Kötü liderden ne öğrendim?

Bugün binlerce çalışanı yöneten CEO’lar, kariyerlerinin daha önceki aşamalarında “yönetilen” konumundaydı…

14 HAZİRAN, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Kötü liderden ne öğrendim?
Ailem dışında benim hayatımı etkileyen insanların başında bir vali yer alıyor. Daha memuriyet hayatımın ilk döneminde işime son veren bu vali, bütün hayatımın akışını değiştirdi. O dönem 26 yaşındaydım ve mühendis olarak devlette çalışıyordum. Dönemin Bitlis Valisi ideolojik olarak ters düştüğü Milli Eğitim müdürünü görevden almak isteyince beni ispiyonculuk yapmaya zorladı. Bu benim için kabul edilecek bir şey değildi. Karşı çıktım, yapamayacağımı belirttim. Bu olay sonrasında açığa alındım ve hayatımın  yönü değişti. Beni iş hayatına yönlendiren insan, işime son veren vali oldu. Dolayısıyla ona teşekkür etmek istiyorum.” İbrahim Çeçen, hayatının akışını değiştiren valiyle ilgili anısını bu sözlerle aktarıyor. Çeçen, kendisini girişimci yapan, bugünlere taşıyan etkenlerin başına “kötü deneyim” yaşadığı bir Vali’yi koyuyor. Ancak, iş dünyasında İbrahim Çeçen yalnız değil. Onun gibi çok sayıda liderin iş hayatında, kariyer dünyasında benzer deneyimler var. Pek çok iş insanı “kötü yöneticilerle” mücadele ederken, o anlardan aldıkları derslerle başarıya yürüdüler.Aslında hayatımızın her anında davranışlarını beğenmediğimiz insanlarla karşılaşıyoruz, ancak bu insanlar yöneticilerimiz olduğunda işler biraz değişiyor… Kötü bir yönetici, en iyi çalışanı bile demotive edip performansını düşürebiliyor. Ancak bu durumları bir gelişim fırsatına dönüştüren CEO’lar, yaşadıkları tecrübeler sonrasında bugün kendi çalışanlarına nasıl davranacaklarını çok daha iyi biliyor. Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde binlerce çalışanı yöneten liderler, karşılaştıkları kötü yöneticilerle ilgili anılarını Capital’le paylaştı:
“YÖNETİCİ OLAMAZSIN TAVRI”
Mudo’nun CEO’su Barış Karakullukçu, yaklaşık 20 yıldır iş hayatının içinde. Kariyerinin önemli bir kısmını danışmanlık sektöründe, 25’ten fazla ülkede yaklaşık 200 projede çalışarak geçirdi. Bu süreçte farklı iş ahlakına sahip yöneticilerle çalışma fırsatı bulan Karakullukçu, farklı sektörlerde karşılaştığı kötü yöneticilerdeki ortak özelliğin iletişim problemi olduğunu belirtiyor. Yaşadığı tecrübelerden, empati yapmanın, değerli hissettirmenin ve geliştirme odaklı verilen geri dönüşlerin insanlar için çok önemli olduğunu öğrendiğini söylüyor. Birlikte çalıştığı ekibin kendilerini geliştirmeleri ve iş hayatında daha başarılı olmaları için tüm tecrübesini onlara aktarıyor ve bunun karşılığını kat be kat geri aldığını ifade ediyor. “Çalışanların motive edilmediği ve hak ettiklerini almadığını düşündüğü ortamlarda işine odaklanmadığını ve yöneticilerine saygı duyamadıklarını deneyimledim” diyen iş insanı, kötü yöneticisiyle yaşadığı bir anıyı şöyle anlatıyor: “Danışmanlık sektöründeki ilk yıllarımda, bağlı bulunduğumuz gruptaki en üst düzey yöneticiyle performans değerlendirmesi yapmamız gerekiyordu. Bu görüşmede yönetici, yapıcı bir durum sergileyerek gelişim noktalarımı anlatmak yerine, 2 yıl boyunca gece gündüz çalıştığım projenin teslim tarihinin müşterimizin tercihi sebebiyle ertelenmesine çok üzüldüğüm için beni azarladı. Profesyonel olmadığımı, duygusal davrandığımı iletti. Hiçbir zaman yönetici olamayacağımı belirterek beni demotive etti. Bu olay üzerinden kısa bir süre sonra performansı sebebiyle işten çıkarılan bu yöneticim sayesinde daha çok hırslandım ve çalışarak danışmanlık şirketinin en genç ortaklarından biri oldum.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.