Made in Turkey'den Made in World'e mi?

Yeni dönemde hangi şirketler, nasıl bir küreselleşme stratejisi izliyor?

1.05.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Made in Turkey'den Made in World'e mi?


ÜRETİM DE SATIŞ DA HER YERDE

Örneğin Hong Kong'un en eski tekstil üreticilerinden Li & Fung şirketinin sahibi Victor Fung, artık kuralın şu olduğunu söylüyor: 'Kaynak her yerde, üretim her yerde, satış her yerde. Gerçek anlamda ihracat kavramı ciddi olarak kayboluyor.' Dell'in kurucusu Michael Dell ise 'Her zaman potansiyel müşterilerimizin yüzde 96'sının ABD dışından olduğunu söylüyorum. Eğer bu insanlara satmak istiyorsak üretimimizin ya da dizaynımızın bir bölümünü onların ülkelerinde yapmalıyız' diye konuşuyor. İşte dünyanın geri kalanı... Yaşadığımız dünya artık bu."

YARININ EVRİMİ

Applied Materials'in CEO'su Mike Splinter kendi yöntemini şöyle ortaya koyuyor: 10 yıl önce yaptığımız outsourcing idi. O zaman hadi bazı yazılımlarımızı ülke dışında yaptıralım diyorduk. Şimdi yaptığımıza outsourcing denemez. Şimdi bazı şeyleri dışarıdan yapılmış alıyoruz. Örneğin, AR-GE departmanımdaki doktoralı uzmanların yarısı Tayvan, Singapur ya da Çin'de yaşayabilir. Ya da bir bölüm çalışanlarımız oralara taşınabilir. Yarının evrimi böyle bir şey." Gerçekten de Mike Splinter gibi CEO'ların çok fazla seçeneği var.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

NELER KAZANDIRIYOR?

Küresel üretimi strateji olarak belirleyen şirketlerin ortak gerekçeleri var. İlk neden global olmak. Bunun içinse yeni pazarlara ulaşmak gerekiyor. Türkiye'nin global şirketlerinden Anadolu Efes, bu stratejiyi benimseyenlerden. Yurtdışına üretimin yeni pazarlara ulaşmaya etkisini Anadolu Efes Kurumsal İlişkiler, Regülasyon ve Yönetsel İşler Grup Direktörü Saltuk Ertop şöyle anlatıyor: "Yurtdışı üretimimizi 5 farklı ülkede gerçekleştiriyoruz. Rusya'da 8, Kazakistan'da 2, Moldova, Gürcistan ve Ukrayna'da birer adet olmak üzere 13 bira fabrikamız var. Yurtdışında 40 farklı markaya sahibiz. Önümüzdeki dönemde yeni pazarların yolu açılacak. Yurtdışı üretim payımız da artacak." Boya sektörünün önemli oyuncularından Dyo, üretiminin yüzde 8'ini üç farklı ülkede gerçekleştiriyor. Dyo Boya Fabrikaları Genel Müdürü Serdar Oran yurtdışı üretimleriyle ilgili şöyle konuşuyor: "Yurtdışı operasyonlarınızı Türkiye merkezli yönetmeye çalıştığınızda bazı tıkanmalar yaşanabiliyor. Yerinde üretimle pazarda daha güçlü bir konum elde etmeniz mümkün. Bu sayede hedeflediğiniz ülkelerin nabzını daha yakından tutabiliyoruz." Şirketler, satış rakamlarını artırmak istedikleri ülkelerdeki üretim fırsatlarını da yakından takip ediyor. Çünkü satışın yanında üretici olmak, pazarda önemli bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Kordsa Global CEO'su Hakan Tiftik, "9 ülkede 10 fabrikayla müşterilerimize hizmet sunuyoruz. 90 farklı ülkeye ulaşıyoruz. Kordsa Global'in yurtdışında gerçekleştirdiği üretim, üretim bölgesindeki müşterilerine hizmet ediyor. Rekabetçiliğimiz artıyor" diyor.

ASIL AVANTAJ MALİYETTE
Sınır ötesinde üretmenin pek çok avantajı var. Akla ilk gelen ise ucuz iş gücü ve hammaddenin yarattığı maliyet avantajı. İş dünyasının isimleri de bunu doğruluyor. Colin's İcra Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, "Yurtdışında üretim yapmanın sağladığı maliyet avantajı yüzde 20-50 arasında değişiyor. Yurtdışı, işçilik maliyetleri açısından daha avantajlı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz