"´Beğeni Şampiyonu´ Dentaş´ın Öyküsü"

Akil Yağcı / Dentaş Genel Müdürü Dentaş, Denizli´de kurulu bir ambalaj şirketi... Okurlarımız bu şirketi, ``Türkiye´nin En Beğenilen Şirketleri`` araştırmasına girmesiyle tanıdı. 10 kriterin 8´in...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
´Beğeni Şampiyonu´ Dentaş´ın Öyküsü

Akil Yağcı / Dentaş Genel Müdürü

Dentaş, Denizli´de kurulu bir ambalaj şirketi... Okurlarımız bu şirketi, ``Türkiye´nin En Beğenilen Şirketleri`` araştırmasına girmesiyle tanıdı. 10 kriterin 8´inde, sektörün lideri oldu. Oysa, ciro ve k^ar açısından daha büyükler, Türkiye çapında tanınanlar vardı... Peki Dentaş´ı öne çıkaran neydi? Genel Müdür Akil Yağcı, başarıya taşıyan stratejiyi ve hedeflerini anlattı:

Capital dergisinin aralık sayısında, Türkiye´de önemli bir ilke daha imza atmıştık. ABD´de Fortune, dünyada Financial Times tarafından yapılan bir araştırmayı, Türkiye´ye uyarlayarak gerçekleştirmiştik. ``Türkiye´nin En Beğenilen Şirketleri'' adını taşıyan bu araştırma, tüm dünyada ``benchmarking'' çalışmalarında kullanılıyor. En büyük özelliği ise, şirketleri, yine sektörün profesyonellerine değerlendirtmesi. Bu araştırmayı farklı kılan özelliklerinden biri de, k^ar ve ciro gibi, geleneksel yöntemleri esas almıyor olması.

İşte bu araştırmamızda, ambalaj sektöründe ön plana çıkan şirket, Denizli´de, Cafer Sadık Abalıoğlu Holding´e bağlı Dentaş şirketi oldu. Dentaş, 10 kriterin 8´inde, faaliyet gösterdiği ambalaj sektörünün devlerini geride bırakarak ilk sırada yer aldı. Dentaş, bilgi teknolojilerinde liderlik, rekabette etik davranma, çalışanların nitelikleri, çalışanlarına katkı, hizmet ve ürün kalitesi, toplum ve çevre sorunluluğu, finansal sağlamlık ve yenilikçilik gibi kriterlerde ön sırada yer aldı.

İşte biz de Capital olarak ``benchmarking'' çalışmalarına kaynaklık edebileceği düşüncesiyle, Dentaş´ı başarıya taşıyan stratejiyi, genel müdür Akil Yağcı ile birlikte değerlendirdik. Dentaş, Anadolu´da, bir dünya şirketinin nasıl yaratılacağına iyi bir örnek oluşturuyor. Bağlı olduğu grubun da modern ve devrimci stratejileri, Dentaş´ı önemli bir ``case'' yapıyor. 

İlk temelle birlikte

Dentaş 1970´li yıllarda bir işçi şirketi olarak kuruldu. Ancak, sermaye yetersizliği nedeniyle bir türlü üretime geçemedi. Bu dönemde, Denizli´nin büyük gruplarından Abalıoğlu Grubu ve Denizlili işadamları Dentaş´a destek verdi. Şirket kendine oluklu mukavva sektöründe üretim yapmayı seçtiğinde,   sektöründe özel şirket olarak Türkiye´deki ikinci olma unvanını aldı. O dönemde de Dentaş´ta çalışan genel müdür Akil Yağcı, başlangıç günlerini şöyle anlatıyor: 

``Bizi bugünlere getiren çekirdek yapı, yani Dentaş düşüncesi, kültürü daha oralardan başlıyor. Biz o gün kuruluşa, bu sektörü bilen profesyonel hiç kimseyi almadık. Kurulduğumuz günden beri bu böyle devam ediyor. Tamamen sektöre yabancı bir takım kurduk. Bu takım kendisi de öğrenerek, bu işi gerçekleştirme yolunda çalışmaya başladı.''

Akil Yağcı bunun nedenleri ise şöyle anlatıyor:``Projeyi yapan, daha doğrusu tesisin makine ekipmanını veren firmanın bizim yönetim kuruluna tavsiyesi olmuştu. Siz oldukça yeni bir teknoloji alıyorsunuz. Ülkenizde bu jenerasyon teknoloji yok. Eğer başka tesislerden eleman alırsanız, eski tecrübelerini veya bazı olumsuz tecrübelerini de buraya getirirler. O nedenle sıfırdan eleman alın, biz de destek olalım yetiştirelim önerisini getirdiler. Böylece yöneticiler dahil herkes sıfır kilometre ile işe başladık. Burada öğrendik, burada yetiştik.''

``Araştırmacı şirket``

Akil Yağcı, Dentaş´ın başarısındaki bir başka faktörü ise ``araştırmacı şirket'' olma özelliği ile açıklıyor. Bu özellik, bugünkü tabloda Dentaş´ın yenilikçi ve teknolojide önder olma kategorilerindeki başarısıyla kanıtlanıyor. Genel müdür Yağcı´nın bu noktadaki saptamaları şöyle:

``Dentaş´ın bugünkü başarısında, araştırmacılık yönü oldukça güçlü bir takım olmamazın etkisi var. Biz her zaman bu sanayide, bu teknolojide neler yapılıyorun araştırmasını gerçekleştiren bir düşüncede olduk. Burada sermaye yapısının oldukça güçlü olması, araştırma-geliştirme gibi çalışmalar için daha kolay hareket edebilmemizi sağladı. Biz o günlerden başlamak üzere, bu işi sektörümüzde bizden önce yapmış, başarmış bir kuruluş da olmadığı için, kendimize bu sektörde bir öncülük misyonu da atfettik. Türkiye´yi değil, dünyayı takip etmeye başladık. Dünyadaki gelişmeleri Türkiye´ye getirmek üzere kendimizi yönlendirdik.''

Dentaş Genel Müdürü Yağcı, ``Sizin araştırmanızda da Dentaş´ı ön sıraya çıkaran etkenlerden birisi bu. Bizi meslaktaşlarımız da, müşterilerimiz de, yıllardır bu yönümüzle bilir. Nerede bir yenilik varsa, bunların ilkini yapan kuruluş olarak hafızalarda yer bırakıyoruz. Sürekli takip edilen bir şirketiz. Bizim aldığımız ekipman, herkes için olumlu bir referans olarak bilinir. Bizim uygulamalarımız, ´Dentaş yapıyorsa iyidir´ şeklinde algılanır'' diyor.

Entegrasyonla büyüdü

Yıllar içinde teknolojisini sürekli yenileyen Dentaş, büyümesini iki yönde gerçekleştirdi. Ancak odakta hep ``core business``, yani ambalaj sektörü vardı.

Bunlardan biri, oluklu mukavva kutu üretimini kendi içinde entegre etmek için, geriye dönük olarak hammaddesi olan kağıt üretimiydi. Bunun yanı sıra, Dentaş, yumurta ve meyve viyollerini Türkiye´de ilk gerçekleştirenlerden birisi oldu. Akil Yağcı, ``Orada ikinci kuruluştuk. Ama bunu sanayi boyutuna getirip de, bu sektörde iddialı konumda yıllardır sürdüren yine Dentaş´tır`` diyor.

Dentaş böylece 1991 yılında Kırıkkale´de yumurta ve meyve viyolleri konusunda üretim yapan bir tesis kurdu. Bununla da yetinmedi; son iki yıldır da Yumi ve Temis markalarıyla, temizlik ve hijyen kağıtları alanında üretim yapıyor. Türkiye´deki en son teknoloji ile temizlik kağıtlarının konfeksiyon tarzı üretimini gerçekleştiren şirket, burada da geriye dönük entegrasyonla, rulo kağıt üretiminine de yönelecek.

Ve toplam kalite

Dentaş bugün, toplam kalite ve yalın yönetim gibi, modern yönetim anlayışlarını başarıyla uyguluyor. Üstelik Dentaş bunu yaparken hiçbir profesyonel danışmanlık şirketinden de destek almıyor. Genel müdür Yağcı, Dentaş´ın başından beri kalite konusuna büyük önem verdiğini, bu nedenle toplam kalite uygulamalarına uyum sağlamanın çok zor olmadığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

``Biz biraz Türkiye´deki müşteri potansiyelimiz olan, sanayi bölgelerine, yani ürünümüzü kullanacak sanayicilere uzak bir yörede kurulmuştuk. Bu dezavantajı, avantaja çevirmek için çalıştık. Dentaş´ın başarısının itici gücünün bir tanesi de budur. Müşterilerimiz Unilever, Procter&Gamble ve Eczacıbaşı gibi prestijli şirketlerdir. Bu müşterileri tutabilmek veya müşteriye kendimizi kabul ettirebilmek için, rakiplerimizden veya meslektaşlarımızdan farklı olmalıydık.

Sonuçta, müşteriye aradığı zaman fiyat ve isteğine uygun, kaliteli ürün gibi kriterlerde sürekli kendimizi geliştirmeye çalıştık. Tabii ister istemez nakliye masraflarını kompanse edebilecek maliyetle üretmek için de çaba harcadık. Bütün bu gelişmeleri yapmak ve sürekli kılmak için, bir takım organizasyonel bünyesel düzenlemeleri kurmak zorundasınız. ISO 9000 ve diğerleri de zaten bu ihtiyaçların disipline edilmiş halidir.''

İddialı şirket olmak

Dentaş´ın çalışma prensipleri arasında ``iddialı olmak'' da önemli bir rol oynuyor. Akil Yağcı, bu nedenle ``Burada da biz sektörümüzde bir ilki gerçekleştirmek için, tasarımı da içeren ISO 9000 sistemlerinin en kapsamlısı olan, 9001´i alalım dedik`` diyor.

Kalite belgesinin alımının ardından, toplam kalite uygulamaları için start verildi. Akil Yağcı, kavram olarak ISO standartlarının içinin, ancak toplam kalite yönetimiyle dolabileceğini vurguluyor. Ona göre, ISO standartları şeklen bir disiplin sağlıyor. Yağcı ``Sistem yaptığınızı yazın, yazdığınızı yapın demektedir. Yaptığınızı iyi mi yapıyorsunuz, kötü mü yapıyorsunuz, ne amaçla yapıyorsunuz, hedefiniz nedir diye bir içerik yoktur. İşte bunun içeriğini dolduran veya buna bir canlılık hayatiyet kazandıran ise, toplam kalite uygulamasıdır'' diyor.

Ancak, ona göre kalite yolculuğu sonu olmayan bir yol üzerinde gidiyor. Dentaş´ın genel müdürü bu konuya şöyle yaklaşıyor:

``Tabii bunlar, sadece bizim daha önceden de gelen sistemlerimizin bir belgelenmesiydi. Kalite veya gelişim, bir yerde başlayıp biten bir olay değil. Neticede sonsuzluğa doğru uzanan bir yol. Yaptığınızla yetindiğiniz anda gerilemeye başlarsınız. Dolayısıyla 1997´den sonra da kendimize toplam kalite anlayışını şirketimizde oturtmak için gayret sarf ettik``.

Yalın yönetim stratejisi

Denizlili Dentaş´ı başarıya taşıyan uygulamalar bununla sınırlı değil. Yönetim uygulamalarında, her gelişmeyi yakından takip eden şirket, yalın düşünceyi benimsemek için de geç kalmamış. Akil Yağcı, son dönemlerde sektördeki öldürücü rekabet ve ekonomik kriz gibi nederlerle, bu tür ortamlarda şansı yüksek olan yalın düşünceyi şirkette uygulamaya başladıklarını belirtiyor. Dentaş Genel Müdürü Yağcı bu konuda şu bilgileri veriyor:

``Yalın düşünceyi Dentaş´ın içerisine giydirmek için iki yıldır çalışmamız var. Burada toplam kalite ile yalın düşünce çok farklı şeyler değil. Belki yalın düşüncede daha radikal adımlar atıyorsunuz, daha kestirmeden gidiyorsunuz. Bütün bu çalışmalar tabii dönüyor dolaşıyor, meyvesini ve yansımasını müşterinizde veriyor. Müşterinize daha istikrarlı, sağlıklı, zamanında, isteklerine uygun fiyat ve bununla paralel makul hizmet ve değer sunuyorsunuz. Bu dönüşümde, kendi şirketinizin yapısının da daha iyileştiğini görüyorsunuz.''

TÜSİAD-Kalder´in katkısı

Peki bu yönetim uygulamalarını Denizlili Dentaş nasıl öğreniyor? Genel müdür Akil Yağcı hiçbir profesyonel şirketten danışmanlık almadıklarını vurguluyor. Akil Yağcı, Dentaş´ın bu konudaki mücadelesini şöyle anlatıyor:

``Biz sürekli arayış içindeyiz ve kendimizi geliştirmek için sürekli saldırıyoruz. Taşrada oluşumuz da bizi biraz tahrik ediyor. Biz konuda çalışmaya karar veridğimizde, tesadüf ve zamanlama üst üste geldi. TÜSİAD-Kalder, o dönemde bir ulusal kalite harekatı girişimi başlamıştı. Tam o dönemlerde bunu biz biçilmez kaftan olarak gördük ve buna balıklama atladık. Ve Kalder´in kaynaklarından istifade ettik. Bu uygulamaları yapmış değerli uzmanların bilgilerine daha kolay ulaşmak ve rehberlik hizmeti almak fırsatını yakaladık.''

Peki ya ``Yalın düşünce``? Akil Yağcı´nın bu konudaki kişisel çabaları öne çıkıyor. Yağcı, yalın düşünceyi, ilk defa, genel kültür bilgisinin dışında, iki yıl önce İdea´nın düzenlediği konferansla tanımış. Akil Yağcı, ``Orada verilen bildiriler ve o seminere katılmam benim için çok etkileyici oldu. Bu uygulamayı daha önceden yapmış olanların aldığı çarpıcı sonuçlar, bende büyük bir ilgi uyandırdı`` diyor.

O günden sonra, ABD´deki Yalın Düşünce Enstitüsü ile temasa geçilmiş ve yine uzaktan sağlanan bilgi ve danışmanlıkla, yalın düşünce uygulamalarına başlanmış. Danışman getirmeme nedenlerini ise Akil Yağcı şu sözlerle açıklıyor: ``Öyle bir lükse girmek, Haliç´de transatlantik işletmeye benzer. Burada da yalın düşüncenin özü olan, maliyetler unsurunu göz önünde bulunduruyoruz.``

İnsan kaynakları devrimi

``Tüm bu işlemlerin yapılmasında en temel unsur insandır.'' Dentaş Genel Müdürü Akil Yağcı, insana verdikleri önemi bu sözleriyle açıklıyor. Cafer Sadık Abalıoğlu Holding bünyesinde son birkaç yıldır önemli insan kaynakları projeleri yürütülüyor. Dentaş da doğal olarak bu projelerin içinde yer alıyor. Dentaş´da klasik personel yönetiminden 4 yıl önce vazgeçilerek, insan kaynakları departmanı kurulmuş. Geçtiğimiz yıl içinde ise personele 20 adam-saat eğitim verilmiş. Yeni hedef bunu yukarılara taşımak.

Holdingde bu yıl içinde kariyer planlaması ve performans kaynaklı insan yönetimine geçiliyor. Dentaş da bu konuda eğitimleri her seviyede almış. Abalıoğlu Grubu, Denizli için de öncü bir strateji izliyor. Akil Yağcı, grupla ilgili olarak  ``Biz Dentaş olarak yerden bitmedik ve bir grup kültürünün içinde yetiştik. Hatta grupta bu tür öncü uygulamaların yapılması konusunda tatlı bir rekabet vardır'' diyor.

Grubun önemle üzerinde durduğu bir başka konu ise işçi sağlığı ve iş güvenliği. Tüm şirketlerde bu konuda uluslararası kriterlere uyulması yönünde çalışma yapılıyor. Çalışmalar, holding yönetimi tarafından bizzat denetleniyor. Grup, insan kaynakları eğitimi konusunda çeşitli danışmanlık şirketlerinden yararlanıyor. 

Çevre ve sosyal sorumluluk

Dentaş´ı ön plana çıkaran çalışmalarından biri de, çevre ve sosyal sorumluluğa verdiği önem. Özellikle çevre konusundaki çalışmalarıyla, Dentaş, sadece Türkiye´de değil, sektöründe dünyada da önemli bir yere sahip.

Akil Yağcı, ``Bizim ve holdingin de ana ilkesi, kurucumuz rahmetli Cafer Bey´in, `Toplumdan aldığını topluma vermek' olarak ifade ettiği slogan oldu. Biz bu yörede doğduk, büyüdük, bu toplumdan karnımızı doyuruyoruz. Dolayısıyla toplumdan geleni büyüterek, topluma iade etmek görevimizdir diyerek düşünüyoruz. Yine toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak biz Denizli´de ilk defa viyol ve kağıt fabrikamızla birlikte atıksu arıtma tesisini kurduk'' diyor. 

Dentaş´daki arıtma sistemi yıllar içinde su tüketimini minimize etmek için, kapalı devre bir sisteme dönüştürülmüş. Akil Yağcı, Türk kağıt ve ambalaj sektöründe su tüketim oranlarını kıyaslayacak bir kuruluş olmadığına dikkat çekiyor ve 

``Kapalı devre su sistemimizle dünya literatüründe ilk sıralarda yer alıyoruz ve dünyada kağıt sektöründe minimum su kullanan kuruluşlardan biriyiz'' diyor.

Dentaş, yine bu sosyal sorumluluk ilkesinin bir gereği olarak, grubun bu konudaki faaliyetleri dışında okullar yaptırıp onların her türlü ihtiyacını karşılıyor.

SEKTÖRE ELEMAN YETİŞTİRİYOR

Anadolu şirketleri için kaliteli insan ve yönetici istihdamı zordur. Siz bu konuda zorluk yaşıyor musunuz?

Bunun iki tane cevabı var: Dikkat ederseniz, sizin çalışmanız bunun cevabını veriyor. Orada biz iki kategoride birinciliği kaybettik. Bunlardan bir tanesi, kaliteli elemanlar için cazibe merkezi olma. Biz orada birinci değiliz. Çünkü, biz hem taşradayız, hem de büyük holdingler gibi, hazır yetişmiş elemana ödeyecek para yönünden kayanğa sahip değiliz. Bu nedenle biz genç hevesli iştahlı adayları alarak kendi içimizde yetiştirmek gibi bir yolu tercih ettik. Böylece ambalaj sektörüne çok fazla eleman yetiştirdik. Birçok elemanımız başka şirketlere, iyi pozisyonlarla geçtiler.

Fakat biz hiçbir zaman sektörden hazır adam almadık. Burada kendimiz yetiştirmeyi tercih ettik. Kendimiz yetiştirdiğimiz zaman, kendi kültürümüze göre, kendi hedeflerimize göre hazırlayabiliyoruz. Dolayısıyla bu tabandan gelen elemanların grup içinde, aynı kültürü ve aynı etkin performansı sürdürmesi kaynaşması daha kolay oluyor.''

GENEL MÜDÜRÜN YÖNETİM TUTKUSU

Dentaş Genel Müdürü Akil Yağcı dünyadaki yönetim akımlarını, literatürü  çok yakından izliyor. Dentaş´ın yönetim uygulamalarında, onun öncü ve atak kişiliğinin de etkisi var. Fakat, o bu konuya şöyle yaklaşıyor:

``Bunun bir nedeni şuradan geliyor; geçmişe doğru bakarsanız, bir yerde taşradasınız, artı grup olarak holdingleşme yeni bir olgu, bundan önce arkanızda dayanacağınız veya kaynak olarak başvurabileceğiniz hazır bir potansiyel yok. Eğer Türkiye´nin güçlü gruplarının içinde bir yöneticiyseniz, birtakım şeyleri hazır bulabilirsiniz veya istediğinizi, istediğiniz anda daha kolay elde edebilirsiniz. Fakat böyle bir yerde, kendi halinde gelişen bir organizasyonda, ne yapmak isterseniz isteyin, kendi gücünüzle kendi imkanınızla, kendi dişiniz tırnağınızla bir yerde arayıp bulup geliştirmek zorundasınız.

Bu nedenle eğitim organizasyonlarının düzenlediği konferanslar, eğitim ve yönetimle ilgili seminerler, bizim gibi, bu tür kaynaklara biraz daha uzakta olan kurum veya kuruluşların yöneticilerine yararlı oluyor. Ben onlardan çok istifade ettim.

Bu aktif çalışmamızın haricinde, Avrupa Oluklu Mukavva Üreticileri Birliği´nde Türkiye´yi standartlar komitesinde temsil ediyorum. Bu birliğin geliştirdiği standartları teknik ve teknolojik gelişmeleri, sadece takip etmek değil, bizzat bu gelişmelerin içinde de yer alıyorum. Bu şirketimizin vizyonu ve misyonuyla da örtüşüyor.''

''CİRO BÜYÜKLÜĞÜ HER ŞEY DEMEK DEĞİL''

Genel müdür Akil Yağcı, Dentaş´ın Capital´in ``En beğenilen şirketler'' araştırmasında, sektörün lider şirketlerini geçip ön plana çıkmasını şöyle değerlendiriyor: 

``Ciro ve kapasite büyüklüğü her şey demek değil. Zaten benim için de yalın düşüncenin hoş gelen tarafı o oldu. `Büyük olan şeyler her zaman güzel değildir' diyor yalın düşünce. `Bir yerde iyileştirme veya birtakım çalışmalar için eğer büyük sermaye yatırımları veya büyük harcamalar yapıyorsanız bilinki yanlış yapıyorsunuzdur' görüşünü savunuyor.

Büyüklükle, beğenilirlik bu noktada farklılaşıyor. Sizin çalışmanızın içeriğine bakarsanız, orada olayların, sosyal sorumluluk, çevreye karşı olan görevinizi yerine getirmeniz ve kalite gibi kriterlerle değerlendirildiğini görüyorsunuz.

Örneğin biz mali yapının güçlülüğünde de önde çıkmışız. Bizim sektörümüzde, bizden önce 4-5 tane büyük var. Bu güçlülük imajı sadece cebinizdeki parayla olmuyor. Müşteriye verebildiğiniz ve toplumda bıraktığınız izlenim önemli. Bu noktalardan baktığınızda Dentaş diğerlerinden bir adım değil, adımlarca önde giden bir kuruluştur. Dinamizmiyle, yenilikçiliyle, gelişmeye açıklığıyla, müşteri tatmini ve müşteri hizmetiyle öndeyiz. Çünkü biz, her yerde müşteri ile birlikteyiz.

Bunu değerlendirenler rastgele insanlar değil. Sektörü ve bu sanayiyi bilmeyenler değil. Bu sektörün uzmanları. Bu nedenle bu sonuçlar bizim için önemli. Biz kendimizin çok önde olduğunu biliyorduk fakat bunun meslektaşlarımız tarafından da böyle algılandığını görmek bizi gururlandırdı.``    

``VİZYONUMUZ DÜNYA ŞİRKETİ OLMAK''

Cafer Sadık Abalıoğlu Holding Genel Koordinatörü Dr. Faruk Güler Capital´in grubun staratejisi ile ilgili soruların şöyle yanıtladı:

``Holdingimizin kuruluşu 1991. İşlevsel olarak ise son iki yıldır organizasyonunu tamamlamaya başlayan bir holding. Holdingde vizyon ve misyonlar konuşulur, oluşturulurken tüm grup içinde çok önemli öğelerden bir tanesi modern yönetim sistmelerine sahip olmak ve önce insan ve toplum felsefesi oldu.

Toplumdan aldığını, topluma büyüterek verme felsefesi ve yaptığımız işi en şekilde yapabilmek için organize olmak. Bu noktada kendimize her sektörümüzde, dünya şirketi olmak gibi bir misyon koyduk kendimize. K^ar etmek tabii ki önemli. K^arsız işletmeler yaşayamaz. Fakat onun ötesinde, onları yönetecek insanlar ve iş yaptığınız müşteriler ve çevre de çok önemli. Bu taşları yerine koyduğunuzda ve bu felsefeyi yerine oturtmaya başladığınızda, insanlar daha iyiyi nasıl yaparızı tartışmaya başlıyorlar.

Dünya şirketi deyince; büyüklük olarak dünya şirketi olamayabilirsiniz. Ama standartlarınızla bir dünya şirketi olabilirsiniz. Büyük olmak doğru bir hedeftir, fakat dünya şirketi olmak sadece büyüklükle orantılı değildir. Dünya şirketi gibi düşünebiliyor musunuz? Hatta onların üstüne çıkıp, iş alışkanları ve düşünce sisteminizle onların üstüne çıkabiliyor musunuz. Biz bu misyonla yola çıktık ve görüyoruz ki bu vizyon ve misyon grup içinde oturuyor.''


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz