"Olumlu Dönemin Beş Önemli Hissesi"

Hayriye Turgay / HSBC Yatırım Araştırma Müdürü    HSBC Yatırım Araştırma Müdürü Hayriye Turgay, Irak’a asker gönderme kararının alınmasıyla birlikte borsada yükseliş görülebileceğini bel...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Olumlu Dönemin Beş Önemli Hissesi
Hayriye Turgay / HSBC Yatırım Araştırma Müdürü  
 
HSBC Yatırım Araştırma Müdürü Hayriye Turgay, Irak’a asker gönderme kararının alınmasıyla birlikte borsada yükseliş görülebileceğini belirtiyor. Böyle bir dönemde ise İMKB 30’dan 5 hisseye dikkat çekiyor. Aksa, Garanti Bankası, Netaş, Vestel ve Tüpraş’ın izlenmesi gerektiğini söylüyor. Ona göre borsada olumlu bir dönem başlayabilir. Tek risk ise hükümetin mali disiplinden uzaklaşması…  
 
Ağustos ayında yaşanan olumlu gelişmelerle, borsa beklenmedik bir şekilde yükselişe geçti. Bu yükseliş nedeniyle de yeni stratejiler belirlendi, yeni portföyler oluştu.  
 
Ancak şu sıralarda herkesin kafasında, “Yükseliş devam eder mi?” sorusu var.  
HSBC Yatırım Araştırma Müdürü Hayriye Turgay, yükseliş hareketinin devam edeceğini düşünenlerden biri. Turgay’a göre, Irak’a asker gönderilmesi halinde, ABD ile ilişkilerin düzelecek olması piyasayı rahatlatıyor. Irak’taki yeniden yapılanmada Türkiye’nin etkinliğinin artacak olması ve bunun Türk şirketlerinin performansına yansımasının da piyasadaki olumlu beklentiler arasında yer aldığına dikkat çekiyor. ABD kredisinin önünün açılmış olması, özelleştirmeye ilişkin olumlu gelişmeler ve enflasyondaki düşüş trendinin de borsadaki yükselişe destek vereceğini söylüyor.  
 
Hayriye Turgay, tüm bunlara karşın piyasanın önünde riskler olduğunu ifade ediyor. Bunların başında da yerel seçimler öncesinde hükümetin popülist politikalara kayma olasılığının geldiğini söylüyor. Ayrıca, orman arazilerinin satışına ilişkin yasa nedeniyle referanduma gidilme ihtimalinin de yatırımcıları tedirgin ettiğini düşünüyor. “Bu nedenle de hisse senedi seçerken dikkatli olmakta yarar var” diyor.  
 
HSBC Yatırım Araştırma Müdürü Hayriye Turgay, borsa ve favori hisse senetlerine ilişkin beklentilerini Capital’e anlattı:    
 
İyimser gelişmelerle borsada bir yükseliş yaşanmaya başladı. Size göre bu yükseliş devam edecek mi? Hangi gelişmeler bu yükselişin devam etmesini sağlar?  
 
İMKB’de kısa vadede bir yükselme hareketinin süreceğini düşünüyorum. Burada ilk tetikleyici ise Irak konusundaki gelişmeler olacak. ABD hemen karar alınması konusunda Türkiye’yi sıkıştırmıyor. Zaten hükümet de asker gönderme konusunda acil karar verme eğiliminde değil. Ancak, asker gönderme konusunda yeni bir tezkerenin Meclis’e gönderilme ihtimali yatırımcıların gündeminde önemli bir yer teşkil edecek. Irak’a olası asker gönderme kararı, stratejik ortaklığı iyileştirebileceği gibi Türkiye’nin Irak’ın yeniden yapılandırılmasında da etkinliğini artırıcı bir etki yapabilir. Sonuçta, Irak piyasasının canlanması bizim piyasaları da olumlu etkiler.  
 
Çünkü, son dönemde Türk şirketleri Irak pazarında artan oranlarda pay almaya başladılar. Bir çok firmanın bu konuda çalışmalarını hızlandırdığını biliyoruz. Bu da önümüzdeki dönemde şirket performanslarına olumlu yansıyacaktır.  
 
Bu arada ABD kredisinin önünün açılmış olması da  her ne kadar fiyatların içinde olsa da alternatif piyasalardan borsaya para girişine neden olabilir.  
 
Geçmiş dönemlerde özelleştirmenin adının geçmesi bile borsayı şaha kaldırıyordu. Şu anda bu konuda ciddi adımlar atılıyor. Size göre özelleştirmelere ilişkin gelişmeler borsayı nasıl etkileyecek?  
 
Özelleştirmelerin sonucu önemli. Önümüzde Petkim, Tüpraş ve Tekel gibi önemli özelleştirmeler var. Basında çıkan haberlere göre bu kuruluşlarla ilgilenen ciddi yabancı yatırımcılar bulunuyor. Özellikle Tekel ve Tüpraş gibi kuruluşların satışında eğer başarılı olunursa, tahminlerin üzerinde bir gelir elde edilebilir. Bu da beklentileri daha da iyileştirerek borsayı canlandırabilir.  
 
Ayrıca, enflasyon beklentilerindeki düşüş ile beraber faiz oranları ve dolayısıyla beklenen reel faizlerdeki gerileme halihazırda düşük olan yatırımcı ilgisini borsaya yöneltecek unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.  
 
Peki size göre İMKB’nin önündeki en önemli risk nedir?  
 
Türkiye’nin, dolayısıyla İMKB’nin önündeki en önemli riskin, mali disiplinden uzaklaşılması ve yılın geri kalan bölümünde yapısal reformların aksaması olduğunu düşünüyorum. Nisan 2004’te yapılacak belediye seçimleri öncesi olası yeni popülist yaklaşımlar yatırımcıları endişelendirebilir.  
 
Bu arada, orman arazilerinin satışına ilişkin yasanın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi, bu konunun bir süreliğine de olsa gündemden düşmesine neden oldu. Ancak, bundan sonraki süreç önemli. Paketin yeniden Cumhurbaşkanı’na gönderileceği konuşuluyor. Bu durumda Cumhurbaşkanı’nın referandum kararı alması durumunda, nisan ayındaki yerel seçimlerle referandumun birleşme olasılığı bulunuyor. Bu da piyasaları yeniden tedirgin eder.  
 
Bu risklere karşın planlar genel olarak olumlu beklentiler üzerine kurulmuş durumda. Böyle bir dönemde size göre hangi hisse senetleri yatırım için uygun?  
 
Bizim şu anda üzerinde durduğumuz beş şirket var. Bunlar da Aksa, Garanti Bankası, Netaş, Tüpraş ve Vestel.  
 
Aksa’daki beklentiniz akrilik konusundaki konumundan mı kaynaklanıyor?  
 
Aksa, Haziran 2003’e kadar İtalyan Montefibre’nin ardından dünyanın ikinci büyük akrilik üreticisi konumundaydı. Ancak, geçen haziran ayında yeni yatırımı devreye girdi ve kapasitesi 230 bin tondan, 254 bin tona yükseldi. Bu arada Montefibre’nin bir tesisini kapatmasıyla Aksa, dünyanın en büyük akrilik üreticisi durumuna geldi.  
 
Bu arada güçlü Euro ve yavaşlayan ekonomik büyüme nedeniyle Avrupalı tekstil üreticilerinin rekabet avantajı ciddi şekilde hasar gördü. Bu da Avrupa’da akrilik talebini olumsuz etkiledi. Avrupalı rakiplerinin daralan marjları nedeniyle uzun vadede Aksa’nın operasyonlarının, Avrupa’ya doğru genişleyebileceğini düşünüyoruz.  
 
Şirket ilk yarı yıl için 7 milyon dolar net kâr açıkladı. 21 Ağustos itibariyle Aksa’nın piyasa değeri 220 milyon dolar. Hedef piyasa değeri ise 350 milyon dolar. Bu da yüzde 59’luk bir artış potansiyelini işaret ediyor. Tüm bunlar nedeniyle Aksa’nın, karlı faaliyetleri ve uzun vadedeki büyüme stratejileri ile İMKB’nin en yüksek performans sağlayan şirketleri arasında yer alabileceğini düşünüyoruz.  
 
Bankacılık sektöründen Garanti Bankası’nı önerdiğinizi söylediniz. Garanti Bankası’nın hedef piyasa değeri nedir?  
 
Banka, kredi kartı operasyonlarında yakalanan başarı sayesinde net komisyon gelirlerini geçen yılın ilk 6 ayına göre yüzde 34 oranında artırdı. Bankanın, gerileyen faiz oranları nedeniyle menkul kıymet portföyünden yaptığı satışlarda kâr elde etmesi nedeniyle yılın ikinci çeyreğinde sermaye piyasası işlem kârında önemli oranda artış yaşandı. Yılın ikinci çeyreğinde TL’nin yabancı para birimleri karşısında değer kazanması ile banka ciddi oranda kambiyo kârı elde etti. Bu kambiyo kârı da 6’ıncı ay bilançosunda kârlılığa olumlu katkı yaptı.  
 
Ayrıca, parasal aktifler ile parasal pasifler arasındaki farkın negatif olmasıyla halihazırda net parasal pozisyon kârı elde etti. Banka, enflasyon oranlarında bir önceki yılın aynı dönemine göre gerileme yaşanması nedeniyle bu kârını daha da artırdı. Güçlü TL ve gerileyen faiz oranları nedeniyle önümüzdeki dönemde de Garanti Bankası’nın kârlılık performansını devam ettirmesini beklemekteyiz. Sonuçta Garanti hisseleri hedef değerimiz olan 1.5 milyar dolara göre, yüzde 12 artış potansiyeli taşıyor.  
 
Telekomünikasyon sektörü cazip mi? Netaş’taki beklentiniz nedir?  
 
Telekom sektöründe 2004 yılı başında planlanan, ancak bizce bir süre daha ertelenmesi muhtemel deregülasyon ve önümüzdeki aylarda gündeme gelecek olan Türk Telekom’un özelleştirilmesi süreci ciddi miktarda altyapı yatırımına yol açacaktır.  
 
Türk Telekom’un ve pazara yeni girmesi beklenen yatırımcıların yapacağı yatırımlar sektör açısından son derece önemli. Ayrıca, Türk şirketlerinin Bulgaristan ve Irak gibi bölgelerde sürdürdükleri yatırım arayışları da telekom sektörü için fırsatlar sunmaya devam edecek. Sabit hat yatırımlarına yönelik beklentiler ve ucuz değerleme nedeniyle Netaş’ın portföylere eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.  
 
Şu anda şirketin piyasa değeri 123 milyon dolar. Bizim hedef değerimiz ise 165 milyon dolar. Yani yüzde 34’lük bir yükseliş potansiyeli taşıyor.  
 
Vestel’in devam eden yatırımları var. Sanıyorum, yatırımların tamamlanmasından sonra oluşacak kapasite artışı şirketi cazip kılıyor…  
 
Evet, şirket yatırımlarını hızla sürdürüyor. Örneğin, Rusya’daki 500 bin adet kapasiteli TV fabrikasının eylül ayı başında devreye alınması bekleniyor. Ayrıca, Manisa’da sadece dijital TV, plazma TV, LCD-TFT ekranlar, laptoplar gibi yüksek teknolojili ürünlere yönelik sürdürülen ve 1 milyon adetlik kapasite ile yine eylül ayında devreye alınması planlanan bir yatırımı daha var. Avrupa pazarında Japon markalara yönelik artan satışlar sonucunda Vestel’in 2003 yılını yine yüksek büyüme ile kapatacağını düşünüyoruz. Şirketin hedef piyasa değeri 500 milyon dolar seviyesinde. Yani yüzde 16’lık bir yükselme potansiyeli taşıyor.    
 
“TÜPRAŞ’TA OPERASYONEL KÂR ARTACAK”  
 
Tüpraş’taki beklentiniz özelleştirme kaynaklı mı?  
 
Tabii özelleştirme konusundaki olumlu gelişmeler de şirketin değerinde etkili oluyor. Bunun yanı sıra, şirketin rafineri marjları için gösterge niteliğindeki Akdeniz kompleks rafineri marjları, ikinci çeyrekte ortalama 2.35 dolara düşmüştü. Temmuz ayında 2.9 dolara yükselip ağustos ayının ilk yarısında ise 2.5 dolar seviyesine geldi. Bu nedenle şirketin üçüncü çeyrek operasyonel karının ikinci çeyrek ortalamasına göre kısmi bir toparlanma göstereceğini düşünüyoruz. Uluslararası kıyaslama ile belirlediğimiz 2.2 milyar dolarlık hedef değer, mevcut değerin yüzde 11 oranında yukarı potansiyeli olduğunu gösteriyor.  
 
Rafineri marjlarında olumlu seyrin sürmesi ve istikrarlı makro ekonomik ortam ihale süresince devam ettiği taktirde, şirketin blok satışının hedef değerimize yakın seviyelerde gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu da doğal olarak şirket değerlemesine olumlu yansıyacak bir gelişme olacak.  
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz