"Yol Açanlar"

Türkiye’de gerçekten çok başarılı yönetici ve işadamı var. Şirketlerini başarıya taşıyan, ihracatta önemli düzeylere getirenleri biliyoruz. Ancak, “sektörlerinde öncülük” yapanların, “çığır açanlar...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yol Açanlar
Türkiye’de gerçekten çok başarılı yönetici ve işadamı var. Şirketlerini başarıya taşıyan, ihracatta önemli düzeylere getirenleri biliyoruz. Ancak, “sektörlerinde öncülük” yapanların, “çığır açanlar”ın yeri ayrı… Bir bölümü yeni iş alanlarının öncüsü oldu, bazıları farklı yaklaşımları Türkiye’ye taşıdı. Aralarında “ilk” uygulamalara imza atanlar, büyük risk alanlar da var. Capital, bu isimleri bir araya getirdi, iş dünyasının gözüyle değerlendirdi.  
 
Belki proje hayata geçirildiğinde çok önemli bir öncülük edeceği bilinmiyordu. Ancak, işadamı Hüseyin Bayraktar’ın 1988 yılında, Ataköy’de açtığı Galleria adlı alışveriş merkezi, alanında ilk oldu. Projenin büyük başarı göstermesi ve yeni yaşam biçimi yaratması, ardından Akmerkez ve Capital gibi yenilerini getirdi. O nedenle Hüseyin Bayraktar’a, bu sektörün “yol açan” işadamı olarak bakılıyor…  
 
Tıpkı Hasip Gencer gibi… Onu da çok kişi tanımaz. Fırıncı bir aileden geliyor. Ancak, o da işini değer yaratan, öncülük eden bir yapıya kavuşturmayı başardı. Türkiye’nin ilk paketli ekmek işini kurdu, ardından Doğuş Holding’e devretti. Onun başlattığı yeni alana sonradan çok sayıda yatırım yapıldı.  
 
Sadece onlar mı? Cem Boyner, Mehmet Ali Berkman, Bülent Özaydınlı, Cem Kozlu, Burhan Karaçam, İbrahim Özer ve diğerleri… Bu işadamı ve yöneticilerin ortak özelliği, sektörlerinde yeni bir yaklaşıma, öncülüğe, yeni yol açığı girişimlere imza atmış olmaları… Capital, iş dünyasının bu önde gelenlerinden bazılarını ve açtıkları yolu bir araya getirdi…  
 
BERKMAN: ARÇELİK’İ BUGÜN HAZIRLADI  
 
Koç Holding Stratejik Planma ve İnsan Kaynakları Başkanı Mehmet Ali Berkman, pek çok yönetim danışmanına göre, kariyerinde ulaştığı zirve nedeniyle bir başarı örneği. Ancak, Berkman’ın değişime katkısı, bireysel kariyerinden çok Arçelik’teki başarılarıyla değerleniyor.  
 
Mehmet Ali Berkman, 1994-2000 yılları arasında Arçelik’in genel müdürü olarak görev yaptı. Bu süreçte Arçelik’te pek çok şirkete göre mükemmel olmak anlamına gelen “six sigma” kalite ölçütünü başarıyla hayata geçirdi. Şirkete bu alanda, pek çok ödül kazandırdı.  
Arçelik’in TQM, AR-GE, müşteri odaklılık, çağdaş marka yönetimi ve toplumsal sorumluluk gibi çok önemli değerlerin kazanmasında da çok önemli katkıları oldu.  
 
Bersay Yönetim Kurulu Başkanı Ali Saydam’a göre, Mehmet Ali Berkman, Arçelik’te değişimin temel tetikleyicisi ve uygulayıcısıydı. Ali Saydam, “Bugün pek çok şirket ile benchmark olan Arçelik, Mehmet Ali Berkman’ın tohumlarını attığı değişimin meyvelerini toplamaya başladı” diye konuşuyor.  
 
ÖZAYDINLI: PERAKENDEYİ DIŞARI AÇTI  
 
Koç Holding CEO’su Bülend Özaydınlı, Migros’da gerçekleştirdiği değişim projeleriyle dikkatleri üzerine topladı. Pek çoklarına göre Migros’un kaderini değiştiren isim oldu. Vizyoner bir üst düzey yönetici olmanın yanı sıra, operasyonların içinde bizzat bulunarak değişime öncülük etti. Bu tavrı, Migros’un uluslararası standartlarda başarılı bir organizasyon olmasında büyük rol oynadı.  
 
Migros’u barkod okuyucu kasalar, elekrtonik raf etikleri gibi önemli yeniliklerle tanıştıran, ‘Bakkalım’ gibi dikkat çekici projeleri hayata geçiren de yine O oldu. Tansaş Genel Müdürü Server Topaloğlu, Bülend Özaydınlı’nın, Migros’taki doğrudan çalışmalarıyla tüm organize gıda perakende sektöründe başarısını ispat etmiş bir yönetici olduğunu söylüyor.  
 
Servet Topaloğlu, “Özaydınlı, organize gıda perakende şirketlerinde çalışan orta ve üst kademe yöneticilere, rekabet kulvarında yeni bir ‘çıta’ yükselterek de sektörün gelişmesine dolaylı yönden katkı sağlamıştır, sektörün itibarını artırmıştır” diyor.  
 
KOZLU: THY’Yİ REKABETÇİ YAPTI  
 
1998 yılından bu yana Türk Hava Yolları (THY)Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten Cem Kozlu, THY için çok önemli değişimlere imza attı. Kurumun, sıradan bir kamu kuruluşu olmaktan çıkıp rekabetçi bir servis şirketi haline gelmesini sağladı. Bu süreçte yeni projeler geliştirdi. Kamuya özel indirimleri kaldırdı. THY hizmetlerinden herkesin eşit biçimde yararlanmasına olanak sağladı. Bütün bu yenilikler THY’nin gelişiminde büyük rol oynadı.  
 
Türk iş dünyasında adını 12 yıllık Komili tecrübesi ile duyuran Kozlu bugün THY’deki görevinin yanı sıra, Coca Cola’nın da Orta Avrupa, Avrasya ve Ortadoğu Grup Başkanlığı’nı yürütüyor. Kozlu’nun profesyonel yöneticilik tecrübesinin Coca Cola’ya da önemli katkılar sağladığını söyleyen yönetim danışmanı Haluk Alacaklıoğlu, “Cem Kozlu deneyimlerini paylaşmaktan kaçınmayan bir yöneticidir. Bugüne kadar paylaştıkları da çalıştığı kurumların önünü açmıştır ” diyor.  
 
KARAÇAM: BİREYSEL BANKACILIĞIN ÖNCÜSÜ  
 
Finans sektöründe Burhan Karaçam’ın adı, 12 yıl genel müdürlüğünü yaptığı Yapı Kredi Bankası ile birlikte anılır. Karaçam Yapı Kredi Bankası’ndayken hem banka hem de tüm bankacılık sektörü için çok önemli değişimlere imza attı. Özellikle Türkiye’de bireysel bankacılık konusuna öncülüğü ile adını duyurdu. Burada neredeyse bir “çığır” açtı. Türkiye’de banka kavramının ilk kez sokaktaki vatandaşla buluşmasını sağladı. Bireysel bankacılıkla birlikte kredi kartlarının da Türkiye’de kullanımında ve yaygınlaşmasında büyük rol oynadı.  
 
Koç Leasing Genel Müdürü Hamit Aydoğan’a göre, Burhan Karaçam’ın bireysel bankacılık kadar ticari bankacılık ve geleceğin bankacılığına yönelik de önemli katkıları oldu. Karaçam’ın 90’lı yılların başındaki söylevlerinin günümüz bankacılığına işaret ettiğine dikkat çeken Aydoğan şöyle diyor:  
 
“Burhan Karaçam, her zaman vizyon sahibi, ileriyi görebilen bir bankacı oldu. 90’lı yılların başında hizmet bankacılığının ön plana çıkacağını, bankaların gerçek bankacılık hizmetleriyle ayakta kalacaklarını söylemişti. Bugün bunları yaşıyoruz”.  
 
ÖZER: YERLİ PC’NİN BABASI  
 
HP Genel Müdürü Şahin Tulga’ya göre Türkiye’de bilgisayarın yaygınlaşmasında İbrahim Özer’in çok önemli rolü oldu. Türkiye’de ilk yerli PC üretimini gerçekleştiren Özer, yine ilk kez PC kavramının küçük işletmelere girmesine öncülük etti.  
 
1991 yılında 4 kişilik bir ekiple kurduğu Escort Computer ile kısa süre içerisinde çok önemli yeniliklere imza attı. Şirketini kurarken yüksek teknoloji ile bilgisayar üretmeyi ve uygun fiyatla satışa sunmayı hedeflemişti. Bu hedefine ulaştı ve Türk halkına da bilgisayarın parça parça toplanıp ucuza mal edilebilen, rahatlıkla evlerde de kullanılabilen bir araç olduğunu öğretti.  
 
İbrahim Özer, Escort Computer ile başka ilklere de imza attı. Örneğin bilgisayar sektöründe ilk kez, franchising sistemi ile Escortland adını verdiği dağıtım kanallarını oluşturdu.Bu kanallar 190094 yılından bu güne genişledi. Zincir mağazalar oluştu. İbrahim Özer son olarak 2000 yılında Escort Computer’ı halka arz etti.  
 
TEKBULUT: YERLİ YAZILIMDA ÖNCÜ  
 
Tuğrul Tekbulut, Boğaziçi Üniversite’ni bitirdikten sonra pek çok gencin hayal ettiği bir şeyi yaptı ve kendi şirketini kurdu. 1984 yılında kurduğu LBS isimli şirketiyle, o yıllarda yeni yeni oluşmaya başlayan PC pazarına yazılım üretmek üzere küçük bir girişim olarak işe başlamıştı.  
Derken şirket büyüdü, halka açıldı. Türkiye’nin ilk yerli yazılım şirketi olarak pek çok ilke imza attı. Ürettiği standart yazılımlarla alanının öncüsü oldu. Ortaya koyduğu başarı, yeni gelecek girişimlere de ışık tuttu.  
 
2000 yılında Gebze Organize Sanayi Bölgesinde 10 bin metrekare kapalı alana “beyin fabrikası” olarak adlandırılan LBS tesislerini kurdu. Yazılım Sanayicileri Derneği(YASAD) Başkanı Namık Kural’a göre Tuğrul Tekbulut LBS ile yerli yazılımın dünya pazarına açılmasında da öncü oldu. Türkiye’de yazılım evlerinin kurulmaya başladığı 80’li yıllarda LBS ile birlikte pek çok şirketin gündeme geldiğini söyleyen Kural, Tuğrul Tekbulut’un LBS ile bunlar arasında sivrildiğini söylüyor.  
 
ÖNEN: DONDURULMUŞLA TANIŞTIRDI    
 
Niyazi Önen Dardanel ile birlikte Türkiye’ye ton balığını getiren isim oldu. Retail Marketing Services yönetici ortağı Murat Şahin’e göre Önen, Türkiye’de ton balığı ve dondurulmuş balığın bugünkü düzeye gelmesinde büyük katkılar sağladı. Bugüne kadar pek çok yeni projeyle Türk halkının yemek yeme alışkanlıklarını değiştirdi ve ton balığının sevdirdi.  
 
Bu süreçte orkinos üretimi ve ihracatında da önemli mesafe kaydetti. 2000 yılında Japon S&T şirketi Akdeniz’de Orkinos üretmek üzere anlaşma imzalayan Niyazi Önen, Dardanel için 2003 yılında 40 milyon dolarlık bir ciro hedefliyor.  
 
BETİL: FARKLI BİR GÖNÜLLÜLÜK  
 
İbrahim Betil, profesyonel kariyeri boyunca çeşitli bankaların genel müdürlük, yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı yaptı. Türkiye ve yurtdışında çeşitli bankaların kuruculuğunu üstlendi. ENKA okullarının kurulmasında büyük rol oynadı. Profesyonel iş yaşamından emekli olduktan sonra Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Türk Eğitim Vakfı’nı (TEGV)kurdu.  
 
Koç Grubu’nun şemsiyesi altındaki Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın başında dört yıl kalan Betil, bugüne kadar hiçbir sivil toplum örgütünün başaramadığı ölçüde şeffaf, katılımcı ve paylaşmacı bir seferberlik yarattı. Bir anlamda bu alana farklı bir yaklaşım getirdi, katılım konusunda toplumu özendirdi. Sivil toplum kuruluşlarına bakışı değiştirdi. Bir sivil toplum kuruluşunun da profesyonelce yönetilebileceğini gösterdi.    
 
Halen Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın Yönetim Kurulu başkanı olan Betil, pek çok profesyonelce, eğitim alanındaki çalışmalarıyla yöneticilerin sosyal sorumlulukları önemsemesi konusunda da örnek olarak gösteriliyor.  
 
BAYRAKTAR: ALIŞVERİŞE YENİ BOYUT  
 
Bayraktar Holding’in kurucusu Hüseyin Bayraktar, Türkiye' nin ilk alışveriş merkezi olan Galleria’yı inşaa ederek, mağazacılık endüstrisinin rotasını değiştirdi. Alanında bir “ilk”i oluşturdu, sonradan gelecek yeni girişimlere yol açtı.    
 
Proje Yönetim A.Ş kurucu ortağı Haluk Doğançay’a göre, Hüseyin Bayraktar, Galleria ile değişimi sezen, olağanüstü zeka ve hayal gücüne sahip bir girişimcilik örneği sergiledi. Yarattığı Galleria, 80’li yıllarda Türkiye’nin değişim ihtiyaçlarının bir aynası, değişimin öncüsü oldu. Bunu, diğer önemli çalışmalar izledi. Örneğin, Türkiye’nin ilk “department store”u olan Printemps, ilk kapalı eğlence merkezi olan Fame City ve ilk özel sektör marinası, aynı proje kapsamında gerçekleştirildi. Doğançay, “Galleria, toplumun beklentilerini ve yaşam tarzını önemli ölçüde etkiledi” diyor.  
 
SABANCI: OTODA UNUTULMAZ  İSİM  
 
O şimdi aramızda değil. Alçak bir suikast iş dünyasından kopardı. Ancak, otomobil sektöründe açtığı yol, onu son “10 yılın endüstri liderleri” arasına soktu.  
 
15 Mayıs 1941 yılında Adana'da doğan Özdemir Sabancı Tarsus Amerikan Koleji'nde ve İngiltere Manchester üniversitesinde okudu. Üniversiteden sonra kimya mühendisliği alanında İsviçre'de ihtisas yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Sabancı Topluluğu'nun en büyük sanayi birimlerinden Sasa Grubu’nu kurdu ve geliştirdi. Otomotive olan özel ilgisi ile Temsa'da Mitsubishi Marathon otobüsleri, minibüsleri ve ticari araçlarının üretimini başlattı. Japonlarla yüzde 50-50 ortaklık yaparak Toyotasa ve Yazakisa fabrikalarının kuruluşunu sağladı.  
 
Toyota ile gerçekleştirdiği ortaklık sektörde yerli otomobilin güvenlik ve konfor sağlayabilir hale gelmesini sağlayan rekabeti başlattı. Anadolu Honda Pazarlama Direktörü Ümit Karaaslan, “Özdemir Sabancı, Türkiye’de sadece otomobil sektöründe değil, tüm sanayide çok önemli bir çığır açtı” diye konuşuyor.  
 
NAHUM: TOFAŞ’I DIŞARI AÇTI  
 
Otomotiv, dizayn ve endüstri mühendisliği gibi alanlarda uzman Jan Nahum, kariyerine 1973’de, Otosan’da mühendis olarak başladı. Ardından Koç AR–GE Merkezi ve Otokar’da görevler üstlendi. 1994–1997 yılları arasında ise Tofaş’ta genel müdür olarak görev aldı.  
 
Nahum, Tofaş’ta gerçekleştirdiği büyük projelerle dikkat çekti. Tofaş’ın tamamen yeni bir model yaratıp, bunu Türkiye’de üretmesinde öncülük etti. Yeni strateji ile Tofaş’ta önemli bir potansiyelin kapısını da açtı.  
 
Nahum döneminde krizlere rağmen büyüyen Tofaş, ihracat, üretim ve istihdam alanlarında ciddi adımlar attı. Fiat’ın bazı ülkelerdeki üretimi durdurma kararına rağmen bir yıl içinde 43 ülkeye 776 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2002 yılında ise Fiat’ın Uluslararası İş Geliştirme Bölümü Başkanlığı görevine atandı. Ve İtalyan otomotiv devi Fiat’ın 4 başkanından biri oldu.  
 
Nahum sık sık “Ben birlikte çalıştığım insanların gücüyle bir mana ifade ediyorum. Ben bir dahi değilim. Ortalama bir adamım” dese de, Türk otomotiv sektöründeki profesyonellere göre zekasıyla değişimin öncülerinden oldu.  
 
BOYNER: TAKSİT KARTIN YARATICISI  
 
Altınyıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan Boyner’i öne çıkaran özelliği, perakendeciliğe ve alışveriş kartı alanına getirdiği yenilikler oldu. Bir yönetim danışmanı, “Onun en önemli özelliği, aktif kişiliğinin, girişimciliğini desteklemesidir” diyerek, Boyner’i değerlendiriyor.  
 
Türkiye’de ilk kez hiçbir kuruluşu arkasına almadan bir finansal hizmet vermek cesaretini gösterdi ve taksitli alışveriş olanağı sunan Advantage’ı yarattı. Advantage ile bir sektör işbirliğinin temeli atıldı ve Türkiye' nin en yaygın kredi kartı operasyonu kuruldu. Boyner, Advantage kredi kartı ile farklı ödeme sistemlerini ve birebir pazarlama kavramını ilk başlatan isim oldu.  
 
Egon Zehnder International danışmanlarından Murat Yeşilldere’ye göre, Boyner’ın Advantage’daki başarısı, şeffaf bir yönetim politikası izlemesinden ve çıkar ilişkilerine izin vermemesinden kaynaklanıyor. Advantage’ın HSBC Bank’a satışında da Boyner’in şeffaflık politikasının etkisi olduğunu söyleyen Yeşildere, “Türkiye’de yöneticiler markalarına aşıktır. Boyner bu konuda da öncü oldu. Markasını satışa çıkardı ve en iyi fiyata anlaştı” diyor.  
 
GENCER: YENİ BİR İŞ YARATTI  
 
Hasip Gencer adını çok kişi belki de duymamıştır. Ancak, araştırmamızı yaparken onun adı, “Türkiye’de hazır-paket ekmek pazarını büyüten kişi” olarak öne çıktı. İş dünyasına göre Hasip Gencer, “ Türkiye’de ilk paketli ekmeğin yaratıcısı”...  
 
UNMAŞ şirketiyle ilk kez paketli tost ekmeği üretimiyle iş hayatına başladı. Babası fırıncı olduğu için, unlu mamüller üretimine yatkındı. Ancak, bu alanda paketli ekmek, çeşitli kakta maddeleriyle işlenmiş katma değerli ürünler tamamen onun projesi olarak hayata geçti. Bu süreçte ailesinden de büyük destek alan Gencer, UNO markasıyla unlu mamüller pazarından önemli bir pay almayı başardı, Türkiye’de endüstrinin gelişimine öncülük etti.  
 
RMS yönetici ortağı Murat Şahin’e göre, katma değerli ürünler ile “mahalle fırıncısı” kavramını değiştirdi. UNO markasını 1999 yılında Doğuş Grubu’na satan Hasip Gencer halen Doruk AŞ adlı şirketinde unlu mamüller için katkı maddeleri üretimi yapıyor. Önümüzdeki dönem yine unlu mamüller alanında zincir mağazalar konseptini hayata geçirmeyi planlayan Gencer, bu alanda yabancı bir ortakla birlikte çalışmayı planlıyor .  
 
AKARLILAR: ABD’DE MARKA YARATTI  
 
Sait Akarlılar, Mavi Jeans’in kurucusu olarak sadece Türkiye’de değil, başta ABD olmak üzere dünyanın pek çok yerinde tanınan, takdir edilen bir isim. Konfeksiyon alanındaki birikimini ilk kez 1971 yılında Güven Giyim ile yurtiçi pazara sunmaya başladı. 1984 yılında blue jean üretimine yönelerek Erak Ltd. Şti'yi hayata geçirdi ve Mustang, Lee, Wrangler, His gibi önemli yabancı markalara üretim yaptı.  
 
Mavi Jeans’in üreticisi Mavi Giyim’i ise 1991 yılında kurdu. Marka, çok kısa zamanda üstün bir performansla yurtiçinde ve yurtdışında 2 bin 700' ün üzerinde satış noktasına ulaştı. Akarlılar, bugün iki ayrı fabrikasında, yılda toplam 11 bin adet kot üretiyor.  
 
Son dönemde Sait Akarlılar’ın Amerika’da yaşayan oğlu Ersin Akarlılar’ın katkılarıyla dünyaya açılan marka başta ABD olmak üzere dünyada da büyük beğeni topluyor. İlk kez bir Türk markasının dünyaya açılmasını sağlayan ve çok başarılı olan Sait Akarlılar, Mavi’yi dünya markası yapmak yolunda emin adımlarla ilerliyor.  
 
MURAT VARGI : GSM’İ TÜRKİYE’YE GETİRDİ  
 
Murat Vargı’yı önce KVK’da gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarla tanıdık. Türkiye’de ilk kez teknoloji üzerine bir perakende zincirini yaratan Vargı, ardından Turkcell’in cesur kurucusu olarak hafızalara kazındı. Murat Vargı cep telefonunun geleceğini gördükten sonra Turkcell projesini uzun zaman cebinde taşıdı. Koç’dan Sabancı’ya pek çok büyük grupla görüştü ve sonun da Çukurova Grubu’nu bu proje için ikna etti.  
 
Bugün Türkiye'nin lider, Avrupa'nın en büyük üçüncü GSM cep telefonu operatörü olan  Turkcell, grubun ticari başarısında hatırı sayılır bir yer edindi. Yönetim danışmanı Ali Midillili’ye göre, Murat Vargı, teknoloji ve iletişimin önemini Türkiye göstermesinden başka büyük sermaye sahiplerinin ön görüsünün olmadığını teyit etmişti. Türkiye'de ilk kez bir cep telefonu şebekesi kurma fikrinin sahibi Murat Vargı halen Turkcell'in yüzde 7 oranında ortağı ve İcra Kurulu Başkanı.  
 
TARA: İNŞAATA BAKIŞI DEĞİŞTİRDİ  
 
Şarık Tara, sadece inşaat sektörü için değil, Türk iş dünyası için de değerli bir isim. Türkiye’nin en önemli işadamlarından biri… İnşaat sektöründeki başarılarıyla değişime imzasını atan Tara, özellikle yurtdışında gerçekleştirdiği inşaatlarla Türk inşaat sektörü için öncü rolünü üstlendi. Bu alana bakışın değişmesinde etkili oldu.  
 
Son dönemde Rusya’da gerçekleştirdiği projelerle Türkiye’nin uluslararası inşaat pazarında önemli bir yere gelmesini sağladı. Bugün dünya standartlarında projelere imza atan Tara, “Engineering News Record” adlı yayına göre, dünyanın en büyük inşaat müteahhitleri sıralamasında Türkiye’den tek isim olarak en üst sıralarda yer alıyor.  
 
Şarık Tara, son dönemde müteahhitliğinin yanı sıra özellikle doğalgaz santralleri alanında enerji yatırımları ile de dikkat çekiyor. Yönetim danışmanı mehtap Alanyalı’ya göre, ENKA’nın son 12 yıldır Rusya’da gerçekleştirdiği başarılı projelerde Şarık Tara’nın yönetim ve iletişim becerilerinin önemli bir payı var.  
 
EVYAP: YERLİLERİN GÜCÜNÜ İSPATLADI  
 
Evyap, Türkiye’de bugün kişisel temizlik ürünleri pazarında uluslararası pazar payına sahip, P&G, Lever gibi dünya devleriyle rekabet eden bir firma. Kurucusu Fikret Evyap, işe ilk olarak sabun üreten küçük bir fabrika ile başladı. 40 yıllık istikrarlı bir yönetim anlayışı ile bugün Türkiye’nin dünya markalarından biri haline gelen bir firma yarattı.  
 
Fikret Evyap, şirketini ve markalarını başarılı bir şekilde konumlandırdı. Neredeyse beş kıtada kendi markalarını kabul ettirdi. Önemli ihracat başarısına imza attı, dev markalarla başa çıkmayı bildi. “Dünyanın en zor sektörlerinden” biri olan kozmetik ve kişisel bakımda, bir Türk şirketinin global anlamda var olabileceğini ortayakoydu.  
 
Yönetim danışmanı Ali Midilli, “Bana göre Evyap, marka yaratmak konusund incelenmesi gereken bir örnektir. Zaten bu başarısıyla bugün çok sayıda yabancının da ilgisini çekiyor” diye konuşuyor.  
 
ZORLU: DÜNYA TELEVİZYONU YAPTI  
 
Tekstil sektörüne danışmanlık veren uluslararası danışmanlık şirketi Gherzi’nin Türkiye ortağı Halil Gökman, “Ahmet Nazif Zorlu, Türk tekstil sektörünün tartışılmaz lideridir” diye konuşuyor.  
 
“Anadolu’nun en başarılı girişimcisi” olarak öne çıkan Zorlu, ilk tekstil mağazasını Trabzon’da açtı. 1968 yılında İstanbul’a geldi ve fason emprime çarşaf üretimi yaptı. İlk dokuma fabrikasını Bursa’da açan Zorlu, bugün tekstil perde, brode, gipür ve ev tekstili alanında dünyanın üçüncü, Avrupa’nınsa en büyük tesislerine sahip.  
 
Ahmet Nazif Zorlu tekstil sektöründeki başarılarının yanı sıra 90’ların başında satın aldığı Vestel’le de değişimin öncülüğünü yaptı. Bir Türk şirketinin dünyaya televizyon satabileceğini, devlerle rekabet edebileceğini, hatta yurtdışında önemli penetrasyon oranına ulaşabileceğini ortaya koydu. Teknolojiye yaptığı yatırımlarla Vestel’i de bir dünya devi haline getiren Zorlu, 2003 yılına yine yeni büyük hedeflerle giriyor.  
 
ÖZİLHAN: BİRA MARKASI YARATTI  
 
Tuncay Özilhan TÜSİAD Başkanı olduktan sonra Anadolu Grubu’ndaki misyonu arka planda kaldı. Oysa Efes’i getirdiği nokta bugün sadece Türkiye’de değil, dünya pazarlarında da takdir toplamaya devam diyor. Tuncay Özilhan, Efes’in başına hep değişik ama nitelikli yöneticiler getirdi.  
 
Bu profesyonellerin de katkılarıyla Efes bir dünya markası haline geldi. 1999 yılında dünyaca ünlü biracılık kuruluşu Interbrew ile Romanya’da güçbirliği yapmayı öngören anlaşmayı imzalaması, Efes markasının yurtdışına açılmasında önemli rol oynadı. Efes Pilsen bugün dünyada 15'den fazla ülkede sevilerek içiliyor ve dünya markası olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor. Efes Pilsen'in üreticisi Efes İçecek Grubu'nun hali hazırda 4 ülkede 8 bira fabrikası var. Özilhan, Efes Pilsen’i Adriyatikten Çin’e kadar lider yapmayı hedefliyor.  
 
ÖGER: TURİZMDE PARADİGMA DEĞİŞTİRDİ  
 
Vural Öger, Türkiye'ye en fazla turist getiren ve merkezi Almanya'da bulunan Öger Tour'un yönetim kurulu başkanı. Turizm sektöründe adını yurtdışında Türkiye’yi bildiğimiz kalıpların dışında ayrı bir seviyede temsil etmesiyle tanındı. Bugün Alman turistleri Norveç fiyortlarına, Norveçlileri Kapadokya’ya götüren Öger, tur operatörlüğü alanında bügüne kadar görülmemiş uygulamalar yapıyor.  
 
Sektör yetkililerine göre, Türk turizmine katkıları azımsanmayacak kadar çok olan Öger, turizm alanındaki hizmetlerine 1969 yılında Türkiye’ye yönelik turlar düzenleyerek başladı.  
 
Daha sonraki yıllarda Berlin, Hannover ve Bremen kentlerinde seyahat acentaları açtı. 70’li yılların başında Almanya’dan Türkiye’ye yönelik direk uçuşlara başladı. 1982 yılında Öger Tours şirketini kurdu ve Avrupa’nın en büyük seyahat organizatörlerinden biri oldu. 1990 yılından itibaren Türkiye dışında Mısır, Tunus ve Fas gibi ülkelere de turlar düzenlemeye başladı. Daha sonraki yıllarda ise bu ülkelere Malta ve Dominik Cumhuriyeti eklendi.  
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz