"PATRONUN YARIN PLANI"

Kurucu patronlar, genelde hem en ciddi zorlukları hem en büyük başarıyı tadan nesil oluyor. Hayalleriyle, riskleriyle ve emekleriyle bir şirketi yoktan var ediyorlar. Peki aradan yıllar geçip de bu emaneti devretme vakti gelince neler yaşanacak? İkinci ve üçüncü kuşak, bu yükün altına girmek için yeterince hazır olacak mı? Bu önemli soru, aslında birçok patronun kafasını meşgul ediyor. O yüzden pek çok işadamı, bu kritik dönemece gelindiğinde patinaj yapmamak için kendi yol haritasını .imdiden çiziyor. İşte Hamdi Akın’dan Nihat Özdemir’e, Süleyman Orakçıoğlu’ndan Yalçın Ayaydın’a kadar patronların gelecek hazırlığı…

31 MART, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
PATRONUN YARIN PLANI
Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 2 yıl önce Ekonomist Dergisi’nin “Yılın İş İnsanı” ödülüne layık görülmüştü. Ama o akşamın kendisi için özel bir anlamı daha vardı. Aynı gün kızı Defne de profesyonel iş hayatındaki ilk deneyimini yaşamıştı. Törendeki konuşmasına bu gururla başlayan Şahenk, aile şirketi olmanın ve kurumsallaşmanın önemine değinmiş ve şunları söylemişti: “Holding olarak kurumsallaşmaya çok önem veriyoruz. Amacım, kızıma yük olmayacak bir holding bırakmak. Ama aynı zamanda holdinge de yük olmayacak bir kız yetiştirmeye çalışıyorum.”

Ferit Şahenk, yaptığı bu kısacık açıklamayla aslında çok şey anlatmıştı. Özellikle bin bir emekle kurup büyüttüğü şirketini, bir sonraki nesle nasıl bırakacağını düşünen kurucu patronlar için… Belli ki Şahenk, planını yapmış ve bu yolda ilerliyor. Peki diğer patronlar nasıl bir yol haritası çiziyor? Eşlerini bir sonraki kuşağa hazırlamak için neler yapıyorlar? Yönetimsel olarak nasıl dönüşümlere imza atıyorlar? Türkiye’nin önde gelen patronlarına, hem şirketlerini hem çocuklarını bu buluşmaya nasıl hazırladıklarını sorduk.

LİMAK’TA EN ALTTAN BAŞLANIR

Limak Holding, Türkiye’nin önde gelen gruplarından. Kurucu ortaklar Nihat Özdemir ile Sezai Bacaksız’ın çocukları farklı kademelerde şirket yönetiminde. Holdingin yönetim kurulu başkanlığını ise halen Nihat Özdemir yapıyor. “Şirketi gelecek kuşaklara taşıyabilmek için önem verdiğimiz konuların başında sürdürülebilirlik geliyor” diyen Özdemir, yarın hazırlıklarını şöyle anlatıyor: “Yazılı anayasamız olmasa da Limak’ı geleceğe taşıyacak kurumsallaşmayla ilgili yatırım yapıyoruz. Şu anda ikinci kuşak çok önemli görevler üstleniyor ve tamamen işin içinde. Bizim en büyük şanslarımızdan biri, çocukların işi benimsemiş olması.” Özdemir, ikinci kuşak üyelerin işe nasıl dahil olduğunu ve uygulamaları şöyle anlatıyor: “Kızım Ebru ve oğlum Batuhan ile Sezai Bacaksız’ın oğulları Serhan ve Serdar, hem holdingin yönetim kurulunda hem belli gruplarla özel olarak ilgililer. Çocuklar Türkiye’de okudu, ardından ABD’de master yaptılar. Dönüşte de şirkette işe başladılar. Ancak işe en alttan başladılar. Şansımıza bütün çocuklar işi benimsedi. Dolayısıyla gelip şirkette en alt seviyede çalışmaya başladılar. Hiçbiri ‘Babama bağlı çalışayım’ demedi. Biz de ‘Bunlar patron çocuklarıdır, yönetim kurulu üyesi yapalım, Ankara’da oturtalım’ demedik. Şirkette başlangıçtan beri çalışan 20’ye yakın arkadaş vardı. Onlara ‘Bu çocukları yetiştirin, işleri öğretin’ dedik. Çocuklar da bu süreçte şirketi, devleti, özel sektörü, kamu sektörünü, bankaları tanıdı. Yaptığımız işin içine girdiler ve ne olduğunu gördüler.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz