"2010’da Rekabet"

Türkiye’de ileriye dönük tahmin yapmak oldukça zor.  Ekonomik krizler, stratejileri ve planları boşa çıkarıyor. Ancak, sektördeki genel trendler koşullara rağmen değişmiyor. Yarınlara yön...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
2010’da Rekabet
Türkiye’de ileriye dönük tahmin yapmak oldukça zor.  Ekonomik krizler, stratejileri ve planları boşa çıkarıyor. Ancak, sektördeki genel trendler koşullara rağmen değişmiyor. Yarınlara yönelik tahminler, şirketler için, önemli. Capital, perakendeden gıdaya, otomotivden çimentoya sektörlerin 2005-2010 tahminlerini aldı. Geleceğe dönük öngörülerini derledi.    
 
İstikrarlı büyüyen ekonomilerde geleceği görmek, tahminler yapmak, projeksiyonlar hazırlamak hiç kuşkusuz daha kolay. Türkiye gibi, ortalama 4 yılda bir ekonomik kriz yaşayan ülkelerde ise bu hesaplamaları yapmak, ileriye sağlıklı bakmak çok zor. Ekonominin omurgasını oluşturan reel sektörlerde geleceğe ilişkin projeksiyonlar ve tahminler hayati önem taşıyor. Çünkü, rekabet ve yatırım stratejilerinin oluşturulmasının temelinde geleceği görmek yatıyor. Sanayiciler bu rakamlardan hareket ederek, şirketlerinin yarınını şekillendiriyorlar.  
 
2001’de yaşanan ekonomik kriz, sektörlerin önünü görmesini zorlaştırdı. Amerika ve Irak arasında yaşanan gerginliklerin savaşa dönüşmesi de geleceği belirginsizleştirdi. Bütün olumsuz etkenlere karşın, sektörler 2005 ve 2010 yıllarına ilişkin projeksiyonlarını yaptılar. Ancak, aşağıda okuyacağınız gelecek senaryolarının ve tahminlerin istikrarlı bir ekonomik büyüme varsayımına dayandığını hatırlatmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yaşanacak yeni bir ekonomik sorun bu tahminlerin yeniden revize edilmesini zorunlu kılacak.  
 
Perakendenin payı yükselecek  
 
Perakendecilik sektöründen, gıda perakendeciliğinin 2002’de 19 milyar dolar civarında bir pay aldığı sanılıyor. Gima Genel Müdürü Dengiz Pınar, 2005’te Avrupa Birliği konusunda yaşanacak gelişmeler ile gıda perakendeciliğinin boyutunun 23 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyor. Bu, sektörün, ancak 2000 yılı rakamlarını yakalayabileceği anlamına geliyor.  
 
Dengiz Pınar, 2010 yılına kadar kişi başına düşen gelirde yaşanacak artışla birlikte gıda perakendeciliğinin, GSMH’dan yüzde 14 pay alarak 32 milyar dolara yükseleceğini düşünüyor.  
 
Ona göre, gelecek 10 yılda sektörü birkaç zincir market temsil eder hale gelecek. Dengiz Pınar, “CRM, B2B yazılımlarının bir adım ötesinde tüm sistem üzerinde anında sonuçları ileten, içinde değişik ve dinamik fiyatlama modelleri, müşterinin tüketim eğilimini veren akıllı yazılımları, tedarik zinciri optimizasyonu gibi, iddialı yazılımları barındıran teknolojik yeniliklerin hayata geçmesini bekliyoruz” diyor.  
 
Sektörde “üretici marketler zinciri” modelinin de önümüzdeki dönemde gündeme gelmesi bekleniyor. Bu model, üreticilerin zincir marketlerde standart dizayn edilmiş alanları kiralayarak stoktan fiyata, fiyattan promosyona tüm faaliyetlerini kendisinin gerçekleştirmesine dayanıyor. Ayrıca, perakendecinin sunduğu lojistik destek ve alan karşılığında belli bir komisyon kazancı elde etmesi de modelin esasını oluşturuyor. Dengiz Pınar, semt pazarı kültürünün yerini bu sisteme bırakacağını düşünüyor.  
 
Gıdada tahminler olumlu  
 
Beyaz et sektöründe gelecekte ihracatın önemini artıracağı düşünülüyor. Beyaz Et Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akman, sektörün üretiminin 2005’te 1 milyon, 2010’da ise 1 milyon 650 bin tona ulaşacağını söylüyor. Ona göre, 2005’te sektörün ihracatı 40 bin tona ulaşacak. Bu rakam, 2010’a kadar da 100 bin tona yükselecek.  
 
Projeksiyona göre, kişi başına düşen tüketim miktarı 7 yıl içinde 20 kilograma yükselecek. Kemal Akman, “Beyaz ete yönelik talep her yıl düzenli olarak artıyor. Bu nedenle beyaz etin önemi artacak ve gelişmesini sürdürecek” diye konuşuyor.  
 
Gıdanın bir başka kategorisi makarnada net satış fiyatları üzerinden değerlendirme yapılıyor. Buna göre 2002'de 110 milyon dolarlık bir pazar olduğu düşünülüyor. Bu rakamın 2005'de 140 milyon, 2010'da ise 240 milyon dolara ulaşacağı hesaplanıyor.  
 
Turizm geliri artacak  
 
Dünya Turizm Örgütü’nün “Tourism 2020 Vision” adlı araştırmasına göre, 2000-2010 arasında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı,  yüzde 5.5 oranında artarak 17 milyona yükselecek. Oysa, Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı 2002 itibariyle 13 milyon 247 bin kişiye ulaşmış durumda.  
 
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy’a göre, Irak savaşı ile ilgili bugünkü durum ortaya çıkmasaydı, 2003’te yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 15 artarak 15 milyonu aşacaktı. Turizm gelirinin ise 10 milyar dolar olması öngörülüyordu.  
 
Başaran Ulusoy, turizm hareketlerinde yüzde 8 oranındaki büyüme trendinin 2010 yılına kadar süreceği varsayımından hareketle, 2010’da turist sayısının 24 milyona ulaşacağını düşünüyor. Ona göre, aynı dönemde turizm gelirleri ise 20 milyar doları bulacak.  
 
Türkiye turizm potansiyeli bakımından çeşitlilik gösteriyor. Kültür, macera, eko, kruvaziyer turizmi bakımından iyi bir potansiyele sahip. Ayrıca, yat, termal ve kongre turizmi bakımından da gelişmeye oldukça açık. Önümüzdeki dönemde alternatif turizm kategorilerinde Türkiye’nin daha iyi bir konuma yükseltilmesi planlanıyor.  
 
3 sektörün geleceği  
 
Türkiye, dünya demir-çelik pazarında önemli bir oyuncu olarak görülüyor. Sektör, iç ve dış piyasalarda oldukça güçlü durumda bulunuyor. Demir Çelik Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, sektöre ilişkin projeksiyonların olumlu olduğuna dikkat çekiyor. Bu projeksiyonlara göre, sektör 2005’te 19 milyon ton üretim yapacak. Aynı yıl, 2.5 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirilecek. 2010’da  üretim 26 milyon tona yükselecek. İhracat ise 3 milyar 250 milyon dolar düzeyine çıkacak.  
 
Döküm sektöründe 2005 yılına ilişkin tahminlerde üretimin 960 bin ton olacağı öngörülüyor. İhracatın ise 600 bin ton civarında gerçekleşeceği düşünülüyor. 2010 yılında üretim 1 milyon ton olacak. İhracat ise 700 bin tona yükselecek.  
 
Seramik sektöründe projeksiyonlar iki ayrı kategori için yapılıyor. Seramik kaplama malzemelerinde 2005 yılı üretiminin 300 milyon metrekare civarında olması bekleniyor. Bu rakamın 105 milyon metrekaresinin ihraç edilmesi planlanıyor. Seramik sağlık gereçlerinde ise 17 milyon 250 bin adet olacak üretimin, 9 milyon adetinin ihraç edileceği düşünülüyor.  
 
Kağıtta yatırımlar artacak  
 
Türkiye’nin önemli sektörlerinden kağıt kartonda da yarına ilişkin planlar ekonominin büyüyeceği üzerine kuruluyor. Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Sükan, sektörün üretiminin 2005’de 2 milyon, 2010’da ise 3 milyon tona ulaşacağını düşünüyor. İhracatta da büyüme bekleniyor.  
 
2005’de kağıt karton ihracatının 300 bin, 2010’da ise 600 bin tona yükselmesi öngörülüyor. Erdal Sükan, önümüzdeki dönemde sektörde yabancı firma ortaklıklarının ve yeni yatırımların artacağını düşünüyor.  
 
Sektörün alt kategorisi oluklu mukavva sektöründe de geleceğe olumlu bakılıyor. Olmuksa Genel Müdürü Akın Paksoy, olağandışı gelişmeler olmadığı takdirde 2005’te oluklu mukavva satışlarının 850 bin tonu, 2010’da ise 1 milyon 50 bin tonu yakalayacağını düşünüyor.  
 
Finansta geleceğe bakış  
 
Finans sektöründe gelecek tahminlerinin oldukça olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, diğer sektörlerde olduğu gibi, bu tahminler yeni bir kriz olmaması temeline dayanıyor.  
 
Finansın leasing ayağında ortalama olarak yılda yüzde 35 ciro artışı yaşanıyor. Ancak, her 4 yılda bir yaşanan ekonomik krizler sektörün yüzde 50 küçülmesine yol açıyor.  
 
Leasing sektörünün işlem hacmi 2002’de 1.3 milyar dolar oldu. Koçlease Genel Müdürü Hamit Aydoğan, yeni bir kriz yaşanmaması halinde 2005’te sektör cirosunun 2.3-2.5 milyar dolar civarında seyredeceğini düşünüyor. Hamit Aydoğan, “Önümüzdeki 10 yılda işlem hacmi ve operasyonel açıdan önemli değişiklikler olacak. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, işlem hacminin yüzde 60’ı operasyonel kiralamadan gelecek. Ayrıca, leasing şirketleri uzmanlaşmaya gidecek ve sektörde 15 şirketin daha etkili olacağını öngörüyorum” diyerek tahminlerini anlatıyor.  
 
2002’de toplam cirosu bir önceki yıla göre yüzde 22 büyüyen faktoringin işlem hacmi 4.4 milyar dolara ulaştı. Yapı Kredi Faktoring Genel Müdürü Rengin Ekmekçioğlu, 5-10 yıl sonrası için tahmin yapmanın zorluğuna dikkat çekiyor. Ona göre, sektörün gelişimi doğrudan reel ekonominin büyümesine bağlı. Yani, ekonomi büyürse faktoring de büyüyecek.  
 
İstikrarsızlık ve ekonomik sorunlar devam ederse bu sektörü kötü etkileyecek. Rengin Ekmekçioğlu, 2010 yılı tahmini yapmıyor. Ancak, ona göre 2005’te 40 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşılabilir.  
 
“CİRO 11.5 MİLYAR DOLAR OLACAK”  
 
Volkan Eren/Toyotasa  
 
PAZAR NASIL ŞEKİLLENECEK?
 
 
2005’de otomobil pazarının 9.5 milyar dolar ciroya ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bu cironun 7.5 milyar doları ihracattan gelecek. İhraç edilen araç adeti ise 550 bin olacak. Üretim adetinin 700 bin civarında olacağını öngörüyoruz. İç pazardaki satışların ise 300 bin dolayında olmasını bekliyoruz. 2010’da ise pazarın cirosunun 11.5 milyar dolara yükseleceğini düşünüyoruz. Bu miktarın 8.8 milyar doları ihracattan gelecek. Üretimin 850 bin adet olması beklenebilir. Pazarda 400 bin adet otomobilin iç piyasada, 650 binin ise dış pazarlara satılacağını öngörüyoruz.  
 
DİNAMİKLER FARKLILAŞACAK  
 
Önümüzdeki 10 yılda sektörün dinamikleri farklılaşacak diye düşünüyorum. Örneğin, sanal ortamda otomobil alım satımı doğal bir oluşum olarak hayatımıza girecek. Konsept showroom’lar artacak. Otomobil alım satımını amaçlayan satış noktaları olmaktan çıkıp görsel açıdan ve firmaların teknolojik üstünlüklerini ortaya koyan farklı dizanylar, showroom’lar hayatımıza girecek.  
 
REKABET BİRLEŞMELERİ GETİRECEK  
 
Otomobillerin motor teknolojisinde değişimler gözlenirken çevreci motorlar (hybrid motor) dünyanın doğal ortamının bozulmasıyla birlikte daha da önemli hale gelecek. Üretici firmalar çevreci motorları üretmek üzere yatırımlarını artıracaklar. Üretici firmalar arasında rekabet ortamının daha da artmasıyla birlikte çeşitli birleşmeler olacak ve firma sayısı 6-7 firma ile sınırlanacak.  
 
Sürüş anında kendi kendini kontrol eden arabalar üretilecek ve özellikle sürücünün aracı kontrol oranı azaltılarak kazaların minimize edilmesi sağlanmaya çalışılacak. Müşteri isteklerine göre özel üretilen (tailor-made) araçlar artacak. Otomobil üretiminde yine güvenlik unsurlarının gelişmesi ve artması daha da önemli bir hale gelecek.  
 
“2010’DA İHRACAT 50 MİLYON LİTRE OLACAK”  
 
Muhtar Kent/Efes Pilsen İçecek Grubu Başkanı  
 
PAZAR İSTİKRARLI BÜYÜYECEK
 
 
Bira pazarının 2005 yılındaki tahmini net cirosu 410-420 milyon dolar seviyesinde olacak. Toplam üretiminin 900 milyon litre civarında olacağını tahmin ediyoruz. 2005 yılında sektörün ihracatının ise 40 milyon litre seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.  
 
Sektörün 2010 yılındaki tahmini net cirosunun 510-520 milyon dolar seviyesine yükseleceğini düşünüyoruz. Toplam üretiminin ise 1.1 milyar litrenin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. 2010 yılında sektörün ihracatı ise 50 milyon litre seviyesine ulaşacak.  
 
YABANCI MARKALAR ARTACAK  
 
Dünya bira endüstrisi özellikle 1995 yılından bu yana çok hızlı bir konsolidasyon süreci geçiriyor. Bunun sonucu olarak dünya bira endüstrisindeki büyük oyuncuların, dünyadaki toplam bira tüketiminden aldığı pay artıyor. Ancak, son yıllarda söz konusu konsolidasyon sürecinin yavaşladığı görülüyor.  
 
Öte yandan bira yapısı gereği, büyük ölçüde yerel tatlara hitap eden bir ürün. Dolayısıyla, 2001 yılı itibariyle dünyadaki en büyük beş bira üreticisi, dünyadaki toplam bira tüketiminin sadece yüzde 34’ünü karşılıyor. Önümüzdeki dönemlerde de bu oranın yüzde 50 seviyesini aşması bekleniyor. Bu noktadan hareketle Türkiye bira pazarında da, tüketicilerin yıllardır beğeni ile tükettiği ürünlerin önümüzdeki yıllarda da pazardaki ağırlıklarını sürdüreceklerini söylemek mümkün. Türkiye, bira pazarında görülecek yabancı bira markalarının da gerek AB ile entegrasyon süreci gerek ise uluslararası ticarette Türkiye’nin payının yükselmesi ile birlikte artmasını beklemek yanlış olmayacak.  
 
PAZAR DAHA FAZLA BÜYÜYEBİLİR  
 
Türkiye’nin yaşadığı ekonomik süreçlerin etkisini de vurgulamak gerekiyor. Özellikle 2001 yılında oldukça büyük ölçekli bir ekonomik daralma yaşanmasına karşın Türkiye çok ciddi bir gelişme potansiyeline sahip. Önümüzdeki yıllarda bu potansiyelin harekete geçmesine ve turizmin gelişmesine bağlı olarak bira sektöründe gerek hacim gerek ise değer bakımından bugün yapılan tahminlerin de ötesinde bir büyüme gerçekleşmesi beklenebilir.  
 
“ÇİMENTO İNTERNETTEN SATILABİLİR”  
 
Adnan İğnebekçili/TÇMB
 
 
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Başkanı Adnan İğnebekçili’nin çimento pazarının ilişkin gelecek tahminleri şöyle:  
 
İHRACAT DEVAM EDECEK  
 
Çimento pazarının, 2005’te yeni bir kriz olmaması halinde yüzde 8-10 oranındaki yıllık büyüme ile iç talepte 34.1 milyon tonluk satışı yakalamasını bekliyoruz. İç piyasadaki büyümeyle ihracatın birden bire düşmeyeceğini düşünüyoruz.  
 
Mevcut fazla kapasite sorunu ihracatın 2005’te de 8-10 milyon ton mertebesinde sürdürülmesini mecbur kılıyor. İç piyasadaki yoğun rekabet önümüzdeki dönemde de fiyatların düşük seyretmesine neden olabilir. Dolayısıyla, 2005’te toplam cironun azami 1 milyon 650 bin dolarla sınırlı kalacağını tahmin ediyoruz.  
 
CİRO 2.3 MİLYAR DOLAR  
 
2010’da iç talep 40-42 milyon ton seviyelerine yükselebilir. İhracatın ise 5-6 milyon tona düşerek ülke genelinde arz talep dengesinin büyük ölçüde sağlanması mümkün olabilir.  
 
Ancak, bu kapasite artışı yönünde yeni yatırımların yapılmamasıyla gerçekleşebilir. İç talebin toparlanması fiyatların giderek normal haline dönmesini beraberinde getirir. Tüm bu olumlu varsayımların gerçekleşmesi ile toplam cironun 2.300 milyon dolara ulaşması beklenebilir.  
 
ÇEVRE BELİRLEYİCİ OLACAK  
 
Önümüzdeki on yıl içinde çevre konusunda getirilecek yoğun sınırlamalarla karşılaşacağız. Sektör daha az klinker üretimi, daha fazla katkı kullanarak enerji tüketimini azaltıcı, karbondioksit üretimini düşürücü tedbirler almaya zorlanacak. Kısıtlamalar, düşük kapasiteli ve yerleşim bölgelerine yakın klinker tesislerinin kapanmasına neden olabilir. Üretim çevreye zarar vermeyen bölgelerde kurulu büyük tesislere kayabilir. Eski fabrikaların çimento öğütme tesislerine dönüştürülmesi mecburiyetiyle sektör karşı karşıya kalabilir. E-satış uygulaması ile çimento satışlarının internet ortamından yapılması yakın geleceğin önemli projelerinden biri olacak.  
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz