"Kişisel Yatırım"

Veto YKB’yi nasıl etkileyecek? Terör olayları nedeniyle gergin günler geçirilen temmuz ayına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Bankacılık Yasası'nı kısmen veto etmesi damgasını vurdu. Söz konusu...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kişisel Yatırım

Veto YKB’yi nasıl etkileyecek?

Terör olayları nedeniyle gergin günler geçirilen temmuz ayına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Bankacılık Yasası'nı kısmen veto etmesi damgasını vurdu. Söz konusu yasa IMF ile birinci gözden geçirmenin ön koşulu iki yasadan biri olması nedeniyle önem taşıyordu. Ayrıca, banka munzam sandıklarının SSK'ya devredilmesini öngörmesi nedeniyle, YKB'nin Koç-UniCredito’ya satışında önkoşul olarak görülüyordu. Eğer bu madde yasalaşmış olsaydı, emeklilik sandıklarının SSK’ya devredilmesi prensip olarak benimsenmiş olacaktı.

Bu veto İMKB’yi özellikle de YKB hisselerini olumsuz etkiledi. Bu maddenin söz konusu satış anlaşmasında önkoşul olmasının nedeni, sandığın açık vermesiydi. YKB’nin emekli sandığını devralmak istemeyen Koç-Unicredito sandığın SSK’ya devredilmesine olanak veren bu maddenin yasalaşmasını bekliyordu.

Başbakan Yardımcısı Şener'in açıklamaları, yasanın herhangi bir değişiklik yapılmadan tekrar Cumhurbaşkanı'na gönderileceği yönünde. Sezer’in yasayı ikinci kez veto hakkı bulunmuyor, ancak yine de üç farklı seçenek karşımıza çıkıyor.

* Meclis şu anda tatilde ve ekim ayında açılacak. Dolayısıyla yasanın geçirilmesi ve Sezer’in onayından geçmesi düşünüldüğünde, sürecin kasıma kayması kaçınılmaz. Ancak Çukurova Grubu’nun 3 Ekim’e kadar elindeki YKB hisselerini satamaması durumunda hisselerin satış yetkisi TMSF’ye geçecek.

* Hükümetin meclisi olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi var. Bu arada meclis tatile girmeden önce vekillerden ikişer tane boş imzalı dilekçe alınmıştı. Bunlardan biri RTÜK üyelerinin belirlenmesinde kullanılmıştı. Hükümet diğer hakkını bu konuda kullanabilir. Bu durumda bir ay içinde yasalaşma tamamlanır.

* Koç-UniCredito hisseleri satın almak için yasanın geçmesini beklemekten vazgeçebilir. Çünkü hisse devrine onay verecek BDDK halen çalışmaya devam ediyor. Ancak bu durumda da sandık açıkları konusundaki belirsizlik nedeniyle Çukurova Grubu’yla yapılan anlaşmanın fiyatında değişim olması kaçınılmaz.

Dolayısıyla veto, YKB’nin satış sürecinde gecikme dışında ağır bir darbe yaratmayacak gibi görünüyor. Ama hisse bazında değerlendirme yaptığımızda getirinin endeksin altında kalma olasılığının çok kuvvetli olduğu unutulmamalı. Bu nedenle YKB yatırımcılarının dikkatli olmasında yarar var.

VOB

Yatay trend sürecek

hedHaziran ayının aksine Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası’nda oldukça sakin bir trend izlendi. Dolar kontratları işlem hacminde yine ilk sırayı alırken, Endeks-30 sözleşmelerindeki çıkışlar dikkat çekti. Faiz, buğday ve pamuk cephesinde ise oldukça az sayıda işlem yapıldı.

25 Temmuz itibariyle Endeks-30 kontratlarının ağustos vadeli uzlaşma fiyatı 36,215 seviyesindeydi.

Yine ağustos vadeli dolar kontratları 1,3525, Euro kontratları 1,6280, 365 gün vadeli faiz kontratları 85,100 uzlaşma fiyatından kapandı.

Pamuk temmuz vadeli kontratlarda 1,9550, buğday ise 0,3350 seviyesinden işlem gördü.

Yaz tatilinin de etkisiyle ağustos ayı boyunca VOB’da yatay bir trend bekleniyor. Yatay trendin aşılması için ise hem işlem hacminde hem de açık pozisyon sayısında artış olması gerektiği unutulmamalı.

BORSA

Orta vadeli pozisyonlar korunmalı

hed- Temmuz ayı boyunca İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) yukarı eğilimli bir trend yaşandı. Ortalamalara bakıldığında endeksin neredeyse her gün yüzde 1 civarında yükseldiği görüldü. 25 Temmuz itibariyle İMKB-100 endeksi 29.273 seviyesindeydi.

- Endeksin genel teknik görünümü hala olumlu ve yükselen trenddeki ralli hareketi devam ediyor. Buna karşılık, dolar bazında önceki zirve seviyelerine ulaşıldığını belirtmekte yarar var.

- Kısa vadeli direnç seviyesi 29.400-29.500 aralığında.  Buranın üzerinde ise 30.000 direnci önemli. Söz konusu direncin yüksek işlem hacmiyle aşılması halinde 30.500’e doğru bir hareket yaşanabilir.

- İlk destek ise 28.800’de. Buranın altında ise 28.200 ve 27.800-27.200 destek olarak karşımıza çıkıyor.

- Endeksin ağırlıklı ortalamaları arasındaki farkın açılması yükseliş hareketlerinin kısıtlı kalmasına neden oluyor. Ancak trend devam ettiği sürece pozisyonlar taşınmalıdır.

- Direnç seviyelerine yükselişlerde kısa vadeli realizasyonlara karşı temkinli olmakta fayda var. Orta vadeli pozisyonların korunmasında ise şimdilik bir sorun gözükmüyor.

Ayın önerisi Acar Menkul Değerler Araştırma Bölümü Uzman Yardımcısı Erdal Koç, yatırımcılara 28.400-29.000 desteklerini gözlemelerini tavsiye ediyor. Ayrıca, 28.400 seviyesinde kısa vadeli pozisyonların kapatılmasını öneriyor. Ağustos ayında durgunluk yaşanabileceğine dikkat çeken Koç, düşüş olması durumunda ise İMKB-30 endeksi içindeki banka ve holding kağıtlarında pozisyon alınabileceğini söylüyor.

BONO

Yükselişler alım fırsatı olabilir

- Temmuz ayında faiz cephesinde sakin bir trend vardı. Terör eylemleri nedeniyle kısa süreli tedirginlikler yaşanan piyasada, Merkez Bankası’nın faiz indirimi olmayacağı yönündeki sinyalleri de satışlara neden oldu. 25 Temmuz itibariyle gösterge niteliğindeki tahvilin faizi yüzde 16,4 seviyesindeydi.

- Yeni faiz indirimi beklentisi olmaması nedeniyle TL cinsi bono portföylerinde küçülmeler yaşanabilir. Bu durumda faizlerde küçük çaplı yükselişler olma olasılığı kuvvetli.

- Piyasada ağustos ayı için konuşulan rakamlar yüzde 16,8-15,8 arasında değişiyor. Bu bant arasında kalacak değişimlerde beklemekte yarar var.

- Ancak yüzde 17 seviyesinin yukarı doğru kırılması halinde, bu seviyelerin alım için uygun olduğu göz ardı edilmemeli.

Ayın önerisi Akbank Hazine Bölümü yöneticilerinden Barış Sözen, yatırımcılara Ağustos ayı için değişken faizli bonoları öneriyor. Özellikle de 2006 vadeli değişken faizli bonoları tavsiye ediyor.

DÖVİZ

Euro’ya geçme zamanı geldi

hed- Temmuz ayı boyunca dolar cephesinde dış piyasalardaki gelişmeler etkili oldu. Dalgalı bir seyir izlenen piyasaya 22 Temmuz’da Merkez Bankası’nın müdahalesi damgasını vurdu. Merkez Bankası böylece bu yılın dördüncü, Şubat 2001’den bu yana 12’nci müdahalesini gerçekleştirmiş oldu.

- Orta vadede, değerli olan YTL’nin Merkez Bankası müdahaleleriyle denge seviyesine yaklaşması son derece olumlu olduğu unutulmamalı. Böylece kurlar denge noktalarını buluyor. Zaten 25 Temmuz itibariyle serbest piyasada dolar 1,3360, Euro ise 1,6120 seviyesinden işlem görüyordu.

- 1,3360’taki kapanış aslında dolar için ilk destek noktası. Bu seviyede satış baskısının artması doları ilk etapta 1,33’deki güçlü desteğine getirebilir. Buranın altında ise 1,3285-1,3250 bandı destek olarak karşımıza çıkıyor.

hed- Dolar/YTL’de ilk direnç ise 1,3460 seviyesinde. Buranın üzerinde ise 1,3530 ve 1,36 dirençleri var. Ancak uluslar arası piyasalarda da doların Euro karşısında değer kaybetme olasılığı kuvvetli. Bu nedenle şimdilik doların söz konusu seviyelere yükselmesi için bir neden yok.

- Euro/dolar paritesinde ise ilk destek1,2020 seviyesinde. Buranın altında ise 1,1195-1,1150 destekleri var. Dirençler ise, 1,2150, 1,22 ve 1,2250 olarak karşımıza çıkıyor.

Ayın önerisi Denizbank Viyana’dan Serkan Çevik, altın ve petroldeki yükseliş trendinin sürdüğüne dikkat çekiyor. Buna bağlı olarak da Euro’da yükseliş yaşanacağını söylüyor. Önerisi ise, dolardan çıkarak Euro’ya geçme yönünde.

EUROBOND

Direnç 142 dolar seviyesinde

hedEurobond cephesinde temmuz ayı boyunca yatay bir trend izlendi. Haziran ayını 143,200 seviyesinde kapatan 2030 vadeli vadeli Eurobond’un fiyatı 25 Temmuz itibariyle 142 dolar seviyesindeydi. 2034 vadeli Eurobond’un fiyatı ise 103 seviyesindeydi.

Temmuz ayı içinde yapılan FED toplantısı, ABD’nin faizini ölçülü şekilde yükseltmeye devam edeceğini kesinleştirdi. Bu gelişme üzerine de ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri 4,26 seviyesine çıktı. Bu noktadan itibaren 4,30 seviyelerine kadar yükseliş olasılığı fazla. ABD tahvillerindeki yükseliş beklentisini vermemizin en büyük nedeni ise Türk Euro tahvillerinin 10 yıllık ABD tahvil faizleri ile hareket etmesi.

Ağustos ayı için eurobond cephesindeki genel beklentimiz yatay trendin devam etmesi yönünde. Şu anda 2030 vadeli Eurobond için destek seviyesi 140, direnç seviyesi ise 142 olarak karşımıza çıkıyor.

Alarko GYO’nun yeni yatırım planları

Ekonomik istikrara ve faiz oranlarındaki hareketlere karşı oldukça duyarlı olan gayrimenkul piyasasında önümüzdeki dönemde yatırımların hızla artması bekleniyor. Bu durum da gayrimenkul yatırım ortaklıklarının yüzünü bir hayli güldürecek. Alarko Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı da bu şirketlerden biri. Türkiye'de özellikle yüksek gelir grubuna yönelik gayrimenkul geliştirme projelerine yatırım yapan şirketin, son dönemde yapılan yatırımlarla gayrimenkul portföyünde bina yatırımlarının ağırlığı arttı. Fethiye Hillside Beach Club ve Alkent Alışveriş Merkezi’ni bünyesinde bulunduran Alarko GYO, toplam portföyünün yüzde 14’ünü oluşturan Maslak arazisi üzerine bir alışveriş merkezi kurmayı planlıyor. 2008 ya da 2009 yılında başlanması beklenen bu projeden şirket yıllık 4 milyon ABD doları kira geliri bekliyor. Büyükçekmece Eskice Köyü’nde de 63 adet villa tipi konut inşaatı ve golf sahası yapmayı planlıyor. Bu projenin toplam maliyetinin 30 milyon dolar, satış gelirlerinin ise 50 milyon dolar olması bekleniyor. Uzun dönemde yüksek büyüme potansiyeline sahip olan şirketin hedef piyasa değeri de 123 milyonr dolar seviyesinde. Bu da mevcut piyasa değerine göre yaklaşık yüzde 10’luk bir artış potansiyeli olduğuna işaret ediyor.

Garanti’nin kârına “karşılık” dopingi

Yabancı ortaklık konusunda 5 ayrı grupla görüşmelerini sürdüren Garanti Bankası, 2005 yılı altı aylık bilançosunda, yatırımcılarının mutlu etti. Banka söz konusu dönemde 315,6 milyon YTL’lik (236,6 milyon dolar) net kâr açıkladı. Piyasada tahmin edilen kâr rakamı ise 160-180 milyon dolar arasındaydı. Aslında bankanın net faiz geliri ve faaliyet gelirleri piyasa beklentilerine paralel çıktı. Kârın beklentinin üzerinde olması ise ayrılan karşılık miktarının tahminlerin altında kalmasıydı.

Yılın ilk altı ayında bankanın YTL cinsi kredileri yüzde 19,7, döviz cinsi kredileri ise yüzde 12,7 oranında arttı. Söz konusu dönemde mevduat artışı ise yüzde 5,4 oldu.

Garanti Bankası’nın şu andaki piyasa değeri 5,759 milyon dolar. Aslında bu rakam hedef değerinin yaklaşık yüzde 5 üzerinde. Ancak yabancı ortaklığa hazırlandığı ve yılın ilk yarısındaki performansı düşünüldüğünde Garanti Bankası yatırımcılarının ellerindeki hisseleri tutmasında yarar olduğunu düşünüyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz