"Herkes Liderlik Peşinde!"

Enerji talebi dünya genelinde artıyor. Türkiye’de bir enerji krizinin yaşanmaması için sektöre 2020 yılına kadar 130 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.  İşte bu durumun farkında olan...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Herkes Liderlik Peşinde!

Enerji talebi dünya genelinde artıyor. Türkiye’de bir enerji krizinin yaşanmaması için sektöre 2020 yılına kadar 130 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.  İşte bu durumun farkında olan büyük oyuncular, bazı alanlardan çıkış kararı alarak enerjiyi stratejik sektörleri haline getiriyor. Hatta bugünlerde gruplar arasında enerjide kapasite yarışı yaşanıyor. Sabancı, Koç, Zorlu, Enka, Akkök gibi devlerin hedefi 5 yıl içinde kapasitelerini katlayarak pastadan en büyük payı almak. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin enerji ihtiyacını ortaya koymayı amaçlayan önemli bir çalışma yaptı. Bu kapsamda gerçekleştirilen projeksiyon, Türkiye’de 2020 yılına kadar, yani önümüzdeki 12 yılda yaklaşık 55 gigawatt ek yeni yatırım yapılması gerektiği vurgulandı. Türkiye’deki kurulu gücün 40 gibiwatt olduğu dikkate alınırsa, yeni yatırımın büyüklüğü daha iyi ortaya çıkıyor.

Deloitte Türkiye’nin yaptığı bir başka araştırma ise bu yatırımın maliyetine dikkat çekiyor. Araştırmaya göre, Türkiye, 2020 yılına kadar enerji yatırımlarına toplam 130 milyar dolar ayırmak zorunda… Enerji krizi yaşanmaması için gerekli olan bu yatırım, Türkiye’deki büyük, orta ve küçük ölçekli şirketlerin yanı sıra, yabancıları da çekiyor. Çok sayıda grup, bu potansiyelden pay kapmak için sektörde pozisyonunu güçlendiriyor, yeni yatırım alıyor, lisans sayısını artırmanın peşinde koşuyor.

Yeni dönemde Türkiye’de hedef enerjide 25 bin megawatt’lık bir özel sektör yaratmak… Şimdi Türkiye’nin önde gelen grupları bu büyüklükten payını almak, sektörde ilk sıralarda yer almak için hazırlıklarını yürütüyorlar. Bazı gruplar odaklarını bu sektöre yönlendirirken, bir bölümü yabancı ortak arıyor, bazıları da yerel ortaklıklarla yoluna devam ediyor.

Bir yabancı danışman, Türkiye’de enerji sektöründeki rekabeti şöyle değerlendiriyor: “Sektörde üç segmentte şirket oluşacak. Birinci sırada liderliğe oynayanlar olacak. Onları, orta ligdekiler izleyecek. Bir de çok küçükler, bölgesel güç sağlayıcılar yer alacak.’

Holdinglerin Yeni Çıkış Noktası
İşte bu durumun farkında olan büyük oyuncular, bazı alanlardan çıkıp,enerjiyi stratejik sektörleri haline getiriyor. Verbund, Cez, RWE, Iberdrola, E.ON gibi sektörün uluslararası oyuncuları da neredeyse enerjini her alanında Türkiye’ye ilgi gösteriyor.

Yerli ve yabancıların odağında, üretim ve dağıtım özelleştirmelerinin yanında, elektrik üretimi de yer alıyor. Ancak, ilgi büyük ölçüde elektriğe yoğunlaşmış durumda. Bunun arkasında ise artan sanayi üretimi yer alıyor. Dünyada 2007 yılı itibariyle, tüketilen birincil enerji kaynaklarının üçte biri elektrik üretiminde kullanıldı. 2030’da bu oranın yüzde 40’ı aşması bekleniyor.

Türkiye’nin elektrik tüketimi halen yılda yüzde 8,5 oranında artıyor. Bu nedenle elektrik üretimi alanına yatırım yapmayı planlayan çok sayıda grup var. Uzmanlar, elektrik üretiminde hidroelektrik, jeotermal ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynakların önem kazanacağını, doğalgazın da cazibesini koruyacağına dikkat çekiyor.

Peki sektörün bu kadar oyuncuyu, yatırımcıyı kaldırması mümkün olacak mı? İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Satman, bu soruya, “Hayır” yanıtını veriyor ve ekliyor:

“Sadece rüzgar sektörü için 88 bin megawatt’lık lisans başvurusu yapıldı. Doğal olarak tüm başvuranlar lisans alamayacak. Sektör, kendi içinde elemesini yapmak zorunda.”

Ancak, sektörün özellikle büyük oynayanlara vaadi büyük... Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Enerji uzmanı Prof. Dr. Vural Altın da bu noktaya değiniyor. Sektöre yapılacak yatırımların holding ve gruplara iyi bir çıkış sağlayacağını belirtiyor. Prof. Dr. Altın, “Hatta çıkıştan öte, bu sektörde iyi yönetilen yatırımlar, dünya ölçeğine tırmanan merdivenin basamaklarını oluşturabilir” diyor.

Enka’nın Hedefi 1,7 Milyar Dolar 
Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinden Enka, 1998 yılından bu yana enerji işletmecisi kimliğiyle ön plana çıkıyor. Şirketin doğal gaz kombine çevrim santrallerinin toplam 3 bin 830 megawatt’lık kurulu gücü ve 32 milyar kilowatt saat’lik (kwh) üretim kapasitesi var. Bu oran Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor.

hed

Sahip olduğu bu kapasiteyle enerji sektörünün en güçlülerinden olan Enka, bu güçle yetinmek niyetinde değil. Kapasitesini hızla artırmayı planlıyor. Enka Enerji Grubu Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sinan Soydan, kapasitede yaşanacak artışla ilgili şöyle konuşuyor:

“800 megawatt’lık ithal kömür santrali yapmayı planlıyoruz. Lisansı alınan santrallerle yıllık ortalama 5,6 milyar kilowatt saat üretim kapasitesi daha devreye alınacak. Ayrıca 5 yıl içinde ithal kömür santralini tamamlamayı ve 1,7 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyoruz.”

Gama’nın Bütçesi 4 Milyar Dolar
Gama da Enka gibi Türkiye’nin en büyük inşaatçılarından biri olup enerjiye yoğunlaşan gruplardan. Gama’nın iştirakleri olan enerji üretim tesislerinin toplam kapasitesi 1.703 megawatt. Grup yeni yatırımlarını hızla sürdürüyor.

Şu sıralar 365 megawatt gücünde 13 adet hidroelektrik ve 490 megawatt gücünde 9 adet rüzgar santrali projesi olmak üzere toplam 855 megawatt’lık yenilenebilir enerji projesi geliştiriyor. Söz konusu 855 megawatt’lık kapasiteye ilave olarak şirketin, ithal kömüre dayanan 2 adet 600 megawatt’lık ve doğal gaz yakıtlı 400 megawatt’lık bir elektrik santrali için lisans başvuruları var.

Gama’nın kapasitedeki hedefi ise yüksek. Gama Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ergil Ersu, “Önümüzdeki 5 yılda toplam 3-4 milyar dolarlık maliyetle 3 bin megawatt’lık yatırım planlıyoruz” diye konuşuyor.

Eren’in Hedefi 2.500 Megawatt
Eren Holding’in enerjide ilgilendiği alanlar, elektrik, kömür ve doğal gaz. Yatırımlarını da bu alanda gerçekleştiriyor. Holdingin elektrik enerjisi alanında Çorlu’da toplam 100 megawatt’lık kapasitesi bulunuyor. Grup, Zonguldak’ta toplam 1.360 megawatt kapasiteli kömür santrali yapıyor. Üç üniteden oluşan santralin ilk ünitesi 2009 yılında devreye girecek.

Eren Holding Yatırım Koordinatörü Sencer Aras, bugüne kadar enerji sektörüne 450 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını söylüyor. Bundan sonra da yatırımlarını sürdüreceklerini belirten Aras, planlarını şöyle paylaşıyor:

“Zonguldak’ta yapacağımız yatırım sonucunda elektrikteki üretim kapasitemiz 1.450 megawatt olacak. Önümüzdeki 5 yıl içinde enerjiye 3 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Toplam kapasiteyi de 2 bin 500 megawatt’a çıkarmayı hedefliyoruz.”

Akkök, ‘Yenilenebilir’  Peşinde
Akkök Holding bünyesinde yer alan Akenerji, özellikle hidroelektrik ve rüzgar gibi yenilenebilir yatırımlara yönelmiş durumda. Akenerji’nin halihazırda kurulu gücü 496 megawatt. Ayrıca şirket toplamda 390 megawatt kapasiteye sahip 9 adet hidroelektrik enerjisi santrali ve 1 adet rüzgar enerjisi santrali yatırımını başlatmış durumda…

Akenerji Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman, toplamda 850 milyon dolarlık bu yatırımın 2009’dan itibaren faaliyete geçeceğini söylüyor. Akenerji, elektrik üretimi yatırımlarının yanı sıra, elektrik dağıtım ihaleleriyle de ilgileniyor. Ümit Danışman, “Sakarya Elektrik Dağıtım İhalesi’ni kazandık. İstanbul Asya Yakası Dağıtım Bölgesi’nin özelleştirilmesi için yapılacak ihalede ön yeterlilik almış durumdayız” diyor. Danışman, Akenerji’nin 5 yıl içinde 3 bin megawatt kapasiteye ulaşmayı hedeflediğine dikkat çekiyor.

Zorlu’dan Dev Yatırımlar
Zorlu Holding bünyesindeki Zorlu Enerji Grubu’nun şu anda doğal gazdan elektik üreten 7 santrali bulunuyor. Toplamda 420 megawatt’lık kurulu güce sahip olan bu santraller, Zorlu Grubu’nun  şirketlerine ve Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarına elektrik ve buhar sağlıyor.

Enerjinin her türüyle ilgilenerek sektördeki iddiasını giderek artıran Zorlu Grubu, kısa bir süre önce de ADÜAŞ’ın, toplam 140 megawatt kurulu güce sahip 7 hidroelektrik, 1 jeotermal ve 1 gaz türbininin özelleştirilme ihalesini 510 milyon dolarlık teklifle kazanmıştı.

Devam eden ve başlayacak olan yatırımlarla ciddi bir kapasiteye sahip olacaklarını belirten Zorlu Enerji Grubu Başkanı Murat Sungur, hedeflenen kapasiteyle ilgili şöyle konuşuyor:

“4 bin 200 megawatt’lık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Toplam yatırım tutarı da 4 milyar dolar olarak öngörülüyor.”

Doğan, Ortaklarıyla Büyüyecek
Enerjinin petrol dağıtım, arama, üretim ve rafineri alanında faaliyet gösteren Doğan Holding, son birkaç yıldır elektrik enerjisiyle de ilgileniyor. Bu alanda üretim, dağıtım ve toptan satış yapmayı planlıyor. Holdingin lisansı alınmış 2 hidroelektrik santral projesi var.

Doğan Holding Strateji Grup Başkanı Yahya Üzdiyen, bu projelerden 510 megawatt’lık kurulu güce sahip olacak santralin 2012 yılı sonunda faaliyete geçeceğini belirtiyor. Üzdiyen, “Santralin yıllık 1,5 milyar kilowatt saat elektrik üretmesini bekliyoruz. Projenin yatırım tutarı da 1 milyar dolar olacak” diye ekliyor.

Yaklaşık 200 milyon dolara mal olacağı tahmin edilen ve 2012 yılında faaliyete geçmesi beklenen diğer santral de 120 megawatt kurulu gücünde olacak. Doğan Holding’in gelecek 5 yıldaki hedefi 3 bin megawatt’ın üzerinde bir güce erişmek Yahya Üzdiyen, elektrik sektöründe ortaklarıyla birlikte asgari yüzde 5 pazar payına ulaşmayı istediklerini söylüyor.

Ic Pazarın Yüzde 5’ini Hedefliyor
IC Holding, 1998 yılından bu yana enerji sektörüne yatırım yapıyor. Holding, IC İçtaş Enerji şirketi çatısı altında, 1998–2007 yılları arasında, 2 adet hidroelektrik, 1 adet dizel santralini devreye aldı. Bugün bünyesinde 18 adet hidroelektrik santrali lisansı bulunuyor.

2007 yılında Amerikalı global enerji şirketi AES ile ortaklık kuran IC Holding, sektördeki faaliyetlerine AES-IC İçtaş Enerji olarak devam ediyor. Holdingin şu an 2’si işletmede, 15’i ise yapım aşamasında olan toplam 380 megawatt’lık kurulu gücü var. Halihazırdaki projelere 1 milyar dolar yatırdıklarını belirten IC İçtaş Genel Müdürü İrfan Kafdağlı, “Önümüzdeki 5 yıl içinde 5,5 milyar dolarlık yatırım öngörüyoruz. Hedefimiz Türkiye üretiminin yüzde 5’ini sağlamak” diyor.

Limak, Nükleer Enerjiyle de İlgili
Limak Holding, hidroelektrik enerjinin yanında, kömür yakıtlı termik santraller, nükleer santraller, doğalgaz santralleri ve her türlü yenilebilir enerji yatırımlarıyla yakından ilgileniyor. Holding’in bünyesinde 8 adet hidroelektrik santrali lisansı bulunuyor. Ayrıca 3 proje için de lisans işlemleri sürüyor. Bu 11 projenin toplam kapasitesi 1.166 megawatt düzeyinde…

 Limak Enerji Genel Müdürü Taner Ercömert, bu gücün ortalama üretim kapasitesinin 3 bin 591 gigawatt saat (GWh) olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Proje adedini artıracağız. Önce 3 bin megawatt’lık bir güç ve en az 15 bin gigawatt saatlik yıllık üretim potansiyeline sahip olmak istiyoruz.”

Bugüne kadar mevcut projelerine yaklaşık 2,5 milyar dolar yatıran Limak Holding, gelecek 5 yıl içinde de 1,5-2 milyar dolar mertebesinde bir yatırım yapmayı planlıyor.

Hattat 5 Bin Megawatt’a Ulaşacak
Hattat Holding Enerji Grubu, kömür, metan, petrol, doğal gaz, elektrik üretim ve dağıtım kollarında çalışmalarını sürdürüyor. Holdingin şu anda herhangi bir kapasitesi yok. Ancak, yapılan yatırımlarla taş kömürüne bağlı olarak biri 1.100 megawatt, diğeri 135 megawatt, metan gazına bağlı olarak da 400-700 megawatt arasında elektrik santralleri kapasitesi olacak.

Şu ana kadar toplam 250 milyon Euro’luk proje yatırımı yaptıklarını belirten Hattat Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Hattat, “Planlanan 3,1 milyar Euro’luk yatırımımızın yanı sıra hedef olarak belirlenen 5 bin megawatt’lık kapasite için çalışmalarımız sürecek” diyor.

Borusan’ın İlk 2’de Olacak
Stratejik büyüme planı doğrultusunda 2010 yılına kadar yeni bir sektöre girme kararı alan Borusan Holding, 7-8 sektöre yönelik yaptığı araştırma sonunda enerjide karar kıldı. Bu kapsamda, Alphan Manas’ın kurduğu Maya Enerji’nin yüzde 70’ini satın alarak sektöre giriş yaptı. Borusan’ın bu şirketle enerjideki mevcut kapasitesi 730 megawatt. Borusan Holding CEO’su Agah Uğur ,“300-350 megawatt için de görüşmelerimiz var. 2-3 ay içinde sektörde 1.000 ila 1.100 megawatt’lık bir portföy oluşturacağız” diyor. Özellikle yenilenebilir enerjiye odaklanan Borusan Holding, bu yılın son çeyreğinden itibaren yatırımlara başlıyor. 5 yıl içinde de toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım planlıyor.

Selahattin Hakman/Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı

“7 Yılda Kapasiteyi 5 Bin Megawatt’a Çıkaracağız”

6,5 Milyar Dolarlık Yatırım
 Sabancı Holding enerji sektöründe pazar liderlerinden biri olmak için stratejik olarak elektrik enerjisine yönelmiş durumda. Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Selahattin Hakman, ortakları Verbund ile birlikte 2015 yılında en az yüzde 10’luk pazar payına ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor. Bunun için de 2015 yılına kadar 6,5 milyar dolar yatırım yaparak 5 bin megawatt’lık kurulu güce ulaşacaklarını belirtiyor. Bu rakama grubun özelleştirmeler için ayıracağı bütçe de eklenince tutar 10 milyar doları aşıyor.

Kurulu Kapasitesi 455 Megawatt
 Sabancı Holding’in enerjiye olan ilgisi yeni değil. Holdingin enerji şirketi Enerjisa’nın halihazırda 455 megawatt’lık kurulu gücü var. Bu kapasitenin 370 megawatt’ı Kocaeli, Adana, Çanakkale ve Mersin’de faaliyet gösteren doğalgaz kombine çevrim santrallerine, 85 megawatt’ı Antalya, Mersin ve Kahramanmaraş’taki hidroelektrik santrallerine ait. Enerjisa, 2006 yılından itibaren de enerjinin pek çok alanında lisans topluyor.

Öncelikli Hedef Yerli Kaynaklar
 Şirket, öncelikli olarak yerli kaynaklara yönelerek toplam bin megawatt’lık hidroelektrik santralleri, 450 megawatt’lık yerli linyite dayalı Tufanbeyli Termik Santrali, 920 megawatt’lık Bandırma Doğal Gaz Santrali’nin lisanslarını aldı. Ayrıca, üretim portföyünün stratejik avantaj yaratacak şekilde çeşitlendirilmesi amacıyla 155 megawatt’lık rüzgar santralleri başvurusu gerçekleştirdi.

Nükleer Enerjiyle de İlgileniyor
 Enerjisa’nın elektrikte, faaliyette olan santrallerinin dışında toplam 13 üretim lisansı da bulunuyor. Sabancı Holding Enerji Grubu ayrıca nükleer enerji yatırımıyla da yakından ilgileniyor ve üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Enerjisa enerjide sadece üretim değil dağıtımda da var. Şirket son olarak geçtiğimiz Temmuz ayında Verbund ile birlikte katıldığı Başkent Elektrik Dağıtım AŞ’nin özelleştirmesini 1 milyar 225 milyon dolarla kazandı.

Sibel Çetinkaya/Deloıtte Türkiye Danışmanlık Ortağı

“Hemen Harekete Geçen Yüksek Getiri Elde Edecek”

Kimler Kâr Edemeyecek?
Gerçekleştirilen projelerden bir kısmının yeterli ölçüde fizibilitelerinin yapılmaması, oyunculardan bazılarının sektör tecrübelerinin olmaması yüzünden, bilinçsiz yatırımcılar beklenen kârları yapamayacak.

Harekete Geçen Kazanacak
 Sektörde yeterli tecrübeye sahip ortakları ülkemize getirmeyi başaran, yatırımlarını ileriye dönük doğru stratejilerle yapan büyük oyuncuların çok başarılı olacağını söylemek yanlış olmaz. Türkiye’de talep artışının yüksekliği ve kısa vadede yatırım ihtiyacının büyüklüğü dikkate alındığında, özellikle kısa sürede hayata geçebilecek yatırımlar için gelirler çok yüksek olacak.

Holdingler İçin Yeni Çıkış
Enerji sektörü holdingler ve gruplar için bir çıkış olabilir. Başta Sabancı ve Koç olmak üzere bunu çok önceden görebilen holdingler enerjiyi en önemli hedef sektörleri haline getiriyor. Bu kapsamda en iyi örneklerden biri Sabancı Holding. Sabancı-Verbund ortaklığı elektrik üretimi ve dağıtımında büyük yatırımlar planlıyor, bu planlarını hızla hayata geçiriyor.

Rekabet Birleşmeyi Getirebilir
 Sektörün cazibesinin yanında büyük oyuncu sayısı rekabet koşullarını zorlayıcı hale getirecek. Maliyet baskıları artacak. Bunun sonucunda da Avrupa’da liberalleşen elektrik piyasalarında yaşananlara benzer yatay ve dikey birleşmelerin Türkiye’de de yaşanması bekleniyor.

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu/ Dünya Hidrojen Enerji Konseyi Başkanı “Hidrojene Yatırım Yapan Krizi Fırsata Çevirir”

Yükselişteki Segmentler
 Petrol kaynakları hızla tükeniyor. Petrolün fiyatı da hızla yükseliyor. Bundan sonra santraller daha çok linyit kömürü, doğal gaz ya da hidrolik su enerjisine dayalı olarak yapılacak. Yenilenebilir enerjilerin önemi artıyor. Rüzgar enerjisi değerleniyor.

Dünya Rüzgara Yöneliyor

Avrupa, Amerika, Japonya ve Avustralya rüzgar enerjisine rağbet ediyor. Çünkü rüzgar bedava. Yalnız direklere ve rüzgardan elektrik üretim sistemlerine yatırım yapmak gerekiyor. Aynı şekilde güneş enerjisi de... Türkiye jeotermal enerji bakımından da zengin. Ülkenin her tarafında sıcak kaya enerjisi var. 

Türkiye İçin En İyi Çözüm
 Ama bugün holdingler en çok elektrik enerjisine yönelmiş durumda. Çünkü elektrik enerjisi Türkiye’nin enerji ihtiyacının 4’te 1’ini karşılıyor. İhaleler de bunlar üzerine yöneliyor. Ama Türkiye için en iyi çözüm hidrojen.  Hidrojen rüzgardan, güneşten, sudan ya da pancardan üretilebilir. Hidrojen kullanacak araç gereçler ,örneğin otobüsler hazır.

Hidrojen Santralleri Kurulmalı
Bu alanlarda ihaleler açılmalı, nükleer santraller için değil, hidrojen üretmek için santraller kurulmalı. Hidrojen üretilecek santralleri satın almak da mümkün. Hükümet yatırımı bu sahaya kaydırırsa Türk şirketleri de hidrojen teknolojilerini üretmeye başlar. Türkiye bu fırsattan istifade edip hidrojen enerjisi üzerine yatırım yaparsa enerji krizini fırsata çevirir.

Enerjiye Uzak Duran 5 Büyük Grup
Birçok dev oyuncu enerjiye akın ederken, bazı grup ve holdingler ise enerjiye uzak durmaya devam ediyor. Bu grupların başında Tekfen, Yaşar Holding, Kale Grubu ve Ülker geliyor.

Tekfen Holding
 Petrokimya tesisleri ve enerji santralleri inşaasında uzman gruplardan biri olan Tekfen, rakiplerinin aksine yatırımcı olarak enerji sektöründe yer almıyor. Grup, uzun vadede de sektörde yer almayı düşünmüyor.

Yaşar Holding
 Grubun enerjide kendi iç ihtiyacını karşılayacak küçük bir yatırımı bulunuyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde enerji sektörüne ilgi duymadıklarını belirten holding yetkilileri, gelecekte de enerjiyle ilgili herhangi bir planları olmadığını söylüyor.

Kale Grubu
 Kale Grubu’nun Kale Enerji adı altında doğal gaz ölçüm sistemleri ve doğal gaz basınç düşürme istasyonları alanında faaliyet gösteren bir şirketi var. Ancak Kale Grubu da enerjiye sıcak bakmıyor. Şirket yetkilileri, “Şirketin stratejik hedefleri arasında bu alana yatırım yapma fikri bulunmuyor” diyerek enerjiye bir süre daha mesafeli olacaklarını net şekilde ifade ediyor.

Ülker Grubu
 Son yıllarda farklı sektörlere giriş yapan ve agresif bir büyüme stratejisi izleyen Ülker de enerjiye uzak duruyor. Ülker Grubu yetkilileri, şimdilik bu alanda yatırımları olmadığını söylerken ilerleyen dönemlerde sektöre girmeyi düşünüp düşünmedikleri konusunda bir açıklama yapmıyorlar.

Eczacıbaşı Topluluğu
Önümüzdeki dönemde yeni sektörlere girmeye sıcak bakan Eczacıbaşı Topluluğu, enerji sektörüne girmeyi ise düşünmüyor. Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, neden enerjide olmadıklarını şöyle açıklıyor: “Çünkü enerji için piyasada yeteri kadar oyuncu var. Birçok kuruluş da enerjiye girmek üzere yatırım yapıyor. Bizim enerji konusunda bir bilgi birikimimiz yok. Onun için enerji alanında yatırım yapmayı en azından kısa dönemde planlamıyoruz.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz