"1 Şirkete 100 Bin Cv"

Zaten Türkiye’de büyük bir işsizlik sorunu vardı. Binlerce insan iş bekliyor, bunlara da sürekli gençler ekleniyordu. 2001’deki krizle birlikte sorun büyüdü, binlerce nitelikli çalışan işsizler ord...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
1 Şirkete 100 Bin Cv

Zaten Türkiye’de büyük bir işsizlik sorunu vardı. Binlerce insan iş bekliyor, bunlara da sürekli gençler ekleniyordu. 2001’deki krizle birlikte sorun büyüdü, binlerce nitelikli çalışan işsizler ordusuna katıldı. Son 2 yıldır ise büyümeyle birlikte şirketler alımlara yönelince, umutlar yeniden arttı. Şirketlere yağan CV’ler ve iş başvuruları da bunu gösteriyor. Öyle ki,bazı şirketlere 8 ayda yapılan başvuru sayısı 100 bine yaklaştı. Yıl sonuna doğru da bu rakamların daha üst düzeylere ulaşması bekleniyor.

Beyaz eşya pazarının lideri Arçelik’e, 1998’de 2 bin civarında iş başvurusu geldi. Oysa, 2003’te yaklaşık 69 bin kişi iş talebiyle şirketin kapısını çaldı. Aradan geçen 5 yılda Arçelik’e yapılan iş talepleri rekor düzeyde arttı. Arçelik gibi birçok şirket bugün on binlerce iş talebiyle karşılaşıyor. Hiç kuşkusuz başvuruların elektronik ortam üzerinden alınmaya başlanması rekor başvurularda önemli bir rol oynuyor. Ancak, bu sıçramayı sadece teknolojiye bağlamak doğru değil.

Alanlarında öncü ve lider olan şirketler iş gücünü de mıknatıs gibi çekiyor. Şirketin büyüklüğü, performansı, pazardaki konumu gibi unsurlar iş gücünü etkiliyor. Çünkü, bu şirketler yarattıkları kariyer fırsatları kadar ücret politikaları, eğitim imkanları ile de cazibe merkezi haline dönüşüyorlar. İnsan kaynakları alanındaki deneyimli yöneticilerden Saide Kuzeyli öncü, girişimci, atak ve sıra dışı uygulamaları cesaretle ortaya koyan şirketlerin ilgi gördüğünü söylüyor. Bu nedenle kendi pazarlarında ön sıralarda rekabet eden şirketler iş gücünün dikkatini diğerlerine göre daha fazla çekiyor. İlgi sektöre göre de değişiyor. Bankacılık, ilaç, dayanıklı tüketim, otomotiv gibi yükselen alanlara talep yüksek. Bunun dışında çok uluslu şirketler de artan oranlarda taleple karşılaşıyorlar.

Bankalar her zaman gözde

hed2001 krizinde bankacılık alanında yaşanan deprem binlerce kişinin işsiz kalmasına neden oldu. Ancak, bu iş arayanları etkilemedi. Çünkü, bankacılık hala en gözde sektörlerden biri. Sektörün en büyükleri arasında yer alan 3 bankaya gelen başvurular da bu ilgiyi doğruluyor. Yapı Kredi Bankası’na 2003’te 56 bin 944, 2004’ün ilk 8 ayında ise 35 bin 297 kişi başvurdu. Yapı Kredi Bankası İnsan Kaynakları Yönetimi Bölüm Yönetmeni Neşe Akar, “En çok tercih edilen pozisyonlar, şubelerimizin satış ve operasyon  takımları için stajyer memur ve işlem yetkilisi, teknoloji yönetimi için yazılım geliştirme uzmanı ve çağrı merkezi için müşteri temsilcisi kademelerinde oldu” diye anlatıyor.

Garanti Bankası 2003 itibariyle iş başvurularını elektronik ortamdan almaya başladı. Garanti Bankası İnsan Kaynakları Müdürü Murat Akgün, 2003’de 36 bin, 2004'ün ilk 8 ayında ise 43 bin kişiden talep aldıklarını söylüyor.

Akbank insan kaynakları ve değişimden sorumlu genel müdür yardımcısı Esra Bozkurt, “2003’de 30 binin ve bu yılda şu ana kadar 28 binin üzerinde başvuru bize ulaştı. Daha çok yeni mezun, bankacılık alanında yetiştirilmek üzere şubelerde çalışacak gişe yetkilisi görevi ile çağrı merkezi için alımlar ve yönetici adayı alımları yapıldı” diye anlatıyor.

Çok uluslular umut kapısı

hedTürkiye’deki çok uluslu şirketler sağladıkları imkanlar itibariyle iş arayanların ilgisini çekiyor. Bu şirketlerin yurt dışına açılan bir kapı olarak görülmesi de ilginin bir diğer nedeni.

Danone Türkiye, 1997’den bu yana Türkiye’de bulunuyor. Şirketin insan kaynakları müdürü Gülgün Tekindur’un verdiği bilgiye göre, 2003’de ortalama 18 bin kişi Danone çalışanı olmak için başvurdu. Ocak ayından bugüne kadar olan sürede ise bu rakam 39 bine çıktı. Yani, bir önceki yıla göre yüzde 216’lık bir artış yaşandı. Pazarlama, finans ve satış bölümleri en çok istenen alanlar oldu.

Bir diğer çok uluslu şirket Unilever’e, 2003’te 12 bin 500, 2004’ün ilk 8 ayında ise 9 bin 369 kişi CV bıraktı. Şirkete, son 4 yılda toplam 42 bin özgeçmiş ulaştı. Unilever Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Cezmi Özkunt, taleplerin yüzde 80’inin yeni mezun veya 3 yıla kadar iş tecrübesi olanlardan geldiğine dikkat çekiyor. Şirket, yönetici adayı veya yönetim destek kadrolarına daha fazla talep alıyor.

Nestle Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ahter Kutadgu, son üç yıldır ortalama 15 bin başvuru aldıklarını söylüyor. 2003’te 20 bin kişi, 2004’ün ilk 8 ayında ise 10 bin kişi iş talep etti. Ahter Kutadgu, “Başvuruların çok büyük bir bölümü yeni mezun yönetici adayı kademesine geliyor. Tercih sırasına göre, satış-pazarlama, teknik-mühendislik ve muhasebe-finans bölümleri talep görüyor” diyor.

Gıda sektörü de popülerleşiyor

hedGıda alanında faaliyet gösteren yerel şirketler de ilgi görüyor. Bunların başında Ülker geliyor. Ülker İnsan Kaynakları Koordinatörü Aziz Refiğ, 2003’te 51 bin kişiden talep aldıklarını söylüyor. 2004’ün ilk 8 ayında ise bu rakam 49 bin olarak gerçekleşti. Aziz Refiğ, iş taleplerinin en çok satış, pazarlama ve mühendislik pozisyonlarında yoğunlaştığını söylüyor.

Bisküvi ve çikolata pazarının önemli oyuncusu Eti, her geçen yıl daha fazla ilgi çekiyor. Şirkete yapılan başvurular da bu gerçeği doğruluyor. 2000’de şirkete 3 bin 500 kişi özgeçmişini ulaştırdı. Bu rakam 2003’te 6 bin kişiye çıktı. 2004’de ise artış trendi devam etti. Yılın ilk 8 ayında 7 bin 500 rakamı aşıldı. Başvurularda en çok tercih edilen pozisyonlar ise distribütör yöneticisi, satış temsilcisi ve zincir mağazalar satış yöneticisi kademeleri oldu.

Yaşar Holding yeni yapılanması ile son yılların en dikkat çeken gruplarından biri oldu. Holdinge 2003’te 12 bin 497 başvuru yapıldı. 2004 ilginin arttığı bir yıl oldu. Sadece ilk 8 ayda 26 bin 653 kişi holdingle iş için bağlantı kurdu. Holdingin gıda grubu ise, Pınar çatısı altında toplanıyor. Gıda grubu 2003’te 5 bin 13, bu yılın ilk 8 ayında ise 5 bin 439 iş talebi altı. Ürün yöneticisi, gıda mühendisliği, muhasebe, finansman, yönetici asistanı gibi pozisyonlar öne çıktı.

Dayanıklıya mühendis ilgisi

Dayanıklı tüketimde ön sıralarda yer alan Arçelik, Beko ve Profilo Telra iş arayanların da gözdesi durumunda. Her üç şirkete yapılan başvurular yıllar itibariyle adeta bir çığ gibi büyüdü.

Sektörün önemli oyuncularından Arçelik’e 2003’de tüm kanallardan toplam 68 bin 994 iş başvurusu yapıldı. Şirketin kapısını 2004'ün ilk 8 ayında 37 bin 415 kişi çaldı. Oysa Arçelik, 1998’de 2 bin 308 iş başvurusu aldı. İş başvurularındaki bu sıçramada şirketin 2000’den sonra kariyer portallarını kullanmaya başlaması etkili oldu. Bu tarihten itibaren şirkete yılda ortalama 55 bin iş talebi gelmeye başladı. Arçelik yetkilileri, başvuruların daha çok 0-3 yıl tecrübeye sahip adaylar ile satış, pazarlama ve mühendislik alanlarından geldiğine dikkat çekiyor.

1998 yılında 20 bin CV alan Beko’da da başvurular son 5 yıl içinde 4-5 kat arttı. 2003’te 84 bin 629 kişi Beko’ya iş için başvururken, bu rakam 2004’ün ilk 8 ayında 91 bin 908’e ulaştı. Başvurularda en çok talep mühendislerden geldi.

Türkiye’nin önemli televizyon üreticilerinden biri olan Profilo Telra’da da başvurular ağırlık elektronik mühendisliğinde olmak üzere mühendislik kademesinde yoğunlaştı. 2000’de 7 bin, 2003’te ise 9 bin 500 kişi şirketle bağlantıya geçti.

Otomotiv yükselişe geçti

Türkiye otomotiv sektörünün önemli oyuncularından Tofaş, 2003'de toplam 17 bin 266 iş talebi aldı. Bu rakam 2004'ün ilk 8 ayında 19 bin 674 kişiye çıktı. Şirket, 1990’larda ortalama 4 bin civarında iş başvurusu alıyordu. Tofaş yetkilileri, gelen başvurularda pozisyon tercihlerinin genellikle uzman, eleman ve yönetici adayı olarak sıralandığına dikkat çekiyorlar.

Bir diğer önemli oyuncu Renault, Oyak Renault ve Renault Mais olarak ayrılıyor. Her iki şirket, 2003’te 7 bin 658 kişinin ilgisini çekti.  2004’te bu rakam yükseldi. Sekiz ayda 10 bin 514 kişi iş amacıyla özgeçmişini Renault şirketlerine bıraktı. Oyak Renault, gelen talepler içinden başlangıç seviyesindeki makine, elektrik-elektronik, endüstri mühendisleri, ağırlıklı olarak üretim, mühendislik ve kalite birimleri için işe alım yaptı. Renault Mais ise 2003 ve 2004 yıllarında en çok bölge satış sorumlusu pozisyonunda işe alımlar gerçekleştirdi.

Son yılların hızlı yükselen şirketlerinden Ford, iş gücü piyasasında da çıkışını sürdürüyor. 2003’de 17 bin 500 beyaz yaka, 7 bin mavi yaka olmak üzere 24 bin 500 iş talebi alındı. Bu rakam 2004’te yükselerek 33 bin 500’e çıktı. Bunun 22 bin 500’ü beyaz yakalılardan geldi. Ford’a gelen taleplerde beyaz yakalıların ağırlığı her yıl giderek artıyor.

Müge Yalçın/Ernst&Young İnsan Kaynakları Müdürü
“Değişen Şirketleri Tercih Ediyorlar”

Lider şirketler iş gücünü daha fazla çekiyor. Yöneticiler için de bu geçerli mi?

Yöneticilere baktığımızda da benzer unsurlarla karşılaşıyoruz. Özellikle çok uluslu şirketlerde deneyimi olmuş yöneticiler yine benzer ortamları arıyorlar. Patron şirketlerinden bazen çekiniyorlar. Bu kurumsal yönetim kavramının çok yerleşmemesinden kaynaklanıyor. Patronlar icradan çıkmak istemiyorlar. Patronlar işin içinden uzaklaştıkça adaylar da orada görev almaya daha istekli oluyorlar. Daha rahat karar almak, işin içinde olmak istiyorlar.

Çok uluslu şirketlerin ilgi gördüğünü söylediniz. Bunlar Unilever, Nestle, Danone gibi şirketler mi?

Tabii, bu şirketleri kastediyorum. Yöneticinin tecrübesiyle ilgili bir durum bu. Ama çok karşılaştığım bir durum var; sektör seçmeden çok uluslu şirketlerde çalışmak istiyorum diyen çok kişi var.

Son dönemde Ülker’e de çok yönetici transferi olduğunu duyuyoruz…

Belli dönemlerde atak yapan şirketler öne çıkıyor. Aday olabilecek yöneticilerin de bu dikkatini çekiyor. Yöneticinin önem verdiği bir diğer unsurda dönüşen, değişebilen bir şirket olması. Böyle bir şirkette olmak hem kendi kişisel gelişimi hem de başarılı olması için önemli. Büyüyen bir grupta yer aldığı zaman başarılı olması da kaçınılmaz. Ülker de bu gruplardan biri. Sabancı Holding çok talep alıyor. Yaşar grubu yeni bir yapılanma içinde.

Hangi sektörlerden daha fazla talep geliyor?

Son 6-7 aydır ekonomideki iyileşme ile birlikte ciddi bir canlanma var. Özellikle üst düzey yönetici taleplerinde artış yaşanıyor. Hızlı tüketim ürünleri pazarında bu anlamda hareket yoğun. Benzer şekilde inşaatta da hareketlenme var.

Tufan Sevinçel/Kariyer Net Genel Müdürü
“Büyüklere Başvuru Çok”

Çok İlgi Görüyorlar Kariyer.net üzerinden yapılan iş başvurularına baktığımızda yeni mezun ya da üst düzey ayırt etmeksizin adayların daha çok büyük ölçekli, uluslararası veya grup şirketlerini tercih ettiğini görüyoruz. Bu tür şirketlerin yayınladığı ilanlar büyük ilgi çekerken, herhangi bir pozisyon belirtilmeden yapılan genel ilanlar bile ciddi talep alıyor.

Hızlı İlerlemenin Yolu Bunun nedeni yeni mezunlar için kariyerlerinde kolay ilerleme imkanı bulmalarıdır. Adaylar, lider bir şirkette stajyer olarak başlasalar bile ileride firma içerisindeki atamalarla, daha çabuk ve hızlı ilerleme fırsatı bulacaklarını düşünüyorlar. Ayrıca, lider bir firmada çalışmış olmak gelecek için iyi bir referans oluşturuyor. Buna ek olarak, büyük ve kurumsal şirketlerin uyguladıkları performans değerlendirme sistemleri ve ek gelirler de bahsettiğimiz lider firmaların çalışanlarına verdikleri değeri gösteriyor.

Yurt Dışına Açılan Kapı Böylece kişiler hem maddi olarak çalışmalarının karşılığını alıyor hem de mutlu olacakları, başarılarının takdir edilip ödüllendirileceği bir ortamda çalışma fırsatı buluyorlar. Ayrıca, grup şirketlerinin, açık pozisyon olduğu taktirde kendi bünyelerindeki mevcut çalışanlardan atama gerçekleştirmesi, çalışanların önüne yeni kapılar açabiliyor. Uluslararası firmalarda bulunan yurt dışında çalışma imkanı da adayların bu firmaları tercih etmesinin en önemli nedenlerinden.

Saide Kuzeyli/Unıda Kurucu Ortağı
İş Gücünün Gözde Sektörleri

Hızlı Tüketim Cazip Sektör tercihi özellikle genç adaylarda geçmişe oranla daha net ve keskin bir biçimde yapılıyor. Hızlı tüketim ürünleri son 1-2 yılın en gözde sektörü. Özellikle işletme, pazarlama, yönetim, organizasyon ve mühendislik yapmama kararı veren mühendislik mezunları ile MBA yapanlar bu sektöre meyilli.

Finansta Hala İş Var Son yıllarda bankacılık ve finansın geçirdiği travma, 40 bini aşkın çalışanın işini kaybetmesi ve 2000’den bu yana bireysel bankacılığın öne çıkması gibi nedenlerle 1990’lardaki büyük ihtişamını yitirdi. Ancak, şube bankacılığının gelişmesi, yeniden yapılanma süreçlerinin nitelikli insan gücüne olan ihtiyaçları sonucu bankalar hala istihdam için talep yaratıyor. Sigorta için bireysel emeklilik, hayat ve sağlık satış temsilcileri, leasing ve faktoring de ise ağırlıklı olarak satış ve pazarlama elemanlarına ihtiyaç süregeliyor.

Perakendeye İlgi Sürüyor Perakendede oyuncular son yıllarda önemli Organizasyonel Yapılanma, İçeriden İnsan Yetiştirme, Süreçlerin Yeniden Tasarımı gibi değişim projeleri yürütüyor. Sektör paradan para değil, operasyonel işlemlerden kâr etmelerini sağlayacak yöntemler arıyor. Buna yönelik iyileştirme projeleri ve yabancı yatırımcıların bu alana başlayan ilgileri gençler açısından bu alanı cazip hale getirdi

İlaca Bitmeyen İlgi
İlaçta Türkiye’nin birçok bölgesinde görev alabilecek satış temsilcileri ve ürün yöneticileri için eleman ihtiyacı tüm sektörün yıl boyu aradığı pozisyonlar. Kurumsal kimlikleri oluşmuş, çoğu çok uluslu şirket olması nedeniyle eğitim  gelişim ve kariyer imkanları sunabilen ilaç şirketleri de kayda değer bir cazibe alanı.

Danışmanlıkta Eğitime Devam
Yoğun çalışma ve göreceli olarak daha az ücret vermelerine karşın denetim ve yönetim danışmanlık şirketleri okul sonrası adeta ikinci bir okul işlevini yerine getiriyor. Gençlerin kısa bir sürede yetişmelerine olanak tanıdığı, farklı profildeki şirketlerle ilişkiyi sağladığı için ve yüksek prestijli bir iş alanı olarak kabul ediliyor.

İletişimde Potansiyel Yüksek Son 10 yıldır artan bir dinamizm ile önümüzdeki dönemlerde de iş piyasasına damgasını vuracak gibi gözüküyor. Vasıflı iş gücü istihdam eden, ilerici insan kaynakları uygulamalarına yer veren, uzmanlaşmaya olanak tanıyan bu şirketlerin gelecekte büyük bir cazibe alanı oluşturacağına inanıyorum.


Ebru Fırat
efirat@capital.com.tr

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz