"Buffett'in yönetim dersleri"

Buffett ve Clark, yaptıkları bu çalışmada, efsane yatırımcının yönetim sırlarını 5 kritik başlıkta ele alıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Buffett'in yönetim dersleri
1.DOĞRU İŞİ SEÇİYOR    
Warren Buffett’ın gözlemlerine göre büyüme potansiyeline sahip bazı şirketlere yatırım yapılırken bazılarına yapılmıyor. Bu şirketler arasında çok önemli farklar var. Daha az yatırım yapılan şirketler, genellikle markalaşanlar. Bu şirketler, markalarını yüksek fiyatlarla satabildikleri için kâr marjları daha yüksek. Ayrıca AR-GE için daha az yatırım yapıyorlar. Bu nedenle farklı alanlara  ayırabilecek bütçeleri var. Örneğin, Coca-Cola’nın ürün tasarımı veya üretim şeklini yeniden değiştirmek için milyarlarca dolar harcamasına gerek yok. Bu durum Coca-Cola’ya, başka şirketleri satın alma ve yöneticilerine daha fazla ücret ödeme şansını veriyor. Öte yandan General Motors, her yıl modeli değişen ürünler nedeniyle tasarım ve üretime milyarlarca dolar harcıyor.  Bu şirketlerden hangisinde çalışmak isterdiniz? Nakdi olanla mı, yoksa sürekli harcama yapanla mı? Tabii ki nakdi olanla çalışmak daha mutlu sonuçlar doğurur.  Warren Buffett, şirketleri seçerken onları bazen de iki kategoriye ayırıyor: Birinci kategoridekiler, iş güvenliği olan, uzun vadede iyi paralar kazanabilecek şirketler. Bu şirketlerin ürün ve hizmetleri çok fazla değişmez, satması kolaydır. Yüksek kâr marjı ve nakde sahiptirler. İkinci kategorideki şirketler, zorlu koşullarda rekabet eder. Bir gün sektörde yıldız olabilecekken diğer gün oyundan çıkabilirler. Birinci kategorideki şirketlere iyi örnekler Coca-Cola, Pepsi, Wrigley, Hershey, Coors, Guiness, Kraft, Merck&Company, Johnson&Johnson, Procter&Gamble ve Philip Morris. Bu şirketler, ürün ve reklamlarını tüketicilerin beynine o kadar kazımışlardır ki sakız istediğinizde aklınıza Wrigley, soğuk bira canınız çektiğinde Coors ya da Budweiser gelir. İşte bunlar, yüksek maaşlar veren, yeni iş yaratan, şirket satın alan şirketler. Böyle şirketlere yatırım olanağı oldukça yüksek. İkinci kategorideki şirketler ise özel servis verenler. Bunlar da Moody’s, H&R Block, Amex, ServiceMaster ve Wells Fargo. Böyle şirketler, ürünlerini yeniden tasarlamaz.

2. OTORİTEYİ DELEGE EDİYOR    
Buffett, bir şirketi büyütmek için otoritenin delege edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu özelliği ile batan Berkshire Hathaway’i dev bir uluslararası şirket haline getirdi. Hızlı bir büyüme dönemine giren Berkshire Hathaway’i batma noktasına getiren birçok farklı sektöre girmesiydi. İşte o dönemde Buffett, yönetimin delege edilmesi gerektiğine karar verdi. Her bir işi farklı yöneticilere devretti ve onlara tam sorumluluk verdi. Bugün Berkshire’ın Johns Manville, Benjamin Moore, Fruitof the Loom, Clayton Homes ve Jordan’s Furniture şirketlerinin hepsinin ayrı ayrı CEO’ları var. Hatta CEO’lardan Grady Roiser, Buffett’ı arayıp jet almaları gerektiğini söylediğinde onun yanıtı, “Bana bir şey söyleme bu senin şirketin” olmuştu.  Buffett, delegasyon sırasında 3 kurala göre hareket ediyor. Bu kurallardan ilki, her şirketin kendine özgü bir kültürü olduğu. En küçük şirketten en büyüğüne tüm çalışan ve yöneticilerin görevlerini tamamlamak için bazı yetenekleri vardır. Buffett, alanında uzman olan çalışanların özgür bırakılması gerektiğini savunuyor. Çalışanlarına, “Harekete geçiren bir lider gibi düşünün, köleleşmiş bir şoför gibi değil” diyor. Ortaya mükemmel bir iş çıkması için de kendisine düşenin ilham vermek olduğunu düşünüyor. İkinci kural, yöneticilerin yaptıkları işten tatmin olması. Sorumluluğu paylaşan yöneticiler, yaptıkları işi daha fazla sahipleniyor, o işten gurur duyar hale geliyor. Özellikle yöneticilerinin işlerini kendi işleri gibi görmelerini isteyen Buffett, yaratılan sonuçların yöneticilere gurur vermesi gerektiği duygusunu aşılamaya çalışıyor.  Üçüncü kural, delegasyon yapılacak kişinin karakteri. Yönetimin delege edileceği kişinin sadece çalışkan olması değil, aynı zamanda dürüst ve şirket kültürünün bir parçası olması gerektiğini savunuyor. Dolayısıyla Buffett’ın delegasyon sistemi oldukça basit: “Çalışanlarınız, kendi işlerini yapmak konusunda sizden daha donanımlı. Eğer işinizin büyümesini istiyorsanız, otoriteyi delege etmelisiniz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz