"Çok soru sordum alışkanlıkları değiştirdim"

Pegasus, Türkiye'de son yılların en iyi başarı öykülerinden.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Çok soru sordum alışkanlıkları değiştirdim

Bugüne kadar alışkın olmadığımız bir modelle, inanılmaz bir hızla yükseldi. Son 10 yılda 20'den fazla şirketin girip çıktığı, büyük oyuncuların zarar açıkladığı sektörde yıllık yüzde 42 düzeyinde büyüme yakaladı. Bugün sadece küçük tasarruflardan her yıl 60 milyon Euro'nun üzerinde para kazanıyor. Yıllık cirosu 1 milyar doları buluyor. Parmak ısırtan bir kâr marjıyla çalışıyor. Bütün bu performansa hiç şüphesiz Ali Sabancı'nın renkli zekasının katkısı büyük.Nasıl başardınız sorusuna "Çok soru sordum" yanıtını veriyor. Disiplinli bir çalışmayla tüketicinin alışkanlığını değiştirdiklerine işaret ediyor. "En önemlisi işin enerjisi çok yerinde" diye konuşuyor. Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ile başarısının perde arkasını konuştuk:


Nereden başladı?
Pegasus aslında biz almadan 15 yıl evvel vardı. Bizim gelmemizle kamuoyunun önüne çıktı. İş modeli değişti ve tarifeli uçuşlara başladı. Daha önce tur operatörleri için uçuyordu. Hiç kendi misafirini uçurmamıştı. Çalışanları hiçbir zaman mal sahibini görmemişti. Mehmet Emin Karamehmet'in işi çoktu, bu işlerden uzaktı. Bana göre bizim başarımızda en önemli unsur genel müdürümüz Sertaç Bey'dir. Hakikaten çok vizyoner bir insandır. O çok önemli sorumluluk üstlendi. Bana ise iki şey kaldı: Birincisi şirketin suratı olmak ve çalışanlara güven vermek. Bu sektöre bugüne kadar çok giren çıkan olmuş. Son 12-13 yılda 23 tane oyuncu girmiş çıkmış. Bu, çalışanlar için güven açısından çok büyük sıkıntı. Dolayısıyla ben içeride ve dışarıda güven oluşturmak için şirketin suratı oldum. İkincisi işi bilmediğim ve yönetim kurulu başkanı olduğum için saçma soru sorma hakkım oldu. İşte benim o saçma sorularımın bir kısmı bugün Pegasus misafirlerinin yaşadığı uygulamalara dönüştü. Şirketimizde başka bir enerji var. Genel müdür 2 ay işe gitmesin problem olmaz. Ben 2 yıl gitmesem problem yok. Sistem çok genç ve motive. Satış pazarlamadan sorumlu arkadaşımız 1970 doğumlu. 1 milyar dolarlık iş yönetiyor. Yerhizmetlerinden sorumlu arkadaşım 1971 doğumlu. Bütün operasyon ona bağlı. İşimiz kârlı. Ama daha önemlisi enerjisi çok yerinde.

Değişim kolay olmadı
Şirketi ilk aldığımızda, tur operatörü işinde büyümeyeceğiz, kendi pazarlamamızı yapacağız ve bilet alan misafir uçuracağız dedik. Buna ayak uydurabilmek için şirketin 180 derece değişmesi gerekiyordu. Örneğin tur operatörü için uçtuğun zaman, müşterine yanlışlık yaptığında sıkıntıyı duymuyorsun bile çünkü problem doğrudan ona gidiyor ama bizim işimizde öyle değil. Sorun yaşanırsa o sorun doğrudan senin sorunun oluyor. Bunun için şirketi devraldığımızda ilk iş İngiliz eğitmen bir hostes getirdik. O hafta sonları kabin amirlerimize 'Müşterinize nasıl davranmalısınız' eğitimi verdi. Diğer yandan tur operatörü işinde her şey bedavaydı. Hatta örneğin yemekte tavuk, balık ve kırmızı et arasından ikisini seçme hakkın vardı. Ben havacılığı çok iyi bilmediğim için bu verdiğimiz tepsinin maliyet hesabını yapalım dedim. Tepsinin maliyet hesabını yaparken ne kadar ağır olduğu bile önemli. Bu detaydan başladık. Ana yemeğe geldik. Hiç unutmuyorum ana yemeğin içinde 90 gram et, tavuk ya da balık var. O zamanki işin liderlerine, "Bu 90 gramı 80 grama indirsek ne olur"diye sordum. "Misafirlerimizin bir kalitesi var" diye karşı çıktılar. Bir kere o senin misafirin değil. İkincisi Pegasus'la mı uçuyor başka şirketle mi Hans'ın hiç umurunda değil. O zaman dedim, gelin hesabını yapalım. 10 gramın maliyeti 400 küsür bin Euro çıktı. Şimdi ne yapalım dedim, "İndirelim" dediler. Bu benim için çok önemli bir eğitimdi. Bir insana bunu yapalım mı diye sormamak gerekiyor. 'Bunu yapalım mı, yaparsak etkisi bu olur' demeniz lazım.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz