"Telekom Yeniden Yükselişe Geçiyor"

Jan Kemwall / Ericsson Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı    Jan Kemwall, Ericsson’un Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı… Telekomünikasyon sektöründeki büyük çöküşün sonuna gelin...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Telekom Yeniden Yükselişe Geçiyor
Jan Kemwall / Ericsson Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı  
 
Jan Kemwall, Ericsson’un Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı… Telekomünikasyon sektöründeki büyük çöküşün sonuna gelindiğine dikkat çekiyor. “Şu anda hepimiz dibe vurmuş olduğumuzu ve bundan daha ötesinin olmadığını umuyoruz” değerlendirmesini yapıyor. Sektörde bir konsolidasyon süreci yaşandığını, mobil iş ve 4G teknolojisi konusunda çalışmaların yürüdüğünü söylüyor. Ardından da şu saptamayı yapıyor: “Sektördeki sorun sona ermedi. Ancak, tünelin ucunda ışık göründüğü de bir gerçek. Her şey iyiye gidiyor.”  
 
Günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olan mobil iletişim, iş dünyası için de farklı olanaklar sağlıyor. Bunun yanında hızlı gelişimi yaklaşık 3 yıl önce sekteye uğrayan telekomünikasyon endüstrisi tekrar toparlanmaya, eski parlak günlerine dönmeye çalışıyor. 2G teknolojilerin ardından 3G devreye girmek üzere.  
 
Laboratuarlarda ise 4G teknoılojiler üzerine hararetli çalışmalar sürdürülüyor.  
 
Telekomünikasyonun önde gelen altyapı şirketlerinden Ericsson Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı Jan Kemvall, “Bugün operatörler bilançolarını doğru bir biçimde oluşturmaya, borçlar üzerinde çalışmaya ve sermaye yatırımları konusunda dikkatli olmaya konsantre olmuş durumdalar. Tüm bunların sonucunda bir konsolidasyon trendi göze çarpıyor. Yakın zamanda Aria-Aycell ile bu konunun örneğini Türkiye’de yaşadık. Şu anda hepimiz dibe vurmuş olduğumuzu ve bundan daha ötesinin olmadığını umuyoruz” yorumunu yapıyor.  
 
Kemvall, bundan sonra mobil iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ses trafiğinin sabit hatlardan uydulara geçişinin hızla devam ettiğini göreceğimizi belirtiyor.  
 
“Tüm endüstriler verimliliklerini arttırmak için IT ve uydu teknolojilerinden birlikte yararlanacaklar” diyen Jan Kemvall, mobil iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte toplumsal davranışlarımızın da değişeceğine dikkat çekiyor. Buna örnek olarak gençlerin SMS aracılığıyla chat yapmalarını ve yeni bir dil yaratmalarını gösteriyor.  
 
Capital’e, telekomünikasyon endüstrisini ve mobil iletişim teknolojilerini değerlendiren Ericsson Türkiye ve İsrail Pazar Birimi Başkanı Jan Kemvall, sorularımızı şöyle yanıtladı:  
 
Telekomünikasyon alanında dünyadaki en yeni trendler ve bu sektöre yön veren gelişmeler neler?  
 
Sektöre yön veren en önemli gelişmelerden biri, tamamen sese dayalı bir network’ten veri servislerine geçmek oldu. Bunun altında yatan teknoloji de 2G olarak da adlandırılan GSM’den GPRS ve 3G’ye doğru ilerliyor. Böylelikle hız da artmış olacak. Burada öne çıkan teknolojiden çok, geliştirilmiş olan hizmetler oluyor.  
 
1990’ların sonunda ve 2000’in başında IT ve telekomünikasyon endüstrilerinde bir patlama yaşandı. Sonrasında elbette ki bu patlama sona erdi. Şu anda telekomünikasyon endüstrisi bu patlamanın olumsuz sonuçlarının altından kalkmaya çalışıyor. Bugün operatörler bilançolarını doğru bir biçimde oluşturmaya, borçlar üzerinde çalışmaya ve sermaye yatırımları konusunda dikkatli olmaya konsantre olmuş durumdalar. Tüm bunların sonucunda bir konsolidasyon trendi göze çarpıyor.  
 
Yakın zamanda Aria-Aycell ile bu konunun örneğini Türkiye’de yaşadık.  
Şu anda hepimiz dibe vurmuş olduğumuzu ve bundan daha ötesinin olmadığını umuyoruz. Buradan sonra yükselmeye başlayacağız. Gelişmeler var elbette. Bütçelerin gelişme gösterdiğini görüyoruz. Her şey iyiye gidiyor. Bence bu iyi bir başlangıç noktası. Konsolidasyonun genel olarak olumlu olduğunu düşünüyorum.  
 
Sorunun sona erdiğini söylemeyeceğim. Ancak, tünelin ucunda ışık göründüğü de bir gerçek. İlk çeyrek sonuçlarımızı açıkladığımızda, Ericsson bir tahminde bulundu:  Toplam yatırımlar bu yıl 2002 ile karşılaştırıldığında ya aynı düzeyde kalacak ya da yüzde 10’luk bir azalma gerçekleşecek.  
 
Peki sektörün tekrar yükselişe geçmesi için kaç yıl gerekecek?  
 
Şu anda bana tüm yatırımcıların üzerinde düşündüğü trilyonlarca dolar değerinde bir soru soruyorsunuz. Ben eski günlere döneceğimiz konusunda iyimser bir his taşıyorum. Telekomünikasyonda gizli bir büyüme potansiyeli var. Herkes bunun farkında olmalı.  
 
Cep telefonları alanında yılda 1 milyar kullanıcıya ulaştık. 2008’de bu rakamın 2 milyar olması bekleniyor ve şu anda bu ikinci yarımı gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Bahsettiğim gizli potansiyel ve olumlu beklenti bu konuyla ilgili.Dolayısıyla, telekomünikasyon bir büyüme alanı olacak. Ancak, ne kadar hızlı bir yükselişe geçileceği ise henüz bilinmiyor.  
 
Dünyada telekom alanındaki yeniliklerde hangi şirketler arasında büyük rekabet var? Hangi şirketler öne çıkıyor?  
 
Ericsson, altyapı, pazar payı, fikir geliştirme, standardizasyona katılım ve yeni buluşlar konularında lider konumda bulunuyor. Elbette bizimle birlikte başka tedarikçiler de var ancak onlara not vermek istemiyorum.  
 
Siemens, Nokia, Alcatel, Nortel ve Lucent gibi oyuncular da bulunuyor. Ancak, bunlar arasında lider olan Ericsson’dur.  
 
Mobil iletişim teknolojileri iş dünyasına neler sunuyor? Şu andaki teknolojilerle iş hayatı ne yönde değişecek, kolaylaşacak?  
 
Mobil iletişim elbette verimliliği arttırabilir. Ayrıca, hareket özgürlüğü artacak. Örneğin ofiste oturmak durumunda kalmayacağız. Bu da bizi daha verimli hale getirecek.  
 
Ayrıca, bilgiye erişim de çok daha hızlı olacak. İyi mi kötü mü olduğu tartışılır ancak verimlilik, zamanımızı iyi kullandığımız sürece artacaktır. Daha geçerli bilgilere ulaşarak daha sağlıklı kararlar alabiliriz.  
 
Mobil iletişim teknolojilerinin yatırımcılara ve girişimcilere de yeni fırsatlar sunacağını söylemek mümkün mü?  
 
Bundan sonra her çeşit yatırımı göreceğiz. Son derece fakir bir ülke olan Bangladeş ile ilgili duyduğum bir hikayeyi anlatacağım. Oradaki bir köyde bazı kadınlar cep telefonu ve kontörlü kart almışlar. Köyün geri kalanına iletişim hizmeti sunuyorlarmış. Bu bence son derece yaratıcı bir düşünce biçimi. Ben girişim diye buna derim. Bangladeş’in bir köyünde diğer insanlara iletişim olanağı sağlayan kadından olabildiğince karmaşık hizmetler sunan devlere kadar büyük bir yelpaze var. Mobil iletişim beraberinde bazı fırsatları da getiriyor. Tabii bunun yanında eğlence ve oyun endüstrileri de artık daha ulaşılabilir konumda ve bu endüstriler hızla gelişiyor.  
 
Mobil teknolojideki gelişmeler sektörlere ne gibi yenilikler getirecek? Hangi sektörler ne yönde değişecek?  
 
Ses trafiğinin sabit hatlardan uydulara geçişinin hızla devam ettiğini göreceğiz. Sabit hatların büyük ve yaygın veri iletiminde kullanıldığını, büyük ekranlara geçileceğini göreceğiz. Çünkü, hiç kimse bir filmi cep telefonu ekranından izlemek istemez. Sabit hatlar ve uydu hatlarında değişim yaşanacak. Tüm endüstriler verimliliklerini arttırmak için IT ve uydu teknolojilerinden birlikte yararlanacaklar.  
 
Mobil iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte toplumsal davranışlarımızın da değişeceğini düşünüyorum. Bugün gençler SMS aracılığıyla chat yapıyor, yeni bir dil yaratıyorlar. Bu aslında kartopu etkisi ile gelişen bir şey.  
 
Mobil teknolojiyle ilgili geleceğe yönelik ne gibi teknolojiler geliştiriliyor? Şu anda laboratuarlarda hangi teknolojiler üzerinde çalışılıyor?  
 
Üzerinde çalışılan o kadar çok teknoloji var ki, rakam vermem olanaksız. Hiç şüphesiz şu anda 4G üzerine çalışmalar yürütülüyor. Bu son derece doğal. Temelde daha fazla hız, daha az maliyet ve daha yüksek kalite gibi konular üzerinde çalışılıyor. Bunun ne gibi olanaklar getirebileceğini bilemiyorum. Ancak daha ileri seviyede gelişmeleri gerçekleştirmek için devam eden yatırımlar var.  
 
Telekomünikasyonda yıldızı sönen, abartılı olan ya da gelecekte görmeyecek olduğumuz teknolojiler var mı?  
 
Bu aslında aşamalı olarak gerçekleşen bir şey. İlk nesil ürünler ve teknolojiler giderek yok oluyorlar. Dolayısıyla, birinci nesil teknolojiler aşamalı olarak devre dışı kalacaklar. Tıpkı televizyon örneğinde olduğu gibi… Bugün siyah-beyaz televizyonlar yok. Yakın gelecekte alıştığımız renkli televizyonlar yerlerini daha yüksek teknolojili televizyonlara bırakacaklar. Aynı şeyin telekomünikasyon endüstrisinde de gerçekleştiğini görebilirsiniz.  
 
Türkiye'de telekomünikasyon sektörüne yönelik yatırımlar konusunda ne düşünüyorsunuz? Yatırımlarda canlanma olacak mı ya da olmalı mı?  
 
Öncelikle bugün Türkiye’deki penetrasyon oranı yüksek sayılabilir. Yaklaşık yüzde 40 oranında seyrediyor. Yaş dağılımını göz önünde bulundurduğumuzda bence dikkat çekici bir rakam. Türkiye’nin son derece genç bir nüfusu var. 15 yaşında cep telefonu sahibi olunuyor.  
 
Türkiye’de yatırımların gecikmesine neden olan bir diğer etken yüksek maliyetler. Hükümetin mobil iletişime yüklediği yüzde 65 gibi oldukça yüksek orandaki vergiler bu alandaki yatırımları zorlaştırıyor. Bu durumu göz önüne aldığınızda bile penetrasyon oranının ne kadar dikkate değer olduğunu görebilirsiniz.  
 
Yatırımların gerçekleşmesi için yapılması gereken ilk şey hükümetin mobil iletişime koyduğu bedelleri geri çekmek olmalıdır. Bugün sabit hatlarla mobil hatlara farklı vergi oranları uygulanıyor. Sabit hatların vergi oranı yüzde 20 iken mobilde bu oran yüzde 65’e çıkıyor.  
 
Türkiye’de elbette telekomünikasyon alanında yatırımlar gerçekleşecek. Bence bugün Türkiye de bilanço düzenleme çalışmaları yapıyor. Bunun ardından yatırım için harcanabilecek para gelecek.  
 
Türkiye, mobil iletişimde sizce dünyanın neresinde? Bu konuda büyük bir gelişme gösterebildi mi?  
 
Kullanılan uygulamalar, iyi uygulamalara duyulan ihtiyacın anlaşılması, bu uygulamaların pazarlanması gibi konularda Türkiye’yi Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerden farklı görmüyorum. Bence bugün asıl önemli olan, Türk gençlerine yeni olanaklar sunarak bugünkü seviyeyi korumak ve geliştirmek.  
 
Bunun yanında hükümetin de daha anlayışlı olması ve bu sektörün ülkede büyümesinin yolunu açması gerekiyor. Şu anda Ericsson Mobility World’den diğer ülkelere ihraç edilen teknolojiler var. Çok yeni ve küçük oranda belki ama herşey yolunda giderse daha da artacaktır.  
 
Türkiye'de mobil iş alanında öne çıkan sektör ve şirketler var mı?  
 
Bugüne kadar hep bireylerin, küçük şirketlerin uğraşları görüldü. Ancak, elbette ki daha büyük şirketlere de ihtiyaç var. Haber konusunu ele alırsak burada büyük haber şirketlerinin veri sağlaması gerekiyor. Gençler bunu sağlayamazlar. Bir kurum olması gerekiyor. Trafik bilgisi konusunda örneğin gençler veri sağlayamazlar ama program geliştirebilirler. Dolayısıyla, küçük şirketlerle büyük şirketlerin birlikte çalışmasına ihtiyacımız var. Mobil reklam alanını örnek olarak alırsak bu alanda yeni girişimcilere ihtiyaç var.  
 
“4G NELER GETİRECEK?”  
 
AMAÇ HIZLI İLETİŞİM
: Bu teknoloji daha hızlı ve iyi iletişim için daha fazla olanak sağlayacak. Televizyonlar da işin içine girecek. Babamın ilk televizyonumuzu aldığı zamanları hatırlıyorum. Siyah-beyaz bir televizyondu ve ben bunun bir mucize olduğunu düşünmüştüm. Ardından renkli televizyon geldi. Bugün daha da üstün teknolojik özelliklere sahip televizyonlar var.  
 
HERŞEY CEPTE OLACAK: İnsanların daha iyi şeylere olan ihtiyacı hiç bitmiyor. Şimdi duvarlara monte edilebilen büyük ekran televizyonları görüyoruz. Birkaç yıl sonra bu televizyonlara sahip olmak zorunda kalacaksınız. Gelecekte her şeyi cebimizde taşımaya alışacağız. Umuyorum ki bu durum insanların birbirlerini görme ihtiyaçlarını sona erdirmeyecek.  
 
MALİYETLER GERİ ÇEKİLMELİ: Unutmamamız gereken bir diğer nokta da ikinci bir milyar kullanıcı üzerinde çalışıyor olduğumuz. Dünya penetrasyonu hala son derece düşük. İletişim olanağı olmayan oldukça yüksek sayıda insan bulunuyor. İletişimi daha az maliyetli bir hale sokmak için çalışmalarımızı sürdürmek zorundayız. Bence iletişim maliyetlerinin geri çekilmesi de bir diğer trend olarak öne çıkıyor. Yeni teknolojiler, her ne kadar yeni yatırımlar gerektiriyorlarsa da, maliyetleri aşağı çekecekler. 3G sesli iletişim için bile yeterince az maliyetli değildi. Kaynakları daha iyi kullanarak iletişim maliyetlerini geri çekebilirsiniz.  
 
“MOBİL İLETİŞİM YÜKSELİYOR”  
 
HAREKET ÖN PLANDA
 
 
Sabit hatlı sesli iletişimden hareket halinde sesli iletişime doğru yol alıyoruz. Artık yürürken, seyahat ederken, sahildeyken ya da ofisimizdeyken herhangi bir yere bağlı olmadan sesli iletişim kurabiliyoruz. Aynı trend bilgi almak için ses dışındaki diğer şeylerde de devam edecek.  
 
RESİMLİ İLETİŞİM DEVRİ  
 
MNS’in ilk aşaması olan resimli iletişimi daha fazla kullanır hale geleceğiz. Videoklipler yaygınlaşacak. Örneğin, şu anda Türkiye’de de cep telefonunuzdan futbol maçlarında atılan golleri izleyebiliyorsunuz. Bunun altında yatan teknoloji tüm içerik geliştiricilerin hayal gücüne destek verecek.  
 
Bu aslında son derece yaratıcı bir endüstri. Gazete, televizyon ve sonrasında internette yaratıcılıklarını konuşturan insanları gördük. Şimdi mobil internet zamanı.  
Bundan sonra her yerde ve her zaman ses, veri ve görüntü ile iletişim kurmaya alışacağız. Ancak elbette bu geçiş aşama aşama gerçekleşecek, gelişmeye devam edecek.  
 
HERŞEY KONTROL ALTINDA  
 
Tabii bir tüm bu anlattıklarımın profesyonel kullanım için daha geliştirilmiş bölümleri de olacak. Sağlık, doğal afet, kaza gibi konularda kullandığımız iletişim olanakları ile uzman doktorlara olay yerinden görüntüler geçilebilecek. Böylece müdahaleye çok daha erken başlanabilecek. Bu tip gelişmeleri daha fazla görmeye başlayacağız. Teknoloji olacak, yatırımlar yapılacak, iyi işleyen terminaller olacak ve sonuçta iyi, kaliteli uygulamalarla karşılaşacağız. Başarı bu şekilde gelecek.  
 
“LİBERALLEŞME REKABET ORTAMINDA GERÇEKLEŞMELİ”  
 
Telekom’daki liberalleşme 2004 ile birlikte başlıyor. Sizce liberalleşme endüstriye neler getirecek?
 
 
Liberalleşmeyi farklı bölümlere ayırmak zorundayız. İlk bölümü özgür rekabet. Rekabetçi bir ortam yaratmak gerekiyor. Bunun yanında Türk Telekom’u kurumsal bir kimliğe kavuşturmak gerekiyor. Elbette ardından Türk Telekom’a kim sahip olacağı sorusu önemli.  
 
İsveç’de Telia, Sonera ile birleşti. Bu birleşmede en büyük iki pay sahibi İsveç ve Finlandiya hükümetleri. Ancak, her ikisi de eşit şartlarda rekabet ediyorlar. Bence Türk Telekom konusundaki en önemli konu da rekabetçi bir ortam yaratılmasıdır. Ayrıca sabit hatlarla uydu hatları arasında da eşit rekabet bulunması gerekiyor.  
 
Rekabet ortamı içinde bir liberalleşme Türkiye için çok önemlidir. Hükümet işin içinde olabilir ancak hissedar olarak katılmalıdır. Şirkete kendi özgürlüğü verilmelidir.  
 
Ben Türkiye ile Batı Avrupa arasında yaratıcılık ve girişimcilik konularında herhangi bir farklılık görmedim. Ancak şu anda yapılması gereken en önemli şey yaratıcılığa ve girişimciliğe uygun ortamın yaratılması.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz