"Büyük E-İş Anketi"

E-iş ya da orijinal deyimiyle e-business son dönemin gözde deyimleri... Türkiye’de de çok sayıda şirket ya da banka bu modeli benimsediğini, süreçlerini “net” taşıdığını söylüyor. Gerçekten ciddi m...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük E-İş Anketi

E-iş ya da orijinal deyimiyle e-business son dönemin gözde deyimleri... Türkiye’de de çok sayıda şirket ya da banka bu modeli benimsediğini, süreçlerini “net” taşıdığını söylüyor. Gerçekten ciddi mesafe alanlar, önemli başarılara imza atanlar var. Ancak, “E-İş”e hazırlık düzeyini test eden bir araştırma yok. DIGITAL, bu konuya bir ölçüde ışık tutmak amacıyla, Cisco’nun Net-readiness yaklaşımını kullandı ve büyük bir anket yaptı. İş dünyasının önde gelen şirket ve bankalarını kapsayan bu araştırmada, yöneticiler, şirketlerinin internete hazırlık düzeylerini değerlendirdiler.

Yeni ekonominin dünyadaki öncü şirketlerinden biri olan Cisco Systems, aynı zamanda Net Readiness adlı konseptiyle de adından söz ettiriyor. “İnternete hazırlık” olarak Türkçeye çevrilebilecek bu konsept, uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü olarak, ABD’de geliştirildi. Cisco’dan Amir Hartman ve John Sifonis tarafından geliştirilen konsept, şirketlerin “net”e hazırlık stratejilerini ölçümlemeye ve öneri sunmaya dayalı. İki yazar, bu çalışmalarını daha sonra Net Ready adıyla da kitap olarak yayınladılar.

Hartman ve Sifonis, bu çalışma için 400 şirketi içine alan kapsamlı bir araştırma yaptılar. Bu 400 şirket arasında Cisco Systems, Microsoft, Charles Schwab, Dell Computers, Amazon ve eBay gibi yeni ekonominin yükselen yıldızları da vardı. Araştırmada, bu 400 şirketin en iyi başarı özelliklerinden öne çıkanlar saptandı, bir araya getirildi. Ardından “Net Readiness Scorecard” kullanılarak, 1990’ların ekonomisinden “internet ekonomisine” başarıyla geçiş yapmış şirketler incelendi. Bunu, lider şirketlerle başarılı doc.com şirketlerinin karşılaştırılması izledi. Böylece ortaya, başarıya ulaşmak için gerekli unsurları içeren kapsamlı bir çalışma çıktı. Ortaya çıkan kitap, iş süreçlerini internete taşımak ve geleceğin şirketi olmak isteyenlere bir vizyon sunarken, yapacaklarını da ayrıntılı olarak anlatıyor. “Net Readiness Scorecard” ise bu hazırlık aşamasında şirketlerin ne durumda olduklarını ortaya koymaya yarayan bir test. Zaten Hartman ve Sifonis, “Yeni pazarlara ve çalışma yöntemlerine giriş yaparken, başarılı bir internet iş stratejisi geliştirmek için herkesin kullanabileceği güçlü bir alet kutusu” diye nitelendirerek, kitap ve testin önemine de dikkat çekiyorlar.

Ne kadar hazırsınız?

Cisco’nun Net-readiness testi, çeşitli ortamlarda kullanıcılara sunuluyor, buradan girerek kendi şirketinizi ya da liderliğinizi ölçümleyebiliyorsunuz. Cisco’nun sitesinin yanı sıra, www.capital-elite.com sitesinde de böyle bir ölçümleme şansı var. Ancak, Türkiye’nin önde gelen şirketlerini bir araya getirip, onların yöneticilerinin değerlendirmesini yapmak şimdiye kadar gerçekleştirilemedi. DIGITAL, ilk kez böyle bir çalışma yaparak, yöneticilere hem kendi şirketlerini hem de rakiplerinin düzeylerini görme olanağı tanıyor.

Bu çalışmanın önemini ve kapsamını ortaya koymak için sürece dikkat çekmek gerekiyor. Araştırma için şöyle bir yöntem izlendi:

* Öncelikle çok sayıda soru ve yanıttan oluşan Net-Readiness testi daha kompakt hale getirildi. Soru sayısı 13’e indirilirken, kapsamının geniş olması ve genel eğilimi ortaya koymasına özen gösterildi. Sorular seçilirken bu alanda uzman olan yönetici ve danışmanlara da soruldu.

* Ortaya çıkan sorular, “E-İş’e Ne Kadar Hazırsınız?” başlığı ile bir ankete dönüştürüldü. Bunun için www.capital-elite.com sitesinde bir özel bölüm oluşturuldu. Dergi, gazete ve internet ilanlarıyla katılım sağlandı, çok sayıda yanıt alındı.

* Bunun yanı sıra, en büyük çalışma fiziki ortamda gerçekleştirildi. Türkiye’nin önde gelen şirket ve bankalarının katılımını sağlamak amacıyla, DIGITAL bünyesinde bir ekip çalışma yaptı. Faks yöntemiyle iletilen anketler, geniş bir sektör temsilcilerine gönderildi. Onlardan, bu anketleri, şirketleri adına ve şirketlerini değerlendirmeleri amacıyla doldurmaları istendi.

* Sonuçta, beklediğimizden çok fazla yanıt geldi. Ancak, bazı yanıtlar, anlamlı olmadıklarından ve çok küçük şirketleri kapsadıklarından, değerlendirme dışı bırakıldılar.Amaç, Türk iş dünyasını kapsamak olduğundan, temsil yeteneği güçlü şirketlerin alınmasına özen gösterildi.

Araştırma nasıl değerlendirilmeli?

Bu araştırma için çok sayıda şirket ve bankaya ulaşıldı. Ayrıca, internet, gazete ve dergi ilanlarıyla davet de yapıldı. Buna rağmen, ısrarlı taleplere rağmen, bazı kurumların araştırmaya katılımı sağlanmadı. Ancak, bu araştırmayı her yıl gerçekleştireceğimiz için, gelecek dönemlerde katılımın yüksek olacağını da düşünüyoruz.

Araştırma, sadece katılımcıların görüşünü yansıtıyor. Dolayısıyla, değerlendirirken bu gözle bakmakta yarar var. Yani, “Yöneticisinin gözüyle” şirketler değerlendirildiği için, bazı şirketlerin “Net Readiness” puanı, umulanın üstünde görünebilir. Bunu, DIGITAL’in bir saptaması olarak görmemek gerekiyor.

Hangi şirket ya da banka için kimin değerlendirme yaptığına ilişkin bilgiler DIGITAL’de... Ancak, bunları yayınlamıyoruz. Hepsi de şirketlerini temsil eden, grupları adına değerlendirme yapabilecek yöneticilerden oluşuyor.

Araştırmada, 13 ana soru var. Yöneticiler bu sorulara; “Kesinlikle katılmıyorum”, “Katılmıyorum”, “Tarafsızım”, “Kabul ediyorum”, “Kesinlikle kabul ediyorum”, “Bilmiyorum” gibi yanıtlar verdiler. Bunların ortalamasıyla ortaya çıkan rakam da, şirketlerin puanı ortaya koyuyor. Yandaki sayfalarda oluşan tablo, bu puanlama sonucu ortaya çıkmıştır.

“TÜRKİYE’DE ÖNCÜ ŞİRKETLER VAR”

KoçSistem Yönetim Danışmanlığı Grubu’ndan danışman Bahar Göreci, “E-İş”e hazırlık konusunda DIGITAL’in sorularını şöyle yanıtladı:

Şirketler için dijitalleşme ya da e-şirket olmak ne anlama geliyor?

E-Şirket olmak, şirketin iş hedefleri doğrultusunda, süreçlerini elektronik ortama taşıyarak verimlilik ve maliyet tasarrufu elde etmesi ve bu iş yapış şekli için gerekli kültürel değişimi gerçekleştirebilmesiyle mümkündür.

E-şirket olarak nitelendirilebilmek için şirketlerin hangi süreçlerini internete ya da online ortama taşımaları gerekiyor?

Şirketlerin kendilerini rakipleri arasında daha güçlü duruma getirecek, gerek müşterilerle gerekse kendi iç süreçlerinde iş yapış şekillerini elektronik ortama taşıyacak; katma değersiz işleri eleyerek verimi artıracak projeleri belirlemesi gereklidir.

Öncelikler ve ihtiyaçlar anlaşılmadan, belli bir çözüm önermek yanıltıcı olabilir. Örneğin bazı şirketler için tedarik zinciri ortakları ile tam entegrasyon sağlanması, tüm tedarik zincirinin en verimli şekilde çalışabilmesi için önemlidir. Bunun yanında, “bilgi yönetimi” iş akışlarının, yeni fikirlerin oluşumu sürecinin ve genel anlamda organizasyonun öğrenme yeteneğinin hızlanmasını sağlar; müşteri ilişkileri ve fırsatların belirlenmesi gibi konulara odaklanma fırsatınıyaratır.

KoçSistem’de uyguladığımız Bilgi Yönetimi Projesi ile Müşteri, Süreçler, Rekabet, Finansal Sonuçlar ile ilgili bilgilerimizi intranet üzerinden takip edebiliyoruz. Self Servis İnsan Kaynakları uygulamaları ile çalışanların kendi bilgilerini elektronik ortamdan güncellemelerini sağlıyoruz.

Genel olarak geniş kullanıcı kitlesine hitap eden, kısa sürede uygulanabilen, şirket kültürü ile ters düşmeyecek ve şirkete rekabet avantajı sağlayacak projelerden başlamak daha doğru olacaktır. 

Türkiye’de e-şirket açısından durum nedir?

Türkiye’de pek çok şirket e-iş konusunda ilerleme kaydetmeye çalışmaktadır. Koç Grubu’nda da Cisco işbirliği ile “e-Dönüşüm 2003 Projesi”ni yürütüyoruz. Bu kapsamda Arçelik, Beko ve Koç Holding, pilot şirketler olarak e-dönüşümün “Bilgi Sistemlerinin E-İş’e Uygunluğunun Değerlendirilmesi” aşamasındalar. Bu çalışma ile şirketlerimizin uzun vadeli e-dönüşümü için bilgi sistemleri uygulamaları ve teknik gereksinimlerin önceden belirleyerek projelerde teknik darboğazları önlemeyi hedefliyoruz.

Cisco’nun yaptığı değerlendirme anketi sonucuna göre KoçSistem, “e-şirket” olma yolunda dünyadaki en iyi şirketlerle aynı düzeydedir. Yine de bu başarıyı sürdürebilmek için yapmamız gereken çok şey var. Eylül ayında başladığımız e-dönüşüm çalışmalarında şu anda e-iş proje portföyümüzü belirlemiş durumdayız. Daha sonra bu projeleri önceliklendirerek 1 yıllık yol haritamızı belirleyeceğiz.

E-ŞİRKET OLMAK İSTEYENLERE TAKTİKLER

Bahar Göreci/Koçsistem (Danışman)
 
DEĞİŞİM YÖNETİMİ
: Öncelikle üst yönetimin onay ve desteğinin sağlanması gereklidir. E-dönüşüm bilinç ve heyecanını yaratmak amacı ile uygulanması kolay projelerden başlanmalıdır. Değişimin başarılı olabilmesi için, başarıyı göstermek ve beklentileri yönetmek önemlidir. Bunun için çalışanlara e-dönüşümün kendilerine yarar sağlayacağı gösterilmeli, şirkete değer sağlayacak, uzun vadeli uygulaması daha zor projeler ise küçük, yönetilebilir parçalara bölünerek fazlandırılmalıdır.

BİLGİ SİSTEMLERİ ORGANİZASYONU: Bilgi sistemleri organizasyon modelinin de e-iş’e uygun olarak yeniden yapılandırılması gerekebilir. Bunun yanında, mevcut süreçleri olduğu gibi web’e taşımaktan kaçınmalı, yeni gereksinimler belirlenmeli, gelecekte olası gelişme planları da düşünülerek büyümeye elverişli bir altyapı oluşturulmalıdır.

HİZMET MODELİ (DIŞ KAYNAK KULLANIMI) :  Kaynakları sınırlı şirketlere teknolojinin yarattığı yeni iş fırsatlarından daha hızlı ve etkin yararlanma, uygulamanın işe yarattığı katma değere odaklanma fırsatı verdiği için dış kaynak kullanımı da son zamanlarda çok yaygın olarak kullanılmaya başlanılan bir çözümdür.

Oluşturulan çeşitli iş modelleri ile firmalara, bilgi teknolojilerine ilk yatırım maliyetinden tasarruf ve zamana yayılmış ödeme planının sunulması, başlangıçtan itibaren tüm maliyetin gider gösterilebilmesi, toplam maliyetin kesine yakın bütçelenebilmesi, sürekli teknoloji yenileme yatırımına ihtiyaç kalmaması gibi finansal avantajlar sağlar. İnsan kaynakları açısından da konusunda uzman geniş bir kadro bulundurmaya ihtiyaç duyulmaması, eleman kaybetme riskinin ortadan kalkması, dönemsel gereksinimlerini karşılayabilmekten kaynaklanan avantajlar sağlanmaktadır.

TEKNOLOJİ STANDARTLARI: İç kaynaklarla geliştirme genellikle bütünü planlayarak değil, sadece mevcut, kısa vadeli ve lokal ihtiyaçlara uygun olarak yapıldığından zamanla şirket içerisinde birbirinden kopuk web adacıkları oluşur. Tüm uygulamalarda standardizasyon sağlanması, eğer iç kaynaklarla geliştirme tercih edilecekse, uygulama geliştirme standartlarının belirlenmesi; hazır paketler seçilecekse, paket seçiminde uyulması gerekli standartların önceden saptanması gereklidir. Böylece entegrasyon, güncellemeler ve bakım için daha az süre harcanır.
 
“SÜREÇLERİ OLDUĞU GİBİ  İNTERNETE  TAŞIMAK DÖNÜŞÜM DEĞİL”

Cisco Systems İnternet İş  Çözümleri Müdürü Ahmet Hasanbeşeoğlu, şirketlerin internete hazırlık süreçleri ve Türkiye’deki durumla ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Şirketler için dijitalleşme ya da e-şirket olmak ne anlama geliyor? 
 
Şirketleri oluşturan temel unsurların hepsi teknoloji ve internet in etkisi ile  değişiyor. Nedir bu temel unsurlar :

İnsan – yaşama şeklimiz ve hızımız, iletişim olanaklarımız, Dünya görüşümüz, öğrenme şekillerimiz ve hata eğlence şekillerimiz internet ile değişiyor. Tabii ki bir şirketi oluşturan ve değer katan en temel unsur olan insan kaynağının bu değişimi, içinde çalıştığı şirketleri ve iş yapma şekillerinizi de etkiliyor.

Süreçler ve Organizasyon: Süreçler daha hızlı ve  daha az bürokratik hale gelerek etkinliği ve ölçülebilirliği artıyor. Bu sayede bazı süreçler ortadan tamamen kalkarken, bazıları ekleniyor.

Organizasyon yapısı, departmanlar veya süreçler bazında odaklanmak yerine, ‘Katma Değer Yaratan Bilgi Grupları’ etrafında şekilleniyor. Bu yeni organizasyonda, serbest hareket, bir çok süreç ve departmandan çalışanların beraber oluşturduğu takım ruhu ve liderlik on plana çıkıyor. Müşteri hizmetleri, satış pazarlama, finans ve bilgi işlemin çalışanlarında oluşan hedefler belli.Bilgi üretim, yönetim ve paylaşım süreçleri tanımlanmış yeni ‘Müşteri Bilgi Yönetimi’ grupları şekilleniyor. Kısacası, süreçler ve organizasyon, ‘bilgi’nin uydusu haline geliyor.

Teknoloji: Teknoloji, şirketlerin masa , sandalye benzeri sabit kıymeti olmaktan çıkarak, e-dönüşüm içerisinde gerekli hız, çeviklik ve iletişimi sağlayacak önemli stratejik bir kaynak haline geliyor.

Yönetim: Yöneticiler;  delegasyon , yetkilendirme ve ‘gösterge bazlı yönetim’ felsefesini uygulayabilecekleri bir çalışma seklinin liderliğini yapıyorlar. Bu sayede herkes kendi hedeflerini koymak, takip etmek ve kendini geliştirmekten sorumlu bir hale geliyor. Şirket, bir anlamda,  müşteri ve pazarı koklayan, duyan, hisseden, tadan ve gören organlarını( Finans, Satış, Pazarlama, Destek vb fonksiyonlar ) beyin yönetime zamanında, doğru ve hızlı karar alabileceği şekilde, ‘bilgi veren dijital bir sinir sistemine’ dönüştürmüş oluyor.
 
E-şirket olarak nitelendirilebilmek için şirketlerin hangi süreçlerini internete ya da online ortama taşımaları gerekiyor?
 
Süreçleri internete olduğu gibi geçirmek, e-donüşüm demek olmuyor. Gerçekte e-dönüşüm ile, ‘Süreçlerin ortadan kaldırılması veya yeni bilgi üretim, yönetim, toplama süreçlerini eklenmesi ile bilgi toplumu olabilmek hedefleniyor. Örneğin; masraf yönetimi surecini, dokümanlarla yapmak yerine, internet de uygulama ile yapmak arasında hız dışında, bilgi, kültür değişimi ve öğrenme yeteneğini artırıcı özellikleri katan şirketler e-dönüşümü yakalıyorlar.

Süreçler, çalışanlara yönelik, müşteriler için veya is ortağı ve tedarikçi firmalar ile şirket arasındaki her türlü iletişim, ürün/hizmet  ve bilgi paylaşımını gerçekleştirmek için olabilir. Önemli olan şey, süreçleri internete taşımak değil, internet üzerinde tamamen yeni süreçleri, aynı hedef ve sonuçları dahaetkin ve verimli şekilde elde edebilecek şekilde tasarlamak ile oluyor.

Türkiye'de e-şirket açısından durum nedir? Gözlemlerinizi paylaşır mısınız?
 
Türkiye de e-şirket olmak yolunda dört temel unsuru inceleyelim. Teknoloji  alanında büyük şirketler olarak Avrupa ile yarışıyoruz. Ancak, küçük firmalar bu konuda geride kalıyor. İnsan kaynağının internet ile gelen yeniliklere uyumunda ise sektörlere göre finans, medya ve bilgi işlem konusunda son derece iyiyiz.
 
Esas önemli konu, yönetim ve süreç/organizasyon unsurlarının e-dönüşüme uygun hale getirilmesinde. Bu konuda birkaç lider şirket dışında iyi örnek yok denecek kadar az. Verimlilik ve stratejik planlama ile büyüme ve kar etme prensibinin önemi 2001 yılında anlaşılmaya başlanmış ve ekonomik dalgalanmalara karşı hazır olmayan, paradan para kazanmaya alışmış, çok kısa vadeli yasayan kurumlar için e-dönüşümün önemi 2002 yılında ve sonrasında iyice artmıştır.  

E-şirket olmak isteyenlere önerileriniz ne olur?
 
E-şirket olmak için önerilerimiz,  e-dönüşümün ne olduğunu tam olarak anlamaları ve şirketlerinin en üst düzey yöneticilerinin inanması ve desteklemesi ile tüm organizasyona basarı ile yayabilecekleri bir e-dönüşüm komiteleri oluşturarak değişimi ölçmeleri ve sürekli canlı tutmalardır.

Her iş birimini en üst düzey yetkilisi, performans değerlendirmesinin önemli bir bölümünü interneti kullanarak ortaya çıkan kazanımlarını ve gelişimlerini anlatarak yapmalıdır. Örneğin Satış Genel Mudur Yardımcısı, her yıl ‘İnternet Olgunluk’ seviyesinde ne kadar ilerlediğinin, müşteri memnuniyet, karlılık gibi alanlarda hangi e-projeler ile ne kadar bir yatırım geri dönüş oranı sağlanmış ve hangi ölçülmeyen değerlerde artış sağlanmış, bunları ortaya koymalıdır. Bu şekilde her birim  kendi programlarından sorumlu olmalı ve her alanda programlar eş zamanlı yürümeli ki, bir etkileşim, iletişim ve rekabet ortamı kurulabilsin.

E-dönüşüm şirketler, ‘Sağlıklı Paranoya’ diyebileceğimiz şekilde sürekli artan bir pazar rekabetine karşı kendilerini alanında en iyi olan şirketler ile karşılaştırırlar ve rekabete karşı kural koyucu olurlar veya kuralları yıkarlar.

Bu noktada önerileriniz ne olur?

Bu işi yaşayan şirketleri kendinize örnek alın, tecrübe ve bilgi birikimini kendi bünyenize geçirmek için gereken organizasyonel yapıyı kurun ve stratejik planlama yapın. Kolay sonuç alınabilecek projelerden başlayın, projelerin dış ve iç iletişiminin ve kazanılan tasarrufların analizini iyi yapın. e-dönüşümü sadece kendi şirketiniz için düşünmeyin, mümkünse size üretim yapan tedarikçileri, malınızı satan dağıtım ağını ve diğer iş ortaklarınızı da e-dönüştürün. Unutmayın, sizin süreçleriniz, onların şirketi mantığı ile e-dönüşümü tüm değer zincirine yaymaya çalışın. Bu şekilde müşteri dahi bilinçlendirmek ve e-dönüşümü uygunlaştırmak için yatırım yapmaktan ve eğitmekten kaçınmayın. Öyle bir şirket düşünün ki, kendisi kurum içinde e-dönüşümü tamamlamış, ancak müşterileri,  kanal organizasyonu, lojistik destek sağlayan iş ortakları ve tedarikçileri e-dönüşüme geç kalmış.  Bu konuda Türkiye ve benzeri gelişmekte olan pazarlarda sektör olarak genel bir değer zincirinde hızlı bir e-dönüşüme ihtiyaç vardır

“E-DÖNÜŞÜM İÇİN ÇEVİKLİK GEREKİYOR”
Microsoft Kurumsal Çözümler Grup Müdürü Yiğit Kulabaş, Türkiye’deki şirketlerin “E-İş”e hazırlık düzeyleri konusunda şu değerlendirmeyi yapıyor:

3 HEDEF KİTLE VAR: E-dönüşüm projelerinin 3 ayrı hedef kitlesi var: Şirket çalışanları, müşteriler ve ortaklar. Farklı sektörlerde üç hedef kitlesinin önceliği değişebiliyor. Örneğin bankacılık sektöründe e-dönüşüm müşteri tarafında, bir başka deyişle, internet bankacılığı ile başladı. Üretim şirketlerinde ise genelde ortaklar ön planda bulundu; tedarikçilerle, dağıtıcılarla, lojistik firmalarıyla e-entegrasyon en önemli hedef oldu.

ÇALIŞANLAR BAŞARININ ANAHTARI: E-dönüşüm projelerinin başarıya ulaşmasındaki en önemli faktörlerden biri şirket çalışanları... Çalışanların kalitesinden ya da e-dönüşüm konusunda eğitilmesinden bahsetmiyorum, vurgulamak istediğim nokta, şirket çalışanlarının e-dönüşümü bizzat benimsemeleri gereği.

Çalışanların e-dönüşümü benimsemeleri için ne yapmak gerekiyor?

Bu soruya cevap verirken, bir şirket olarak Microsoft örneğini inceleyebiliriz. Microsoft, e-dönüşümünü yaklaşık 5 sene önce tamamladı. Yola çıkarken dört ana hedef üzerine odaklanıldı: “Çalışanlara her zaman erişime açık bilgi sunmak”, “Çalışanların verimlilik ve etkinliğini artırmak”, “Maliyetleri azaltmak” ve “Standardizasyonu sağlamak”...

MICROSOFT’UN ÖRNEK SİTELERİ: Bugün Microsoft içinde yararlandığımız pek çok intranet sitesi var – global şirket portalinin yanı sıra, departmanlar, ülkeler, ürünler ve hatta projeler bazında intranetler bulunuyor.  En güncel bilgiye her zaman erişebiliyoruz. Intranet sayfalarının bir kısmı sadece içerik değil, özel fonksiyonları da içeriyor. Örneğin, yıllık izine çıkabilmek, masraflarımızı bildirmek ya da yeni kartvizit bastırmak için yapmamız gereken tek işlem intranete girmek. Başka türlü bu işlemleri gerçekleştirmemiz bile mümkün değil.

ONLINE İZİN NASIL ALINIR? Sadece yıllık izin işleminin detaylarına girelim. Ekranda hangi tarihler arasında izin almak istediğinizi belirleyecek takvim bulunuyor, insan kaynakları sisteminden alınan bilgi kaç günlük hakkınız kaldığınızı gösteriyor. Sayfa siz unutsanız dahi yerinize kimin vekalet edeceğini belirtmenizi istiyor. Bilgileri girdikten sonra müdürünüze ve insan kaynaklarına bir mesaj gidiyor;  “Ekteki izin talebini lütfen onaylar mısınız?’’ Bir izin alma işlemi toplamda maksimum bir dakikanızı alıyor. Sadece verilen örnekle dahi çalışanların verimliliğindeki artışı, standardizasyonu ve düşen maliyetleri gözlemlemek mümkün.

ÇEVİKLİK ÇOK ÖNEMLİ: Çeviklik kavramı bütün kurumsal projelerde olduğu gibi e-dönüşüm için de geçerli. Hedef kitle kim olursa olsun, projeyi hızlı bir şekilde hayata geçirmek, ve gerektiğinde manevra yapabilmek gerçekten çok önemli.

Özetle e-dönüşüm projeleri şirketlerin artı hanesine yazılabilecek değerde projeler... Çevik ve çalışanlar tarafından benimsenen başarılı projeler maliyetlerini çok kısa zamanda telafi ederek yatırımın geri dönüşünü sağlayabiliyorlar. 


 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz