Bana göre liderlik

Aslında herkes için farklı. Liderlik dendiğinde her yöneticinin aklına değişik kavramlar geliyor...

22.06.2016 11:15:460
Paylaş Tweet Paylaş
Bana göre liderlik
TUTARLILIK ŞART
Peppers & Rogers Group Türkiye Genel Müdürü Selim Uçer de organizasyon içi güvene dayalı ilişkiler kurmanın bir lider için olmazsa olmaz olduğunu düşüyor. O yüzden şifresi “dürüstlük”: “Günümüzde birçok organizasyon liderinin söylediği sözlere kuşkuyla bakabiliyor. Sürekli değişen mesajlar ve tutumlar da bu düşünceleri destekliyor. Bir organizasyonun bir lideri takibi ancak o kişinin her koşulda açık ve dürüst olduğuna inanması ile mümkün” diyor. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Musa Ülken, liderlik deyince dürüstlüğe bir de “şeffaflık” kavramını ekliyor. Nedenini ise şu sözlerle açıklıyor: “Bugün artık ne ürettiğinizden çok nasıl ürettiğiniz büyük önem taşıyor. Bunun en önemli nedeni de artık tüm dünyayı tehdit eden iklim değişikliği... Tehdidin temelinde ise geçmişte sınırsız ihtiyaçları karşılamak üzere gerçekleştirilen hoyrat ve hesap vermeyen üretim süreçleri yatıyor. İşte bu süreç nedeniyle günümüzde hesap verebilen, diğer bir deyişle şeffaf ve dürüst iş süreçleri sadece şirketin değil toplumun geleceği açısından da büyük önem taşıyor. Gelişen teknolojiyle bilgiye erişimin büyük hız kazandığı dünyada tüketici ne ürettiğinizin yanı sıra nasıl ürettiğinizi de sorgulamaya başlıyor. Bu nedenle, dürüst yönetim anlayışının daha mutlu bir toplum ve hatta dünya yaratılmasına önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum.”
“TUTKUSU OLANIN RÜYASI VARDIR”
Liderliği tutkuyla özdeşleştiren liderler de var. Örneğin Index Grup CEO’su Erol Bilecik liderlik deyince aklına “tutku, heyecan ve vazgeçmeme” kelimelerinin geldiğini söylüyor ve gerekçesini şöyle açıklıyor: “Çünkü güçlü istek anlamına gelen “tutku” olmadan size inananları sürüklemenin mümkün olmadığını düşünüyorum. İşinize tutkuyla bağlılık, sizin lider olarak karşı tarafa verilebileceğiniz en iyi mesajlardan bir tanesidir. Aynı zamanda gerçekten bir ‘heyecan’ akıntısı yaratmak gerekir. Ekibinizle beraber sürekli hedef ve ideallerinizin peşinde koşmayı yani vazgeçmemeyi de liderlikte oldukça önemli görürüm.” “Tutku”, DuPont Türkiye Ülke Müdürü Halide Aydınlık ve Domino’s Pizza Türkiye Genel Müdürü Aslan Saranga’nın da ortak liderlik şifresi… Aslan Saranga, “Tutkusu olan insanın her zaman bir rüyası vardır. Başarı için, öğrenmeye de açıksa, ne gerekiyorsa yapacaktır” diyor. Halide Aydınlık için ise tutku hayatın her alanında kilit bir kavram. Nedenini şöyle açıklıyor; “Tutkulu bir insan, başta çevresi olmak üzere doğayı, beraberinde toplumu, evreni tanımak, anlamak, sevmek, benimsemek için kendini geliştirme ve var olma çabası içine girer. Tutkunun olmadığı yerde, bilimden, teknikten, sanattan, gelişim ve ilerlemeden söz edilemez. Aynı şekilde tutkusu olmayan bir liderlikte de ilerlemeden ve gelişimden söz etmek mümkün olmaz.”
DÜŞE KALKA BÜYÜMEK
Türk Henkel Çamaşır ve Ev Bakım Genel Müdürü Töre Birol da liderlik deyince “tutku”yu ilk sıraya koyuyor. Ona göre tutku bir liderde fark yaratan olmazsa olmaz bir özellik: “İşine tutkuyla bağlı olan insan, yaptığı her işte yenilikler ortaya koyarak ayrışır. İstedikleri sonucu elde edemediği durumda dahi, tutkularının onlara sağladığı istek ve enerji ile vazgeçmeden her defa daha iyisi için durmaksızın yeni çözümler üretirler. Yaptığı işe zaman ve emek harcamak onun için bir zorunluluk olmaktan çıkar. Böylece, Malcolm Gladwell’in ‘bir işte ustalaşmak için harcanması gereken en az on bin saat’ kuralını da göz önünde bulundurursak, tutku ile çalışan insanlar, yaptıkları işte mükemmelliği yakalarlar.” Birol aslında tutkuyu azim ve kararlılıkla birleştirerek liderliği en iyi noktaya ulaştırmanın tarifini de yapıyor. Böylece liderlikte Hitay Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay’ın vurguladığı gibi “sebat” kavramı öne çıkıyor. Hitay, kendisi için bu kavramın önemini şöyle anlatıyor: “Başarılı girişimciler vizyoner bakış açılarıyla liderlik vasıfları taşıyabilir. Yenilikçi düşünce yapısına ve bu düşünceyi uygulayabilecek sebata sahipseniz; zaman zaman kaybetmeyi, hatalarla birlikte yaşamayı, onlarla büyümeyi de öğrenirsiniz. Sebatkâr olmak, engellerle dolu zorlu bir yolda kişiyi hedefe kilitleyen en büyük motivasyondur. Nelson Mandela’nın çok sevdiğim bir sözü var: ‘Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.’ İşte, planlarınızı aksatan engellere karşı, sizi yeniden ayağa kaldıran bu güçlü duygunun adı sebattır.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz