Refahın ekonomik kriterleri

Gayrisafi yurtiçi hasıladan daha iyi bir başarı kriteri var mı?

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Refahın ekonomik  kriterleri


Mutluluk hesabından GSYİH'ye
Bu hikaye, 1781 yılında bir eylemin ahlaklı olup olmadığını onun ürettiği mutlulukla ölçen, fayda felsefesini kuran ve bir İngiliz olan Jeremy Bentham ile başlar. O zamanlar, düşünürlerin karar verme ve yaşam hakkında din tabanlı kuralların yerine rasyonel ve bilimsel kaideleri koymaya çalıştıkları aydınlanma çağıydı. Bentham ise herhangi bir eylem için 12 üzüntü (duygusal acı, sakarlıktan kaynaklanan acı gibi) ile 14 sevinci (dostluk sevgisi, varlıklı olmaktan kaynaklanan memnuniyet gibi) dengeleyerek bir tür mutluluk hesabı yapılabileceğini ileri sürüyordu. Her ne kadar temel fayda fikri çok tuttuysa da Bentham'ın ona yaklaşımı pek rağbet görmemişti. Memnuniyetin ve üzüntünün insandan insana farklılık göstermesi yüzünden hesaplanma işi hem çok zor hem de çok meşakkatliydi. Bu kavramın en ateşli savunucuları olan ekonomistler ise onun yerine insanların ihtiyaçlarını ve arzularını somut olarak ifade etmeye odaklanmışlardı: Yani onların nelere para harcamaya hazır olduklarına... Bu araştırma, Paul Samuelson'un refah ekonomisini sadece matematiksel terimlerle açıklama çabalarıyla 1930'larda kendi zirvesine çıkmıştı. Hemen hemen aynı sıralarda ABD'li ekonomist Simon Kuznet ile İngiliz ekonomist Richard Stone, içinden GSMH ile GSYİH'nin türetildikleri ulusal muhasebe sistemleri üzerinde çalışıyorlardı. Aslında onlar fayda ile ilgilenmiyorlardı; temel hedefleri politika yapıcılar için finansal krizler ve savaşlar sırasında ekonomiyi daha kolay yönetmelerini sağlayacak modeller yaratmaktı. Ancak sıradan bir ölçüm kombinasyonu yani ekonomistler arasında her şeyi harcama alışkanlıklarının açıklayacağına dair inanış ve ekonomistlerin etkisi ile prestijlerindeki artış çok güçlüydü. 1940'larda henüz yeni kurulmuş Uluslararası Para Fonu tarafından GSMH kavramı ekonomik büyümenin temel göstergesi olarak benimsenmiş ve yıllar içinde başarının ve refahın tek ifadesi haline gelmişti. Orijinal amacı yani kısa vadeli ekonomik dalgalanmaları ölçmek bakımından GSYİH'nin yakın bir gelecekte miladının geleceğini söylemek pek doğru olmaz. Hatta giderek güçlendiği bile söylenebilir: Burada temel tartışma konusu ABD Merkez Bankası ile diğer merkez bankalarının kriz zamanlarında sadece enflasyona değil ama GSYİH artışına da odaklanıp odaklanmayacağına duyulan kuşkular hakkındadır. İnsan kısa vadeli getiri ve götürülerin ilerisine baktığında işler çok daha karmaşıklaşmaktadır. Robert F. Kennedy 1968 yılındaki başkanlık seçimi kampanyasındaki bir konuşmasında, "Bizim gayrisafi milli hasılamızın içinde ... hava kirliliği ve sigara reklamları ile otoban kazalarına koşan ambülanslar da vardır" demişti. "Onun içinde insanların kolaylıkla kırdığı kapılarımız için özel kilitler ve kaçabildikleri hapishaneler de vardır. Onun içinde kaotik yerleşim alanı genişlemeleriyle kızıl çam ormanlarının yok edilişi ve doğa harikalarımızın birer birer kaybedilmesi vardır... Ancak gayrisafi milli hasılamızın içinde çocukların sağlık bakımı, eğitim kalitesi ve oynadıkları oyunlardan aldıkları haz yoktur." Her ne kadar Kennedy'nin bu eleştirisi zamanında çok ilgi görmemişse de o günden sonra çok meşhur olmuştur ve GSYİH hakkında yapılan eleştirilerin hemen hepsini çok iyi ifade ettiği için bu şöhreti fazlasıyla hak etmiştir. Burada üç önemli adım şunlar olmuştur:

(1) GSYİH, kendi terimleriyle bile hatalı bir ölçümdür;
(2) Ne sürdürülebilirliği ne de devamlılığı dikkate alır;
(3) İlerleme ile kalkınma başka ölçümlerle çok daha iyi ölçülebilir. Şimdi gelin bu hususların detaylarına bir bakalım.

Ölçüm hatası.
GSYİH'nin derlenmesi pek çok tercih yapılmasını gerektirir ve en mantıklı tercihler bile çarpık sonuçlara yol açabilir. İstatistikçiler satılan ve satın alınan mallar ile hizmetleri yani piyasa fiyatıyla kolaylıkla değerlendirilebilenleri her zaman değeri tahmin edilmesi gereken ekonomik faaliyetlere tercih eder. Para ödenmeyen ev içi çalışma gibi şeyler her ne kadar büyük bir ekonomik değere sahip olsalar da bu hesaplamaların dışında tutulur. İçinde sağlık bakımı provizyonlarının da olduğu hükümet programları boş zamanların değerlendirilmesi olarak görüldüklerinden genellikle burada temsil edilmezler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz