"Son 5 Yılın Şampiyonları"

2000 yılı Türkiye ekonomisi için iyi bir yıldı. O günden bugüne ekonomi 2001 gibi ağır bir krizi atlattı ve ardından hızlı bir büyüme sürecine girdi. Bu performans her sektöre farklı boyutta yansıd...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Son 5 Yılın Şampiyonları

2000 yılı Türkiye ekonomisi için iyi bir yıldı. O günden bugüne ekonomi 2001 gibi ağır bir krizi atlattı ve ardından hızlı bir büyüme sürecine girdi. Bu performans her sektöre farklı boyutta yansıdı. Otomotiv, elektronik ve tekstil gibi sektörlerde ihracattaki canlılık iç pazardaki olumlu tablo ile birleşince bu sektörler büyüme şampiyonu oldu. Şirket sayısındaki artış açısından ise inşaat, turizm, otomotiv yan sanayi gibi sektörler öne çıktı… İşte 2000-2005 döneminin Sektörler Büyüme Ligi’nde son tablo…

Türk ekonomisinin son 5 yıldır sürekli olarak büyümesi gündeme inşaat, otomotiv gibi birkaç sektörü taşıdı… Ancak, büyüme bütün sektörlere yansımış ve sektörleri temsil eden rakamları değiştirmiş durumda. Sektörlerin 2000 ile 2005 arasında ciro, ihracat, şirket sayısı ve istihdamda ne kadar büyüdükleri analiz edildiğinde, bu gerçek daha net ortaya çıkıyor. Son 5 yılda yüzde 100’ün üstünde büyüyen sektörler var. 

Sektörler liginde son tabloda bayrağı otomotiv taşıyor. Son 5 yılda yüzde 184 oranında büyüyen otomotiv sektörünün büyüklüğü 15 milyar 600 milyon doları buldu. Büyümede ikincilik koltuğunda ise elektronik var. Sektör, son 5 yılda cirosunu yüzde 186 artırarak

8 milyar dolara çıkardı. Cirodaki büyümede üçüncü sırada ise 2000’e göre 2005’de yüzde 170 büyüyen tekstil sektörü geliyor.

Capital, ilk kez 2000 yılında gerçekleştirdiği “Sektörler liginde son tablo” araştırmasını yenileyerek, 2005’te sektörlerin ciro, ihracat, şirket sayısı ve istihdamda nereye ulaştığını araştırdı. Sektörlerin son 5 yıldaki performansını ortaya koydu.

Bayrağı Otomotiv Taşıyor
Son yılların yıldızı otomotiv, 2000 ile 2005 arasında en fazla büyüyen sektör konumunda. Bunda Türkiye’nin otomotivde bir üretim üssü haline gelmesi önemli rol oynuyor. İç pazardaki hareketlilik ise sektörün gelişimini körüklüyor. Rakamlar da bunu destekliyor. Otomotiv ana sanayi 2000’de 5.5 milyara dolar olan büyüklüğünü 2005’te 15.6 milyar dolara çıkardı. Yan sanayinde ise sektör aynı dönemde yüzde 156 büyüyerek 11 milyar 500 milyon dolara ulaştı. 2000’de 1.1 milyar dolar olan ihracatını 2005’e gelindiğinde rekor artışla neredeyse yüzde 600 oranında artırdı.

TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği) Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Kumtaş,  otomotiv sektörünün 1 milyon adet üretim, 10 milyar dolar ihracat hedefini geçtiğini söylüyor. Türkiye’nin otomotivde 17 markanın üretim yaptığı bir üs haline geldiğini belirtiyor ve ekliyor:

“2001 yılında ihracatını arttıran sektör, iç piyasadaki ekonomik kriz nedeniyle zor günler geçirdi. Kriz yılı atlatıldıktan sonra, Türk otomotiv sektörü ciddi bir ivme kazandı. Ancak, pahalı enerji ve artan işçilik maliyetleri, küresel rekabetin arttığı bir dönemde sanayicinin rekabet gücünü azaltıyor. Doğu Avrupa ülkelerindeki cazip yatırım teşvikleri Türkiye’nin yeni projelerden pay almasına engel oluyor.”

Kumtaş’ın dikkat çektiği bir başka konu ise otomotiv yan sanayinde çalışan şirketlerin ulaştığı yüksek kalite standardı. Otomotiv yan sanayinde 900’e yakın şirketin olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Ana sanayindeki gelişim, yan sanayindeki şirketlerinde kalitesini artırdı. Yan sanayindeki şirketlerin 350-400’ü dünya şirketleriyle çalışabilecek büyüklük ve standarda sahip. Yan sanayi dünyaya hitap edebilecek noktaya geldi.”

İhracatı 4 Milyar Doları Aştı
Elektronik sektörü 5 yılda yüzde 180 oranında büyümesiyle dikkat çekiyor. 2000 yılında 3 milyar dolara yakın cirosu olan sektörün hacmi, 2005’te 8 milyar dolara ulaştı. Son 5 yılda ihracatını ise yüzde 219 oranında artırarak “sektörler liginde” otomotivden sonra 2’nci sıraya yerleşti.

2000’de 1 milyar 390 milyon dolar olan ihracat rakamı, 2005’te 4 milyar 450 milyon dolara yaklaştı. Bu performansta Beko ve Vestel gibi şirketlerin özellikle Avrupa ülkelerinde iddialarını artırarak, ihracat rakamlarını yükseltmeleri etkili oldu. Büyük şirketlerin yönlendirdiği sektörde, yeni ürün geliştirme ve teknoloji yatırımları dikkat çekiyor.

Elektronik cihaz kullanımının hızla artması ise sektörün gücü artırıyor. Ayrıca modellerin sürekli yenilenmesi, tüketicinin ilgisini canlı tutuyor. İhracatta ise televizyonun payı büyüyor.
Ligde 4’üncü sırada olan tekstil sektörü ise 2000 yılında 5 milyar dolar civarında olan büyüklüğünü, geçtiğimiz yılsonu itibariyle 13.5 milyar dolara çıkardı. Hazır giyimin hacmi de 15 milyar dolardan 30 milyar dolara ulaştı. Hazır giyim yüzde 100 büyürken, tekstildeki büyüme oranının yüzde 170’e yaklaşmasında ise Çin faktörü önemli rol oynuyor. Çin hazır giyimde ucuz ürünleriyle Türk şirketlerinin önünü kesiyor. Tekstil ise Çin tehdidinden hazır giyim kadar etkilenmiyor.

Hızla Büyüyen 3 Sektör
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Varlıer, sektörün 2005 yılı sonunda 25 milyar dolar ciroya ulaştığını belirtiyor. Bu rakamın 18 milyar dolarının dış turizm, 7 milyar dolarının ise iç turizmden kaynaklandığını belirtiyor ve devam ediyor:

“Sektörde toplam 20 bin şirket faaliyet gösteriyor. Bunların 2 bin 500’ü Bakanlık belgeli konaklama tesisleri, 7 bini belediye belgeli konaklama tesisleri, 5 bini seyahat acentesi. Rent a car şirketleri, marinalar, yat şirketleri, havayolu şirketleri, turizm amaçlı karayolu taşıma şirketleri, turizm amaçlı lokanta-bar-eğlence yerlerinin de turizme ilave edilmesiyle birlikte şirket sayısı 20 bini buluyor.”

Hızlı büyüyen sektörlerden bir diğeri ise dondurulmuş gıda… Sektör 2000 ile 2005 yılları arasında yüzde 88 oranında büyüdü. Kent yaşamı, çalışan kadın olgusunun gelişmesi dondurulmuş gıda ürünlerine duyulan talebi artırdı. 2005’e gelindiğinde en çok büyüyen sektörlerden biri haline geldi. 2000’de 800 milyon dolar büyüklüğünde olan sektör, geçtiğimiz yıl 1.5 milyar dolarla kapattı. Merko Gıda Genel Müdürü Gökçen Albayrak, sektörde üretim yapan şirket sayısının 20’yi geçmeyeceğini belirtiyor ve ekliyor: “Ancak, alım satım yapan şirketlerde değerlendirildiğinde firma sayısı 100’ü buluyor. Özellikle ihracat artıyor. Biber ve domates en fazla rağbet gören ihracat kalemleri arasında yer alıyor. İç piyasada ise en çok patates tüketiliyor.”

Perakende ise 2005 sonu itibariyle 70 milyar dolar büyüklüğe ulaşan dev bir sektör. 2000’de 50 milyar dolara yakın cirosu olan sektör son 5 yılda yüzde 40 oranında büyüdü. Perakende, Türkiye’nin en fazla yabancı sermaye çeken sektörlerin başında geliyor. Tesco ve Ikea gibi dünya devlerinin yanı sıra, Türk şirketleri de bu sektördeki yatırımlarını artırıyor. 

İnşaatın Yıldızı Yükseldi
Son yıllarda inşaat sektöründe ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Birbiri ardına konuttan, iş ve alışveriş merkezlerine kadar çok sayıda alanda yeni projeler geliştiriliyor. İnşaattaki bu canlılık beraberinde çimento tüketimini de artırıyor. 2000 yılında 1 milyar 200 milyon dolar büyüklüğü olan çimento işi 2005 sonunda 2 milyar 250 milyon dolarlık bir hacme ulaştı. Sektörde şirket sayısında çok büyük bir değişiklik olmadı. Ancak çimento tüketiminin ciddi oranda artması, cironun yükselmesine neden oldu. İnşaat sektöründe ise son 5 yıl değerlendirildiğinde büyüme oranı yüzde 45’leri buluyor. Sektörde pastanın büyümesi, şirket sayısına da yansıyor. Her ne kadar çok dağınık bir yapıya sahip olduğu için net rakamlara ulaşmak zor olsa da, 2000’de bin 500 civarında olan inşaat şirketi sayısının geçtiğimiz yıl 5 bine yaklaştığı tahmin ediliyor.  

Yapı Endüstri Merkezi Genel Müdürü Güven Cantürk, inşaatta geçtiğimiz yıl rekor oranda bir büyüme yaşadığını belirterek, şunları söylüyor: “Siyasi istikrarın sağlanması ve enflasyon oranının düşmesi ile yaşanan ekonomik gelişmeler sektörü olumlu etkiledi. Cari fiyatlarla sektörün değeri 21 milyar 312 milyon YTL’ye ulaştı. Ekonominin düzgün seyrinin büyüme oranlarıyla devam etmesi, toplam üretici fiyatları endeksinin en fazla yüzde 8’ler civarında seyretmesi durumunda inşaat sektöründe büyüme eğiliminin süreceğini düşünüyoruz.”

 Güngör Keşçi /Gals Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı
“Tekstil Ve Hazır Giyim Yoluna Devam Edecek”

20 Yıldır Spekülasyon Yapılıyor Tekstil ve hazır giyimle ilgili 20-25 yıldır sürekli spekülasyon yapılıyor. Tartışılıyor, sorgulanıyor. Ancak, buna rağmen her yıl bu sektör imalatını büyütüyor. Türkiye’nin iki önemli sorunu olan istihdam ve döviz ihtiyacı meselesini çözmek için hizmet ediyor.

İtalya Devreden Çıkıyor Hazır giyim ve tekstilin yoluna devam edeceğini düşünüyorum. İtalya’nın yavaş yavaş devreden çıkıyor olması, Türkiye’nin yolunu açıyor. İtalyanların yerine Türk tekstil ve hazır giyimcileri, tasarımcıları ilgi görüyor.

Çok Hızlı Ve Esnek Üretim Türkiye’nin elinde çok hızlı, modaya uygun ve esnek üretim yapma imkanı var. Katma değeri yüksek ürünlerde daha iddialıyız. Bütün bunlardan dolayı bu sektör Çin’e rağmen Türkiye’ye daha çok hizmet edecek.

Tehdide Çok Hazırlıklı Çin çok yoğun şekilde bütün sektörlere giriyor. Bunun karşısında ne yapılabilir diye düşünülebilir. Tüm diğer sektörler olumsuz etkilenirken kendisini en rahat tekstil ve hazır giyim savunabilecektir. Çünkü bu sektör eskiden de Çin’le rekabet ediyordu. Türk tekstil ve hazır giyimin dünyada farklı bir yeri var.

Tuğrul Tekbulut/Tübisad Yönetim Kurulu Başkanı
“Bilişimde 200 Bin Kişi İstihdam Ediliyor”

19 Milyar Dolarlık Büyüklük İnterpromedya’nın araştırma sonuçlarına göre, bilişim sektörünün büyüklüğü, 2005’te 19 milyar dolara yaklaştı. Bu büyüklüğün yüzde 76’sını telekom sektörü oluşturuyor. Telekomda gerçekleşen işlem hacmini dahil etmezsek, bilişim sektörünün büyüklüğü 2005 sonu itibariyle 3 milyar 200 milyon dolara ulaştı.

İhracat 100 Milyon Dolar Sektörde yapılan toplam ihracat ise 100 milyon dolar civarında. Toplam 7 bin 500 kadar şirketin faaliyet gösterdiği sektörde, yaklaşık 100 bin kişi istihdam ediyor. Ayrıca, bilgisayar şirketlerinin dışında reel sektör ve devlet kademelerindeki bilgi işlem bölümlerinde çalışan 100 bin civarında kişi olduğunu tahmin ediyoruz. Dolayısıyla bilişim teknolojilerinin yarattığı toplam istihdam yaklaşık 200 bin kişiye ulaşıyor.

Krizde Yüzde 46 Küçüldü Bilişim sektörü 2000 yılında yakaladığı 2 milyar 400 milyon dolar ile önemli bir hacme ulaşmışken, 2001 yılında yaşanan ulusal kriz çok olumsuz etkiler yarattı. Sektör maalesef yüzde 46 oranında küçüldü. 2002–2004 döneminde gerçekleşen pozitif gelişmeler ile sektör yeniden 2 milyar 500 milyon dolarlık bir hacme ulaştı. Ancak 4 yıl boyunca işlem büyüklüğü olarak yerinde saydı.

Yüzde 30 Oranında Büyüdü Ama 2005 yılında erişilen 3 milyar 300 milyon dolarlık hacimle yüzde 30’un üzerinde büyüdü. Sektör özellikle genç nüfusun bilişim teknolojilerine duyduğu yakınlığın meyvelerini yoğun bir şekilde toplamaya başladı. Perakende sektörünün hareketlenmeye başlaması ve mobil ürünlere yönelik taleplerin çok önemli noktalara gelmesi, sektörü pozitif etkileyen ana faktörler oldu.

Ali Özkan / Mobilya Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Mobilya’nın Hızlı Çıkışı Sürüyor

10 Yılda 10 Kat Büyüdü Mobilya Türkiye’de en çok büyüyen sektörler arasında yer alıyor. Rakamlarda buna işaret ediyor. Mobilya pazarı son 10 yıl içinde 10 kat büyüme gösterdi. İhracatı son 3 yılda ortalama yüzde 40 civarında artış gösterdi. 

Hacmi 5 Milyar Dolar Sektörümüzde 2005 yılı itibariyle üretim rakamı 5 milyar dolar civarında. İmalat sanayisi genelinde yakaladığı yüzde 8’lik büyüme oranıyla da en hızlı büyüyen sektörlerden biri. Ölçeklerine göre epeyce farklılık gösteren yaklaşık 65 bin mobilya üreticisini barındıran sektörün, perakende de dahil edildiğinde Türkiye genelinde 1 milyona yakın kişiye istihdam sağladığı tahmin ediliyor.

Pazarlamayı Keşfetti Sektörde, fark yaratma ve yaratılan farkı pazarlama konusundaki gereklilik algılandı. Tek tip ya da benzer üretimler bir süre sonra özellikle sürekli değişen trentler ve yenilik arayan tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Bütün bunlarda tasarım ve ürün çeşitliliğine ağırlık verilmesine neden oldu.
 
Kurt Kuruç /Ambalaj Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Ambalaj 5 Milyar Dolara Yaklaştı

Üretimi 3,7 Milyon Ton Türkiye ambalaj sektörümüzün cirosunu hacimsel olarak 3,7 milyon ton ve değer olarak da 4,9 milyar dolar civarında hesaplıyoruz. Buna göre, 2005’de sektör bir önceki yıla göre yüzde 13,8 oranında büyüdü. Doğrudan ambalaj işinde olan firma sayısı 2 bin 500 civarında ve bu firmalarda 60 ile 85 bin kişi çalışıyor.

İhracat Performansı Arttı Ambalaj sektörü ihracatı 2005 yılı sonunda 1,38 milyar dolara erişti ve 65 milyar dolar olan toplam ihracat içinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştı. Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında, ambalaj sektöründe faaliyet gösteren 22 firma bulunuyor.

Gelişim Diğer Sektörlere Bağlı Avrupa ülkelerinde ortalama ambalaj tüketimi kişi başına 225 dolara yaklaşıyor. Doğu Avrupa ülkelerinde 135 dolar mertebelerinde seyrediyor.  Türkiye’deki ise kişi başına tüketim 65–70 dolar. Ancak burada Türkiye’de ambalaj sektöründe önemli bir potansiyel olduğunu söylemek ciddi bir yanılgıya yol açabilir. Ambalaj sektörü, diğer ürünleri üreten sektörlerdeki gelişmeyle orantılı olarak gelişir.

Fadime Bazzal
fcoban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz