"Tavsiyelerin en kötüsü"

Bazı yöneticiler başarının uygulanan değil kulak arkası edilen bir tavsiyeyle de gelebileceğini düşünüyor...

10 MART, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Tavsiyelerin en kötüsü
Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr

Dünyaca ünlü yatırımcı Warren Buffet, “Aldığım en kötü tavsiye” dediği güvenlik işine girmesi yönündeki tavsiyeyi dinlemeyerek bulunduğu noktaya geldi. Bir arkadaşının tavsiyesiyle Irak pazarına giren Doğtaş Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan’a ise bu kararı pahalıya mal oldu. Hayatının en kötü tavsiyesi Doğan’a birçok sorun yarattı. Kendi tabiriyle en azından canını kurtararak ülkeden çıktı. Bazı yöneticiler ise başarının uygulanan değil kulak arkası edilen bir tavsiyeyle de gelebileceğini düşünüyor.

Dünyanın en önemli yatırımcılarından Warren Buffet, 21 yaşındayken annesi ve mentoru Benjamin Graham tarafından kendisine verilen bir öneriyi şöyle paylaşıyor: “Güvenlik işine girmemi tavsiye ettiler. Çünkü o dönemde bu işi yaparsam daha başarılı olacağıma inanıyorlardı. Dolayısıyla aldığım en kötü tavsiye de bu oldu. Dinlemediğime çok memnunum.” Warren Buffet, bu tavsiyeye kulak vermeme kararıyla ne kadar gurur duysa az. Çünkü, annesinin önerisini dikkate almayıp farklı bir yol izleyerek bugün 67,4 milyar dolar değerinde bir yatırıma sahip oldu. Harry’s’in kurucularından Jeff Raider, Johns Hopkins Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra “Mutlaka büyük bir şirkete gir” önerisi almıştı. Böylece kariyer basamaklarını tırmanarak kendine iyi bir gelecek kuracağı söylenmişti. Ancak o da bu tavsiyeye kulak vermedi ve girişimci olmayı tercih etti. Bugün birçok dünya markası onun imzasını taşıyor. Erkek modasının ünlü moda markası Harry’s ve gözlük markası Warby Parker onun hayata geçirdiği markalar. Raider, “İnovasyon yapabildiğim, hayal kurabildiğim bir iş yapmayı istedim. Tavsiyeleri dinlememem çok doğruydu” diyor.

“İYİ HİSSETTİRMİYORSA YAPMAYIN”
Verilen tavsiye sizin kişiliğinize, davranış tarzınıza, hayata bakışınıza ve günün ruhuna uygun değilse onu uygulamanız ve iyi sonuçlar almanız zaten mümkün değil. Ünlü aile danışmanlığı şirketi Wayne Rivers’ın kurucularından Wayne Rivers, “Çalışanlarından daha çok çalış tavsiyesi, hayat boyu yapılanların en kötüsüydü” diyor. Rivers, hiçbir zaman uygulamadığı bu tavsiyenin neden kötü olduğunu da şöyle açıklıyor: “Yaygın görüşe göre çalışanlar, patron ve yöneticilerini çok çalışırken görmezse yeterince çalışmaz ve patrona saygı duymaz. Bence bu görüş tümüyle yanlış. Bir yönetici hem çalışanının hem kendinin çalışma saatine değil, ortaya koyduğu işe, yani sonuca odaklanmalı. Gerçek başarı ancak bu şekilde kazanılır.” Girişimci ve iş koçu Jenny Shih de bugüne kadar aldığı en kötü tavsiyeyi şöyle anlatıyor: “‘İyi hissetmediğin işi yapma’ diyorlar. Yani tavsiyenin arkasındaki iyi niyet belli ama bence berbat bir tavsiye. Çünkü iyi bir sonuca ulaşmak için bazen hiç iyi hissetmeyeceğiniz anlar gelecek. İyi bir sonuca ulaşmak için başarılı olabilmek için buralardan da geçeceksiniz…”

“TAŞIMACILIK İŞİNE SAKIN GİRME”
Örneklerden de görüldüğü gibi iş dünyasında başarıya ulaşanlar sadece iyi tavsiyelerle değil, bazen kötü tavsiyelerle de kariyerlerine yön verdi. Türk iş dünyasında da bu tür örneklere rastlamak mümkün. Örneğin Reysaş Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, 1988 yılında üniversiteyi bitirip kendi işini kurmaya karar verdiği dönemde, özellikle lojistik işine girmemesi yönünde bol miktarda tavsiye verildiğini anlatıyor. O dönemde kendisine en çok “Taşımacılık işine sakın girme, bu iş yapılmaz” denildiğini hatırlatan Döven, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ama ben girdim ve Reysaş’ı kurdum. İyi ki de kurmuşum. Reysaş bugün bir dev oldu. 10 binlerce çalışanla büyük bir katma değer yaratıyoruz. Sonuç olarak tavsiyelere dikkat etmek gerekirken kendi doğrularınızı da bulup yapmanız lazım. Bazen çoğunluk negatife oynar.”

“SAVAŞ UZAYINCA KAPATTIK”
“İş başka, dostluk başka” sözü boşa değil. Arkadaşların deneyimlerine ve iyi niyetli tavsiyelerine uymanın sonu bazen hüsran olabiliyor. Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan’ın bir arkadaşından aldığı tavsiyeyle Irak’a yaptığı yatırımın sonu da maalesef böyle olmuş. Doğan, aldığı kötü tavsiyeyi şöyle anlatıyor: “Sanırım 2003 yılıydı. Amerika Irak’a girince savaş başladı. Irak yeniden yapılandırılacaktı. İnşaatçı bir arkadaşım orada fırsat olduğunu ve yıkılan şehirlerin başta Bağdat olmak üzere yeniden yapılandırılacağını, bu nedenle de çok mobilya talebi olacağını söyledi.” İş teklifi alınca Davut Doğan arkadaşının önerisine uyarak acele Bağdat’ta mağaza açtı ve malları gönderdi. Ancak Irak savaşı o kadar uzun sürdü ki ortalık bir türlü yatışmadı. Doğan, olayın devamını şöyle anlatıyor: “Bu geçen süre içinde mağazamızın olduğu bölgede olaylar oldu. Mağazamıza kurşunlar isabet etti. Görevlendirdiğimiz ekip Türkiye’ye geldi. Tehdit mektupları aldık. Biz de mağazamızı kapatmak ve çıkmak zorunda kaldık. Mallarımızı da orada bırakıp en azından canımızı kurtarmış olduk.”

“NETİCE KOCAMAN BİR SIFIRDI”

Sarkuysan Yönetim Kurulu Hayrettin Çaycı, uyguladığı bir tavsiyenin kötü sonuçlarını yaşayan yöneticilerden... Yurt dışındaki bazı oyuncuların cevherden nihai ürüne kadar entegre üretime başladıklarından katma değerlerinin daha yüksek olduğuna değinen Çaycı, kendilerinin de bu yönde bir adım attıklarını anlatıyor. Dünyanın sayılı cevherden bakır üreten şirketlerinden biri olan Freeport-McMoran Copper &Gold’un yöneticileri de şayet Sarkuysan olarak Türkiye’de böyle bir projeye başlarlarsa kendilerine teknik ve finans açısından destek olabileceklerini hatta ortak olabileceklerini belirttiklerini söylüyor. Bu tavsiye üzerine kendilerinin de Kastamonu Hanönü’ndeki bir bakır madeni sahasını ihaleyle devletten kiraladıklarını dile getiren Çaycı, hikayenin devamını şöyle paylaşıyor: “Ön etütler için 100 binlerce lira harcama yaptık.
İşin sondaj kademesine geldiğimizde, işimiz iki kez durduruldu. İkisinde de hakkımızı tekrar kazanmak için idari mahkemede dava açtık. Her iki davayı da kazandık. Ne var ki bizim ihaleyi kazanmamızın üzerinden 4 yıl geçti. Neticesi kocaman bir sıfır oldu. Şu anda bakır fiyatları çok düştüğünden proje fizibil olmaktan çıktı. Zira şu anda bakırın cevherden üretim maliyeti satış fiyatının üzerine çıktı.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz