimdi. Bu nedenle CEO ve genel müdür olma yaşı 50 ve sonrasıydı. Tüm zamanını işe ayırmak başarı göstergesi sayıldığından, yöneticiler,...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Liderlerin Yaşamında Ne Değişti?

Bir dönem üst düzey yönetici olabilmenin en büyük kriteri deneyimdi. Bu nedenle CEO ve genel müdür olma yaşı 50 ve sonrasıydı. Tüm zamanını işe ayırmak başarı göstergesi sayıldığından, yöneticiler, sosyal yönden gelişemez, hobi edinemezdi. Ve bu tip yöneticiler emekli olmayı akıllarına bile getirmediklerinden bu konuda plan yapmaları söz konusu bile değildi. Ancak bugün CEO’ların profili tümüyle değişti. İş ve özel yaşam dengesini daha iyi tutturuyorlar. Hobileri ve ailelerine ayırdıkları zaman konusunda da daha hassaslar. Capital’in “CEO Yaşam Tarzı ve Emeklilik” araştırması da bu değişimi en çarpıcı yönleriyle gözler önüne seriyor. Bireysel emeklilik sektörünün öncü şirketlerinden Anadolu Hayat Emeklilik’in katkılarıyla gerçekleştirilen bu araştırmadan çok önemli mesajlar ortaya çıkıyor.

Şimdi çizeceğimiz CEO portresine biraz dikkatli bakın, size hiç yabancı gelmeyecek. O 45 yaşında ve evli. Günde 7 saat uyuyor, 9 saat çalışıyor. Arada eve iş de götürüyor. Günün 1 saatini Audi’si ile trafikte geçiriyor. Düzenli olarak check-up yaptırıyor. Sporla çok ilgilenmese de ondan tümüyle de uzak kalamıyor. Zaten kendisini kilolu da bulmuyor. İş dışında en çok ailesine zaman ayırıyor. Giyim alışverişini tek başına yapıyor.

hed

Hobileri var… Yelken, bahçe işleri ve resimle ilgilenmeyi seviyor. Yılda 2 kez tatile çıkıyor. Yatırımını gayrimenkul ve yatırım fonunda değerlendiriyor. İş yemekleri için en çok tercih ettiği restoran Sunset. 40’lı yaşlarda emeklilik planları yapmaya başladı.

65 yaşında emekli olmayı hayal ediyor. Emeklilik için yeterli birikime sahip. Bireysel emeklilik planını da yapmış durumda. Emeklilik döneminde çalışmayı tümüyle bırakmak gibi bir düşüncesi ise yok. Düşük tempolu da olsa, çalışmaya devam etmekte kararlı. Ancak emekli olur olmaz ilk olarak uzun bir tatile çıkmanın, ardından da kitap yazmanın hayalini kuruyor.

İşte Türkiye’nin ortalama CEO profili… Bu profili ortaya koyan sonuçlar, Capital’in, bireysel emeklilik sektörünün öncü şirketlerinden Anadolu Hayat ve Emeklilik’le birlikte gerçekleştirdiği “CEO Yaşam Tarzı ve Emeklilik” araştırmasından… Farklı sektörlerden Türkiye’nin en büyük şirketlerinde çalışan 155 CEO’nun katılımıyla yapılan ve alanında ilk olan araştırma, üst düzey yöneticilerin yaşam tarzlarında yaşanan değişimi ortaya koyan çarpıcı sonuçlar içeriyor.

Kendilerine İyi Bakıyorlar!
Araştırma, CEO’ların yaş ortalamasının gençleştiğini, artık üst düzey olmak için 50’yi aşmanın gerekmediğini net olarak ortaya koydu. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 30,4’ü 40-45, yüzde 21,5’i de 46-50 yaş aralığında yer alıyor. 50’nin üzerine çıkan CEO sayısının azlığı dikkat çekici. 51-55 yaş aralığındaki CEO oranı yüzde 15,2 iken, 61-65 yaş aralığında CEO oranı yüzde 3,8. 65 yaşı aşan ve hala CEO görevini sürdürenlerin oranı ise sadece yüzde 2,5. Buna karşın 40 yaş altındakiler yüzde 8,9’luk dilim içinde yer alıyor.

hed

Medeni durumlarına baktığımızda ise CEO’ların en önemli ortak noktalarıyla karşılaşıyoruz. CEO’ların yüzde 83,5’i evli. Yaşı ve medeni durumuyla bu şekilde ortaya çıkan CEO’lar, kendilerine bakmak konusunda bilinçliler. CEO’ların neredeyse yarısı günde 7 saat uyuyor. Yüzde 31,6’sı ise 6 saat uykuyla yetiniyor. Sağlığına özel hassasiyet gösteren CEO’ların yüzde 73,4’ü düzenli check-up yaptırdığını ifade ediyor. “Arada bir spor yapıyorum” diyenlerin oranı ise yüzde 44,3. İş dışı zamanlarını çoğunlukla ailelerine ayırıyorlar.

Aileden arta kalan zamanlarında ise kitap yazıyor, tiyatro, bale ve konsere gidiyor, hobileriyle ilgileniyorlar. Araştırmaya katılan CEO’lar tatil söz konusu olduğunda da ortalama bir performans sergiliyor. Her 3 CEO’dan 1’i yılda iki kez tatile çıkıyor. Yüzde 22,2’si yılda 3 kez tatil yaptığını belirtirken, her yıl sadece bir kez tatil yapanların oranı ise 19,8.

İş Tempoları Arttı
CEO’ların günlük çalışmaya ayırdıkları zaman ortalaması sıradan çalışanlarınkinden çok da fazla değil. “Günde 9 saat çalışıyorum” diyenler, yüzde 36,7’lik dilimi oluşturuyor. Yüzde 15,2’lik bir bölüm ise 11 saat çalıştığını belirtiyor. 12 saat ve daha fazla çalışanların oranı yüzde 13,9’da kalıyor.

Son dönemde iş dünyası her zamankinden daha hareketli günler yaşıyor. Bunu CEO’ların çalışma temposunda da görmek mümkün. Araştırmaya katılan CEO’ların yaklaşık yarısı, son dönemde daha fazla çalıştığını itiraf ediyor. Arada eve iş götürenlerin oranı da küçümsenmeyecek miktarda. Her iki CEO’dan biri arada eve iş götürdüğünü söylüyor. Yüzde 19’u her zaman eve iş götürmeyi doğal karşılıyor. Dört CEO’dan biri ise eve asla iş götürmediğini belirtiyor. Büyük çoğunluğu İstanbul’da yaşayan CEO’lar bu yoğun iş temposu içinde genel kanının aksine trafikte çok fazla zaman kaybetmiyor. Trafikte geçen zamanları günde ortalama 1 saat.

hed

Konu CEO’ların özel hayatlarında kullandıkları otomobile geldiğinde çoğunluğun tercihi olarak Audi ön plana çıkıyor. Araştırmaya katılan her 5 CEO’dan 1’inin Audi’si var. Yüzde 15,6’sı BMW kullanıyor. Üst düzeyin tercih ettiği diğer otomobil markaları ise Mercedes, Porche, Volvo, Toyota, Alfa Romeo ve Volkswagen. CEO’ların iş yemekleri için tercih ettiği restoranlar sıralamasında Sunset başı çekiyor. Yüzde 16,6’sı ise iş yemekleri için Sunset’e gittiğini belirtiyor. İş yemeklerinin diğer favori mekanlarında liste hayli uzun. Ancak ilk 5’te Sunset’i Papermoon, Vogue, Ulus 29 ve Borsa takip ediyor.

“Emeklilikte Çalışırım”
Emeklilik CEO’ların kişisel gündemlerindeki en önemli konulardan. Geçmişe kıyasla bu konuya daha bilinçli yaklaşıyor, hazırlıklı olmaya çalışıyorlar. Emeklilik yaşını da biraz öne  almış durumdalar. Geçmişte 80 yaşına kadar çalışmaya azimli olan CEO’lar, şimdi emeklilik için en uygun yaşın 65 olduğunu düşünüyor. 65 diyenlerin oranı yüzde 29,1. 60 diyenlerin oranı ise yüzde 27,8.

hed

Buna karşın 70 yaşında emekliliğin uygun olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Her 5 CEO’dan 1’i emeklilik planlarını 70 yaşına göre yapmış durumda. CEO’lar genellikle 40 ile 49 yaş aralığındayken emeklilik planı yaptırmaya başlıyor. Bu yaş aralığındayken harekete geçenlerin oranı yüzde 46,3’a ulaşıyor. Her 4 CEO’dan 1’i ise daha erken bir dönemde, 30-39 yaşında emekliliği gündemine alıyor. 50-59 yaş aralığındayken emekli olduğunda ne yapacağını düşünmeye başlayanların oranı yüzde 22,4. Halihazırda emeklilik planı olan CEO’ların oranı yüzde 39,2 düzeyinde.

CEO’ların yüzde 53,3’ü emeklilik döneminde eşi ve çocuklarına bakmakla yükümlü olduğunu belirtiyor. Her 4 CEO’dan 1’i ise emekliyken kendilerini sadece eşlerine bakmakla yükümlü olarak görüyor. Emeklilik döneminde gelir kaybına uğramak istemeyenler, bu süreçte düşük tempolu işlerde çalışmak niyetinde. CEO’ların yarısından biraz çoğu yani yüzde 55,7’si emekliyken de çalışacağını net olarak ifade ediyor. Yüzde 40,5’i ise “Düşük tempolu olarak çalışırım” diyor. Yani CEO’ların emeklilikten anladıkları çalışmamak değil.

Yarısı Bes’i Seçmiş
En iyi kazanan profesyonellerin başında yer alan CEO’ların neredeyse tümü tasarruflarını bir yatırım aracında değerlendiriyor. Yatırım konusunda en çok tercih ettikleri enstrüman gayrimenkul. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 23,5’i gayrimenkul, yüzde 18,5’i ise yatırım fonu alıyor. Parasını dövizde değerlendirenlerin oranı yüzde 17,2. Çalışırken tasarruflarını bu yatırım araçlarında kullanan CEO’ların yüzde 60,8’i emeklilik için de birikim yaptıklarını kaydediyor. Yüzde 32,9’u belli bir birikime sahip olduklarını ancak bu miktarı yeterli bulmadıklarını ifade ediyor. Araştırma sonuçlarına göre, bireysel emeklilik planı CEO’lar arasında yaygınlaşmaya başlamış görünüyor. Öyle ki her 2 CEO’dan 1’i bireysel emeklilik sistemine katılmış durumda. Geri kalanların yüzde 26,6’sı böyle bir ihtiyaç duymadığı için emeklilik planı almadığını belirtiyor. Yüzde 13,9’u ise sisteme inanmadığını söylüyor.

hed

Gelecek 1 yıl içinde bireysel emeklilik planı almayı düşünenlerin oranı yüzde 5,1. Bireysel emeklilik planı olmayan her 10 CEO’dan biri ise hala kararsız. Hayatın ikinci baharı olan emeklilikte çalışmaya devam edecek olan CEO’ların hayallerini yine de uzun tatiller süslüyor. Emekli olur olmaz seyahate çıkmak istediğini söyleyen CEO’lar çoğunlukta. CEO’ların yüzde 30,6’sı emeklilik sonrası ilk olarak uzun bir tatil yapmak istediğini, yüzde 21,5’i dünya, yüzde 14,1’i de Türkiye turuna çıkmak istediğini belirtiyor. Emeklilikte hobileriyle ilgilenebilecekleri yeterli zamana kavuşacak olan CEO’lar, daha çok zamanlarını yazı yazma, yelken ve bahçe işlerine ayırma hayalleri kuruyor. 

Daha “Sosyal Ceo” Dönemi
Araştırmanın sonuçları Türkiye’deki CEO’ların profilini bu şekilde ortaya koyarken, onların işe ve yaşama bakışlarını, iş-özel yaşam dengesini hangi noktada tuttuklarını gözler önüne seriyor. Peki uzmanlar iş ve özel yaşam dengesinde son durumu nasıl görüyor, nasıl yorumluyor? İtibar ve yönetim stratejisti Dr. Leslie Gaines Ross, iş ve özel yaşam arasında denge kurmanın çok önemli olduğunu belirtiyor, “En iyi fikirler ancak sağlıklı iş ve özel yaşam dengesi kurulduğunda gün yüzüne çıkar” diyor. Son dönemde iş dünyasında bu dengeyi sağlıklı kurma yönünde bir eğilim olduğunu kaydeden Ross, bugünün yeni nesil liderlerini de şanslı buluyor. Bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Çünkü geçmişteki liderlere göre gelir, teknolojik imkanlar ve sosyal yaşamlarına özen gösterecek koşullar açısından daha iyi durumdalar.”

hed

Yönetim uzmanı Lynne Lancaster da iş ve özel yaşam dengesini iyi kuran yöneticilerin daha yaratıcı olduklarına katılıyor. Vizyoner şirketlerin bu dengeyi sağlayan yöneticileri tercih ettiğini ifade eden Lancaster, “Denge kurmayı başaran kişilerin işte uzun yıllar verimli olarak çalıştıkları biliniyor” diyor. Korn Ferry Türkiye Yönetici Ortağı Şerif Kaynar da geçmişle bugünü karşılaştırarak değişimi yorumluyor. Eskiden CEO’ların 85 yaşına kadar işten başka bir şey düşünmediklerini, sosyal yönden zayıf kaldıklarını belirtiyor. Ancak artık CEO’ların jakuzi, golf ve yelkeni keşfettiklerini ifade eden Kaynar, gelinen noktada iş mekanlarının bile sosyal ortamlara kaydığını söylüyor. Yaşanan değişimi de şöyle anlatıyor: “Amerika’daki en büyük terfiler golf sahasında yapılıyor. Örneğin iki yönetici golf oynuyor. Yöneticilerden biri tam topa vururken, “Şu kişiyi bir üst sahaya koyalım mı?” diyor. Ve topa vurdukları anda o kişi yükseliyor.”

 “Gelirimizle Birlikte Sosyal İlişkilerimiz de Arttı”
Tuncay Özilhan/Anadolu Grubu Ceo’su

Bizim Nesil Daha İyi Durumda
Yönetimde jenerasyon değiştikçe muhakkak şartlar ve imkanlar da değişiyor. Bugün bizler, bizden önceki yöneticilere göre, gelir olarak daha iyi durumdayız. Bunun nedeni ülke ekonomisinin gelişmesi, şirketlerin büyümesi.

Yönetici Ücretleri Arttı
Şirketler büyüdükçe imkanları artıyor, daha global bir ortamda rekabet ediyorlar. Yabancı sermaye yatırımlarının da bu duruma pozitif etkisi var. Yabancı sermaye yatırımlarıyla Türk yöneticilere ödenen ücretler yükseliyor. Ayrıca Türk yöneticilerin, yabancı yöneticilerden fazlaları var, eksikleri yok. Neticede birçok Türk yöneticinin yurtdışında önemli pozisyonlara gelmesi de bunu doğruluyor.

hed

Spor Ve Tatile Önem Veriliyor
Gelir düzeyinin artmasıyla beraber sosyal ilişkiler de gelişiyor. Sosyal ve kültürel derneklerin çoğalması, bu sosyal ilişkileri artırıyor. Gelirlerin yükselmesi pek çok durumu etkiliyor. Şirketler çalışanlarının sağlığına önem veriyor, insanlar sağlıklarına dikkat ediyor. Son dönemde sporla ilgilenenlerin, check-up yaptıranların, düzenli tatile gidenlerin arttığını görüyoruz.

Gelecek Nesil Daha İyi Olacak
Spor merkezleri her yere yayılıyor, sağlık sigortası, hayat sigortası ve emeklilik sigortaları insanlar tarafından kabul görüyor. Bence hem gelecek nesillerin imkanları daha fazla olacak, hem bu tip sistemler onlara daha iyi hizmet sunacak. Benim özel hayatımla iş hayatımda nasıl bir denge kurduğuma gelince… Bir denge kurmaya çalışıyorum. Çok iyi değilim, ama bırakmış da değilim.

 “Vehbi Bey’e Göre Çalışanın Tüm Zamanı İşe Ait Olmalıydı”
Can Kıraç/Koç Holding Eski Ceo’su

Başarı Primlerimle Ev Aldım
1950 yılı Ağustos ayında, Koç Ticaret Şirketi Otomobilcilik Şubesi’nde 250 lira aylıkla işe başladım. 1968 yılında, İstanbul’a Koç Holding Otomotiv Grubu Koordinatörü olarak geldiğimde, aylık gelirim 7 bin 500 lira oldu. Bu kademeye gelinceye kadar, aldığım başarı primleri sayesinde İstanbul’da daire satın aldım.

Portföy Geliriyle Yaşıyorum
Ayrıca, kurulan Koç Topluluğu şirketlerinden hisse senedi alma olanağına kavuştum. Hala 1991 yılı sonunda iş hayatından ayrılırken, sahip olduğum hisse senedi portföyümün geliriyle yaşam seviyemi devam ettiriyorum.

hed

Vehbi Bey Derin Hobi İstemezdi
Vehbi Koç, toplulukta yönetici olarak çalışanların, iş dışındaki alanlara ilgi göstermesini istemezdi. Çünkü Vehbi Bey için, çalışanların bütün zamanları işine ait olmalıydı.

Mason Locası’na Girdim
Ben bu kurala rağmen, çevre oluşturmak için Mason Locası’na girdim. İzmir Rotary Kulübü kurucuları arasına katıldım. Ve iş hayatımın sonuna kadar, işimle özel yaşamım arasındaki dengeyi bozmamayı başardım.

Koç’un Sunduğu Haklar
Vehbi Koç’un, Koç Topluluğu çalışanlarına sunduğu iki önemli yenilikten birincisi yıllık sağlık kontrolü yaptırmak, ikincisi yıllık izin kullanma sistemini başlatmak oldu. Böylece, ben sağlık kontrolü yaptırma alışkanlığı kazandım, bunu hala da sürdürüyorum.

Bugünün İş Ortamı Çok Farklı
Bugünün üst düzey yöneticileri, içinde yaşadıkları şartlar bakımından, benim dönemimdekinden çok değişik bir ortamda bulunuyor. Serbest pazar ekonomisinin getirdiği rekabet koşulları, ihtiyaçların boyut değiştirmesi, sosyal hayatın hareketliliği, yönetici transferlerinde insanların etik kurallarını bozan teklifler getiriyor.

Yöneticiler Abartıya Kaçmamalı
Bu ortamda, üst düzey yöneticilerin yıllık gelirleri, bu yeni iklime göre belirleniyor ve çok yüksek seviyelere çıkıyor. Bence bugünün iş dünyasında görev yapan yöneticilerin, sosyal hayat içinde, abartıya kaçmadan yer ve sorumluluk almaları gerekiyor.

hed
 “Yeni Nesil Baskı Altında Daha Az Stresle Çalışabiliyor!”
Lynne Lancaster/ “Nesiller Çarpıştığında”Kitabının Yazarı

Geleneksel Çalışma Günleri Bitti!
Amerika’da çalışma süresi son 30 yılda daha da uzadı. Yönetim katmanları inceldi. Liderler daha azla daha çok iş yapma mücadelesi veriyor. Bu da daha fazla baskı demek. Teknoloji de stresin boyutlarını artırıyor, yöneticilerin her türlü soruna daha hızlı dönmesi ve çoğu zaman evden çalışmaları bekleniyor. Dolayısıyla artık geleneksel çalışma günleri bitti, çalışma saatleri hayatın her anına yayılmaya devam ediyor.

Yeni Nesil Aileye Zaman Ayırabiliyor
Öte yandan yeni nesil liderler, esnek çalışma saatlerini avantaja dönüştürebiliyor, teknolojiyi de etkin kullanıyor. Örneğin bir toplantı için başka bir şehre uçmaktansa telekonferans yapıyorlar. Zamanlarını etkin kullanabildikleri için ailelerine de zaman ayırabiliyorlar. Bugün en başarılı CEO’lar, zaman kullanımı konusunda da başarılı olanlardan çıkıyor. İlk olarak en önemli konulara odaklanıyor, işleri delege ediyorlar. Arta kalan enerjilerini aile, bağış işleri ve spor gibi konulara harcıyorlar.

Başarılı Ceo’ların Tercihi Atletizm
Gözlemlediğim kadarıyla son yıllarda CEO’lar özellikle enerji ve düşünce gerektiren hobilere yöneliyor. Bu da onların streslerini azaltıyor, enerjileri tazelenmiş olarak tekrar işlerine dönmelerini mümkün kılıyor. Benim dikkatimi çeken bir diğer nokta da günümüzün birçok başarılı CEO’sunun aynı zamanda çok iyi koşucu olması. Çünkü atletizm kişilere ekstra enerji ve çalışma gücü veriyor.

Yeni Nesil Hayatı “İş”Miş Gibi Yaşamaktan Vazgeçiyor!
Mete Uğurlu/Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu’ya göre CEO ve yöneticiler kendi emekliliklerine gereği gibi hazırlanmıyor. Hazırlanmadıkları için de bu dönemi korkutucu olarak görüyorlar.

hed

Hayatı Hala İş’miş Gibi Yaşayanlar Var
“Bu durum aşırı iş odaklı olmalarından kaynaklanıyor. Gözlemlediğim kadarıyla hayatın sadece ‘iş’miş gibi yaşayan işadamlarının sayısı çok yüksek. Tatil yapmak, aile ile vakit geçirmek, hobi sahibi olmak aslında hayatın çok gerekli renkleri olmakla beraber henüz yeterli düzeyde kabul görmüyor.

Yeni Nesil Kuralları Değiştiriyor
Ancak yine de bugünün iş dünyası ile geçmişi kıyasladığında değişim açıkça görülüyor. Bugün hayatı sadece “iş”miş gibi yaşama yaklaşımının yeni nesil yöneticiler tarafından yavaş yavaş yıkıldığını düşünüyorum.

Geçmişte Yeterli Birikimleri Olmazdı
Geçmiş yıllarda CEO ve diğer üst düzey yöneticiler, hastalandıklarında ya da yönetim kurulu tarafından işlerine son verildiğinde, emekli olmak zorunda kalırdı. O dönemlerde yöneticilerin tek birikimlerinin ise çoğu zaman eşlerinin zoruyla satın aldıkları evleri olurdu. Emeklilikle birlikte hayat standartları da genelde çok düşerdi.

Yeni Nesil Bes’le Hazırlanıyor
Bugün bazı yöneticiler bireysel emeklilik sistemine girerek, yüksek katkı payları ödeyerek bu gereksinimlerini karşılamaya başladılar. Ancak BES’e katılan yönetici sayısı genelleme yapacak kadar çok değil.

Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz