"Özgür İnternet Hız Kazanıyor"

Cep telefonu, dizüstü bilgisayar gibi mobil cihazların kullanımı yaygınlaştıkça internete kablosuz olarak bağlanma ihtiyacı da arttı. 2003 yılı sonunda tüm dünyadaki mobil cihazların sayısının 1 mi...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Özgür İnternet Hız Kazanıyor
Cep telefonu, dizüstü bilgisayar gibi mobil cihazların kullanımı yaygınlaştıkça internete kablosuz olarak bağlanma ihtiyacı da arttı. 2003 yılı sonunda tüm dünyadaki mobil cihazların sayısının 1 milyarı aştığı da göz önüne alınırsa kablosuz internet erişimi ihtiyacının katlanarak artacağını tahmin etmek hiçte güç değil. Bu doğrultuda havaalanı, kongre merkezi gibi kamuya açık alanlarda kablosuz olarak internete bağlanılabilen “hot spot”ların (sıcak nokta) sayısı şimdiden 15 bine ulaştı bile…2007’ye dek hot spotların 300 bine çıkması bekleniyor.  
 
Artık uçağa binmeden önce İstanbul Atatürk Havaalanı’nda oturup dizüstü bilgisayarınızdan kablosuz olarak internete bağlanıp, tıpkı iş yerinizdeymiş gibi çalışmaya devam edebilirsiniz. Ofis dışındaki toplantılar sonrasında akşam İstiklal Caddesi’ne arkadaşlarınızla yemek yemeğe gittiğinizde, dijital asistanınızla internete bağlanabilirsiniz. O gün öğleden sonra siz ofis dışındayken gelen e-postalarınızı okuyabilirsiniz…  
 
Bu senaryoların hiçbiri artık tatlı bir hayal değil. Kablosuz cihaz sayısının artışı ve kablosuz internet teknolojilerinin gelişimi sayesinde gündelik hayatın birer parçası haline geldi. 2003 yılı sonunda mobil cihazların sayısının 1 milyara ulaştığı düşünülüyor. Kablosuz yerel alan ağı pazarının da 2 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Bu rakamlar insanların havaalanı, otel lobileri, kongre merkezleri, işlek caddeler, iş ve ticaret merkezleri gibi yerlerde kablosuz internet erişimi ihtiyacının artacağının açık birer göstergesi…  
Kullanıcıya esneklik ve gezinirlik kazandıran yeni teknoloji, düşük maliyet avantajı sağlıyor. Özellikle zamanının büyük kısmını ofis dışında geçirmek zorunda kalan çalışanların verimliliğini artırıyor.  
 
Havaalanları, oteller, fuar ve kongre merkezleri gibi alanların birer erişim noktası olmasıyla, ofis dışında pek çok mekandan şirket merkezleri ile iletişim kurmak mümkün oluyor. Kablosuz erişim şirket içinde de hayatı kolaylaştırıyor. Farklı noktalarda bulunan insanlar karşılıklı olarak sadece diz üstü bilgisayarlarını alarak toplantı gerçekleştirebiliyor, toplantılarda elektronik postalarına ulaşılabiliyor.  
 
Kablosuz teknolojilerin sunduğu yararlar ve memnuniyet düzeyi arttıkça, talep de hızla yükseliyor. Ve bu alanda hızla büyüyen yeni bir pazar oluşuyor. Günümüzde “hot spot” (sıcak nokta) denilen ve kablosuz internet erişimi sağlanabilen alanların sayısı hızla artıyor. Bugün “hot spot”lar için en büyük pazarı oteller, kongre ve sergi merkezleri oluşturuyor. 2006 yılında perakende mağazaların da bu pazarı önemli ölçüde büyütmesi bekleniyor.  
 
Bütün dünyada ilgi büyük  
 
In-Stat/MDR adlı araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, 2002 yılı sonunda tüm dünyada 12 bin 235 adet olan hot spot sayısının, 2007’de 145 bini bulması bekleniyor. Gartner adlı araştırma şirketinin tahminleri çok daha yüksek. Gartner’ın yaptığı araştırmalar, dünya çapında halka açık kablosuz “hot spot” sayısının şu an 15 bin civarında olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, 2006 yılına kadar bu sayı 300 bin düzeyine çıkacak. Bu teknolojiyi kullananların sayısının ise 2006’da 31 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.  
 
Dünyada “hot spot”ların sayısı artarken, özellikle hot spot servisi veren kablosuz internet servis sağlayıcılar (Wireless Internet Service Provider - WISP) sektörde büyük ilerlemeler kaydediyorlar. Bugün dünyada en yaygın kablosuz internet servis sağlayıcılar arasında Boingo, BT, ve T-mobile gibi şirketler yer alıyor.  
 
Lider şirketler sürüklüyor  
 
Sadece Boingo'nun şu anda Amerika'da 4 bin “hot spot”u bulunuyor. Dünyanın en büyük operatörlerinden T-Mobile, ABD’de sayıları 2 bin 600 adet olan tüm Starbucks kafelerini kablosuz hale getirdi. T-Mobile, işlettiği hot spotların sayısını 2003 sonuna kadar 5 bine çıkarmayı planlıyor.    
 
Yapılan araştırmalarda ABD’de potansiyel 2 milyon lokasyon bulunduğu öngörülüyor. Bu lokasyonlar arasında restoran, kafe, benzin istasyonu, havaalanı, otel, tren istasyonu, konferans salonu gibi yerler bulunuyor. Diğer yeni teknolojilerde olduğu gibi hot spotların da ilk olarak yaygınlaştığı yer Amerika Birleşik Devletleri, onun ardından ise Avrupa ve Asya ülkeleri geliyor.  
 
Türkiye’de de sayıları artıyor  
 
Wi-fi teknolojisi Türkiye’de de yaygın olarak kullanılıyor. Şu anda özellikle 802.11 b ile kurulan 30’u aşkın “hot spot” noktası var. HP Türkiye Network Grubu Satış ve Pazarlama Müdürü Aytuğ Sayın, bu sayının önümüzdeki dönem yüzde 50 oranında artacağını söylüyor. Bu teknolojilerde asıl maliyeti kullanıcı bilgilerinin yönetildiği sistem ve bu sisteme bağlı çalışan ücretlendirme sistemi oluşturuyor. Koç.net Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Akarca,  bu teknolojilerde asıl maliyeti, kullanıcı bilgilerinin yönetildiği sistem ve bu sisteme bağlı çalışan ücretlendirme işinin oluşturduğunu belirtiyor ve “Bunun dışında kurulan hot spotların her birinin hat ve ekipman maliyeti 3 bin dolar civarında” diyor. Akarca’ya göre, bu maliyetler, ADSL’in yaygınlaşmasından sonra düşecek.  
Türkiye’de bu tip merkezler beş yıldızlı oteller, üniversiteler, İstanbul ve Ankara’daki bazı restoran ve cafelerde yoğunlaşmış durumda. Bunların yanı sıra, Atatürk Havaalanı TAV Dış Hatlar Terminali, Ankara TBMM binası ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi de en çok kullanılan kablosuz erişim noktaları arasında yer alıyor. Türkiye’de kablosuz erişim iş yerlerinde de oldukça yaygın. Bu şirketler arasında da Türk Telekom Genel Müdürlüğü gibi kamu kuruluşları, Superonline, Turkcell, Digitürk ve Microsoft gibi çeşitli özel sektör kuruluşları yer alıyor.  
 
İstanbul’un en sıcak noktası  
 
WLAN (Wireless Local Area Network) terminolojisinde "hot spot" olarak tabir edilen noktalardan Türkiye'de olanların belki de en “hot”, en yoğun ve en popüler olanı İstanbul Atatürk Havalimanı TAV Dış Hatlar Terminali. Bu noktaya her gün onbinlerce yolcu geliyor. Dış hatlara gelen yolcular, burada ortalama 1-1.5 saat vakit geçiriyorlar. Bu tablo, TAV’daki “hot spot”ların potansiyelini de açıkça ortaya koyuyor.  
 
Dış Hatlar Terminali’nden yerel ağa kablosuz erişim kullanıcılara ücretsiz olarak sunuluyor. Kablosuz yerel ağlar her türlü güvenlik önlemine sahip ve en az kablolu sistem kadar güvenilir. Kablosuz erişim bu sayede, aşırı gizlilik gerektiren durumlarda dahi, kullanıcıya şirketiyle oluşturacağı özel sanal ağ (VPN) üzerinden gönül rahatlığı ile veri alışverişi yapma olanağı sunuyor. Ayrıca, burada, dünyadaki diğer “hot spot”lardaki kablosuz internet erişimlerinden faydalanabilmek için bir “roaming”seçeneği de aboneliğe ekleniyor. TAV'daki sistemde kullanıcı kimliğinin doğrulaması (authentication) yerel bir sunucuda gerçekleştiriliyor.  
 
Oteller öncülük yapıyor  
 
Türkiye'de hot spotların oluşturulmasında en hızlı adımı oteller atmış durumda. Hali hazırda Türkiye’de bulunan hot spotların büyük bir çoğunluğunu oteller oluşturuyor. Four Seasons Oteli müşterilerine kablosuz erişim hizmeti veren otellerden bir tanesi. Otelde kablosuz erişim, kral dairesinde 24 saatlik dilimler şeklinde, oda hesabına eklenebililir olarak sunuluyor. Lobideki sistem ise genel kullanıma açık. Hizmet bedeli oda hesabına aktarılıyor.  
 
Lobideki genişbant internet servisi, resepsiyondan alınacak erişim numarasının girilmesiyle aktive oluyor. Four Seasons'dan başka İstanbul’da Ritz Carlton, Çırağan Palace Kempinski, Harbiye Divan, Hyatt Regency ve Ceylan Intercontinental gibi “hot spot” olarak hizmet veren pek çok 5 yıldızlı otel var. İstanbul'dan başka Ankara, Antalya ve Bodrum'da da kablosuz erişim noktası haline gelen otellerin sayısı hızla artıyor. Ankara'daki Neva Palas Oteli, Bodrum Türkbükü'nde Maça Kızı ve Divan Palmira otelleri, Antalya Hillside Su Oteli bugün hizmet veren hot spotlardan bazıları.  
 
EN BÜYÜK PROJE İSTİKLAL CADDESİ  
 
Türkiye’de halka açık kablosuz hot spot projelerinin en büyüğü geçtiğimiz yaz Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde hayata geçirildi. İgdaş, KoçNet ve Cisco işbirliği ile hayata geçirilen proje, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde Meydan Tramvay durağı ve Galatasaray Lisesi arasında 16 lokasyonla kablosuz yerel ağlara erişim imkanı veriyor. Bu projenin dünyadaki birkaç örnekten bir tanesi olduğuna dikkat çeken Koç.net Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür yardımcısı Mehmet Ali Akarca, şöyle diyor:  
 
“Bu projenin bir örneği Downtown New York’ta hayata geçirildi. New York’ta yapılan kablosuz internet erişimi uygulamasında Central Park içerisinde 7 farklı lokasyonda hot spot servisi veriliyor. Bu lokasyonlardan birinde bulunmak internet erişimi için yeterli. Beyoğlu projesinde ise yol üzerinde herhangi bir lokasyondan internete erişilebiliyor. Downtown New York’ta kullanıcı sisteme girdiği zaman bir portal karşısına çıkıyor. Bu portal üzerinden yemek yenecek yerler, park içi eğlenceler, alışveriş mekanları gibi linkler mevcut. İstiklal Caddesi'nde de benzer uygulamalar hayata geçirilecek”.  
 
Projenin sahipliğini yapan İgdaş yetkilileri de, Beyoğlu Kablosuz İnternet Projesi için “Bilgi toplumu olma yolunda atılan önemli bir adım” değerlendirmesini yapıyorlar. Projenin tamamıyla kamu yararı gözetilerek tasarlanan ve ücretsiz olarak hayata geçirildiğini söyleyen yetkililer, bu tip kâr amacı güdülmeyen projelerin Türkiye’de internet sektörünün ve kullanımının gelişmesini sağlayacağına dikkat çekiyorlar.  
 
"HOTSPOTLAR DSL İLE HIZ KAZANACAK"  
 
Ayşegül İldeniz / Intel Türkiye Genel Müdürü
 
 
Intel Türkiye Genel Müdürü Ayşegül İldeniz, Türkiye'deki mevcut hot spotların hız ve kapsamlarına ilişkin şu bilgileri veriyor:    
 
DSL ALTYAPISI GELİŞTİRİLMELİ  
 
Hot spotların yaygınlaşabilmesi için gereken en önemli kriterlerden bir tanesi genişbant internet teknolojilerinin varlığıdır. Türkiye’de özellikle DSL (Dijital Subscriber Line- Dijital Abone Hatları) altyapısının yaygınlaşması ile bu sorun önemli ölçüde çözülecek. Şu anda genellikle hot spotların internet omurga bağlantıları yüksek maliyetli kiralık hatlarla yapıldığından, bu hızlar 256Kbps veya  512Kbps gibi düşük seviyelerde. Bu sorunu çözecek bir başka teknoloji ise Intel`in öncülüğünde geliştirilmekte olan Wimax (802.16) teknolojisi. Wimax sayesinde, 70Mbps’ye kadar varan yüksek hızlarda ve ucuz maliyetlerle hot spotların birbirine ve internete bağlanması mümkün olacak.  
 
EN YAYGIN TEKNOLOJİ  
 
Kullanıcı tarafında ise, hot spotlara bağlanmak için kullanılan en yaygın teknoloji 802.11B olduğu görülüyor. Bu teknoloji ile bir kullanıcı 11 Mbps`e varan hızlarda erişim sağlayabiliyor. Türkiye’de Beyoğlu İstiklal Caddesi hot spot’u 512Kbps internet erişim kapasitesine sahip. Kullanıcılar bu bantgenişliği içerisinde istedikleri miktarda kullanım sağlayabiliyorlar. Otellerde ise kendi almış oldukları bant genişlikleri söz konusu. Ancak buralarda da dial-up’ta olduğu gibi düşük bant genişlikleri söz konusu değil. Kullanıcılar bu lokasyonlardan minimum 64Kbps hızında internet erişimi sağlayabiliyorlar.  
 
TEKNOLOJİYİ TÜRKİYE’DE HAYATA GEÇİRENLER  
 
Türkiye'de kablosuz yerel ağ erişimi sağlayan hot spot projelerine altyapı sağlayan kuruluşlar arasında Cisco, Koç.net, Intel, Bnet ve Superonline gibi pek çok teknoloji şirketi yer alıyor. Bunlardan bazılarının sağladığı hizmetler şöyle:  
 
HP TÜRKİYE  
 
HP, hot spot uygulamalarını ProCurve Wireless Network ürünleriyle destekliyor. Geniş kapsama alanı sağlayan IEEE 802.11b standardı destekli HP ProCurve wl520 modeli, 150 metrelik yarıçap içinde bulunan 250 kullanıcıya 11 Mbps toplam bant genişliğiyle erişim sunabiliyor. Ayrıca, tek bir cihazla iki ayrı VLAN (sanal ağ) yaratma imkanı bulunduğundan, kullanıcıları gruplara bölerek kendi aralarında veri erişim güvenliği ve yetkilendirilmesi yapılabiliyor. HP ProCurve Wireless ürünlerinde desteklenen bir diğer standart ise 54 Mbps’ye kadar toplam bant genişliği sağlayan IEEE 802.11b. 2003 yılının ikinci yarısında satışa sunulan HP ProCurve wl420 modeliyle kullanıcılara 54 Mbps toplam bant genişliğiyle yüksek performansta erişim sunulabiliyor.  
 
CISCO  
 
Cisco, birden çok konum arasında yüksek hızlı ağ bağlantısı sağlayan kablosuz LAN çözümleri gibi, geniş bir yelpazede mobil çözümler sunuyor. Cisco Systems Aironet yüksek hızlı kablosuz ağ çözümü, kurumların gereksinim duyduğu üründen yaygınlığa, güvenlikten yönetim perspektiflerine kadar pek çok çözümü bir arada barındırıyor. Cisco’nun Telekom onaylı kablosuz ürünü Aironet serisi, bağımsız test kuruluşları tarafından aynı bant genişliğinde ve mesafede en başarılı ürünlerden bir tanesi. DSSS radyo frekans teknolojisinin kullanıldığı Cisco Aironet, bina içinde ve binalar arası kablosuz yerel alan ağı uygulamaları için standart tabanlı ve yüksek hızlı kablosuz ağ çözümleri sunuyor.  
 
KOC.NET  
 
Türkiye’de 30’u aşan hot spotun  9’u Koç.net tarafından kuruldu. Dünyada sadece üç örneği olan Beyoğlu İstiklal Caddesi açık hot spot’u başta olmak üzere Koç.Net, Bodrum Maça Kızı Hotel, Divan Kalamış, Divan Harbiye, Hotel Palmira, Antalya Hotel Sun Zeynep ve Talya Hotel ile İstanbul’da Ceylan Intercontinental Oteli ve Soyak Yenişehir lokasyonlarındaki hot spot projelerinin kurulumunda ve işletiminde görev aldı.  
 
INTEL  
 
Intel'in kablosuz yaşama Türkiye’de yaptığı en büyük katkı Intel Centrino platformunu dünya ile aynı anda Türkiye'ye getirmesi oldu. Intel Centrino teknolojisi sayesinde 8 saate kadar pil ömrü, internete her yerden ulaşabilme ve günlük yaşamı son derece basit hale getirebilme imkanı var. Intel 2003 yılında satılan Mobil PC’lerin yüzde 50`sinden fazlasının, 2004 yılında ise yüzde 90`ının  kablosuz erişimli olmasını bekliyor. Intel, Türkiye’deki hot spotların ücretsiz verifikasyonlarını da yapıyor. Verifikasyon testleri sayesinde diz üstü bilgisayarlar kullanıcılarının sorunsuz bir şekilde internete bağlanabilmeleri  ve bu hot spotların tüm dünyada kullanılan levha ve işaretlerle daha kolay tanınır hale gelmesi sağlanıyor. Intel bugüne kadar Türkiye'de Boğaziçi Üniversitesi, Ritz Carlton Oteli, İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi birçok hot spot'un oluşmasına destek sağladı.  
 
“TÜRKİYE’DE NOKTA SAYISI 100’E ULAŞTI”  
 
Murat Özdemir/Cisco Türkiye Teknoloji Müdürü  
 
MOBİL ÇALIŞAN FAKTÖRÜ
 
 
Her geçen gün mobil çalışanlar arasında laptop ve benzeri cihazların kullanımı artıyor. Gartner’ın tahminlerine göre, 2004’te satılan notebookların yüzde 80’inde kablosuz LAN(Local Area Network) özellikleri mevcut olacak. Frost ve Sullivan ise, 2006’da kablosuz bağlantı özelliğine sahip yaklaşık 28 milyon  notebook ve PDA cihazının kullanımda olacağını öngörüyor. Kablosuz LAN özelliğini bünyesinde barındıran cihazlarla seyahat eden çok sayıda iş insanın olduğu bir dönemde, her yerden internet erişimine ve “hot spot” noktalarına ihtiyaç artacak.  
 
GSM ŞİRKETLERİNİN ATAĞI  
 
Hotspot penetrasyonuna eşlik diğer bir etken ise servis sağlayıcı ve GSM operatörlerinin bu hizmeti geniş çapta yayması olacak. “Hot spot”lar benzin istasyonları, oteller, cafeler, havaalanları gibi farklı alanlara yayılırken, böylelikle her bir “hot spot” kendi işletimini yapmak yerine, birçok “hot spot” tek bir merkez tarafından yönetilecek. Bu da kullanıcı tarafında erişimin sağlanması için kolaylık sağlayacak.  
 
HIZLI ARTIŞ BEKLENİYOR  
 
Önümüzdeki yıllarda öncelikle otel ve ortak kullanıma açık alanların hızla hotspot ile donanması bekleniyor. IDC’nin 2002’de gerçekleştirdiği bir çalışmanın sonuçlarına göre, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesindeki hotspot sayısı 2004’e kadar 3 ila 5 kat arasında artacak.  Frost ve Sullivan’a göre ise günümüzde otel ve kongre merkezleri gözde hot spot pazarları olacak. 2006’dan sonra özellikle üst gelir grubuna hitap eden semtlerdeki mağazalar ve perakende noktalar en büyük pazar konumuna gelecekler.  
 
TÜRKİYE CEPHESİ  
 
Türkiye özelinde baktığımızda ise Türkiye’de sayıları  yaklaşık 100’ü bulan “hot spot”ların verimlilik artışına katkısının yanı sıra, ülke ekonomisine de katkısı hissedilecek. Örneğin, yurt dışından gelen 10 milyon ziyaretçinin -yüzde yarımında dizüstü bilgisayarı olduğunu varsayarsak, 50 bin potansiyel kullanıcı olduğunu düşünebiliriz. Her ziyaretçinin tek gelişinde 20 dolar’lık internet bağlantısı gerçekleştirdiğini hesaplarsak, otel, havaalanları, servis sağlayıcılar, kafeler, alışverişmerkezleri ve belediyelere kısa vadede 1 milyon dolarlık pazar yaratılabilir. Tahminen bir bu kadar da yerli kullanıcı olduğunu düşünürsek Türkiye’de kablosuz teknolojilerden yılda 2 milyon dolarlık bir gelir elde etmek mümkün görünüyor.  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz