Vodafone "Kırmızı Bulut"la KOBİ'lere çözümler sunuyor

Engin Aksoy, bulut bilişimle ilgili çalışmalarını ve Türkiye hedeflerini anlatıyor.

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Vodafone "Kırmızı Bulut"la KOBİ'lere çözümler sunuyor

Bu süreç sonucunda, müşterilerimizin işlerinde verimlilik artışı sağlayacak, maliyetlerini düşürecek ve rekabet avantajı elde etmelerine imkan verecek tam bir hizmetler bütünü yarattığımıza inanıyoruz. Yarattığımız bu hizmetler bütününü, kurumsal müşterilerimizin ihtiyaçları kapsamında yeni hizmetler ile sürekli yeniliyor ve geliştiriyoruz.

Bulut bilişimin dünyada büyüme hızı nasıl? Geleceğini nasıl görüyorsunuz?
- Finans, perakende, sağlık, eğitim başta olmak üzere pek çok sektörde bulut bilişimin yeni hizmet ve iş modellerinin önünün açılacağının sinyalleri veriliyor. Yapılan araştırmalar, önümüzdeki 3 yıl içinde şirketlerin veri ve uygulamalarının yarısından fazlasının özel buluta taşınacağını ortaya koyuyor. Bulut bilişimin kurumsal bazda avantajlarını çok basit bir örnekle şu şekilde açıklayabiliriz: Bugün kurumların bilişim harcamalarının yüzde 75’ini güncelleme işlemleri, mevcut uygulama ve sistemlerin işleyişi, soğutma-ısıtma gibi kalemler dolayısıyla elektrik giderleri oluşturuyor. Bulut bilişim sayesinde şirketler, tüm bu harcama ve yatırımlardan kurtularak işlerine ve
inovasyona odaklanabiliyor, büyüme sağlayabiliyorlar. Gartner araştırma şirketi, dünya genelinde şirketlerin bulut bilişim hizmetlerine yaptıkları harcamanın 2016’da 207 milyar dolara yükseleceğini öngörüyor. Gartner, bu teknolojilerin sağladığı tasarruf avantajıyla inovasyona daha fazla yatırım yapılacağının ve 2020 itibarıyla gelirlerin 1 trilyon dolar oranında artırılmış olacağının da altını çiziyor.

Türkiye’de bu sektör büyüklüğü ve pazarın gelişmesi nasıl?
- Vodafone Türkiye olarak, KOBİ’lerin kilit noktada konumlandıklarına inanıyoruz. Yine de buna rağmen KOBİ’lerin ihracattaki paylarının, Ar-Ge ve yenilik kapasitelerinin son derece düşük olduğunu, dolayısıyla kendilerinden daha büyük ölçekteki firmalarla eşit şekilde rekabet edemediklerini görüyoruz. Bunun en önemli nedeni, bütçe kısıntıları dolayısıyla teknolojik altyapı yatırımı yapamıyor olmaları. Yapılan araştırmalar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin AB ülkelerinin GSYİH’lerine yüzde 25, verimlilik büyümesine ise yüzde 40 katkı sağladığını otaya koyuyor. Sadece bulut bilişimin yarattığı değer düşünüldüğünde, bu toplamın 2020 yılında 1 trilyon dolara ulaşacağı açıklanıyor. Türkiye’ye baktığımızda da, Dünya Ekonomik Forumu Küresel Rekabetçilik İndeksi’ne göre, 142 ülke arasında 59’uncu sırada olduğumuzu görüyoruz. Bu tablo, ülkemizin ihtiyacı olan teknolojik dönüşümü,
rekabetçiliği getirecek sıçramayı çok hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyuyor. IDC’nin “Hibrid Bulut Başarısını Yükseltin: BT’nin Düşünce Şeklini Değiştirmek” başlıklı araştırması, 2014’e kadar Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde bulut hizmetlerine 18,8 milyar dolar harcama yapılacağını öngörüyor.

Peki sektörün büyümesinin önündeki en büyük engel nedir?

- Bulut teknolojilerinin yarattığı dinamizmle gerçek anlamda bir ekonomik değer üretebilmek için iş dünyasının bu teknolojileri etkin bir hizmet modeli olarak benimsemesi, şirketlerin organizasyon yapılarını bu entegrasyonu sağlayacak şekilde düzenlemesi gerekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz