Yeni kadın manifestosu

Sheryl Sandberg'in Türkiye’de yayınlanmayan Lean adlı kitabından öne çıkan bazı başlıkları sizlerle paylaşıyoruz...

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni kadın manifestosu


SÜPER KADIN OLMAYA ÇALIŞMAYIN
Süper kadın diye bir şey yoktur ve hem evde hem işte mükemmel olmak sadece bir efsanedir, Vaktiyle bir mentorum işyerlerinin tüm taleplerine cevap veren çalışanların kısa zamanda tükenerek işi bıraktığını, uzun vadeli başarının ise evde ve işte sınırlarını çizerek buna sadık kalanlar olduğunu söylemişti. Google’daki ilk yıllarımda tüm detaylarla tek tek ilgilenip sabah 7’den akşam 7’ye kadar çalışıyordum, Hamile kaldığımda 3 aylık doğum iznimi kullanmaya karar verdim, ama döndüğümde işimi kaybetmekten korkuyordum.

O  dönemde Google’ın en büyük ekibini yönetiyordum ve çoğu erkek meslektaşım patrona gidip doğum izninden dönemeyeceğimi, o yüzden sorumluklarımın acilen paylaştırılması gerektiğini söylemişti. Ben gene de doğum iznime çıktım, ama doğumdan sadece bir gün sonra e-postalarımı kontrol ediyordum, Sonraki üç ay boyunca oturma odamda iş toplantıları düzenledim, bebeği sepetine koyup önemli toplantılar için ofise gittim, Anne olmak çok yorucu bir işti ama ben oğlumun uyuduğu saatlerde dinlenmek yerine çalışıyordum, İşe gittiğim ilk gün arabamı garajdan çıkartırken birden gözlerimden yaşlar boşandı. Doğum iznimde oğlum yanımdayken sürekli çalışmıştım ve şimdi de işe gideceğim için oğlumu daha az görecektim, O an mentorumun sözlerine kulak verip bu noktada bir sınır çekmeye karar verdim ve iş saatlerimi sabah 9 akşam 5:30 olarak belirledim, Böylece evden çıkmadan bebeğimle ilgilenip o uyumadan eve dönmüş olacaktım.

Kararımı uyguladıkça işimin aslında ofiste 12 saat geçirmemi gerektirmediğini gördüm, Evden uzakta geçirdiğim her dakikayı çok daha verimli hale getirdim, Öncelikleri ve yapılması gerekenleri belirleyip hem ev hem de iş hayatınız için alan açın.

Size taç takılmasını beklemeyin
Hewlett-Packard bünyesindeki bir rapora göre, kadınlar yeni bir işe başvurmak için istenen kriterlerin yüzde 1 QQ’ünü karşılıyor olmayı gerekli buluyor. Erkekler için ise bu oran yüzde óQ düzeyinde seyrediyor.

Kadınlar artık “Bunu yapmaya hazır değilim” düşüncesinden, “Bunu yapmak istiyorum ve yaparak öğrenebilirim” yaklaşımına geçiş yapmalı. Artık sadece çok çalışmaları sonucu doğal olarak fark edilip ödüllendirileceklerini düşünmekten vazgeçmeliler. Mükemmel meritokratik sistemde size gayretleriniz karşılığı taç takabilirler ama böyle bir şeye henüz hiçbir ofiste rastlamadım. Gücün size sunulmasını beklemeyin. Yüzünüzde bir gülümsemeyle terfileri talep edin.

Mentorluk cinsel gerilim engeline takılıyor
Kariyer yolundaki başarıda büyük payları olan mentorlara ulaşmak kadınlar için erkeklerden daha zor. Bunun önündeki en büyük engellerden biri de kadın-erkek ilişkisinin cinsel bağlamda algılanmasıdır.

Kıdemli erkekler, başkalarının ne düşüneceğinden kaygılandıkları için tecrübesiz kadın çalışanlara mentorluk yapmaktan kaçınır. Harvard Business Review dergisinin bir araştırmasına göre, başkan yardımcısı ve daha üst düzeydeki erkek yöneticilerin yüzde 64’ü, tecrübesiz kadın çalışanlarla birebir görüşmekte tereddüt ediyor. Araştırmaya göre, genç kadınların da yarısı yanlış anlaşılmamak için bu tip temaslara girmiyor.

Kadınlar için dezavantaj yaratan bu durum sona ermeli. Çünkü, terfilere ve yeni anlaşmalara giden yolu çoğu zaman bu gayri resmi kişisel temaslar sağlıyor. Kıdemli bir erkek, tecrübesiz bir erkek çalışanla akşam barda oturduğunda bu “mentorluk” olarak algılanıyor. Aynı durum tecrübesiz bir kadın çalışanla gerçekleştiğinde ise bu bir “randevu” gibi gözüküyor. Erkekler mentorlarının desteğiyle kariyerlerinde büyük adımlar atarken bu çifte standart kadınları ilerlemekten alıkoyuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz