"Kadeh Kadeh Yatırım Keyfi"

Tarihçiler, dünyada ilk şarap üretiminin Anadolu’da gerçekleştiğini düşünüyor. Anadolu’da oluşan bu kültür, sanki tekrar canlanıyor. Üretici sayısı küçüklerle birlikte 60’a ulaştı. Tütün Mamulleri ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kadeh Kadeh Yatırım Keyfi
Tarihçiler, dünyada ilk şarap üretiminin Anadolu’da gerçekleştiğini düşünüyor. Anadolu’da oluşan bu kültür, sanki tekrar canlanıyor. Üretici sayısı küçüklerle birlikte 60’a ulaştı. Tütün Mamulleri ve Alkollü İçecekler Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan sadece 2003 yılında şarap üretmek için izin alan şirketlerin sayısı 20’yi geçiyor. Bir o kadar sayıda da mevcut markaların yeni yatırım izinleri var. Şarap üretim 70 milyon litreye pazarın büyüklüğü ise 300 milyon dolar. Tüketim ise her yıl yaklaşık yüzde 4 artıyor.  
 
Çok değil bundan 5 yıl öncesine kadar, Türkiye’de üretilen birkaç şarap markası vardı. Doluca, Kavaklıdere ve Tekel’in şarapları neredeyse bütün pazara hakimdi. Ancak, son yıllarda market raflarında onlarca farklı şarap markası görmek mümkün. Türkiye’de şarap tüketimi her yıl yüzde 4 artıyor. Şarapla ilgili yeni mevzuatların yürürlüğe girmesi, şirketleri bu alana yatırım yapmaya itiyor.  
 
Son 2 yılda ise yatırımcıların sayısı hızla artmaya başladı. Pazarda şirket sayısı 60’a yaklaştı. Büyük markaların yanı sıra, küçük oyuncular da pastadan pay alma yarışına katıldı. Tütün Mamulleri ve Alkollü İçecekler Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan sadece 2003 yılında şarap üretmek için izin alan şirketlerin sayısı 20’yi geçiyor. Bunun yanı sıra, bugün şarap üreten markaların yeni üretim tesisi başvuruları da neredeyse bir o kadar sayıya ulaşıyor.  
İlginin diğer tarafında ise üretim rakamları var.  Türkiye’de 5 yıl önce 55 milyon litre olan şarap üretimi, son 2 yılda 70-75 milyon litreye çıktı. İhracatta ise durum farklı. Türkiye yıllık şarap üretiminin ancak yüzde 10’unu ihraç edebiliyor. Tahmini olarak 5 milyon litre civarında olan ihracatın yüzde 50’si Almanya’ya diğer kısmı ise Belçika, Fransa ve Hollanda gibi ülkelere gerçekleştiriliyor.  
 
Türkiye ile Fransa’nın üzüm üretimleri birbirine yakın olmasına rağmen şarap imalatında tam bir uçurum var. Fransa’da üretilen üzümün yüzde 70’i şarap yapımında kullanılıyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 2 civarında.  
 
Hangi Üreticiler Var  
 
Türkiye’de eğer kendi bahçe tarzındaki bağlarında hobi olarak şarap üretenleri saymazsak, küçük üreticiler dahil 50 ile 60 arasında şarap üreticisi şirket var. Marmara Bölgesi’nde, Doluca dışında Bağcı, Gülor, Melen ve Umurbey Şarapları üretiliyor. Ege’de imal edilen şaraplar arasında Sevilen, Yazgan, Pamukkale’nin yanı sıra Talay, Küp, Aral, Şirince ve Alacatı dikkat çekiyor.  
 
İç Anadolu Bölgesi’nin önemli üreticileri  Kavaklıdere, Kocabey, Turasan ve A.O.Ç. olarak sıralanıyor. Karadeniz’de ise Diren Şarapları üretiliyor. Tekel’in Tekirdağ, Elazığ, Ürgüp ve Kırıkkale’de şarap fabrikaları bulunuyor.  
 
Ayrıca, iş dünyasının önde gelen yöneticileri de son yıllarda bu işe soyundu. Garanti Bankası’nın eski genel müdürü Akın Öngör, Işıklar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kutlu Işık, Sabancı Holding Lastik ve Takviye Malzemeleri Grup Başkanı Güler Sabancı da kendi bağlarında şarap üretiyor. Hatta Rus bir girişimci Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 30 milyon dolar tutarında yatırım yaparak sektöre girmeye hazırlanıyor.  
 
Şarap Tüketimi Artıyor  
 
Yılda ortalama 60 milyon litre şarabın tüketildiği Türkiye’de, pazarın büyüklüğü 250-300 milyon doları buluyor. Bu rakamlar her ne kadar ABD ve AB ülkeleriyle kıyaslandığında çok düşük olsa bile, tüketimdeki artış büyümeyi hızlandırıyor.    
 
Türkiye’de İrili ufaklı 60’a yakın şarapçılık şirketi bulunuyor. Pazarda ise büyük şirketler açık ara önde. Yüzde 30 pazar payı ile lider konumunda olan Kavaklıdere’nin en yakın takipçisi Doluca, pastadan yüzde 25 oranında pay alıyor. Özelleştirmeden önce Tekel’in yüzde 20 civarında pazar payına sahip olduğu tahmin ediliyor. Onları takip eden şarap firmaları Diren, Sevilen, Kutman, Pamukkale, Turasan ve Yazgan ise pazarın kalan yüzde 25’lik kısmını paylaşıyor.  
 
Diren Şarapları Pazarlama Yöneticisi Seren Tümöz, özellikle şehirlerde alkollü içecekler arasında şaraba olan ilginin arttığına dikkat çekiyor. Kişi başına düşen yıllık şarap tüketiminin 1 litre civarında olduğunu söyleyerek “Türk turizminde son birkaç yıldır ‘Her şey dahil’ sisteminin gelişmesi, bu satış kanalında sofra ve dökme şarap tüketiminin artmasına neden oldu” diyor.  
 
İthalat Rekabeti Artırıyor  
 
Geçen yıl başından itibaren süper market raflarında yer almaya başlayan ithal şaraplar da pazardaki rekabeti artırıyor. Raflardaki yabancı markalı şarapların kalitesi düşük olsa da fiyatın uygunluğu tüketiciyi cezp ediyor. İthal şaraplar pazardan çok düşük bir pay alıyor.  
Sektörde daha çok ithalatıyla öne çıkan Karagözoğlu Dış Ticaret’in sahibi Seyit Karagözoğlu, Türkiye’de ithal şarapların pazar payının düşük olmasını şöyle açıklıyor:  
 
“Haziran 2003’e kadar ithalat sadece Tekel üzerinden yapılıyordu. Tekel’de biz mümessillere bu ürünleri ancak turistik işletme belgesine sahip otel ve restoranlara satmaya izin veriyordu. Talep olmasına rağmen bakkal ve marketlere satış yapamıyorduk.”  
 
Haziran 2003’de yürürlüğe giren yeni mevzuatlarla bakkal ve marketlere de direkt satışa izin verildi. İthal şarapların pazardan yüzde 2 oranında pay alması bekleniyor.    
 
Son yıllarda şarap ithalatında ciddi bir gelişim yaşanıyor. Vergilerin yüksek olması ve izin alınma gereğine rağmen talep doğrultusunda piyasaya şarap ithal edildi. Son dönemlerde ise  vergilerde önemli bir değişiklik olmamasına rağmen, ithalatın kolaylaştığı için yeni şarap ithalatçıları piyasa oyuncuları arasında yerini aldı.    
 
Şarap Bir Tutkudur  
 
Karagözoğlu Dış Ticaret’in sahibi Seyit Karagözoğlu “Şarap bir tutkudur. Bu yüzden de yatırım açısından cazip görünüyor” diye konuşuyor. 10 yıl önce Tekirdağ Hoşköy bölgesinde bağ ekimine başlayan Karagözoğlu,  Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc ve Merlot üzümlerinden Paşaeli şarabını üretiyor.    
 
Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, ABD, Avustralya, Şili’den Lafite-Rothschild, Jean-Pierre Moueix, Chapoutier, Antinori, Los Vascos gibi yabancı markalı şarapları ithal ediyor.  
Pamukkale Şarapçılık ise özellikle ihracatıyla dikkat çekiyor. Şirket yılda ürettiği 3 milyon litre şarabın yüzde 30’unu AB ülkelerine ve Japonya’ya ihraç ediyor. Ayrıca, şarapçılıkta Türkiye’nin Avrupa da satış-dağıtım organizasyonunu kuran ilk şarap işletmesi.  
 
Pamukkale Şarapçılık İstanbul Bölge Müdürü Selda Tokat Mavi, Türkiye’nin bağcılık da  dünyanın 4. büyük ülkesi olduğu halde şaraplık üzümün sadece yüzde 2’sinin şaraba işlendiğini söylüyor. Tokat Mavi şöyle devam ediyor: “Bizim Türkiye genelinde 11 bölge müdürlüğümüz var. Anadolu’da da satış oranlarımız diğer şirketlere göre yüksek. Üretimimizin büyük çoğunluğunu bölgemizden aldığımız üzümlerden gerçekleştiriyoruz. Pamukkale Sek Kırmızı’nın fiyat kalite paritesi açısından Türkiye’nin en iyi ürünü olduğunu düşünüyoruz. Bu şarabı Çalkarası üzümünün yaklaşık yüzde 80 ve Boğazkere üzümünün  yaklaşık yüzde 20 civarındaki kupajı ile üretiyoruz.”  
 
Şarapta En Eski Üretici  
 
Türkiye’nin en eski şarap üreticisi olan Doluca, 1926'dan beri üç kuşaktır faaliyet gösteriyor. Üretim tesisi Tekirdağ Mürefte’de olan şirketin, Doluca ürün gamında 23, Sarafin’de ise 5 farklı markası bulunuyor.  Doluca yeni şarap serisi Karma’yı ise 2004 başında piyasaya sürdü. Karma yerel ve evrensel üzüm türlerini birlikte içeren ilk Türk şarabı olma özelliğine sahip. Sınırlı sayıda üretilen Karma serisinde, Cabernet Sauvignon, Öküzgözü, Merlot Boğazkere ve Gamay Boğazkere şarapları bulunuyor. Sırada ise 3 yeni kırmızı şarap daha var.  
Doluca Pazarlama Direktörü Sibel Kutman, yılda 12 milyon litre şarap ürettiklerini belirterek şöyle devam ediyor:  
 
“Doluca, Türkiye’de kaliteli şarap üretiminin öncü kuruluşlarından biri. Kalite şarap üretimine yönelik araştırmalarımız sürekli devam ediyoruz. Yeni yatırım yapacağımız alanları bağcılık, tesis ve teknoloji, yeni ürünlere yönelik Ar-Ge çalışmaları ve insan kaynakları olarak dört ana başlıkta toplayabiliriz.”  
 
Işıklar Da Şarapçılığa Girdi  
 
Bugüne kadar sanayi yatırımlarıyla dikkat çeken güçlü gruplarda, son dönemlerde şarapçılıkla ilgilenmeye başladı. Işıklar Holding de bunlardan biri.  Işıklar Holding’in yatırımı olan Şato Kalecik, Türkiye’de Türk-Fransız ortaklığıyla kuruldu. Grubun şarap üretmeye başlamasında Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kutlu Işık’ın şarap merakı etkili olmuş. Bu yatırımla yakından ilgilenen Işık, şunları söylüyor:    
 
“Fransız ortaklarımızla çok yüksek kalitede şarap üretiyoruz. İyi bir tesis kurduk. Şarap kültürünü geliştirmeye çalışıyoruz. Tesisimizin içinde yer alan sanat galerisinde modern Türk ressamlarının resimlerini sergiliyoruz. Bağ gezisine ya da şarap almaya gelenlere  şarap kültürünü tanıtmak istiyoruz.”  
 
Şato Kalecik, en aranılan şaraplık üzüm olarak kabul edilen Kalecik Karası’nın yetiştiği Ankara’nın Kalecik İlçesi’nde 500 dönüm arazi üzerinde bulunuyor. Fransız şarap yapımcısı Jean Vincent Ridon’un teknik danışmanlığında bağda şişelenen şaraplar, Türkiye’de yaygın olmayan “Şato” tarzıyla sadece kendi bağında yetişen üzümlerden üretiliyor.        
Şato Kalecik Fabrika Müdürü Aykut Uçak, üzüm kalitesini kontrol altında tuttuklarını belirterek,  Chateau Kalecik 2002  Kalecik Karası’nın kısıtlı sayıda üretildiğine dikkat çekiyor.  
 
İş Dünyasında Moda Oldu  
 
İş dünyasının gözde isimleri de şarap tutkularını yatırıma dönüştürmekten çekinmiyor. Bu isimlerden çoğunun girişimi hobi düzeyinde kalsa da, içlerinde üretim miktarı 100  bin şişeye ulaşan da var. Emekli olduktan sonra kişisel hobileriyle de ön plana çıkan Garanti Bankası’nın eski genel müdürü Akın Öngör de,  Akhisar’daki çiftliğinde şarap üretiyor. Emekli olduktan sonra çiftliğinde aile ihtiyacını karşılamak için organik tarım yapmaya başlayan Öngör, iki yıl önce bağ kurdu.    
 
Öngör, ticari bir kaygı taşımadığını belirterek, “Kendi bağımdaki üzümlerden şarap yapıyorum. Dostlarıma, çevreme kendi ürettiğim şarabı ikram etmekten mutluluk duyuyorum.  Akhisar’da olabildiğince kaliteli şarap yapmak istiyorum” diyor.  
 
Sabancı Holding Lastik ve Takviye Malzemeleri Grup Başkanı Güler Sabancı da hobi olarak şarap üretiyor. 1993 yılında bir aile yemeğinde verilen bir kararla bu işe girdiğini belirten Güler Sabancı şöyle konuşuyor:  
 
“Kaliteli şarabın çok az olması bizi şarap üretimine itti. Tabii bunu hobi arzusuyla yapıyorum. Çok ani bir kararla şarapçılığa başladık. Şarabı çok sevdiğim için fikri ortaya ben attım. Hedefimiz 5-6 yıl içinde yılda maksimum 600 ton üretim yapmak.”  
 
Güler Sabancı’nın öncülüğünde kurulan Gülor Pazarlama, Cabernet Sauvignon Merlot, Sauvignon Blanc, Sangiovese Montepulciano, Şayetse ve Berceste şaraplarını pazarlıyor.  
Yakında yeni ürünlerini de piyasaya sürecek Gülor, yılda 100 bin şişe şarap üretimi gerçekleştiriyor.  
 
Pazar Çok Değişecek  
 
Sevilen’in pazarlama müdürü Enis Güner, birkaç yıl içinde pazarın çok hızlı değişeceği görüşünde. Bazı şirketlerin yıldızının parlayacağına dikkat çeken Güner, “Büyük şirketler de dahil olmak üzere bazı şirketler de düşüşe geçecek. Pazar çok farklı bir yapıya sahip olacak” diyor ve şöyle konuşuyor:  
 
“Ayakta kalabilmek için sürekli bağ yatırımı yapmak gerekiyor. Biz 800 dönüm arazimizi, bin 200, bin 300 dönüme çıkartacağız. Önemli olan üzüm kalitesi yoksa şişelemenizi, filtreleme sisteminizi kurarsanız. Ama şarap pazarında var olmanız için kaliteli üzümünüz olması gerek.”  
 
Yazgan Şarapçılık Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yazgan ise turizmin gelişmesi, Tekel’in özelleştirilmesi ve diğer alkollü içkilerin ithalatına izin verilmesinin pazarı büyüttüğünü söylüyor. Alkollü içecek ve özellikle şarap sektörünün parlayan yıldız olacağını belirterek “Genç nüfus oranının yüksekliği ve şarap bilincinin günden güne artıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde  bu sektör parlayan yıldız haline gelecek” diyor.  
 
1943’de yılında kurulan Yazgan Şarapçılık, 6 milyon litre kapasitesiyle sektörün önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Şirket, özellikle turizm bölgesi satışlarını dikkate alarak hizmet ve servis kalitesini arttırıcı yatırımlar planlıyor.  
 
Bağ Sayısı Ve Üzüm Çeşidi Her Geçen Gün Artıyor  
 
Doğan Kitapçılık Genel Müdürü ve gurme Mehmet Yaşin, her gün yeni bir şirketin daha pazara girdiğini, bağ sayısı ve üzüm çeşidinin arttığını söylüyor. Yaşin, Türkiye’deki şarap tüketiminin son 10 yılda hızlı geliştiğine dikkat çekerek şöyle konuşuyor:  
 
“Tüketimin yeterli düzeyde olmaması üreticilerin iştahını yeterli düzeyde kabartmıyor. Türkiye’de yılda 65-70 milyon litre şarap üretimi yapılıyor. Bunun yüzde 35’de tatil beldelerindeki turistler tarafından tüketiliyor.”  
 
Geçen yıl başından itibaren süper market raflarında boy göstermeye başlayan yabancı marka şarapların, her ne kadar düşük kalitede olsalar da rekabeti artıracağını değinen Yaşin şöyle devam ediyor: “Türk şarapçılığı son 10 yıl içinde önemli aşamalar kaydetti. Artık çok kaliteli şarapları her yerde bulmak mümkün. İthalatın serbest bırakılması pazara hareketlilik getirdi. Ancak raflarda boy gösteren şaraplar ikinci, üçüncü kalite. Fiyatları makul ama kalite olarak Türk şarabından üstün değiller. İyi şaraplar ise yüksek fiyatlar yüzünden sıradan tüketicinin ilgisini çekmiyor.”  
 
Şarap Dostları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Karaköse, Türkiye’deki şarap tüketimiyle ilgili olarak şunları söylüyor:  
 
“Migros gibi önemli satış noktalarında satılan şarapların yüzde 50’den fazlasının 3-6 milyon lira fiyat  bandında seyrettiğini görüyoruz. Bu da iç piyasadaki şarap tüketiminin sofra ve bir miktar da kalite şarap çerçevesinde olduğu izlenimi veriyor.”  
 
Nihat Karaköse, bölgelere göre üzüm çeşitlerini şöyle sıralıyor: “Elazığ Bölgesi’nde Boğazkere ve Öküzgözü üzümleri, Tokat Bölgesi’nde narince üzümü, Ankara yakınlarında kalecik karası ve emir üzümleri, Denizli Bölgesi’nde Shiraz, Carignane, sultaniye üzümleri, chardonnay, misket üzümleri yetiştiriliyor. En önemli şarap bölgesi olan Trakya’da ise Cabernet Sauvignon, Merlot, Sangiovese, cinsault, gamay, sauvignon blanc reisling,muskat ve semillion üzümleri üretiliyor.”  
 
Dünya Şarap Literatürüne Girdi  
 
Dünya şarap literatürüne giren ilk Türk şarap markası olan Diren Şarapları, 1958 yılından beri Tokat’ta üretiliyor. Diren’in şarap çeşitleri arasında yer alan Karmen Selection, Elazığ Bölgesi’nin Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerinden özel yöntemlerle üretiliyor. Tekniğine uygun olarak özel bakımda yıllandırılıyor. Dörtnal Selection şarabı ise Tokat bölgesinin seçkin Narince üzümlerinden elde ediliyor.  
 
Diren Şarapları Pazarlama Yöneticisi Seren Tümöz, üretim kapasitesini artırmayı planladıklarına dikkat çekiyor. Ürün portföyünü çeşitlendirmeyi düşündüklerini belirterek şunları söylüyor:  
 
“Üretim kapasitemizi artırıp, ürün portföyümüze yeni çeşitler kazandırmak istiyoruz. Türk şarabının yurt dışında da bilinirliğini artırmak için ihracatımızı da artırmayı planlıyoruz.”  
Yazgan Şarapçılık ise 1943 yılında İzmir’de kurulmuş bir aile şirketi. Yılda 6 milyon litre üretimiyle sektörün önde gelen firmaları arasında yer alan Yazgan, daha çok sofra şarabı imal ediyor. Yazgan Şarapçılık Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yazgan, şunları söylüyor: “ Ürünlerimiz güney sahillerindeki turistik bölgelerde ikram şarabı olarak dağıtılıyor. Ayrıca perakende satışlarımızı da süper marketler aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. Sofra şarapları dışında kalite şarap çeşitleri arasında ise Boğazkere, Öküzgözü, Gamay , Narince ve Sultaniye gibi üzüm çeşitlerinin kupajıyla şarap üretiyoruz.”  
 
Dünyada Da Şarabın Yıldızı Yükseliyor  
 
Uluslararası piyasalarda da şarapçılık pazarı büyüyor. ABD, Fransa ve İtalya dünya şarap pazarını elinde tutan üç büyük ülke konumunda. Rakamlarda bunu ortaya koyuyor.  
 
ABD: ABD yıllardır şaraba çok büyük yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. California’da bulunan Napa Vadisi’nde ABD’nin en ünlü ve gelişmiş firmaları üretim yapıyor. Bu bölgede daha çok sofra şarabı üreten bir firmanın satış miktarı yıllık 560 milyon litre, cirosu ise 1.5 milyar doları buluyor. Türkiye’de daha çok tanınan Mondavi firması ise yılda 80 milyon litre kalite şarap satıyor. Cirosu yaklaşık 450 milyon dolar civarında. Bir diğer firma olan Kandle Jackson, yılda 27 milyon litre satış yapıyor. Bu ise 375 milyon dolar ciro getiriyor.  
 
AB ÜLKELERİ: Bu kıtada Fransa, İtalya ve İspanya önemli üreticiler arasında. Şarabın beşiği olan Fransa’da üretim ve tüketim şanına yakışır düzeyde. Fransa’nın iç tüketimi yılda 2.5-3 milyar litre. 1995-2000 yılları arası yıllık ihracatı 166 milyon kasa yani yaklaşık 1.5 milyar litre. Fransa’nın ihraç ettiği şarabın ortalama kasa fiyatı ise 32 EURO. İtalya’da ise yine 2 milyar litre civarı iç tüketim olduğu tahmin ediliyor. İtalya’nın 1995-2000 yılları ortalama ihracatı 165 milyon kasa, bu ise yaklaşık 1.5 milyar litre. İtalya’nın ortalama kasa fiyatı 13 Euro.  
 
“Aslında Karlı Bir İş Değil”  
 
Özellikle yeni girişimciler şarapçılığı karlı bir yatırım olarak bakıyorlar. Ancak 65 yıllık bir firma olan Sevilen’in pazarlama müdürü Enis Güner, karın çok yüksek olmadığını söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:  
 
“Şarapçılık, aslında dededen toruna geçer. Dede bağı diker, üzümünü almaya başlar. Torunu ancak onu güçlü bir şarap markası haline getirip, para kazanmaya başlar. Şarapçılık çok zahmetli ve uzun yıllar sabır isteyen bir iş. Bugün bir şişenin fiyatını 10-12 milyon lira gören finans gücü olan yatırımcılar, şarabı çok karlı bir iş olarak görüyorlar. Ama çok karlı bir iş değil. Şarabın pahalı olmasının nedeni özel tüketim vergisinin çok yüksek olması, hammadde yani üzümün dünya standartlarının çok üzerinde bir fiyatla satılıyor olması. Ayrıca, ürettiğiniz şarabı iki yıl sonra piyasaya verdiğiniz için enflasyonu da fiyatlara ilave ediyorsunuz.”  
 
Türkiye’de şarabın selpak gibi bir ürün olarak algılanmasından yakınan Güner sözlerini şöyle sürdürüyor: “Dünyada bağcılık, şarapçılık yapan hiçbir ülkede iki ya da üç firma hegomanyası yoktur. Şarap da bölgesel karakteristik özellikler öne çıkar. Ege’nin, Marmara’nın üzümlerinden farklı şaraplar üretilir. Şirketlerin bölgesel olarak öne çıkması ve çok sayıda şirketin olması sektöre katkı sağlar. Ama dünyada rekabet edebilmek için bağcılık ve üretimle ilgili standartları yakalaması gerekiyor.”  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz