"Hedefimiz Dijital Şirket"

Kerrin Qualters / Koçtaş Genel Müdürü   Koçtaş, perakende sektörünün devlerinden... Yapı market alanında faaliyet gösteriyor. İngiliz B&Q şirketiyle ortaklığa gittikten sonra, teknoloji...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hedefimiz Dijital Şirket

Kerrin Qualters / Koçtaş Genel Müdürü

 

Koçtaş, perakende sektörünün devlerinden... Yapı market alanında faaliyet gösteriyor. İngiliz B&Q şirketiyle ortaklığa gittikten sonra, teknoloji yatırımına öncelik vermeye başladı. İlk adım olarak SAP’yi seçti, KoçSistem’in ASP hizmetinden yararlandı. Şirket henüz yolun başında. Ancak, genel müdür  Kerrin Qualters büyük bir değişimin başladığını söylüyor. Oualters, “SAP bizim için ilk adımdı. Belki gelecek yıl bazı yapılanmalarımızı da tamamlayabilirsek e-perakende, business to business, data warehouse gibi projeleri düşünüyoruz” diyor.

 

Türkiye’de perakendecilikte büyük bir değişim yaşanıyor. Son yıllarda hızlı büyüme sürecine giren sektör, bir yandan da teknoloji yatırımlarına ağırlık veriyor. Bu nedenle de teknoloji yatırımları içinde perakendeciliğin payı giderek artıyor. Tüketiciyi tanıma sistemlerinden stok yönetimine, mağaza yönetiminden insan kaynaklarına, her alanda teknolojiye yatırım yapıyor. Bu öncü kuruluşlardan biri de Koç Grubu şirketlerinden Koçtaş... Özellikle de İngiliz B&O şirketiyle ortaklığa gittikten sonra teknoloji yatırımlarına yönelen Koçtaş, bunun için KoçSistem ve SAP ile çalışıyor.

 

Önümüzdeki 5 yıl içinde yapı marketleri sayısını 17’e çıkarmayı planlayan şirket, “ASP Modeli” ile uygulamaya alınan “SAP Projesi” ile teknolojik altyapısını yeniledi.

 

Koçtaş Genel Müdürü Kerrin Qualters, teknoloji ve bilgiye sahip olanların sektörde “büyük” olacağı görüşünde. Qualters “ Toplam ev geliştirme pazarının önümüzdeki 5 yılda yaklaşık yüzde 10  büyüyeceği tahmin ediliyor. Bu da bu alandaki organize yapı marketlerinin payının yüzde 50 civarında artacağını gösteriyor. Bunun efektif olarak gelişmesi içinde güçlü bir sistem projesine ihtiyaç var” diyor.

 

Geçtiğimiz yıl Kasım ayında başta KoçSistem olmak üzere, 7 ayrı partnerle ASP Projesi’ni uygulamaya koyan Koçtaş, iş süreçlerinde ciddi bir etkinlik artışı sağladı. Daha önce sistemin yetersizliği dolayısıyla kağıt üzerinde yürütülen pek çok iş SAP ile bilgisayar ortamına taşındı. Kerrin Qualters ile ASP modeli ve SAP projesini konuştuk.

 

Koçtaş ve sektördeki yeri ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

 

Koç Grubu’na bağlı olan Koçtaş, Türkiye’de “ev geliştirme” sektörünün giderek güçlenmesine paralel olarak ilk Yapı Marketi’ni 1996 yılında İzmir Bornova’da açtı. Ardından da, 1998’de, Antalya ve İzmir Balçova’da, 1999’da da Bodrum’da yapı marketlerimiz faaliyete girdi.  “Warehouse” tipindeki ilk yapı marketimizi ise Haziran 2001’de İstanbul Kartal’da açtık. Bu aynı zamanda Koçtaş’ın İstanbul’daki ilk yapı marketi.

 

2000 yılının Şubat ayında yapı market sektöründe dünyanın üçüncü, Avrupa’nın da lider kuruluşlarından İngiliz B&Q firmasıyla yarı yarıya ortaklık kuruldu. Böylece Koçtaş sektörde önemli bir rekabet üstünlüğü elde etti. 

 

Koçtaş, insanların evlerini geliştirerek,yaşam standartlarını yükseltmeleri için fikirler  ve çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Evleri,bahçeleri ile ilgili değişiklikleri kendileri yapan veya gerekli malzemeyi satın alıp,işlerini profesyonellere yaptıran herkesin çeşit,fiyat ve hizmet aracılığı ile istediklerine ulaşmalarını sağlayarak pazarın genişlemesine katkıda bulunmak da Koçtaş’ın hedefleri arasında yer alıyor.

 

Pazardaki yeriniz ne?

 

Bütün sektörü düşününce, pazar payımızın yüzde 2 civarında olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, organize olmuş yapı marketleri baz alınarak bakıldığında, bu rakam oldukça büyüyor. Türkiye’deki üç büyük oyuncudan biriyiz.

 

Koçtaş, Bauhaus ve Praktiker olarak birbirine yakın pazar paylarına sahibiz. Bizim beş tane alışveriş merkezimiz var. Yani Bauhaus’dan daha fazla, Praktiker ile de aynı sayıda mağazaya sahibiz. Organize olmuş yapı marketleri arasında bizim pazar payımız yüzde 35’i buluyor. Bauhaus ve Praktiker’in da pazar payı buna yakın. 

 

Son dönemde teknoloji yatırımlarını artırıyorsunuz. Yatırımınız hangi alanlarda yoğunlaşıyor, boyutu nedir?

 

Yapı market pazarı oldukça hızlı büyüyor. Toplam ev geliştirme pazarının, önümüzdeki 5 yılda, yaklaşık yüzde 10 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Bu da bu alandaki organize yapı marketlerinin payının yüzde 50 civarında artacağını gösteriyor. Böylesine büyüyen bir pazarda öne geçmeniz gerekiyor. Teknoloji yatırımı yapmak da, bunun oldukça önemli bir parçası. Artık önemli bir avantaja sahip olabilmek için güçlü bir teknolojiye sahip olmanız gerekiyor.

 

SAP alternatiflerden biri olarak karşımıza çıktı. Ortağımız B&Q’de  SAP konusunda oldukça istekliydi. Onlar da İngiltere’de SAP’nin bir takım sistem hizmetlerinden yararlanıyor. Sistemimizi değiştirip, yeni bir sistem kurmak için SAP’yi önemli bir güç olarak kullanıyoruz. 

 

Somut olarak SAP’nin yararları neler? Daha önceki çalışma sisteminizle şimdikini kıyasladığınızda ne gibi farklılıklar olduğunu söyleyebilirsiniz?

 

Özellikle bizim gibi çok fazla işlemle iş yapılan “dağıtık” sistemlerde, verinin tutarlı ve güvenilir olmasını sağlamak için özel bir çaba harcamanız gerekiyor. SAP ile her şeyden önce şirket içinde dolaşan bilgilerin, her zaman güvenilir olduğunu bilmek, merkezi sistem kullanarak bilgileri konsolide etmeye çalışmamak önemli bir kazanım.

 

Kaynaklarımızı, özellikle insan kaynağını çok daha verimli kullanıyoruz. Market çalışanlarımız, eskiden merkezin beklediği raporları hazırlamak için zaman harcıyordu. SAP sonrasında sadece kendi işlerini yapıyorlar. Sistem bunu bize temin ediyor.

 

Süreçlerimizde ciddi bir etkinlik artışı sağladık. Daha önce sistemin yetersizliği dolayısıyla kağıt üzerinde yürütülen pek çok iş, SAP ile bilgisayar ortamına taşındı. Bu da şirket iş yapış biçimlerine belli bir disiplin getirdi.

 

Sistemin esnek ve geliştirilebilir olması sayesinde, orta ve üst kademe yönetim için karar alma sürecinde önemli rol oynayan analiz ve raporlar, önemli bir avantaj durumuna geldi.

 

Proje süresince, tüm şirket çalışanları, özellikle de proje ekibi üyeleri kendi kişisel gelişimleri açısından çok yol kat ettiler. Şirketin çalışanlarından elde ettiği katma değer arttı.

 

SAP projesi için kimlerle çalıştınız?

 

Başta KoçSistem olmak üzere KoçNet, Iron Man, SAP Türkiye, Siemens, B&Q İnternational ve Novasoft ile çalıştık. KoçSistem’in sunduğu ASP modeli Koçtaş için yönetim riskini azaltan önemli bir avantaj. Çünkü, böyle sofistike bir projeyi yönetmek oldukça zor.

 

Sistem nasıl işliyor? Bütün departmanlarda uygulanıyor mu?

 

SAP, tüm lokasyonlarımızda; yani merkez,  marketler ve dağıtım merkezimizde aktif. Koçtaş genelinde muhasebe, finans, satın alma, raf donanım, lojistik, pazarlama, market mal kabul, market stok yönetimi departmanlarının tamamında 150 kadar kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor.

 

KoçSistem sistem işletim merkezinde bulunan SAP sistemlerine, Koç.net hatları üzerinden tüm marketlerimiz ve kullanıcılarımızın erişmesini sağlayarak bu sistemi iş süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik.

 

SAP rakiplerinize göre size nasıl bir avantaj sağlıyor?

 

Açıkçası rakiplerimizin bilgi sistemi altyapısı konusunda detaylı bir bilgiye sahip değiliz.  SAP üzerine kuracağımız ve entegre edeceğimiz diğer birimlerle değişik satış kanalları yaratmak, stok yönetimi, müşteri odaklı satışlar ve satış analiz yeteneklerimizle ön plana çıkmayı hedefliyoruz. 

 

SAP’den sonra spesifik olarak hangi alanlarda teknoloji yatırımları yapmayı planlıyorsunuz?

 

Türkiye’nin tüm ekonomik zorluklarına rağmen, Koçtaş’ın vizyonu dahilinde gerçekleştirmeyi planladığı projeler var. Bunların bir kısmını şimdiden bütçelendirdik.   Öncelikli amacımız, SAP’nin mevcut işlevselliğin artırarak tedarik zinciri yönetimimizi SAP ile çok güçlü bir duruma getirmek. Etkileşimde bulunduğumuz kişi ve kurumlarla elektronik ortamdaki iletişimizi artırmak istiyoruz.

 

Daha sonra CRM ve B2B konularında ataklarımız olacak. Bizim temel hedefimiz müşteri ile iletişim kurmanın yanı sıra, tedarikçilerle de bir data warehouse oluşturabilmek. Aynı zamanda Koç Holding ve B&Q’nun teknoloji adımlarını takip ediyoruz.

 

SAP Koçtaş müşterilerine ne gibi yararlar sağlıyor?

 

Biz şimdi müşterilerimizi takip edebiliyoruz. Hangi ürünleri satın alıyorlar, aldıkları ürünler de nasıl benzerlikler var. Müşteri takibi önemli. Müşteri sipariş sistemini kullanıyoruz. Ama en basitinden bugün artık herhangi bir ürünü teknoloji olmadan dükkandan satın alamazsınız.  Ürün fiyatı, fatura ve diğer ayrıntılarda teknoloji var.

 

Diğer bir taraftan belki de daha bireysel  müşteri sipariş sürecini başlattık. Geleneksel müşterilerimiz için kart uygulaması yapıyoruz. Dolayısıyla, onların alışverişlerini, hangi ürünleri karşı daha yoğun bir ilgileri olduğunu takip edebiliyoruz. Gelecekte de bunlar daha sofistike hizmetlere dönüşecek.

 

Koçtaş’ın dijital bir şirket olduğunu söyleyebilir miyiz?

 

SAP bizim için ilk adımdı. Belki gelecek yıl bazı yapılanmalarımızı da tamamlayabilirsek e-perakende, business to business, data warehouse gibi projeleri düşünüyoruz. Koçtaş’daki teknoloji bu uygulamalar için yeterli. SAP, bizim için ilk adımdı. Şimdi de “SAP temelini nasıl daha güçlü kullanabiliriz?” sorusu üzerinde duruyoruz.  

 

Özellikle bir kaç ay sonrası için öncelikli hedefimiz SAP’yi daha efektif  hale getirmek. Bundan sonra projede entegrasyonla ilgili bazı gelişimler yapmak istiyoruz. Bazı küçük e-business sistemlerini, diğer Koçtaş sitemlerini de SAP’ye entegre etmeyi planlıyoruz. Bir sonraki adım da B2B, B2C olacak.

 

Mağaza ve tedarikçiler arasında nasıl bir teknoloji var?

 

Tedarikçilerle ilişkilerde uzun bir çalışma dönemine ihtiyaç var.  Bu alanda daha çok başlangıçtayız. Bazı tedarikçilerle küçük çaplı uygulamalara e-mail kullanımı ile başlamak üzereyiz. E-mail kullanımı gibi. Ancak, gelecek yıl için tedarikçilerle elektronik ortamda iletişim kurmak için yeni projelerimiz var. Bunun için internet, e-mail ya da başka bir elektronik teknolojiyi kullanabiliriz ya da KoçNet’in  alternatiflerine bakabiliriz. Fırsat ve alternatiflere sahibiz bunlardan birine karar vereceğiz. 

 

TEKNOLOJİ BÜYÜME HEDEFLERİMİZDE ÖNEMLİ

 

 Teknoloji Koçtaş’ın gelecekteki işlerine nasıl yansıyacak?

 

“Gerçeklik”, bize daha fazla alışveriş merkezi açmamız gerektiğini söylüyor. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içinde 17 yeni mağaza açmak. Bunun efektif olarak gelişmesi içinde güçlü bir sistem projesine ihtiyacımız var. Bütün bilgi kuruluşumuzu mümkün olduğu kadar değiştirmemiz gerekiyor. Kaynak, donanım gibi bir çok alanda sistemin kendini yürütebilir olması lazım. Eğer böyle bir sisteme sahip değilseniz, çok sayıda uzman çalıştırmak zorundasınız. Özellikle IT ile ilgili olarak... Bunun dışında da sadece kendi işimize konsantre olmak istiyoruz.

 

KoçSistem’in sunduğu uygulama işletimi (ASP) hizmeti bize bu şansı verdi. Büyüme hedeflerimize paralel bir gelişmeyi destekleyecek teknolojik altyapıya SAP yazılım ve ASP hizmet modeli ile ulaştık diye düşünüyorum.

 

Ne boyutta, nasıl bir iş yaptığınız önemli değil, o işi nasıl daha iyi yaptığınız önemli. Enerjimizi tamamen kendi işimize harcamak istedik. Koçtaş’ın yeni yapı marketleri sayısını çok fazla artırmadan önce çok güçlü bir teknoloji altyapısı kurması gerekiyordu. Bu teknolojide bizim büyüme hedeflerimizde çok önemli olacak. 

 

TEKNOLOJİYİ İYİ KULLANAN BÜYÜK OLACAK

 

Sizce teknoloji perakende sektörünü nasıl değiştirecek?

 

Türkiye’nin tüketici profilinin elektronik ortama karşı düzenli artışı, internet üzerinden gerçekleştirilen satışların beklenen düzeye yaklaşacağını gösteriyor. Ayrıca, müşterilerin ihtiyaçlarını önceden saptama ve bu doğrultuda aksiyon almak esas olacak. Tedarikçi, firma ve müşteri zincirindeki iletişim olanaklarının artması, gerek iş hacmi gerekse etkin iş yönetiminin de geleneksel yöntemlere göre çok büyük avantaj sağlıyor. Bu durumun bizim sektörümüzü de olumlu etkileyeceği çok açık. Kısaca, teknoloji ve bilgi çok şeyi değiştirecek ve sadece buna sahip olanlar bu sektörde “büyük” olacaklar.

 

Daha spesifik bakıldığında stok yönetiminin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Teknoloji açısından perakendenin gelişimi farklı dükkanlardaki müşteri iletişimin güçlenmesinde etkin olabilir. Bu basit iletişim bütün perakende sektörünü etkiliyor. İnternet alışverişi için şirketlerin altyapı ve servis yapılandırmasını güçlendirmesi gerekli.

 

SAP KOÇTAŞ’IN BÜYÜME HEDEFLERİNE UYGUN

 

Neden SAP’yi seçtiniz?

 

Yaptığımız analizlerin sonucunda SAP’nin işlevsellik olarak hem bugünün ihtiyaçlarını karşılayabileceğini hem de Koçtaş’ın büyüme hedeflerine paralel olarak IT vizyonumuza  uygun olduğunu gördük. Koçtaş’ın IT stratejisi gereği uygulama işletimi (ASP) modelini kullanması gerektiğini biliyorduk. KoçSistem’in bu hizmeti  SAP ile birlikte vermesi kararımızda çok etkili oldu. SAP için gerekli sistemlerin satın alınıp kurulmasından SAP danışmanlığına ve desteğine kadar tüm hizmetleri kapsayan bu modelde önemli avantajlar sağlayacağımızı gördük.

 

İngiliz ortağımız B&Q’da SAP de karar kılmıştı zaten. Bir süredir projelerini sürdürüyorlardı. Bizim için Avrupa’nın bir numaralı ev geliştirme şirketi elbette ki önemli bir referanstı. Kaldı ki ortak bir dili kullanmanın sinerji yaratmada ilk şart olduğunu düşündük.

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz