1,16 trilyon TL prim üretimiyle 2025’i kapatan sigorta sektörü, 2026’da büyümesini sağlık, hayat ve BES üzerinden sürdürüyor. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, özellikle TSS’nin milyonlarca kişiyi sigortayla tanıştırdığını belirterek, “Hastalık sonrası devreye giren modelden sağlığı koruyan modele geçiyoruz” diyor.
Sigorta sektörü son yıllarda hacim ve ürün çeşitliliğinde önemli bir dönüşüm geçiriyor. Yüksek enflasyon, artan sağlık harcamaları ve bireylerin geleceğe ilişkin kaygıları sektörde yeni ihtiyaç alanları yaratırken, sağlık sigortaları ve bireysel emeklilik sistemindeki hızlı büyüme dikkat çekiyor.
Tuba İlze / [email protected]
Capital Dergisi / Temmuz 2026
2025 yılında 1 trilyon 162 milyar TL prim üretimine ulaşan sektör, 2026’nın ilk çeyreğinde de büyümesini sürdürdü. Özellikle tamamlayıcı sağlık sigortasında milyonlarca yeni müşterinin sisteme dahil olması, sigortanın toplumdaki algısının değişmeye başladığını gösteri yor. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş’e göre sigorta artık bireylerin yaşam kalitesini ve gelecek planlarını destekleyen daha geniş bir ekosisteme dönüşüyor. Sağlık sigortalarında koruyucu yaklaşımın öne çıkacağını, BES’in ise Türkiye’nin en önemli uzun vadeli tasarruf araçlarından biri haline geleceğini söyleyen Kuriş, önümüzdeki dönemde sağlık, hayat ve bireysel koruma ürünlerinin sektörün büyümesini sürüklemeye devam edeceğini düşünüyor. “Türkiye’nin önünde halen önemli bir büyüme alanı var” diyen Kuriş, sigorta penetrasyonunun gelişmiş ülkelere göre düşük seviyede olduğuna, sağlık sigortaları, BES ve hayat sigortalarının bu farkı kapatma da kritik rol oynayacağına dikkat çekiyor.
Yaşlanan nüfusun da sektör için önemli bir büyü me alanı yarattığını vurgulayan Kuriş, sigortacılığın önümüzdeki dönemde çok daha kişiselleştirilmiş, dijital ve erişilebilir bir yapıya dönüşeceğini söylüyor. Sağlık sigortalarından BES’e, dijitalleşmeden yeni nesil risklere kadar sektörün geleceğini QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş ile konuştuk:
Türkiye sigorta sektörü 2025’i nasıl kapattı?
2025, güçlü bir büyüme yılı oldu. Ekonomide dengelenme sürecinin devam ettiği ve maliyet baskılarının sürdüğü bir dönemde sektörün büyümesini koruması sigortacılığın ekonomideki stratejik rolü nü bir kez daha ortaya koydu. Sektör, geçtiğimiz yıl 1 trilyon 162 milyar TL prim üretimi gerçekleştirerek nominal bazda yüzde 47,4 büyüme kaydetti. Bu tablo, sigortacılığın yalnızca finansal bir ürün değil aynı zamanda ekonominin dayanıklılığını destekle yen önemli bir güvence mekanizması olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 31 milyar dolara ulaşan sektör hac mi, Türkiye’nin üretim ve hizmet ekonomisi içinde sigortanın artık daha görünür ve stratejik bir yerde durduğunu işaret ediyor. Türkiye sigortacılığının önemli bir diğer boyutu nu da bireysel emeklilik sistemi (BES) ve otomatik katılım sistemi (OKS) oluşturuyor. 2024 sonunda BES ve OKS toplamında 17,1 milyon olan katılımcı sayısı 2025 sonunda 17,9 milyona ulaştı. Toplam fon büyüklüğü devlet katkısı dahil yüzde 80 büyüyerek 2,16 trilyon TL’ye çıktı.
2026’nın ilk çeyreği nasıl geçti?
2026’nın ilk çeyreğinde sektör 368,4 milyar TL prim üretimine ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 büyüme görülürken yüksek baz etki si ve enflasyon nedeniyle reel tarafta büyüme sınırlı kaldı. Buna rağmen sektörün özellikle sağlık, hayat ve bireysel koruma tarafında büyüme ivmesini koruduğunu görüyoruz. Hayat sigortaları yüzde 50 büyürken, BES ve OKS toplamında devlet katkısı dahil fon büyüklüğü de yüzde 69 ile güçlü büyüme gösterdi. Bu branşlardaki büyümenin yanı sıra sağlık sigortalarında büyüme yüzde 32 seviyesinde oldu. Sağlık sigortacılığında dinamo yine yüzde 45 büyüme ile TSS oldu. TSS’de prim artışına paralel sigortalı sayısındaki güçlü artışın da devam ettiğini görüyoruz. 2025 sonunda 5,2 milyon olan TSS sigortalı sayısı, 2026’nın ilk çeyreğinde 5,5 milyona ulaştı. Bu, toplumun sigortaya bakışındaki dönüşümün de bir yansıması.
2026 için prim üretimi, sigortalı sayısı ve penetrasyon tarafında nasıl bir tablo bekliyorsunuz?
2026’nın devamında da sağlık, hayat, bireysel koruma ve uzun vadeli tasarruf ürünleri sigorta sektörü büyümesini destekleyecek ana branşlar olmaya devam edecek. Türkiye’deki sigorta bilincinin artması, sağlık güvencesine erişim ihtiyacının artması ve geleceğe daha planlı hazırlanma eğilimi hem sigorta hem de emeklilik tarafında büyüme potansiyelini destekleyecek.
Türkiye’de sigorta penetrasyonu halen milli gelirin yaklaşık yüzde 2-3’ü seviyesinde. Avrupa ile aradaki fark ne düzeyde? Önümüzdeki 5 yılda hangi seviyeye ulaşılabilir?
Sektör son yıllarda önemli bir büyüme performansı gösterse de penetrasyon açısından gelişmiş pazarların gerisinde. Avrupa’da sigorta penetrasyonu ülkeden ülkeye değişmekle birlikte birçok pazarda yüzde 6-10 bandında seyrediyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin önünde halen önemli bir potansiyel bulunuyor. Bu farkı yalnızca ekonomik gelişmişlik seviyesiyle açıklamak mümkün değil. Sigorta farkındalığının artırılması, ürün çeşitliliğinin genişlemesi, dijitalleşme sayesinde erişimin kolaylaşması ve bireylerin uzun vadeli finansal planlama alışkanlıklarının güçlenmesi de penetrasyonun artmasında belirleyici rol oynayacak. Türkiye Sigorta Birliği’nin ortaya koyduğu 2030 vizyonunda sektörün yüzde 50’nin üzerinde büyüyerek yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğe ulaşması, penetrasyon oranının yüzde 4,7-5 seviyelerine yükselmesi ve Türkiye’nin dünyanın önde gelen sigorta pazarlarından biri haline gelmesi hedefleniyor. Bugün Avrupa’da sigorta penetrasyon oranının yüz de 6,2 seviyesinde olduğunu düşündüğümüzde, Türkiye’nin bu hedeflere yaklaşması hem sektörümüz hem de ülkemiz açısından çok önemli bir gelişim alanına işaret ediyor. Bu hedefin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde penetrasyon artışını en fazla sağlık sigortaları, BES, hayat sigortaları ve bireysel koruma ürünlerinin destekleyeceğine inanıyoruz. Özellikle TSS, bu sigortayla ilk kez tanışan milyonlarca kişiye ulaşmak açısından büyümede kritik bir rol üstleniyor. Bunun yanında yaşlanan nüfus, artan sağlık harcamaları, iklim kaynaklı riskler ve dijital dünyada yük selen siber tehditler de yeni sigorta ihtiyaçları oluşturuyor. Bu gelişmeler sektörün geleneksel ürünlerin ötesine geçerek daha geniş bir koruma ekosistemi sunmasını sağlayacak.
TSS ve özel sağlık sigortalarında son üç yıldaki büyüme nasıl gerçekleşti?
Son üç yılda sağlık sigortaları, sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Bu büyü menin merkezindeyse özellikle TSS yer alıyor. SGK ile entegre yapısı, erişilebilir maliyet modeli ve özel sağlık hizmetlerine hızlı erişim imkanı sayesinde çok daha geniş kitleler için güçlü bir güvenceye dönüştü. Artan sağlık harcamaları ve bireylerin kaliteli sağlık hizmetine daha hızlı ulaşma isteği de bu dönüşümü hızlandırdı. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında her yıl 1 milyonun üzerinde yeni TSS’linin sisteme dahil olması bu alanın artık geçici bir trend değil yapısal bir davranış değişimi olduğunu gösteriyor. TSS sigortalı sayısı 2023 sonunda 4,1 milyonken yaklaşık 1,4 milyon artışla 2026 Mart sonu itibarıyla 5,5 milyon sigortalıya ulaştı. Buna rağmen toplam nüfus içindeki penetrasyonun hala yalnızca yüzde 5,7 seviyesinde olması bu alanda çok güçlü bir büyüme potansiyeli olduğunu gösteriyor. Toplam sağlık sigortaları üre timinde son dönemde görülen yüzde 70’in üzerin deki büyüme, sektörün geçirdiği dönüşümün en net göstergelerinden biri. Geçmişte daha çok belirli gelir gruplarına hitap eden sağlık sigortaları, bugün çok daha geniş bir kitlenin gündemine girmiş durumda. Hatta birçok kişi için TSS, sigortayla ilk kez tanışma ürünü haline geldi.
Bu alanda önümüzdeki döneme ilişkin beklen tiniz ne?
Önümüzdeki dönemde sağlık sigortalarının büyümesini koruyacağını düşünüyoruz. Özellikle TSS, yeni müşteri kazanımında en kritik ürün ol maya devam edecek. Bunun yanında koruyucu sağlık uygulamaları, dijital sağlık hizmetleri ve kişiselleştirilmiş ürünlerin sektörün gelişiminde daha fazla yer alacağını öngörüyoruz. Ayrıca yeni Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği ile gelen düzenlemelerin müşteri güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ancak biz QNB Sigorta olarak sağlık sigortacılığını yalnızca “hastalık sonrası devreye giren bir finansal mekanizma” olarak görmüyoruz. Bizim için burada yeni bir dönem başlıyor: Hastalık oluştuktan sonra devre ye giren modelden, sağlığı korumaya yardımcı olan modele geçiş. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sağlık sigortacılığını sadece bir “tedavi finansmanı” değil bireyin iyi yaşam yolculuğuna eşlik eden bir yapı olarak konumlandırıyoruz.
Sigorta ve emeklilik sektörünün önümüzdeki 10 yıldaki büyüme alanlarını nasıl görüyorsunuz? Yaşlanan nüfusun sektöre etkileriyle ilgili öngörünüz nedir?
Türkiye’nin demografik yapısında çok önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzeri nüfus 2025 yılı itibarıyla 9,5 milyon kişiyi aşmış durumda ve toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1’e ulaştı. 2050’de bu oranın yüzde 23 seviyesine geleceği tahmin ediliyor. Bu hızlı değişimin altında hem ortalama yaşam süre sinin artması hem de doğum hızındaki radikal düşüş bulunuyor. Bu dönüşüm, sigorta ve emeklilik sektörü açısından nüfus değişiminin ötesinde yaşamın yeniden tanımlandığı bir dönem anlamına geliyor. Önümüzdeki 10 yılda sektörün en önemli büyü me alanlarının başında BES, sağlık sigortaları, kritik hastalık teminatları, uzun süreli bakım ihtiyaçlarına yönelik çözümler ve yaşam döngüsüne göre tasarlanan koruma ürünleri geliyor. Yaşam süresinin uzaması çok kıymetli bir gelişme. Ancak aynı zaman da bireylerin daha uzun süre sağlık hizmetine ihtiyaç duyduğu ve emeklilik dönemlerini çok daha plan lı bir finansal yapıyla kurgulaması gerektiği gibi bir gerçeği de beraberinde getiriyor. Yaşlanan nüfusun yaratacağı pazarın büyüklüğüne ilişkin net bir rakam vermek bugün için kolay değil. Ancak şunu net söyleyebiliriz: Bu demografik dönüşüm hem sigorta hem de BES için en güçlü yapısal büyüme alanların dan biri olacak.
BES ve OKS bugün hangi büyüklüğe ulaştı? 2026 sonunda nasıl bir seviyeye ulaşmasını bekliyorsunuz?
31 Mayıs 2026 itibarıyla BES ve OKS toplamında katılımcı sayısı yaklaşık 18,08 milyon kişiye, toplam fon büyüklüğü ise devlet katkısı dahil 2,46 trilyon TL’ye ulaştı. Bu tablo, sistemin Türkiye’de en önemli uzun vadeli tasarruf araçlarından biri hali ne geldiğini gösteriyor. 2026 yılında istikrarlı artışın sürmesini bekliyoruz. Özellikle enflasyonist ortamda bireylerin birikimlerini koruma ihtiyacı, uzun vadeli tasarruf disiplini kazanma isteği ve geleceğe daha güvenle hazırlanma motivasyonu, BES ve OKS’nin önemini daha da artırıyor. Özellikle genç katılımcılar ve 18 yaş altı BES tarafı sistemin en dinamik ve en umut verici alanı. Aileler artık çocukları için geleceğe bırakılan bir güvence ve alışkanlık oluşturma motivasyonuyla hareket ediyor. 18 yaş altı BES uygulaması, tasarruf bilincinin çok daha erken yaşlarda oluşmasına katkı sağlarken, sistemin gelecekteki katılımcı tabanını da doğal olarak genişletiyor.
“8,5 MİLYON MÜŞTERİYLE BÜYÜMEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”
BÜYÜME İVMESİ
2025’i büyümenin yanı sıra güçlü bir dönüşüm yılı olarak geride bıraktık. Sağlık, hayat ve ferdi kaza branşlarında toplam 16 milyar TL prim üretimine ulaşarak yılı yüzde 81 büyümeyle tamamladık. 772 çalışanımız ve yaklaşık 8,5 milyon müşteriyi kapsayan geniş portföyümüzle hem ölçek olarak büyüdük hem müşteriye dokunduğumuz her noktada etkimizi artırdık. 2026’nın ilk çeyreğinde de bu ivmeyi koruyarak sağlık, hayat ve ferdi kaza branşlarında toplam 5,2 milyar TL prim üretimine ulaştık. Bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54 büyüme anlamına geliyor. Yaklaşık 8,5 milyonluk müşteri tabanımızla özellikle sağlık tarafında güçlü bir performans sergiledik.
PAZAR PAYI
Bu dönemde sadece rakamsal büyümeye değil sürdürülebilir pazar payı kazanımına da odaklandık. TSS’de yüzde 40 prim artışıyla 93 bin sigortalıya ulaştık. Bankasürans kanalında yüzde 13,1 pazar payı elde ederek özel sigorta şirketleri arasında dördüncülük konumumuzu güçlendirdik. Hayat ve ferdi kaza branşlarında yüzde 55 prim artışıyla sektör ortalamasının üzerinde büyüdük ve pazar payımızı yüzde 8,5 seviyesine yükselterek bu alanda pazar payını artıran 3’üncü özel sigorta şirketi olduk.
BES STRATEJİSİ
2026 yılının ilk beş ayında devlet katkısı hariç fon büyüklüğümüzü yüzde 10 artırarak 5,6 milyar TL seviyesine çıkardık. BES’i müşterilerimizin gelecek planlamasının merkezinde yer alan stratejik bir alan olarak görüyoruz. Uzun vadeli tasarruf ihtiyacı, devlet katkısının sunduğu avantaj ve özellikle genç nüfusun sisteme artan ilgisi, bu alandaki büyümeyi destekleyen en önemli dinamikler arasında yer alıyor. Portföy yapımızı sağlık, hayat sigortası ve BES olmak üzere birbirini tamamlayan üç güçlü yapı üzerine kuruyoruz. Bu üç alan, sadece ürün gruplarımızı değil, aynı zamanda müşteriye dokunduğumuz farklı yaşam anlarını da temsil ediyor.
“SAĞLIKTA 3 YILDA YÜZDE 129 BÜYÜDÜK”
BÜYÜK ATAK
Son üç yıllık performansımıza baktığımızda en hızlı büyüyen iş kolumuzun sağlık sigortaları olduğunu görüyoruz. Bu dönemde sağlık sigortalarında yüzde 129, hayat ve ferdi kaza sigortalarında yüzde 87, BES tarafında ise yüzde 38 büyüme kaydettik. Önümüzdeki dönemde de büyümenin en önemli itici gücünün sağlık sigortaları ve BES olmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Sağlık tarafında artan farkındalık, TSS’ye yönelik güçlü talep ve erişilebilir çözümlere olan ihtiyaç bu alanı büyütmeye devam edecek.
DİJİTAL GÜÇ
Bizim için oyunu değiştiren alan dijitalleşme. Artık müşteriler sigorta ve emeklilik ürünlerini yalnızca ihtiyaç anında değil yaşamlarının her anında, hızlı, kişiselleştirilmiş ve zahmetsiz bir deneyimle erişmek istiyor. Bu nedenle dijital kanallarımızı, veri analitiği altyapımızı ve uçtan uca müşteri yolculuklarımızı sürekli güçlendiriyoruz. WhatsApp üzerinden hizmet veren dijital asistanımız QNBilir bugün 198 farklı fonksiyon sunuyor. 2025 sonunda yaklaşık 38 bin tekil kullanıcı tarafından toplam 60 bin sohbette kullanıldı.
MOBİL DENEYİM
Mobil uygulamamız 2025 yılında 280 bini aşkın indirme ve 160 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştı. Bunun yanında iyihisset.com platformumuz aracılığıyla sağlık, beslenme, egzersiz, astroloji ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlarda içerikler sunarak müşterilerimizle temasımızı yalnızca poliçe süreçleriyle sınırlı tutmuyor, iyi yaşam odaklı daha kapsamlı ve sürekli bir deneyim alanı yaratıyoruz.
BANKASÜRANS YAPISI
QNB Grubu’nun güçlü bankacılık ekosistemi içinde yer almak bizim için önemli bir rekabet avantajı yaratıyor. Yaklaşık 8,5 milyon müşteriye sahip bir sigorta şirketi olarak QNB ve Enpara ile kurduğumuz güçlü iş birliği sayesinde müşterilerimize daha etkin temas ediyor, sigorta ve emeklilik ürünlerimizi doğru kanallarda ve doğru ihtiyaçlarla buluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde öncelikli hedefimiz, bu güçlü bankasürans yapısını dijital kabiliyetlerimizle daha da ileri taşımak.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?