"Kişisel Yatırım"

FED’den faiz indirimi beklentisi artıyor22 Mart’ta yapılan Amerikan Merkez Bankası (FED) toplantısında faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Yine enflasyonla ilgili kaygıların devam ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kişisel Yatırım

FED’den faiz indirimi beklentisi artıyor
22 Mart’ta yapılan Amerikan Merkez Bankası (FED) toplantısında faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Yine enflasyonla ilgili kaygıların devam ettiği gözlendi. Piyasadaki genel beklenti de FED’in faizleri yüzde 5,25 seviyesinde tutacağı yönündeydi. Bununla birlikte açıklamadaki üslup değişikliği, piyasalar tarafından FED’in daha fazla yüksek faiz yanlısı tavır izlemeyeceğinin bir kanıtı olarak görüldü.

Söylemi Değişti
FED açıklamasında, “İlerideki politika ayarlamaları hem enflasyonun hem ekonomik büyümenin görünümündeki gelişmelere bağlı olacaktır” denildi. FED, ocak ayındaki toplantısında ise, “ihtiyaç duyulabilecek ek bir sıkılaştırmanın boyutu veya zamanı”nın görünüme bağlı olacağını söylemişti. Banka yine faiz oranlarını yükseltme ihtimali konusunda açık bir göndermeyi de açıklamasından çıkardı.

hed

Konut Piyasası Zayıf
Faiz kararı açıklamasında, son zamanlarda görülen dengesiz ekonomik büyüme işaretlerini ve konut piyasasındaki zayıflığı da kabul eden FED, buna karşın ekonominin temelde güçlü olduğu yönündeki inancının devam ettiğini ifade etti. FED, “Son göstergeler karışık çıktı ve konut piyasasındaki ayarlamalar devam ediyor. Bununla birlikte ekonomi önümüzdeki çeyreklerde ılımlı bir şekilde büyümeye devam edecek gibi görünüyor” şeklinde açıklama yaptı.

Enflasyon Riski Sürüyor
FED enflasyon konusunda ise endişelerini sürdürüyor. Açıklamada “Enflasyonun beklendiği gibi ılımlı hale gelmemesi riski, komitenin ağırlıklı kaygısı olmaya devam ediyor” denildi.

Faiz İnebilir
Mali piyasalar FED’in bu yeni üslubunu, daha düşük faiz oranlarına kapının aralanması olarak algıladı. Mayıs ayında genel beklenti, FED’in faiz oranlarını değiştirmeyeceği yönünde. Ancak aşağı yönlü değişiklik olacağını düşünen analistlerin sayısında artış olduğu da gözlenmeye başladı.

VOB

VOB güvenilir liman
Uluslararası piyasalara bağlı olarak iç piyasada yaşanan dalgalanma, yatırımcıları VOB’da işlem yapmaya teşvik ediyor. Dalgalanmalara karşı kendilerini korumak isteyen yatırımcıların işlemleri sayesinde mart ayında VOB’un işlem hacminde ciddi artışlar gözlendi. Yine İMKB-30 ve dolar kontratları en fazla işlem gören yatırım araçları oldu. Ayın sonlarına doğru dalga boyutunun hafiflediği görüldü.

Analistler yine nisan ayında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin risk olarak algılanması ihtimali nedeniyle VOB’un yatırımcılar açısından güvenilir bir liman olduğuna dikkat çekiyor. Bunun yanında, özellikle ABD ve Japonya’dan gelen açıklamalar da VOB yatırımcısı tarafından izlenmeye devam edecek.

Borsa
Cumhurbaşkanlığı seçimleri izlenecek

Mart ayı başında global piyasalardaki olumsuz hava ile birlikte 40.000 seviyesinin altına kadar gerileyen İMKB-100 Endeksi, ardından dalgalanmanın bitmesiyle birlikte yönünü yukarı çevirdi. Yukarı harekette, yurtdışındaki havanın olumluya dönmesinin yanında içeride yaşanan yabancı ortaklık haberleri etkili oldu. Özellikle sigorta sektöründeki yabancı ortaklık ve satış haberleri, endeksi olumlu yönde etkiledi.

Nisan ayında global piyasalardaki hareketlerin yanında iç piyasadaki risklerin de etkili olmaya başlayacağını söyleyen Polen Menkul Değerler Yatırım Uzmanı Ayhan Kolay, Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlerde aday olup olmamasının yerli yatırımcılar tarafından risk faktörü olarak algılandığını kaydediyor. Kolay, yabancı yatırımcıların ise önceliği genel seçimlere verdiğini ifade ediyor.

“Yukarı hareketlerde öncelikle 44.000, ardından 45.000 seviyeleri hedef olur. Aşağı hareketlerde ise 40.000 seviyeleri destek konumunda” diyen Kolay, yatırımcılara endeks bazında hareketlerden çok hisse bazında hareketlere dikkat etmelerini tavsiye ediyor.

Bono

Fonlama maliyetinin altına inilebilir

26 Kasım 2008 vadeli gösterge bileşik bono faizleri, yurtdışı gelişmelere bağlı olarak hareketini devam ettirdi. Şubat ayının sonlarında başlayıp mart ayı ortalarına kadar devam eden bir dalgalanma yaşandı. Bunun temelinde de değerlenen Japon Yeni, ABD piyasasında mortgage ile ilgili endişeler yatıyor. Ancak ay sonuna doğru bu endişeler yerini FED’in olumlu açıklamalarına bıraktı. Gösterge faiz yukarı harekette yüzde 20,5, aşağı harekette ise yüzde 19,5 aralığında hareket ediyor.

Nisan ayında da global piyasalar ve bunun yanında cumhurbaşkanlığı ile ilgili gelişmeler, piyasalar tarafından izlenmeye devam edecek. Dalgalanmaların eskisi kadar sert olmadığını söyleyen Tekfenbank Bono İşlemler Müdürü Bahar Yazgan, olumlu havanın devamı halinde gösterge faizde aşağı hareketin devam etmesini bekliyor. Yazgan, bu durumda yüzde 19,12 olan fonlama maliyetinin altının görülmesinin de mümkün olacağı görüşünde.

Yazgan’ın dikkat çektiği bir diğer nokta da Merkez Bankası’nın faiz politikası. Geçen ay yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, beklendiği gibi faiz oranı yüzde 17,5 (bileşik yüzde 19,12) seviyesinde tutulmaya devam edildi. Toplantıdan sonra yapılan kısa açıklama, önceki aylardaki açıklamalara paralellik gösteriyor ve genel olarak yeni bir yorum içermiyor. Bahar Yazgan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, MB’nin biraz daha netleşebileceğini, buna paralel olarak da faizleri aşağı yönlü değiştirebileceğini söylüyor. Bunun yanında, piyasadaki genel beklenti ise MB’nin faizleri yılın son çeyreğinde aşağı çekebileceği yönünde.

Nisan ayına bakıldığında Hazine’nin 4 Nisan’da 2 milyar 371 milyon dolarlık ve 3,4 milyar YTL’lik, 18 Nisan’da ise 3,5 milyar YTL’lik itfası var.

hedEurobond

Faiz indirimi Eurobond’a ilgiyi artırır
Eurobond piyasası, Amerika’dan gelen haberler ve Japon Yeni’yle ilgili gelişmelere paralel olarak hareket etmeye devam ediyor. FED’in geçen ay faiz oranlarını değiştirmemesine ve aynı zamanda muhtemel faiz indirimlerine kapı aralamasına, gelişmekte olan piyasa tahvil spreadleri, olumlu tepki verdi ve hafif daraldı. 2030 vadeli gösterge kağıt 154-155 dolar bandında hareketini sürdürdü.

Gelişmekte olan piyasa tahvilleri için ABD’nin faiz oranlarının gevşemesi, iki açıdan faydalı. Birincisi, daha gevşek faiz oranları ABD’nin büyümesini tetikleyecek ve gelişmekte olan piyasalardan bu ülkeye gelecek ithal ürün ve servisleri destekleyecek. İkinci olarak, gelişmekte olan ülkelerin varlıklarını, daha yüksek getiri arayan yatırımcılar için daha çekici hale getirecek.

Altın

Altında hedef 690 dolar
Altın piyasası mart ayında da dalgalı seyrini devam ettirdi. Şubat ayı sonlarına doğru Yen’in değer kazanması ve doların değer kaybetmesiyle 690 dolar seviyelerine kadar yükselen ons başına altın fiyatı, mart ayında ise doların değer kazanmaya başlamasıyla birlikte 640 dolar seviyelerine kadar gevşedi. Ardından gelen alımlarla 660 dolar seviyeleri tekrar test edildi.

hed
Altın fiyatlarında genel olarak yukarı hareketin devam edeceği beklentisi var. Bunun temelinde ise iki faktör öne çıkıyor. Bunlardan ilki, dünya genelindeki savaş ve politik gerginlikler. İkincisi, dolardaki düşüş trendi. Goldaş Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Binatlı, bu gelişmeler ışığında altın fiyatının 690 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini belirtiyor. Binatlı, bunun yanında likidite sıkışıklığı olduğunu da sözlerine ekliyor.

 

Döviz
Türbülans olur, trend etkilenmez

Yurtdışı piyasalarda iyimserlik devam edecek gibi görünüyor. Ancak özellikle son 4 yıla bakıldığında nisan-mayıs aylarında türbülanslar yaşandı. 2006’da yaşanan türbülanstan Türkiye, gelişen piyasalara göre çok daha fazla etkilendi. 2007’de türbülansın biraz erken geldiğini, mart ayında yaşandığını söyleyen Anadolubank Döviz Masası Yetkilisi Can Tanyer, bunun etkisinin daha hafif olduğunu kaydediyor. Nisan ve mayıs ayında mart ayı başındakine benzer türbülansların olabileceğine, hatta bu yönde piyasa beklentisi olduğuna dikkat çeken Tanyer, sözlerine şöyle devam ediyor:

 

“Ancak bu türbülanslar, piyasanın genel trendini bozmayacaktır. Çünkü FED’in açıklamaları sonrasında, global likidite fazlalığı devam edecek. Yine Japon Yeni konusunda kısa vadede bir olumsuzluk beklentisi yok.”

Bu türbülanslarda dolar kurunun 1,38’in altına inmesini beklemeyen Tanyer, yukarı hareketlerde ise 1,44 seviyelerinin direnç olacağını sözlerine ekliyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz