Enerji sektöründe güç dengeleri yeniden kuruluyor. Son 5 yılda kurulu güç yarışının yanına yenilenebilir enerji, depolama, hibrit santraller, enerji ticareti ve yurt dışı büyüme eklendi. Cengiz Enerji, Enerjisa Üretim ve Kalyon Enerji ölçekleriyle öne çıkarken Eksim, Polat, Borusan EnBW, Akfen, Mogan, Rönesans, Ağaoğlu ve Doğan Holding temiz enerji liginde ağırlığını artırıyor. Yeni dönemde farkı sadece daha fazla MW’ın değil esnek, depolanabilir, dijital, düşük karbonlu ve sınır ötesi yönetilebilen portföylerin yaratması bekleniyor.
Enerji sektöründe son 5 yılın bilançosu, büyük bir rota değişimine işaret ediyor. 2021’de rekabeti ağırlıklı olarak kurulu güç belirlerken bugün yenilenebilir enerji, depolama, hibrit santraller, enerji ticareti ve yurt dışı büyüme yeni rekabet alanları haline geldi.
Özlem Aydın Ayvacı / [email protected]
Capital Dergisi / Temmuz 2026
Cengiz Enerji kurulu gücünü 5.622 MW’a, Enerjisa Üretim 4.500 MW’ın üzerine çıkarırken, Kalyon Enerji 1.927 MWp’ye ulaştı. Kurulu gücünü yaklaşık 1,2 GW’a taşıyan Eksim Enerji ile 1.177 MW’ı aşan Polat Enerji de sektörün en hızlı yükselen oyuncuları arasında yer aldı. Doğan Holding’in enerji yatırımları yüzde 100 yenilenebilir portföyünü büyüttü. Borusan EnBW, Akfen, Mogan, Rönesans, Ağaoğlu Enerji ve IC Enterra da temiz enerji liginde ağırlığını artırdı.
Yeni dönemin farkı sadece büyüme değil. Zorlu Enerji doğal gazdan çıkıp yüzde 100 yenilenebilir enerjiye yönelirken Tüpraş, Entek hamlesiyle sıfır karbonlu elektrikte büyümeye başladı. Turkcell gibi yeni oyuncular enerjiyi maliyet, sürdürülebilirlik ve öz tüketim stratejisinin parçası haline getirdi.
EN HIZLILARIN YENİ FORMÜLÜ
Enerjide son 5 yılın en hızlıları, büyümeyi güneş, rüzgar, depolama ve hibrit modeller üzerinden okuyan şirketlerden çıktı. Kalyon Enerji yaklaşık 250 MW seviyesindeki aktif kurulu gücünü 1.927 MWp’ye taşıyarak en sert sıçramalardan birine imza attı. Kalyon Enerji CEO’su Dr. Fatih Kölmek, son 5 yılda tüm odağı yüzde 100 yenilenebilir enerji vizyonuyla güneş ve rüzgar projelerine verdiklerini, Karapınar GES’in tam kapasiteye ulaşması ve tamamlanan diğer projelerle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji üreticilerinden biri haline geldiklerini belirtiyor.
Eksim Enerji kurulu güçte 628,6 MW’tan yaklaşık 1,2 GW’a, Rönesans Enerji 166 MW’tan 571 MW’a, Ağaoğlu Enerji ise 90 MW’tan 362 MW’a yükseldi. Polat Enerji de Türkiye ve Macaristan’daki yatırımlarıyla 585 MW’tan 1.177 MW’ın üzerine çıktı. Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay’a göre yeni dönemde kapasite artışı, emre amadelik, depolama entegrasyonu, dijital işletme becerileri ve kaynak çeşitliliği birlikte yönetilmeli. Ağaoğlu CEO’su Burak Kutluğ ise portföylerinin yaklaşık yüzde 70’inin rüzgar, yüzde 25’inin güneş, yüzde 5’inin hidroelektrikten oluştuğunu; hedeflerinin önce 500 MW’a, ardından 1.000 MW’ın üzerine çıkmak olduğunu söylüyor. En hızlılar daha fazla yenilenebilir kapasite, daha fazla depolama, daha güçlü dijital yönetim ve daha esnek portföy peşinde.
STRATEJİK DÖNÜŞÜM
Enerjide yeni rotanın en belirgin başlıklarından biri, portföyünü yeniden tanımlayan şirketler oldu. Zorlu Enerji bu kategorinin en net örneklerinden. 2021 sonunda 991 MW kurulu güce sahip olan şirket, 2026’nın ilk çeyreğinde 486,58 MW’a gerilese de 2025’te doğal gaz operasyonlarından çıkarak portföyünü yüzde 100 yenilenebilir enerji odağında yeniden yapılandırdı. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, son 5 yılda yatırımlarını yenilenebilir enerji, hibrit üretim modelleri, depolama teknolojileri, elektrik dağıtım altyapısı ve elektrikli araç şarj ağına yönlendir diklerini söylüyor. Yener’e göre yeni hedef, üretim, depolama, dağıtım ve tüketimi birlikte yöneten daha dijital ve entegre bir enerji ekosistemi oluşturmak. Tüpraş tarafında da benzer bir stratejik dönüşüm var. Şirket, 2050’de karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle Entek’i bünyesine kattı ve sıfır karbonlu elektrik kurulu gücünü 400 MW’ın üzerine taşıdı. Entek’in Romanya’da inşası süren 178,5 MWe kapasiteli GES yatırımı, bu dönüşümün yurt dışı ayağını oluşturuyor.
Akenerji ise kurulu gücünü 1.224 MW seviyesin de korurken odağını kapasite büyüklüğünden portföy optimizasyonuna, verimliliğe, hibrit üretimi ve enerji ticaretine çevirdi. Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, enerji sektörünün dönüşümünde esnek üretim kabiliyeti, yenilenebilir enerji entegrasyonu, ticaret yetkinliği ve finansal dayanıklılığın en az kapasite büyüklüğü kadar önem taşıdığını belirtiyor.
YENİ GİRENLER
Enerjide yeni dönemin dikkat çekici başlıklarından biri, klasik enerji oyuncusu olmayan grupların bu alana farklı motivasyonlarla girmesi oldu. Doğanlar Holding’in kurduğu Biotrend, bu kategorinin en güçlü örneklerinden biri. 2021’de halka arz sürecinde elektrik üretim lisanslarının toplam gücü 150 MW’ın üzerindeyken bugün 17 tesiste 114,2 MWe kurulu güce sahip olan şirket, enerji üretimini atık yönetimi ve döngüsel ekonomiyle entegre eden modeliyle ayrışıyor. Biotrend Genel Müdürü Mehmet Ali Nalçacıoğlu, Biotrend’i atık yönetimi, karbon azaltımı ve döngüsel ekonomi alanlarında değer üreten entegre bir çevre teknolojileri şirketi olarak konumlandırdıklarını söylüyor.
Turkcell de yeni öne çıkan oyunculardan. 2017’de elektrik tedarik lisansıyla enerji sektörüne giren şirket, 2021’de 18 MW’lık Karadağ RES ile yenilenebilir üretim portföyünü oluşturdu. Mayıs 2026 itibarıyla kurulu gücü 99,1 MW’a ulaşan Turkcell’de Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç, enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik hedefleri, etkin maliyet yönetimi ve uzun vadeli stratejinin parçası olarak konumlandırıyor.
Metgün Enerji de 2018’de yenilenebilir enerji üretimi, proje geliştirme ve işletme alanlarında yola çıkan yeni kuşak oyunculardan biri. Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, şirketin 2021 sonunda 200,06 MW olan kurulu gücünü 2026 itibarıyla 274,44 MW’a çıkardığını belirtiyor. Işık’a göre orta ve uzun vadede hibrit enerji santralleri, enerji depolama teknolojileri ve yeni nesil yenilenebilir enerji yatırımları, şirketin büyüme planının merkezinde yer alıyor.
SINIRLAR AŞILDI
Enerjide yeni rotanın en güçlü başlıklarından biri de büyümenin Türkiye sınırlarını aşması. Sanko Enerji dışa açılımı enerji ticareti ve proje geliştirme üzerin den kurgulayan şirketlerden. Şirket, 2025’te Hollanda merkezli Actto Trading’i kurarak Avrupa elektrik piyasalarında aktif ticarete hazırlanıyor. Avrupa’da 3 ülkede yaklaşık 1 GW kurulu güç ve 2 GWh depolama kapasitesine sahip projeler geliştiriyor. Sanko Enerji Genel Müdürü Alper Çelebi, hedeflerinin uluslararası ölçekte büyüyen lider yenilenebilir enerji şirketlerinden biri olmak olduğunu belirtiyor.
IC Enterra’nın yurt dışı odağında ise İtalya öne çıkıyor. IC Enterra CEO’su Cem Aşık, İtalya’yı Türkiye’den doğan bir enerji dönüşüm hikayesinin Avrupa’ya ilk adımı olarak gördüklerini belirtiyor. Şirket, mevcut 524 MW’lık Türkiye kurulu gücünün yanında önümüzdeki dönemde uluslararası yatırımların portföyde daha önemli bir pay almasını hedefliyor.
Mogan Enerji de GÜRİŞ Holding bünyesinde Kosova, Ukrayna ve Romanya’daki yenilenebilir ve batarya depolama yatırımlarıyla yakın coğrafyayı izliyor. Polat Enerji ise Türkiye’deki kapasitesinin yanına Macaristan’da 358 MWp güneş enerjisi portföyü ekleyerek dışa açılımını somutlaştıran oyunculardan biri. Şirketin 2025’te Macaristan’daki enerji ticareti faaliyetleri için Lumen Trade’i kurması, üretimden ticarete uzanan uluslararası büyüme yaklaşımını güçlendiriyor.
DEPOLAMA YARIŞI
Enerjide yeni rekabetin en kritik başlıklarından biri depolama. Yenilenebilir enerji kapasitesi büyüdükçe, üretimi doğru zamanda sisteme verebilmek ve şebeke esnekliğini artırmak şirketlerin yeni önceliği haline geliyor. Yeni dönemde enerji şirketlerinin gücü sade ce ürettikleri elektrikle değil o elektriği ne kadar akıllı depolayıp yönettikleriyle de ölçülecek.
Aydem Enerji, Şanlıurfa’da 600 MW mekanik güce ve 450 MWh depolama kapasitesine sahip GES projelerine odaklanıyor. Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, üretim tarafındaki büyüme stratejilerini Aydem Yenilenebilir Enerji’ye odakladıklarını söylüyor. Borusan EnBW’de de depolamalı rüzgar enerji santrali projeleri büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Borusan EnBW Genel Müdürü Enis Amasyalı, şirketin yolculuğunu yalnızca kapasite büyütmekten ibaret görmediklerini; düşük karbonlu, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir enerji sistemi kurma vizyonuyla hareket ettiklerini belirtiyor. IC Enterra da depolama yarışında dikkat çeken oyunculardan biri. 2021’de 388 MW olan kurulu gücünü 2026’da 524 MW’a taşıyan şirketin ilerleme aşamasında 9 yeni projesi bulunuyor. IC Enterra CEO’su Cem Aşık, bu projelerin 430 MW’lık kısmının depolamalı rüzgar, 116 MW’lık kısmının ise hibrit ve depolamalı güneş enerjisi odaklı olduğunu söylüyor. Aşık’a göre depolama sistemleri, enerji sisteminde “oyun değiştirici” bir unsur haline geliyor.
Mogan Enerji’nin bağlı olduğu GÜRİŞ Hol ding’in Romanya’da 100 MW/200 MWh kapasiteli batarya enerji depolama sistemi yatırımını tamamlaması, depolama yarışının yurt dışı ayağının da güçlendiğini gösteriyor. Polat Enerji’nin Türkiye ve Macaristan’daki depolama kapasitesi ve depolama hedefleri de bu başlıkta rekabetin hızlanacağını ortaya koyuyor.
ÜRETİMDEN TİCARETE YENİ OYUN
Enerjide yeni dönemde şirketler üretim kapasitesini nasıl yönettikleri ve ticarete nasıl dönüştürdükleriyle de ayrışıyor. Sanko Enerji, son 5 yılda elektrik ticareti hacmini önemli ölçüde artırırken 2025’te toplayıcılık faaliyetlerine başladı. Sanko Enerji Genel Müdürü Alper Çelebi, güçlü ticaret altyapısı ve operasyonel çeviklik sayesinde kısa sürede Türkiye’nin en büyük ilk 5 portföyü arasına girdiklerini söylüyor. Polat Enerji’nin Macaristan’da Lumen Trade’i kurması da üretim, ticaret ve satış süreçlerinin entegre yönetildiği yeni modele işaret ediyor.
Enerjide yeni rota, özel sektörün rolünü de yeniden tanımlıyor. Artık şirketler yalnızca kurulu güç artıran üreticiler değil arz güvenliğini destekleyen, yenilenebilir kapasiteyi büyüten, depolama ve ticaretle sistemi esneten, dijitalleşmeyle verimlilik yaratan aktörler konumunda.
Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, enerji arz güvenliğine katkı sunarken düşük karbonlu ve daha dayanıklı bir üretim portföyü inşa etmeye odaklandıklarını belirtiyor. Cengiz Enerji’nin 5.622 MW’lık toplam kurulu gücünün 3.171 MW’ını yenilenebilir enerji yatırımları oluşturuyor. Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz’un işaret ettiği dağıtım altyapısı ve depolamalı GES projeleri, Limak’ın yenilenebilir varlıklarını Limak Yenilenebilir Enerji çatısı altında toplaması ve yeşil eurobond ihracı, özel sektörün rolünün finansman, altyapı ve enerji dönüşümü odağında da derinleştiğini gösteriyor.
YENİLENEBİLİR LİGİ KALABALIKLAŞIYOR
Portföyünü tamamen ya da ağırlıklı olarak yenilene bilir kaynaklara yaslayan şirketler yükselişte. Borusan EnBW, 2021’de 720 MW olan kurulu gücünü 937 MW’a taşırken portföyünü yüzde 100 yenilenebilir yapıda tutmayı sürdürdü. Borusan EnBW Genel Müdürü Enis Amasyalı, bu büyümenin sadece kapa site artışı değil düşük karbonlu, sürdürülebilir ve esnek bir enerji sistemi kurma vizyonunun parçası olduğunu söylüyor.
Akfen Yenilenebilir Enerji de 699 MW’tan yaklaşık 887 MW’a çıkarak rüzgar ve hibrit güneş yatırımlarıyla büyüdü. Genel müdür Mustafa Kemal Güngör, yatırım stratejilerinde üretim verimliliğini, şebeke optimizasyonunu ve sürdürülebilir büyümeyi de odağa aldıklarını belirtiyor. Doğan Holding CEO’su Çağlar Göğüş, holdingin enerji alanındaki faaliyetlerini yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan oluşan portföy üzerinden büyüttüğünü belirtiyor. Doğan Holding’in enerji yatırımları 269 MW’tan 354,2 MW’a çıkarken rüzgar kapasite artışları ve hibrit güneş yatırımları bu büyümede belirleyici oldu. Metgün Enerji 200,06 MW’tan 274,44 MW’a ulaşırken, portföyünün tamamını rüzgar, güneş ve hidroelektrikten oluşturuyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjinin artık ana büyüme zemini haline geldiğini gösteriyor.
2030’UN YATIRIM ROTASI
Şirketlerin 2030’a uzanan yatırım planları da sektörün yönünü gösteriyor. Depolamalı GES ve RES projeleri, hibrit santraller, enerji ticareti, dijitalleşme ve yurt dışı büyüme önümüzdeki dönemin ana başlıkları olacak.
IC Enterra 2030’a giden yatırım rotasında mevcut portföyünü iki katına çıkarmayı hedefleyen oyuncular arasında. Cem Aşık, stratejilerinin mevcut port föyü büyütürken teknik, mühendislik ve finansal knowhow seviyesini uluslararası düzeye taşımak üzerine kurulu olduğunu söylüyor. Şirketin 2028’den itibaren devreye almayı beklediği depolamalı rüzgar, hibrit güneş ve depolamalı güneş projeleri, IC Enterra’yı yeni dönemin depolama ve yenilenebilir büyüme hattına yerleştiriyor.
Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, 2030’a kadar 1.000 MW kurulu güce ulaşma vizyonuyla ilerlediklerini belirtiyor. Ağaoğlu CEO’su Burak Kutluğ da önümüzdeki iki yılda önce 500 MW’a, ardından 1.000 MW’ın üzerine çıkmayı hedeflediklerini söylüyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel ise planlarını şöyle anlatıyor: “2023 sonrası hız kazanan yatırımlarımızla kurulu gücümüzde önemli bir artış sağladık. 2026 itibarıyla toplam kurulu gücümüz 221 MW seviyesinde. Bu artışın önemli bir kısmı ise yenilenebilir enerji tarafındaki yatırımlarımızdan geliyor. Son dönemde güneş enerjisine odaklandık. 2027 sonuna kadar Türkiye’de devreye alınması planlanan toplam 96 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santralleri ile enerji portföyümüzü daha da güçlendireceğiz.”
Yıldızlar Yatırım Holding CEO’su Hakkı Yıldız, son 5 yılda enerji yatırımlarını ağırlıklı yenilenebilir enerji projelerine yönlendirdiklerini söylüyor ve “Bu kapsamda öncelikle enerji tedarik şirketimiz Yıldız Enerji’yi faaliyete geçirerek tüm operasyonel fonksiyonlarıyla etkin şekilde çalışmasını sağladık. Özellikle yeşil enerji alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttük. Yıldız Enerji’nin 100 milyon dolarlık yatırımla haya ta geçireceği GES projesi kapsamında, toplam yakla şık 150 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali yatırımımız için gerekli izin süreçlerinde son aşamaya geldik” diyor.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ STRATEJİNİN MERKEZİNDE”
İHSAN ERBİL BAYÇÖL
SABANCI HOLDİNG STRATEJİK YATIRIMLAR VE OPERASYONLAR BAŞKANI VE ENERJİSA ÜRETİM CEO’SU
YAKLAŞIM
2021’de yaklaşık 3.607 MW seviyesinde olan kurulu gücümüz, bugün 4.500 MW’ın üzerinde bir seviyeye ulaşmış bulunuyor. 44 santralli portföyümüzün 34 santrali halihazırda işletmede yer alırken, önümüzdeki üç ay içinde bu sayıyı 38’e çıkarmayı hedefliyoruz. Büyüme stratejimizin merkezinde yenilenebilir enerji yer alıyor.
YENİ EŞİK
Rüzgar enerjisinde 2026 itibarıyla 1.000 MW eşiğini aşmamız, bu yolculuğun en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Buna paralel olarak devreye aldığımız hibrit çözümler, depolama yatırımlarımız ve kapasite artışlarımız, üretim kabiliyetimizi büyütürken portföyümüzün daha esnek, verimli ve dayanıklı çalışmasına da katkı sağladı.
YENİ DENGE
Rüzgar, hidroelektrik, güneş, doğal gaz ve yerli linyit arasında kurulan denge, Türkiye’nin enerji sisteminde sürekliliği ve esnekliği birlikte mümkün kılan bir mimariye dönüşmüş durumda. Depolama tarafında Bandırma Enerji Üssü’nde Türkiye’nin ilk bakanlık kabulü yapılan batarya tesisini devreye aldık. Buna paralel ilerleyen 500 MW’lık önlisanslı depolama hattı, yeni nesil enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri haline geldi.
“DEPOLAMA, YENİLENEBİLİR ENERJİNİN ÖLÇEKLENMESİ İÇİN KRİTİK”
NACİ AĞBAL
AKSA ENERJİ CEO’SU
YENİ YATIRIM
Enerji depolama teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının ölçeklenmesi ve elektrik sisteminin daha esnek hale gelmesi açısından kritik önem taşıyor. Şanlıurfa’da devreye aldığımız RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi de bu vizyonun somut adımlarından biri. 50 MW kurulu güç ve 61,93 MWh depolama kapasitesine sahip bu tesis, Türkiye’de tedarik lisansı kapsamında hayata geçirilen ilk müstakil elektrik depolama tesisi olma özelliğini taşıyor.
DAHA GÜVENLİ
Bugün yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla birlikte elektriğin ne zaman üretildiği kadar ne zaman sisteme verilebildiği de önem kazanıyor. Bu nedenle depolama teknolojilerini büyüme stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. 941 MW büyüklüğündeki depolamalı yenilenebilir enerji portföyümüzle, daha esnek, daha sürdürülebilir ve daha güvenli bir enerji sistemine katkı sunmayı hedefliyoruz.
“TÜRKİYE DÖNÜŞÜMDE YENİ FAZA GEÇTİ”
ONUR CANDAR
BAIN & COMPANY TÜRKİYE YÖNETİCİ ORTAĞI
FIRSATLAR
Türkiye enerji dönüşümünde artık yeni bir faza geçmiş durumda. Elektrik talebindeki artış, sanayide elektrifikasyon, veri merkezleri, soğutma ihtiyacı ve mobilite dönüşümüyle birlikte devam edecek gibi görünüyor. Bu da özellikle iletim ve dağıtım altyapısı, şebeke modernizasyonu, enerji depolama sistemleri, trafo ve ekipman yatırımları gibi alanlarda önemli fırsatlar yaratıyor. Enerji ekipmanları, batarya değer zinciri, şarj altyapısı ve enerji verimliliği çözümleri yatırımcı açısından ön plana çıkan alanlar arasında yer alıyor.
FİNANSMAN
Bununla birlikte enerji dönüşümünün önündeki temel zorluklardan biri hala finansmana erişim ve yatırımcı açısından makul geri dönüş sağlayan iş modelleri yaratabilmek. Önümüzdeki dönemde regülasyonların, piyasa sinyallerini daha doğru yansıtacak şekilde evrilmesi kritik önem taşıyacak.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?