Refahın ekonomik kriterleri

Gayrisafi yurtiçi hasıladan daha iyi bir başarı kriteri var mı?

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Refahın ekonomik  kriterleri

Oysa bu antitahmin ön yargısı tutarsızdır. Zira bugün ev sahiplerinin evlerine henüz sahip olmadıkları halde ödemek zorunda oldukları tahmini bir vergi olan "farazi kira getirisi", Birleşik Devletler'in GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturmaktadır. GSYİH'nin gereksizliğinin kaçınılmaz bir başka bileşeni de 1980'ler ile 1990'ların başlarında GSMH kavramının terk edilmesiyle ortaya çıktı. GSMH hesaplamasında bir ülkenin vatandaşlarının dünyanın her yerinde kazandıkları gelir dikkate alınıyordu. Global ticaret ile yatırımlar arttıkça bu ölçüm, her geçen gün istihdam ve endüstriyel üretim gibi yurtiçi göstergelerin tespit edilmesini zorlaştırıyordu. Bu anlamda sadece yurtiçi üretimi dikkate alan GSYİH kavramına geçiş mantıklıydı. Ancak bu değişiklikle pek çok ülkenin büyüme yörüngeleri de değişmişti. Yığınla doğrudan yabancı yatırımı çeken gelişmekte olan ulusların GSYİH'leri GSMH'nin olması gerekenden çok daha hızlı büyümüştü ancak bu yatırımların kârlarının çoğu doğrudan çok uluslu kurumların cebine girdiğinden bu ülkeler sözde elde ettikleri bu gelirlerden nemalanamamıştı.

EN YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER
BM'nin 2011 İnsani Gelişmişlik Raporu'na göre kişi başına gelir bazında ilk 10 ulus..
1- KATAR
2- LİHTENŞTAYN
3- BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
4- SİNGAPUR
5- LÜKSEMBURG
6- KUVEYT
7- NORVEÇ
8- BRUNEİ
9- HONG KONG
10- AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

Sürdürülebilirlik.

Kennedy'nin yorumunda açıkça ortaya konulduğu üzere GSYİH, bir ulusun refahını artıran ekonomik faaliyetler ile ulusal zenginliklerini (kızıl çam ormanlarının yok edilmesi) kemirenleri birbirinden ayırt edemez ve sonuçta ortaya maliyetlerini kimsenin hesaplayamayacağı (ambulanslar) ıslah edilemeyecek felaketler veya gelecekte temizleme maliyetleri (hava kirliliği) çıkar. Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğini (çevresel açıdan) ölçmek için elbette tahminlere gerek duyulur. Yeşil GSYİH denilen kavramın önde gelen savunucularından biri olan Joseph Stiglitz, sürdürülebilirlik tahminlerinin artık GSYİH'ye dahil edilen tahminlerin bazıları kadar spekülatif olduklarını düşünmüyor. Bana geçenlerde, "Kaynak tüketimi ile sürdürülebilirliğin bazı yönlerinin bu hesaplamaya katılması bugün çok kolay bir iş" demişti. Enerji tüketimi veya hava kirliliğinin takip edilmesinin çok da zor olmadığı doğrudur. Ancak buradaki politikalar olağanüstü tuzaklarla doludur. Clinton yönetimi iktidara geldiği ilk günlerde ABD GSYİH'sini ölçen kurum olan Ekonomik Analizler Dairesi'ni yeşil bir GSYİH geliştirmeye zorlamıştı. Batı Virginia'lı bir meclis üyesi ise kendi eyaletindeki kömür madenciliği endüstrisinin bu kavramdan zarar göreceğinden korkarak bu çabayı engellemişti. Çin'deki yeşil GSYİH girişimi başlangıçta oldukça hızlı ilerlemiş ancak nihayetinde muhalifler tarafından rayından çıkarılmıştı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz