CEO'nun yıllık planı

Dünyada başarılı CEO’ların çoğu zamanını günlük, haftalık ve hatta yıllık programlarla yönetiyor...

28.07.2016 13:41:250
Paylaş Tweet Paylaş
CEO'nun yıllık planı
SEZONLUK HAZIRLIK 
Bir de iş yaptıkları sektörler gereği sezonlara ve mevsimlere göre zamanını planlayan iş liderleri var. Sarar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar bu iş insanlarından biri… Sarar bu planlamayı şöyle özetliyor: “Her şeyin planını önce kafamda yaparım, sonra ilgili departmanlarla ve yönetimle paylaşırım. Takip edilecekleri sıralarım. Mağazaları, şirketleri denetleme zamanlarım hep önceden planlanır. Bunun dışında üst yönetimle neredeyse her gün toplantı yaparız. Yıllık zaman planımı hazır giyim ve tekstilin, sezon tarihlerine göre planlıyorum. Yeni yılın ilk ayları yaz sezonunun açılışını yapıyoruz ve normalden fazla bir iş yoğunluğumuz oluyor. Haziran ve temmuz aylarında da yine kış sezonunun açılış hazırlıkları başlar ve yurtiçi-yurtdışı fuar organizasyonlarıyla geçer. Bu dönemlerdeki yoğunluğumuzu atlattıktan sonra, yılın başında yapmış olduğumuz yıllık plana göre zaman yönetimi ve iş planı yaparız.” Cemalettin Sarar’ın 2016 ajandasında en büyük payı turizm başta olmak üzere, enerji, otomotiv, restaurant gibi yeni yatırımları tutacağa benziyor. Sarar, “Benim bir huyum var. Yeni bir yatırım yapacaksam, mutlaka önce gidip yerinde görmek isterim. Yöneticilerden gelişmeleri öğreneyim, uzaktan takip edeyim diye bir şey yok” diyor. Güral Şirketler Grubu Başkanı İsmet Güral da farklı sektörlerdeki yatırımları gereği yıllık ajandasını yıl başından yaz ve kış olarak ikiye bölüyor. Güral, planlama yöntemini şöyle anlatıyor: “İlk olarak bir yıl önceden tarihi belli olan yurtdışı ziyaretleri, fuarları ve konferansları yıllık planıma işliyorum. Sonrasında zamanımı yazın turizm sektörü, enerji ve vitrifiye arasında paylaştırırken, sonbahar ve kış aylarında porselen ve yeni projeler arasında paylaştırıyorum” diyor.
YENİ PAZARLARA YATIRIM
Cemalettin Sarar ve İsmet Güral gibi 2016 ajandasına yeni yatırımlar ve pazar arayışlarının damga vuracağı diğer isimler Kamil Karakaş ve Hayrettin Çaycı… Karakaş Atlantis Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Karakaş’ın yıllık zaman planlaması genelde aralık ayı ortalarında netleşmiş oluyor. Bu yılki zaman çizelgesinin konu başlıkları arasında ana şirket merkez faaliyetlerinin organize edilmesi ve makro hedeflerin belirlenmesi, şube müdürlüklerinin ve müşteri ziyaretlerinin yapılması var. Bunların arasında en geniş yeri yeni giriş yaptığı madencilik alanı faaliyetlerinin organize edilmesi tutuyor. Karakaş, “Bu yıl madencilik faaliyetlerimiz kesintisiz başladı. O yüzden bu alana geçen yıla göre yüzde 80 daha fazla zaman ayırdım. ” diyor. Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı da görev değişikliğiyle beraber 2016’da yabancı pazarlara daha çok zaman ayıracağını anlatıyor: “Geçen yıl genel müdürlüğü devrettiğim için bu yıl özellikle yurtdışı aktivitelerimize vakit ayırmayı planladım. 2016 yılı için zaman planlamamın; yüzde 55’ini yurtdışı yatırımlar, pazarlar ve görüşmelere ayırdım.”
DÜNYA SAHADA DÖNER
Kurumunda tam 40 yılı deviren Polisan Holding CEO’su Erol Mizrahi, konu zaman planlamasına geldiğinde “Dünya sahada döner” diyor ve ekliyor: “Genel olarak haftalık rutinimde minimum 2 günümü üst yönetim ve yönetim toplantılarına ayırıyorum. Ayda ortalama 7-8 günümü bayi ve müşteri ziyaretlerinde geçiririm, dünyanın sahada döndüğüne inanıyorum. Haftada 1 gün mutlaka şirket avukatımızla sohbet ederim. Hafta sonlarımı ve yılın değişik dönemlerinde 3 haftalık bir süremi ise ailemle dinlenme ve tatile ayırırım.” DHL Express Türkiye CEO’su Markus Reckling’in de gündeminde “daha fazla saha çalışması” var. Reckling, 2016 programını şöyle anlatıyor: “Pazartesi ve Salı günleri yönetim ve ticari ekiplerimizle yaptığım toplantılarla haftaya başlıyorum. Haftada en az iki gün müşteri ziyaretleri yapıyorum, yılın her çeyreğinde ise bir günü kurye ile sahada geçiriyorum. Yani 2016’da yaklaşık 100 günü bizzat müşterilerimiz ve çalışanlarımız ile sahada geçirmeyi planlıyorum. Bu, operasyonel süreçlerimizde neler olduğunu daha gerçekçi bir şekilde anlamama yardımcı oluyor. Bunun dışında, her çeyrekte tüm çalışanlarımızla bir araya geldiğim iki ayrı ‘townhall’ toplantısı düzenliyorum ve her ay 1-2 günü ise medya iletişimine yönelik çalışmalara ayırıyorum. Hafta içi saat 18:00’de evde olmaya çalışıyorum, böylece eşim ve altı yaşındaki oğluma vakit ayırabiliyorum. Her ay 2 hafta sonumu ise Almanya’daki diğer çocuklarım ile birlikte zaman harcayarak geçiriyorum ve her yıl iki kez ikişer haftalık tatile çıkıyorum.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz