En kritik terfiler!

14 başarılı profesyonel, kariyerlerinin en kritik terfisini Capital’e anlattı.

1 EKİM, 20090
Paylaş Tweet Paylaş
En kritik terfiler!

Ancak direktör olursam gideceğimi belirttim. Fabrika devreye girince direktör yaparız dediyse de kabul etmedim. Arayacağını söyleyerek kapattı. Birkaç günlük heyecanlı bekleyişten sonra yine bir gece sabaha karşı telefon çaldı. Terfi etmiştim.”
Bu terfiyle Pandır’ın üst düzey yöneticilik kariyeri başladı. GM’in Çin’deki bütün ticaretini üzerinden yürüteceği şirketi oluşturarak, 2 yıl genel müdürlüğünü yaptı.

10 YILDA TEPEYE ÇIKTI
Sarkuysan Genel Müdürü Hayrettin Çaycı, iş hayatında sırasıyla mühendis, şef ve genel müdür yardımcısı pozisyonlarında çalıştı. Neredeyse tüm hiyerarşi kademelerini tırmanarak en üst basamağa geldi. Çaycı, geriye dönüp baktığında en heyecan veren terfisinin, 1984 sonunda genel müdürlüğe atanması olduğunu belirtiyor. “O dönem genel müdür teknik yardımcısıydım. Geceli gündüzlü çalıştığım 10 yılın ardından bu göreve uygun görülmem, kariyerimde bir dönüm noktası oldu” diye konuşuyor.
Sadece terfi değil, terfinin ilan edildiği an da Çaycı için oldukça anlamlı. O anı şöyle anlatıyor: “Terfim, üretime geçiş yıldönümü törenimizde rahmetli başkanımız Cihan Bektaş’ın yaptığı açılış konuşmasında anons edildi. O anda yıllardır omuz omuza çalıştığım, sevgili işçilerimizin dakikalarca süren büyük sevinç gösterilerine, gözyaşlarımla şahit olmak hayatımın en duygusal anlarındandı.”
Çaycı, genel müdürlüğün kendisine çok yönlü düşünebilme becerisi kazandırdığını söylüyor ardından da ekliyor: “Bu görevle birlikte daha hoşgörülü oldum. Olayları geniş bir açıdan irdeleme özelliğim gelişti.”

KARİYER DEĞİŞTİREN TEKLİF
Ahmet Paksoy, başlangıçta kendine akademik bir kariyer çizmişti. İTÜ’de Gemi İnşa ve Makine Mühendisliği okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve anabilim dalı başkanlığı görevinde bulundu. Yürüttüğü projeler nedeniyle Türkiye Denizcilik İşletmeleri Yönetim Kurulu’nda kendisine görev teklif edilmesi ise Paksoy’un yaşamında önemli bir kırılma anı oldu. O teklifi heyecan verici olarak tanımlayan Paksoy, “Bu başlangıç, teoriyi ve pratiği buluşma noktasına dönüştüren İDO Genel Müdürlüğü’nün ön tecrübe aşamasıydı. Bu açıdan bu tecrübemi, iş hayatımdaki dönüm noktası ve en önemli terfi olarak görüyorum” diyor.
Bu pozisyonda çok çalıştığını belirten Paksoy, yaptıklarını da şöyle paylaşıyor:
“O dönemde Şehir Hatları ve İDO ayrı iki yapıydı. Şehir Hatları gibi dev bir işletmenin eksik ve atıl yanları ile pozitif işlevlerini gözlemleme fırsatı buldum. Kuşkusuz o günkü İDO için de aynı durum geçerliydi. İşte bu noktadaki tecrübelerim bana İDO Genel Müdürlüğü’nde büyük bir açılım sağladı. TDİ’de kafamızda şekillenen projeler, İDO Genel Müdürlüğü’nde hayata geçti. Nitekim Şehit Hatları gibi köklü ve dev bir yapının, İDO ile birleşerek tek bir çatı altında İstanbullulara entegre hizmet vermesi de buradaki yoğun çalışmanın ürünüdür.”

BİR TERFİNİN ZİNCİRLEME ETKİSİ
Bugün Ulkar Holding’de CEO koltuğunda oturan Ahmet Ünlü, iş hayatının en önemli terfisini mesleğinin ilk yıllarında aldı. 1989’da başka bir holdingin ilaç şirketinde çalışırken satış ve pazarlama müdür yardımcılığına atanması, kariyerinde parlak bir başlangıç oldu.
Bu atamanın kendisini oldukça heyecanlandırdığını belirten Ünlü, “1989 Aralık ayıydı. 1989 yılı başında, yine bu ilaç şirketinde saha satış sorumlusu olarak çalışırken aynı gruptaki kozmetik şirketine satış ve pazarlama şefi olarak atanmıştım.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.