"Genç Subaşı’nın Örnek Girişimi"

Mehmet Subaşı / Vodaco Genel Müdürü Mehmet Subaşı, Koç Holding’in tepe yönetiminden Hasan Subaşı’nın oğlu... Türkiye’nin en genç girişimcilerinden... Eğitim için gittiği ABD’de uzun yıllar kaldı, ç...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Genç Subaşı’nın Örnek Girişimi

Mehmet Subaşı / Vodaco Genel Müdürü
Mehmet Subaşı, Koç Holding’in tepe yönetiminden Hasan Subaşı’nın oğlu... Türkiye’nin en genç girişimcilerinden... Eğitim için gittiği ABD’de uzun yıllar kaldı, çeşitli danışmanlık şirketlerinde tecrübe edindi. Döndüğünde ise yöneticilik yerine, kendi işini kurmaya tercih etti. Bu amaçla, 2000 yılının başında düğmeye bastı ve Vodaco’yu kurdu. Hedefi, şirketlere, interneti verimlilik yolunda bir araç olarak kullanmayı öğretmek... Kısa sürede hazırladıkları ürünle de bu konuda ciddi mesafe almışlar...

ABD’de, özellikle Silikon Vadisi’nde doğan “yeni ekonomi” son 5 yılda binlerce girişimci yarattı. Önemli bölümü çok genç insanlardan oluşan bu girişimciler arasından Microsoft, Sun, Cisco, Oracle gibi devleri yaratanlar da çıktı. Bazıları ise son 2 yılda yaşanan çöküş döneminde yok olup gittiler...

Ekonomideki sıkıntılara rağmen “yeni ekonomi” Türkiye’de de girişimcilerini yaratıyor.  Yazılımdan danışmanlığa, bilgisayardan e-ticarete, çeşitli alanlarda gerçekleşen bu girişimcilere 2000 yılında bir yenisi daha eklendi... Uzun yıllar yurtdışında eğitim görüp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye gelen Mehmet Subaşı ve Vodaco şirketinden söz ediyoruz.

Koç Holding’in tepe yöneticilerinden Hasan Subaşı’nın da oğlu olan Mehmet Subaşı’nın yurt dışı macerası, Alman Lisesi’nden mezun olduktan sonra ABD’ye gitmesiyle başladı. Texas Austin Üniversitesi’nde makine ve endüstri mühendisliği okudu. Daha sonra Columbia Business School’de işletme alanında yüksek lisans yaptı.

Uzun yıllar yurt dışında yaşadı. Çeşitli şirketlerde görev aldı. Ford Motor Company, Monitor ve Bain and Company, bunlardan sadece üçü... Subaşı farklı kurumlarda edindiği bu tecrübeleri ülkesine taşımaya karar vererek ülkesine döndü. Vodaco (Voice & Data Communication) şirketini kurdu. Şu anda da Vodaco’nun genel müdürlüğünü yürütüyor.

Ocak 2000’den bu yana kendi girişimiyle kuruduğu şirketi vasıtasıyla Türk iş dünyasına verimlilik kazandırmaya çalışıyor. Mehmet Subaşı şirketi kurduktan bir süre sonra diğer ortaklar katıldı. Mehmet Bali örneğin.  Sonraki süreci Mehmet Subaşı şu şekilde anlatıyor:

VODACO’nun kuruluşundan bahsedebilir misiniz?
VODACO’yu 2000 yılının ocak ayında kurduk. Krizlere rağmen yavaş yavaş büyüdü. Geldiğimizde depremden çıkmış bir ülke idi zaten. Bunu kasım ve şubat krizleri takip etti. Ama biz yine de büyüme fırsatı bulduk. Kurulduğumuzdan bu yana iki kat büyüme gösterdik.

Buna karar verdiğimizde internetin parlak zamanlarıydı. Bir sürü farklı proje içinden, sonunda stratejik danışmanlık şirketi olan VODACO’yu kurmaya karar verdim. Ülkem için de bunun daha hayırlı olacağını düşündüm, açıkçası.

Yurt dışındaki tecrübelerimizden, şirketlerin verimlilik yakalamak için pek çok şey yapabileceğini gördük. Türkiye’de internet adı altında çok kötü işler yapılıyordu. Halbuki internet Türkiye için avantaj haline dönüştürülebilir.

Biz şirketlere yönelik çalışıyoruz. Özellikle büyük şirketlere yönelik. Verimliliklerini artırmaya yönelik danışmanlık veriyoruz. Çünkü, bu alanlarda yapılan yanlış yatırımlar, bırakın verimlilik sağlamayı, şirketten pek çok şey götürebiliyor. Türkiye’de kimse henüz bunun pek farkında değil. Bilincin oluşması gerekiyor.

VODACO neler yapıyor?
Şirketlerin, internete girişte, ilk etapta kullandığı ürünleri üretiyoruz. Sonra da ilerleyen zamanlarda, örneğin kurumsal portal oluşumu için ürünlerimiz var. Kurumsal portal deyince web sitesi anlaşılmasın. Aktif olarak işe yarayan sitelerden söz ediyoruz. Portio isimli ürünümüz buna yönelik. Şirketlerin tüm süreçlerinde otomasyona geçişlerini sağlıyor. Böylece verimlilik sağlanıyor.

Diğer bir ürünümüz ise HERA. Bir insan kaynakları yazlımı. Özellikle iş alım sürecine yönelik bir çözümleme.

Bunun dışında danışmanlık veriyoruz. Şirketlere neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Yöneticilere bilgi veriyoruz. Biz görünenin aksine, aslında IT departmanına yönelik çalışmıyoruz. Daha çok yönetim bölümleri ile el ele çalışıyoruz. Çünkü, biz yönetime yönelik danışmanlık veriyoruz. Teknoloji de üretiyoruz. İkisi yan yana yani.

Yani hem üretim yapıyorsunuz hem de danışmanlık...
İnternet kullanılarak şirkette verimlilik nasıl artırılabilir, bunu saptıyoruz. Ürünleri çıkarmak için kendi ürün ekibimizi kurduk. Kendi kavram ve süreçlerimizle üretiyoruz. Uluslararası firmalar tarafından üretilen ürünlerin bizim kültürümüze uymadığını düşündük. VODACO altında bir de teknoloji şirketi kurduk. Program tasarımları yapıyoruz. Bu projeye VİZAYN ismini verdik.

VODACO’nun hizmetlerinden bir örnek verebilir misiniz?
İki örnek verebilirim. Boyex’i anlatabiliriz. Boyex, boya sektörünün tek medyası. Tüm şirketlerin üye olduğu bir proje. Vizyonumuzu gösteren bir proje. Şirket portallarından anlaşılanın üstünde bir çalışma. İş dünyasına yönelik, bu dünyanın ihtiyaçları düşünülerek tasarlandı.

Boya sektörü portalını, örnek bir portal haline getirdik. Şirketler artık ürünlerini satmak için ya da birbirleriyle iletişime geçmek için bu kanalı kullanıyor. Danışmanlık alanında ise Arçelik gibi büyük bir firma ile çalışma olanağı bulduk. Bu bizim için iyi bir tecrübeydi.

HERA’dan biraz daha bahsedebilir misiniz? Şirketlere ne gibi avantajlar sağlıyor?
HERA ile başvurular elektronik ortamda oluyor. Elektronik ortamda alınıyor, saklanıyor. HERA eylül ayında çalışmaya başladı. Biz, öncesinde kendi şirketimizde uyguladık. Sonrasında şirketimize başvurular arttı. Harcadığımız zaman ise azaldı. Kalite arttı. Zamanla her şeyi otomasyona geçirdik.

Bu sayede daha çok sayıda insanla mülakat yapabiliyoruz. İşe alma sürecinde daha verimli zaman harcıyoruz. Bu yazılım ile “İstanbul Bilgi Üniversitesi” mezunlarını ara diyip sadece o üniversite mezunları arasında bir seçim yapabiliyoruz, örneğin.

Ya PORTIO? Onun faydaları nelerdir?
İnternete taşınmamın evreleri vardır. Siteler ilk olarak broşür mahiyetindedir. Site adresi vardır. Ürünler tanıtılır, şirket anlatılır vs. Bunlar güzel ama ikinci evrede müşterileri, çalışanları ve tedarikçileri ile iletişim kurmak söz konusudur. Müşterileri segmentlere ayırarak hitap etmelisiniz. Siteye giren müşteriye rakiplerinizden farklı değerler sunmalısınız. Müşteriyi tanımanız gerekir. Onun ilgilendiği konuyu, istediği anda çekip çıkarabilmesi gerekiyor.

Artık internet siteleri servis noktaları oldu. Üçüncü evrede ise iyi olmanız gerekiyor. Özellikle bilgi konusunda.  Portio bu alana odaklanıyor. Yeterli bilgiyi sunduğunuzda, daha çok müşteri daha çok tedarikçi gelecektir. Sitelerde artık sadece bilgi vermiyorsunuz. Her şey interaktif. CRM bunun bir örneği. Bunlar çok önem kazandı.

Teknoloji ile iş knowhow’ını birleştiren kazanacak. Teknolojisinden hereksin yararlanabileceği işler yapmak gerekiyor. Portio kurumsal siteyi her detayıyla hazırlayıp, sunuyor. Böylece şirket, otomatik olarak, sitesini istediği gibi hazırlayabiliyor. Doğru teknolojinin bulunması ve bunun son kullanıcıya nasıl yansıyacağını bilmek gerekir. Ona uygun tasarlamalı. Daha sonraki adım tedarikçilerle nasıl iş yapabileceğinizi düşünmek. E-pazar kısmını göz önüne almak yani.

2002 için hedefleriniz nelerdir?
Ciro olarak hedefimiz yüzde 30-50 artışı yakalamak. Bunun gerçekleşeceğine inanıyoruz. Ticaret yapıyoruz. Elbette para kazanmak önemli ama bizim üstünde durduğumuz asıl hedefimiz başka... Türkiye’de bu konudaki bilinçlenmeyi artırmak istiyoruz.

Genelde şirketlerin bu konuda yeterli bilince sahip olmadığını söylediniz. Peki Anadolu’daki şirketler bu konularda ne kadar bilinçli?

Anadolu’da yaşanan sorunları yakından takip ediyoruz. Anadolu’dan çok parlak işler çıkabiliyor. Sanırım, bu noktada herkesin KOBİ’lere nasıl yardımcı olabileceğini düşünmesi gerekiyor. Kobiline bu alanda çok iyi ilerliyor. Anadolu’daki şirketlerin bilinçlenmesi için ve onlara yardım etmek için çok çalışıyorlar. Bizim yerli ürünlerimiz de aslında bir anlamda KOBİ’lere yardımcı olabilir. Fiyat olarak daha uygun ve bizim kültürümüze daha yatkın projeler. Dediğimiz gibi bizim en büyük hedeflerimizden biri Türk iş dünyası genelinde bu bilinci uyandırmak.

“BOOM BİTTİ DİYENLER YANILIYOR”

Türk şirketleri nerede hata yapıyor? Neden yeterli bilince sahip değiller?
Türkiye’de teknolojinin öneminin en kısa zamanda anlaşılması gerekiyor. Dünya bu konuda hiç boş durmuyor. İşte, pek çok yönetici internetteki “boom – patlama” dönemi bitti diye bakıyor. “İyi ki girmedik bu işlere” diyorlar. “Dünya yavaşladı” diye düşünenler yanılıyor. Bu büyük hata olur. Bu kadar rekabetçi bir dünyada bunlara eğilmemek akılsızlık olur.
Size rekabette avantaj sağlayacak kavramlar bunlar. Teknolojileri iyi bilen kişileri işe almak çok önemli. Ayrıca, danışmanlık almak gerekiyor. Hiçbir yönetici bundan çekinmemeli. Çok yeni bir sektör. Özellikle Türkiye için. Bilenle bilmeyeni iyi ayırmak gerekir. Yanlış yapmanın bedeli ağır olabilir. Fırsatı yakalayamaya bilir ya da treni kaçırabilirsiniz.

“IT’NİN YÖNETİME KATILMASI ŞART”

VODACO şirketinin kurucusu ve genel müdürü olan Mehmet Subaşı, Türk şirketlerine dijitalleşme sürecinde önerilerde bulunurken, şu noktalara dikkat çekiyor:

WEB BAZLI GELİŞMELER VE ENTEGRASYON: Şirketlerin bir an önce kullandıkları sistemleri web bazlı olarak geliştirmeleri gerekiyor. Entegrasyon ve web bazlı dönüşüm çok önemli iki konu. ERP, HR yazılımları gibi binlerce çözüm var. Bunların birbirleriyle olan uyumu hayati derecede önemli. Veri akış halinde olması gerekiyor. Bunları, yani tüm farklı çözümleri entegre edebilme şu aralar en önemli konu. 

IT’NİN STRATEJİK ÖNEMİ: IT departmanı olması bir şey ifade etmiyor. IT departmanının yönetime katılması gerekiyor. Yurt dışında IT bölümü yöneticisi, genel müdür kadar kuvvetli. Şirket organizasyonlarının bu şekilde değişmesi gerekiyor. Yöneticilere tavsiyem yazılım programlarını anlamaya, daha çok vakit ayırsınlar. Bu işleri daha fazla önemseyip, yakından takip etsinler. Bu işlerin içine girsinler.

IT’DEN ANLAYAN YÖNETİCİ: Dışarıda, “Chief Information Officer – CIO” diye bir kavram var artık. Türkiye’de Şirketler IT’yi sadece destek birim olarak görüyor. Yönetim sürecine, stratejisine  katmıyor. İşi anlayan, teknolojileri anlayan kişileri hem eğitmek hem anlamak gerekiyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz