Tavsiyelerin en kötüsü

Bazı yöneticiler başarının uygulanan değil kulak arkası edilen bir tavsiyeyle de gelebileceğini düşünüyor...

10.03.2017 13:24:190
Paylaş Tweet Paylaş
Tavsiyelerin en kötüsü
DİNAMİKLERİ DEĞİŞTİRMEK İSTEDİ
Zurich Sigorta Genel Müdürü Yılmaz Yıldız’ın, bugün “kötü” şeklinde nitelendirdiği tavsiye de kariyerine yönelik. Kariyerine bankacı olarak başlayan Yıldız, çalıştığı bankanın büyük bir yabancı grup tarafından satın alınmasıyla sigortacılığa geçme kararı aldı. Ancak tüm yakın çevresi bu kararına karşı çıktı. Yıldız, onların “Sen ne yapıyorsun? Bankacılıkta çok iyisin. Neden sektör değiştiriyorsun? Bankacılıkta kal” yönündeki tavsiyelerine uymadı. Sigortanın, bankacılığa göre yeni bir sektör olduğunu ve sektör dinamiklerini değiştirmek için çok büyük fırsatlar olduğunu düşündü ve kararını uyguladı. Yıldız, herkese rağmen sigortacı oldu. Bu kararını da bugün şöyle değerlendiriyor: “Aşağı yukarı 10 yıla yakın oldu. BNP Paribas Sigorta Cardiff’in kurucu CEO’su oldum. İki şirketi sıfırdan kurdum. İlk 3 ay ofis bile yoktu. Ardından Groupama Sigorta, Groupama Hayat, Groupama Bosphorus CEO’luğunu yaptım. Şimdi Zurich Sigorta’nın genel müdürü oldum. İyi ki o dönemki tavsiyeleri dinlememişim.”

“BUGÜNKÜ YERİMDE OLAMAZDIM”
Deneyimli yöneticilerden, mentorlardan, iş arkadaşlarından kariyerinizle ilgili öneriler almak elbette faydalı. Ancak bunların sizin hedeflerinize uyup uymadığına karar vermek son noktada size bağlı. Brisa Genel Müdürü Yiğit Gürçay’ın iş yaşamının başlarında yaşadığı bir deneyim bu duruma güzel bir örnek. Gürçay, Unilever’de vardiya mühendisi olarak işe başladıktan 1 yıl sonra pazarlama bölümüne geçmek istedi. Ancak bu kararının yanlış olduğuna ve teknik bölümde kalması gerektiğine dair birçok tavsiye aldı. Gürçay, bu önerileri dikkate almadı ve kendi yolundan gitti. Şimdi tercihinden çok memnun olduğunu söylüyor ve aldığı diğer kötü tavsiyeyi ise şöyle anlatıyor: “Roche’un ülke müdürlüğünü yaparken İsviçre’den bir pozisyon teklifi geldi. Pozisyon bir tık alttaydı ve İsviçre’ye giderken bana ‘Böyle bir şey yapmadan iyi düşün. Burada bayağı ciddi bir ekibin var’ gibi söylemlerde bulundular. Ancak İsviçre’deki iş ‘Uluslararası boyutta ne katabilirim’ düşüncesiyle aldığım bir karardı. Yaşam zordu ama sonuçta geriye dönüp baktığımda o karar kariyerimde o kadar farklı şeylerin açılmasını sağladı ki... Şimdi düşünüyorum da o dönemde Türkiye’de Roche’da kalsaydım bugünkü pozisyonumda olamazdım.” Gürçay, tavsiyeler geldiğinde kısa vadeli değil uzun vadede değerlendirmenin çok önemli olduğunu vurguluyor.

“AFRİKA’YA GİTME DEDİLER”
2006’da Belçika’da çalışan Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım, tüm Güney ve Doğu Afrika’yı yöneteceği bir pozisyon teklifi aldı. Kıvılcım, “O zaman şimdi adını veremeyeceğim ama o dönemde çok etkin birisi, gitmemem gerektiğini, gitmenin çılgınlık olacağını söyledi. Avrupa’da kalıp oradaki kariyerime devam etmemi tembih etti. Bunun benim için en doğrusu olacağını düşünüyordu. Onu dinlemedim. Afrika’ya gitme kararı aldım” diyor. Tavsiyeyi veren kişinin saygın ve etkin biri olması nedeniyle kafasının çok karıştığını ve günlerce bu kararı düşündüğünü belirten Kıvılcım, “Ancak, sonra Avrupa’da durgunluk dönemi oldu ve Afrika ekonomisi yükselişe geçti. Benim özellikle gelişmekte olan pazarlarda uzmanlaşmış olmam da bugünkü konumuma gelmemi sağladı. Sonuçta hayatımda verdiğim en doğru karar o tavsiyeyi dinlememek oldu” diye devam ediyor.

“O ÖNERİYİ HİÇ UYGULAMADIM”
İş yaşamına şu sıralar BIC Angel Investments çatısı altında melek yatırımcı olarak devam eden ve bir dönem HP’nin Orta Doğu, Akdeniz ve Afrika eski bölge direktörü olan Serdar Urçar, en kötü tavsiyeyi 2007 yılında aldı. Yurt dışı görevi esnasında hem olgunluk hem iş yapma biçimi olarak geliştirilmesi gereken bir yönetim ekibiyle çalışmak durumunda kaldı. Bu ekip ona daha önce şirketten bazı soru işaretleri bırakarak ayrılmış birini takıma geri alması için baskı yaptı. Urçar, “O zamanki bölgesel yöneticim de bu kararı alırsam ekibin kabulünü daha kolay sağlayabileceğimi, kişi yanlışsa sonra değiştirebileceğimi söyledi. Bu iş hayatında aldığım en kötü tavsiyelerden biriydi” diyor. Bu tavsiyeyi uygulamayan Urçar, bazı konularda verilecek tavizlerin, kısa vadede kazanç, uzun vadede büyük sıkıntı anlamına geleceğini belirtiyor. Urçar, “Uygulamadığım için kendimi kabul ettirmem biraz daha uzun sürdü ve meşakkatli oldu. Ama doğruyu yapmışım ki o uluslararası ekipten birçok arkadaşla hala görüşüyorum ve beraber çalıştığımız dönemi mutlulukla anıyorlar” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz