En kritik terfiler!

14 başarılı profesyonel, kariyerlerinin en kritik terfisini Capital’e anlattı.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
En kritik terfiler!
Muhtar Kent, Coca-Cola’da zirveye çıkmak için 20 yıl çalıştı. Bulunduğu noktaya ilerlemesini sağlayan birçok terfi aldı. Ancak üç terfi, yaşamında üç ayrı dönüm noktası oldu.
Bunlardan ilki, 1998 yılında Anadolu Grubu’na katılmasıydı. Efes İçecek Grubu İcra Başkanlığı, ona kariyerinde ilk önemli pencereyi açtı. O dönem Efes İçecek Grubu’nun Londra Borsası’nda halka açılarak 2,5 kat değer kazanmasıyla ilerleyen süreci yöneten Kent, bu başarısıyla dikkatleri üzerine topladı.
2005 yılı da Kent’in hayatına yön veren yeni bir başlangıçtı. O yıl Coca-Cola’dan gelen teklif üzerine Efes’teki görevini bıraktı. Şirketin yeni oluşturduğu Kuzey Asya, Avrasya ve Orta Doğu Grubu’nun başına geldi. Oradaki uygulamaları yükselişinde güçlü bir rüzgar etkisi yarattı.
Yıl 2008’i gösterdiğinde ise Kent, kariyerinin en kritik terfisi olarak nitelendirdiği Coca-Cola CEO’luğuna getirildi. Yeni pozisyonunda, Türk iş dünyasını dünyada en üst noktada temsil eden profesyonel oldu. 31 yıllık kariyer yolculuğunda hedefinin hiçbir zaman CEO’luk olmadığını belirten Kent, her bir terfiyi yeni meydan okumaları görmek ve yeni fırsatları değerlendirmek için kabul ettiğini söylüyor.
Tıpkı Muhtar Kent gibi iş dünyasının başarılı profesyonellerinin hayatlarında da dönüm noktası sayılabilecek terfi anları var. İşte o kritik anları ve hikayelerini derledik.

BASEL KAPILARI AÇTI
Tuygan Göker, uluslararası kariyer basamaklarını tırmanmış en başarılı isimlerden biri. İlaç devi Roche’da 110 ülkeyi kapsayan Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve Hindistan Bölgesi’nin başkanlığını yapıyor. Göker, kariyerinde bu pozisyona ilerlerken çok sayıda terfi aldı. 1989’da Roche’un merkezi Basel’e çağrılması ise onun için uluslararası kariyer kapısını açan dönüm noktası oldu.
1980’li yıllarda Göker, Roche’da dikkat çeken bir isimdi. Medikal bölümde müdürlük yapıyordu. Pazarlamadaki başarısı yönetim tarafından beğeniliyor, uluslararası toplantılarda verdiği öneriler ilgi çekiyordu. Bunlar da Basel’e çağrılmasında etkili oldu. Göker, terfi anında hissettiklerini şöyle paylaşıyor: “Başta biraz tatlı bir korku vardı. Başarabilecek miyim diye düşündüm. Ancak yapılanın en iyisini yapacağım dedim.”
Göker’in Basel’e gidişi kariyerindeki altın basamak oldu. Kısa zamanda şirketin dünyadaki anti-infektif işini yürüten departman onun sorumluluğu altına girdi. Sonraki süreçte de görev kapsamı giderek genişledi. Göker, bu terfinin hayatını nasıl etkilediğini şu sözlerle anlatıyor:
“Ufkumu ve vizyonumu genişletti. Çeşitli ülkelerde gözlemlediğim değişikliklere anında adapte olup performansımın sürekliliğini sağlayabildim.”

PANDIR’IN UNUTMADIĞI TELEFON
Tofaş’ın CEO’su Ali Pandır, kariyerine Koç Holding’de başladı. Koç’un ardından uluslararası bir şirkette çalışmak için 1990’ların başında General Motor’a geçti. 1996’da Singapur’a, Tayland’da yapılacak büyük bir fabrika yatırımının kurucusu olarak gönderildi. Fabrika, 1999’da devreye girdiğinde Pandır da en önemli terfisini alacak ve direktör olacaktı. Ancak Asya krizi patladı. Proje askıya alındı. O noktada Pandır, “Şirkette bana bir yer olacak mı” diye endişe ederken bir taraftan da bir iş bulup geri dönmek için uğraşıyordu. Bu karamsar ortamda hiç beklenmedik bir gelişme oldu. Singapur’da bir gece saat 2’de Pandır’ın telefonu çaldı. Arayan GM’in başkan yardımcısıydı. Sonrasında neler olduğunu Pandır şöyle anlatıyor:
“Şirketin Çin’deki yatırımı için uygun aday aradıklarını ve her danıştıkları kişinin beni önerdiğini söyledi. Görevi kabul edip etmeyeceğimi sordu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz