"Dişi ekonomisi"

Kadınlar bir pazar olarak Çin ile Hindistan’ın toplamından çok daha büyük bir fırsat sunuyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Dişi ekonomisi
Dünya ekonomisini şu anda kadınlar ayakta tutuyor.
Global ölçekte şu anda yıllık tüketici harcamalarından 20 trilyon dolar civarında bir pay alıyorlar ki bu rakamın önümüzdeki beş yıl içinde 28 trilyon dolara tırmanması bekleniyor. Toplam yıllık kazançlardan aldıkları 13 trilyon dolarlık payın ise aynı periyot içinde 18 trilyon dolara yükselebileceği zannediliyor. Yani toplamda kadınlar, Çin’in ve Hindistan’ın toplamından fazla ve hatta 2 katı kadar büyük bir pazarı temsil ediyor. Eldeki bu verilerle kadın tüketicileri küçümsemek veya hafife almak herhalde dünyanın en akıllıca işlerinden biri olmaz. Ancak günümüzde pek çok şirketin ve hatta başarılı bir stratejiye sahip olmakla övünenlerin bile konu kadınlara geldiğinde yaptığı bu tarz bir iş.
Dell’in sadece kadınlara özel ancak kısa-ömürlü olan laptop pazarlama çabasını ele alalım. Bu şirket, 2009 Mayıs’ında kendi Della web sitesinde bu kampanyayı başlattığında, klasik “pembeleştir” düşünce tarzını kullanma gafletine düşmüştü. Bu sitede sadece kalori hesaplamanın ipuçları, bilgisayar aksesuarları, renkler ve yemek tarifleri üzerinde durulmuştu. Sonuçta bu yeni siteyi “parlak ama sinir bozucu” ve “hor gören” olarak tanımlayan kadınlar arasında kıyamet kopmuştu. İnternetteki blog köşelerinden bu şirketin “kadınlar için çok özel sitesi”ne anında yağmur gibi eleştiriler yağmaya başlamıştı. İnternet üzerinde teknoloji yayınları yapan “The Register”dan Austin Modine, oldukça kinayeli bir tarzda tepkisini şöyle dile getirmişti: “Eğer bilgisayar alışverişinin cinsiyetten bağımsız bir etkinlik olduğunu düşünüyorsanız o zaman şiddetli bir kadın histerisi hastalığına yakalanmışsınız demektir. (Her on Victoria çağı doktorundan dokuzu bu fikre katılır)”. The New York Times gazetesi ise Dell’in “pazarlamanın anaokuluna gitmesi” gerektiğini öne sürmüştü. Piyasaya sürüldükten sonraki birkaç hafta içinde Dell, sitesinin adını ve içeriğini değiştirmek zorunda kaldı. Dell kullanıcılarına şöyle seslenmişti: “Siz söylediniz biz de dinledik.” Dell, bu hatasını düzelterek itibarına itibar kattı ancak bu işe kalkışılmadan önce kendi pazarlamacıları bu potansiyel sakarlığın nasıl olup da farkına varamadı?
Şirketlerin çoğunun kadınlara satış yapmak hakkında yiyecekleri bir fırın daha ekmekleri var. Boston Consulting Group, 2008 yılında kadınların işyerlerinde ve gündelik yaşamlarında kendilerini nasıl hissettiklerine ve şirketler tarafından nasıl muamele gördüklerini düşündüklerine dair kapsamlı bir saha çalışması yapmıştı. Ortaya geliştirilmesi gereken pek çok alan olduğu çıktı. Bu araştırmamıza 40 farklı coğrafyadan, farklı gelir seviyeleri ve farklı yaşam tarzlarından gelen 12 binin üzerinde kadın katıldı. Eğitim ve mali durumları, evleri ve diğer mülkleri, işleri, kariyerleri, etkinlikleri, ilgi alanları, ilişkileri, ümitleri ve korkularının yanı sıra üç düzine kadar kategoride yer alan ürünler ve hizmetler hakkındaki alışveriş alışkanlıklarını ve harcama şablonlarını içeren 120 soruya büyük bir samimiyet ve içtenlikle cevap verdiler. (Bu anket hakkında daha detaylı bilgi almak için www.womenspeakworldwide.com adresine bakabilirsiniz). Ayrıca 13 farklı uğraşı alanındaki 50 organizasyonda çalışan iş kadınlarıyla da yüzlerce mülakat ve çalışma da yaptık.
Özetle şunları bulduk: Kadınların çoğu hizmet alamadığını düşünüyor. Geçtiğimiz yüzyılda gerçekleştirdikleri dikkate değer piyasa gücü ve sosyal statü kazanımlarına rağmen çarşıda, pazarda ve işyerlerinde halen bir hayli hafife alınıyorlar. İş, ev ve aile arasındaki öncelikleri sürekli birbiriyle çatışma halinde olduğundan kendilerine zaman kazandıracak ürünler ve hizmetler talep ediyorlar. Onların kendilerine zaman kazandırıcı çözümler, ürünler ve hizmetler talebini ise bugüne kadar dikkate alan şirket sayısı parmakla gösterilecek kadar az.
Bugün kadınlar açısından bir çift pantolon bulmak, sağlıklı yiyecekler satın almak, dizginleri elden kaçırtmayan finansal tavsiyeler almak veya formlarını korumak için zaman ayırmak halen son derece güç birer iş. Her ne kadar tüketici malları kategorilerinin çoğunda yapılan harcamalar kadınların kontrolü altında olsa da pek çok şirket, sanki onların satın alma kararlarında hiçbir söz hakları yokmuş gibi davranmaya devam ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz