"Tarımda fırsat gördüler"

Bir zamanlar uzak durulan hayvancılık sektörü son yıllarda belki de en gözde alanlardan biri.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Tarımda fırsat gördüler
Bundan on yıl öncesine kadar Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun raporlarında da yer aldığı gibi ‘tarım ve hayvancılık geleceğin en stratejik sektörü olacak’ diyenlere kuşkuyla bakılırdı. Bu söylemi kimi kehanet gibi görüyordu. Ancak bahsedilen şey gerçek oldu.  Artan nüfusu doyurmanın yolunu arayan ülkeler, çözümü tarım ve hayvancılıkta buldu. Kişi başına düşen et tüketiminin düşük olması, hayvan sayısının giderek azalması, sanayicilerin et ve süt hammaddesi bulmakta zorlanmaları ve modern çiftlik sayısının son derece az olması son yıllarda Türk girişimcilerinin de bu alana yönelmesine neden oldu. Küresel krizin de etkisiyle tarım sektörüne artan ilgiye paralel olarak sektör dışından pek çok girişimci de tarım sektörüne giriş yaptı. Yatırım için de en çok hayvancılık kolunu seçti. Koç Grubu, Saray Halı, Yaşar Grubu, Söktaş, Dimes, Doğan, Aksa, Ata-Sancak ise sektörün en büyükleri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda et fiyatlarında artışın ve besi çiftliklerinin karlılığının yüksek olmasının sektöre girişleri artırdığını belirten sektör temsilcileri, hayvancılık yatırımlarının 4-5 yıl gibi bir sürede kendini amorti ettiğini ve bundan sonraki yıllarda da hayvancılık yatırımlarının devam edeceğini söylüyor.

Sek­tö­rün en bü­yü­ğü
Büyük grupların ve şirketlerin hayvancılık sektörüne yatırım yapmalarının birçok nedeni var. Ancak, Türkiye’nin hayvan varlığı bakımından her geçen gün gerilemesi, etkenler arasında ilk sırayı alıyor. 1980’ lerin başında Türkiye’ de 16 milyon adet sığır bulunuyorken 1990’larda bu rakamın 11 milyona düştüğü biliniyor. 2000’li yıllara gelindiğinde ise düşüşün devam ettiği, hatta 2002 – 2003 yıllarında büyükbaş hayvan varlığının en düşük seviyesi olan 9 milyon 900 bine kadar gerilediği gözleniyor. Sadece sığırlarda değil, diğer hayvan türlerinde de gerileme yaşanıyor. Dolayısıyla, özellikle et ve süt ürünleri üreten firmalar hammadde bulmakta güçlük yaşıyorlar. Bu gerçekten yola çıkan pek çok ismin de hayvancılık sektörüne giriş yaptığı gözleniyor.
Saray Halı’nın sahibi Necati Kurmel, sektörün en bilinen ismi. 1998 yılından 600 gebe düveyle faaliyete başlayan Saray Çiftliği bugün, hayvancılık sektöründe Türkiye’nin en büyüğü konumunda. Memleketi Kayseri Develi ve Yeşilhisar’dan sonra yatırımlarını Adana’ya da yönlendiren Kurmel,  Karataş yolu üzerinde 5 bin dönümlük alanda kurduğu dev çiftlikte 10 bin büyükbaş hayvan besliyor. Kayseri’deki 15 bin büyükbaş hayvanla birlikte toplam 25 bin hayvan kapasitesine sahip. Bu sayının 100 bin büyükbaş hayvana çıkarılması hedefleniyor.  Günlük 30 tonluk süt üretimi gerçekleştiren Kurmel, yakında tüm et mamullerini piyasaya çıkarmayı planlıyor.

Ka­pa­si­te­le­ri ar­tıyor
İş adamı Ethem Sancak da sektörü keşfedenlerden. 2003 yılında Koç ve Ata Grubu’nun Harranova’daki tesislerine 8 milyon dolarla ortak olarak adım adan Sancak, iki yıl süren ortaklığın ardından işletmenin tamamının Koç Grubu tarafından satın alınmasıyla yollarını ayırdı. Sancak yoluna Ata Grubu ile birlikte Denizli’de devam ediyor. Süt üretimine odaklanan Ata-Sancak Acıpayam Tarım İşletmesi’ne 2005 Haziran ayından bugüne kadar 50 milyon dolar yatırım yapıldı. 2 bin 400 sağmal hayvan kapasitesine sahip olan tesiste; günde 70 – 80 ton arasında çiğ süt üretimi gerçekleşiyor.
Koç Grubu ise 2005’e kadar Ata ve Sancak Grupları ile birlikte yürüttüğü tarım ve hayvancılık faaliyetlerine tek başına devam ediyor. Grubun, Tamek ve Maret için üretim yapan Harranova Besi ve Tarım İşletmeleri tesisi 13 bin 250 büyükbaş hayvan kapasitesine sahip. İşletmede; Holstein, Montofon, Simmental ve bu ırkların melezleri besiye alınıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz