Veliahta son nasihat

Aile şirketlerinde yönetim nesilden nesle aktarılırken sadece maddi sorumluluklar değil tecrübeler de transfer ediliyor.

31.05.2017 11:52:280
Paylaş Tweet Paylaş
Veliahta son nasihat
Aslı Sözbilir
[email protected]

Türkiye’deki şirketlerin yaklaşık yüzde 95’i aile şirketi... Bu da yönetimin nesilden nesile, babadan oğula, kıza, toruna, damada veya geline aktarılması demek. Devir teslimlerde ise sadece yetki ve sorumluluklar değil, manevi birikimler de aktarılıyor. Tecrübeler, yaşanılanlardan çıkarılan dersler kulağa küpe olsun diye yeni kuşaklara bir bir anlatılıyor. Büyükler direksiyonu teslim ettikleri genç haleflerine “bir daha asla yapılmayacaklar” ve “hiç vazgeçilmeyecekler” listesi bırakıyor. Örneğin merhum Mehmet Kemal Dedeman oğlu Murat’a “Yakınmayı bırak, yekinmeye bak” derken, merhum Üzeyir Garih ise oğlu İzzet’e “Ailene mümkün oldukça fazla zaman ayır” diye seslenmişti. Doğtaş’ın kurucusu Hacı Ali Doğan ise oğlu Davut’a bayrağı teslime ederken “Kapına gelen kimseyi boş çevirme” derken, Şölen Çikolata’nın kurucusu İmam Çoban ise kızı Elif’e “Ailenin birliğini koru” tavsiyesinde bulunuyor. Dürüstlük,doğruluktan sapmamak, sözüne sadık olmak ise neredeyse ortak vasiyetler… İşte Abdi İbrahim’den Sanko’ya, Aşçıoğlu’ndan Enka’ya Türkiye’nin dev aile şirketlerinin bayrak değişiminde verilen önemli nasihatler…

“ÇOCUKLARINA REHBER OL”

Enka Şirketler Grubu Onursal Başkanı Şarık Tara direksiyonu oğlu Mehmet Sinan Tara’ya devrederken onu her konuda özgür bırakmış ama tek bir temel tavsiyede bulunmuş: “İşleri oğluma devrettiğim zaman ona ‘Yapabileceğin her şeye serbestçe karar ver. İcap ettiği zaman her konuda sana cevap vermeye hazırım’ dedim. Ayrıca, ‘Senden sonra oğlun Mehmet geliyor. Ona da şirketi benim yaptığım gibi 30 yaşının altında devredersen çok memnun olurum’ dedim.” Merhum Üzeyir Garih’in bugün Alarko Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı olan oğlu İzzet Garih’e kaptan köşkü tavsiyesi ise özel yaşama dair… İzzet Garih babasının mirasını şöyle anlatıyor: “Sevgili Babam Dr. Üzeyir Garih, programı ne kadar yoğun olursa olsun bana ve ablama her zaman elinden gelen en geniş zamanı ayırmıştı. Bizim gelişimimizde bunun katkısını hep hissettik. Bizlere de bu prensibi benimsememizi, ailemize ve çocuklarımıza mümkün olduğu kadar çok zaman ayırmamızı ve onlarla diyalog kanallarımızı hep açık tutarak rehberlik etmemizi nasihat etmiştir. Babamın bana bırakmış olduğu en değerli miras bu yakınlığı ve ilgisi olmuştur.”

“İŞİNİ KENDİN TAKİP ET”
Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, şirket yönetiminde kritik noktaya gelirken babası İsmet Güral’ın kendisine “Kendi işini her zaman kendin takip et” nasihatinde bulunduğunu söylüyor. Güral, “Babam her zaman görev vermek yetmez, yetseydi herkes az çalışarak başarılı olurdu der” diyor. Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Cemal Kadooğlu’nun da oğluna nasihati aynı… Holdingin yönetim kurulu başkanı Tarkan Kadooğlu, bu tavsiyeyi şöyle özetliyor: “Babam bana ‘Dürüst ol, başkasının hakkını kendi hakkın olarak görme. Bir işi, talimat verdikten sonra takip et. Hedefini koyduğun işle ilgili her zaman bir strateji ve fikir üret, yeni fikirlere açık ol. A, B, C planların olsun yedekte. Ve en önemlisi ne yaparsan yap, yaptığın işi sevgiyle yap ve hakkını ver’ demişti. Babamın bu söylediklerini onu iş yaşamında takip ederek, hep doğruladığını gördüm.”~“ÖNCE CAN SONRA CANAN” 
İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık henüz şirketin direksiyonunu tam olarak çocuklarına teslim etmemiş ama İnoksan ailesine birlikte önderlik ediyorlar. Oğlu Emre yönetim kurulu başkan vekili, kızı Görkem ise yönetim kurulu üyesi olarak şirkette görev yapıyor. Varlık, çocuklarını A takımına getirirken hayat tecrübeleri doğrultusunda şu nasihatlerde bulunduğunu anlatıyor: “Önce can sonra canan misali, hayatta öncelikle sağlıklı ve mutlu olmaya özen göstermelerini sonrasında ise ailelerine, şirketimizin çalışanlarına ve müşterilerimize her zaman önem vererek, hep daha iyinin peşinde olmalarını salık veriyorum. İnoksan olarak 36 yıllık geçmişimizde her zaman ülkemize duyduğumuz sevgiyle hareket ettik. Bu yüzden şirketim için çocuklarıma vereceğim en önemli nasihati ‘Türkiye’nin değerli markası İnoksan’a sahip çık ve örnek bir şirket olarak, itibarlı bir durumda senden sonraki nesillere de gururla devret’ cümleleriyle ifade edebilirim.”

“YAKINMAYA DEĞİL YEKİNMEYE BAK”
Dedeman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dedeman, 1998 yılında kaybettiğimiz babası Mehmet Kemal Dedeman’dan devraldığı bayrakla beraber vatanını sevmek, yılmadan çalışmak, dürüst ve adil olmak gibi rehber değerlerle teslim aldığını anlatıyor. Murat Dedeman babasının kendisine verdiği liderlik nasihatlerini şöyle özetliyor: “Rahmetli babamın her fırsatta dile getirdiği bir sözü vardı; ‘Yakınmayı bırak, yekinmeye bak.’ Yekinmek sözlük anlamıyla ‘davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak’ demektir. Kemal Bey’in hayatından çıkarılacak en büyük ders budur; şikâyet etme, hoşlanmadığın durumdan kurtulmak için harekete geç, ataletten kurtul. ‘Tehlikenin üstüne gideceksin, onu küçülteceksin’ diyen Kemal Bey’in sözleri hala kulağımda... Bu bağlamda, olumsuzluklar karşısında meşru zeminden ayrılmadan ve yılmadan mücadele etmek, duygularımızın akl��mızın önüne geçmesine izin vermeden kararlılıkla sorunların üstesinden gelmek benim hayat felsefem oldu.”

“GELENEĞİN İZİNDEN GİT”
Abdi İbrahim İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, babasını çok erken bir yaşta kaybetmiş. O yüzden işlerin başında önce annesi, ardından da eniştesi bulunmuş. Kendisinin öğrencilik yıllarında fabrikaya yardım için gittiğinde her ikisiyle yaptığı bir konuşmanın liderliğinde çok önemli etkisi bulunduğunu söylüyor. Barut, o sohbeti ve getirdiklerini şöyle özetliyor: “Fabrikada bulunduğum günlerden birinde, enişteme üniversitede işletme eğitimi almaya karar verdiğimi söyledim. Ayaküstü sohbetimizde, eniştem bana ‘Her zaman işletmeci olabilirsin ama bir daha hiçbir zaman eczacı olamazsın. Kararını tekrar gözden geçirmeni tavsiye ederim’ dedi. Aynı yaklaşımı annem de sergiledi. Sonuçta benden önceki iki kuşak da aynı geleneğin temsilcisiydi, eczacılık okumuştu. Ben o gün, alınan herhangi bir kararın, fikrine ve görüşlerine değer verdiğim insanların yönlendirmesiyle tekrar masaya yatırılabileceğini, girilmemiş bir yoldan dönmek için geç olmadığını öğrendim. O konuşmaların ardından, belki kendi isteğimden vazgeçtim ama bugün iş adamı olarak bulunduğum noktadan memnunsan bunu o günkü tavsiyeye kulak vermeme borçlu olduğumu da biliyorum. Gerçekten de bu aileye doğarak ve bu işleri benimseyerek bir işletmeci oldum ama tüm yatırım kararlarımda, tüm iş ilişkilerimde eczacılık eğitiminin bana kattıklarından faydalandım, halen de faydalanıyorum.”

“KAPINA GELENİ BOŞ ÇEVİRME”

Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, babası Hacı Ali Doğan’dan aldığı en önemli kaptan köşkü nasihatinin “Kapınıza kim gelirse gelsin, boş çevirmeyin” cümlesi olduğunu söylüyor. Doğan sözlerini şöyle sürdürüyor: “Rahmetli babam çevresinde çok sevilen saygı duyulan biriydi. İş isteyene iş, aş isteyene aş verirdi. O zamanlar imkânlarımız tabii daha kısıtlıydı ama o gerekirse kendi yediği ekmeğini paylaşır yine de kimseyi boş çevirmezdi. Biz çocuklarına da her zaman ‘Kapınıza kim gelirse gelsin boş çevirmeyin’ derdi. Bizlere en büyük mirası bu maneviyatını aşılamasıdır. Biz de babamızın izinden gitmeye çalışıyoruz, özellikle bölgemizde okullar, çeşmeler, kütüphaneler, yurt, cami yaptırarak bölgemize katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Her yıl babamızın ölüm yıldönümünde ortalama 10 bin kişinin katıldığı mevlit düzenleyip babamızı anarak özellikle iş isteyene iş, aş isteyene aş vermeye çalışıyoruz. Ramazan aylarında iftarlar, çalışanlarımızın çocuklarına burslar vererek ihtiyaca göre çeşitli yardımlar yapıp babamızın vasiyetini yerine getirmeye çalışıyoruz.”~DOĞRULUKTAN ASLA SAPMA”
Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş ise babasından aldığı en önemli liderlik öğüdünün dürüstlüğün önemi üzerine olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Gaziantep’te bir kuyumcu olan rahmetli babam Mehmet Altınbaş bizlere ‘her sözü tartarak ve doğruluğundan emin olarak’ söylememizi öğütledi. ‘Yüz laf ediyorsan, yüzü de doğru olsun. Bir tek yalanınla 99 doğru ölür’ derdi. Babam kendi tecrübelerine dayanarak, dürüstlükten bir kez bile sapmanın, o zamana kadar sağladığınız tüm güveni yok edebileceğini söylerdi. Eskiden senet, sepet olmayan ve sözle iş yapılan kuyumculuk sektöründe doğru ve dürüst yaşayarak bu günlere kadar geldik. Babamın nasihatini hiç unutmadım ve ne kadar haklı olduğunu gördüm. Biz prensip olarak tutamayacağımız bir sözü vermeyiz, verdiğimiz sözü de ne pahasına olursa olsun yerine getiririz.” Santa Farma CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Erol Kiresepi de babasından aldığı en önemli nasihatin tutarlılık ve dürüstlük üzerine olduğunu anlatıyor: “Babamdan aldığım en önemli nasihat, bir kararı ya da somut bir sonucu doğurabilecek durumlarda ‘evet’ ya da ‘hayır’ demeden önce iyice düşünmemdi.”

“ÇALIŞANLARINA DEĞER VER”
Yaşar Aşçıoğlu, babası merhum Selahattin Aşçıoğlu’nu “Yokluğu görmüş, şahsına münhasır, asla yalan söylemeyen, sözünün eri, asalet sahibi ve dik duruşunun yanında dikilmeyi sevmeyen bir adamdı” diye tanımlıyor. Babasının kaptan köşkü öğütlerini ise şöyle anlatıyor: “Babam, paranın sadece araç olup asla amaç olmadığı anlayışıyla ticaret yapanlarla birlikte yürümemi düstur etmemi ve asla ihtiyaç duyanın elini boş çevirmeden herkese yardım etme noktasında yakın durmamı önermiştir. Yanında çalıştırdığı insanlara ‘Torunlarına nasıl davranılmasını istiyorsan aynı şekilde davranman gerekir’ diyen biridir babam. Hak yemeden, haksızlık yapmadan ve yetim hakkı yemeden asıl sermayenin geleceğe ve çocuklarına bırakılacak en büyük sermayenin temiz ve lekesiz bir isim olduğunun altını çizerdi.” Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik babası merhum Halil Kaya Gedik ile 25 yılı aşkın çok yakın çalıştığını ve bu yıllar boyunca kendisine çok önemli tavsiyelerde bulunduğunu söylüyor: “Ticaretin hilesi dürüstlüktür” derdi. Kişileri tanımanın zorluğuyla tedbirli olmayı öğütler, iş yapabilmek için kişilere güven duymanın gerektiğini fakat tam inanmanın da akıllıca olmadığını da söylerdi. Herkesi dinlememi fakat karar verirken kendim vermemi nasihat etmişti. Küçük yaşlarımdan itibaren iş yerimiz için ‘Burası da bizim evimiz kızım, buraya iyi bakacaksın, mevkisi ne olur ise olsun çalışanlarımıza değer vereceksin’ derdi.”

“BİR VE BERABER OLUN”
Sarar Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar, küçük bir terzi dükkanından bugünlere gelen markada baba Abdurrahman Sarar’ın çocuklarına nasihatlerinin büyük önemi olduğunu söylüyor. Cemalettin Sarar, çocuklarına işi devrederken ‘Devletine, milletine, beşeriyete faydalı ol!’ diyen babasının aynı zamanda aile işinin güçlü bir şekilde yürümesi için “birlik, beraberlik” mesajı verdiğini anlatıyor: “Bizler 3 kardeş ve 11 kişilik aile olarak başta yönetim kurulu başkanımız olmak üzere 3 kardeş ve 5 tane evlatla işlerimizi bugünlere kadar getirdik. Birlik, beraberlik her zaman güzel bir şeydir. Rahmetle andığımız kurucumuz, babamızın; ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Üç elin sesi daha güzel olur.’ diyerek bizlere hep heyecan vererek işlerimizi birlikte zorluklarla büyüttük. 12 metrekare dükkândan bugün 5 bin kişiye iş imkânı sağlamakla mutluyuz.”
Şölen CEO’su Elif Çoban da babası merhum İmam Çoban’ın devir teslimde kendilerine ailenin birlik ve beraberliğini her durumda korumalarını vasiyet ettiğini söylüyor ve ekliyor: “Babam İmam Çoban, bizlere her zaman şartlar ne olursa olsun çok çalışmamızı, dürüst, sözümüze sadık ve adil olmamızı öğütlemiştir. Bize Emeğin olmayan hiçbir şeyi isteme, helal lokma için çalış düsturuyla yol göstermiştir.”~“BABAM BANA ‘YÜRÜME KOŞ’ DEDİ”
SEDAT ÖZGÜR / KALE ENDÜSTRİ HOLDİNG YK BAŞKANI
ZORLU YOL

Güvenlikle ilgili her alanda entegre ürünler ve hizmetler sunan, sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli global markalarından biri olan Kale Kilit’in yolculuğu, 1953 yılında İstanbul Tahtakale’deki bir atölyede başladı. Karyola borusu ve gazocağı üreterek iş hayatına başlayan Onursal Başkanımız babam Sadık Özgür’ün bu kendi halindeki atölyesi, bugün dünyanın dört bir yanında yüzden fazla ülkeye kilit ihraç eden uluslararası bir marka olarak yoluna devam ediyor.
BAŞARI ÖYKÜSÜ
Babamın yazdığı bu muhteşem başarı öyküsü, bize her şeyden önce cesareti ve inancı öğretti. Babam bize koşullar ne olursa olsun değişime olan inancını yitirmemeyi öğretti. Cesur adımlar atmaktan çekinmemem ve hedef belirlemem gerektiğini biliyorum. Çalışanlarımızla bir aile olmamız ve dayanışma içinde olmamız gerektiğini öğretti. ‘Kale’ markası, ‘güven’ ile eşdeğer bir marka, her zaman güvenilir ve dürüst olmam gerektiğini öğretti. Bunun için de ‘kalite’ her zaman önceliğimiz oldu.
SINIRLARI AŞ!
Babam Tahtakale’de o küçük dükkânı kurduğunda bile sınırları aşan hayallere sahipti. Bu hayallerle hiç durmaksızın koşturdu, kimse gitmezken İran’a, başka birçok ülkeye gidip ihracat atağımızı başlattı. Bayrağı bana devrederken de Kale markasını her zaman daha ileriye taşımam gerektiğini öğütledi. Tıpkı babam gibi ben de hiç durmadan yürümem değil, koşmam gerektiğini biliyorum. Kale’yi, babamdan aldığım inovatif bakış açısıyla, değişime olan inancımla, yeni ihracat pazarlarında büyütmeye devam ediyorum.”

MURAT GİGİN / TEKFEN HOLDİNG YKB
“ALİ NİHAT GÖKYİĞİT’İN NASİHATLARI BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
“ALİ NİHAT GÖKYİĞİT’İN NASİHATLARI BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”“ALİ NİHAT GÖKYİĞİT’İN NASİHATLARI BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
ÖNEMLİ EMANET

“Geçtiğimiz yıl 60’ıncı yaşını kutlayan grubumuzun bayrağını yönetim kurulu başkanı olarak devraldığımda, Tekfen’in neredeyse 40 yıllık bir çalışanı olarak, benim hayata ve işe bakışımda kurucuların değerleri ve hayata, işe yaklaşımları ile zaten şekillenmişti. En önemli sorumluluğumun ‘emanet’ edilen itibar sermayesini yaşatmak ve yüceltmek olduğunun bilincindeydim.
DİNLEMEYİ BİL
Bu anlamlı görevi layıkıyla yerine getirebilmek için kişisel ve mesleki birikimimin yanı sıra görevi kendisinden aldığım Sayın Ali Nihat Gökyiğit’in nasihatlarının benim için ayrı bir önemi var. Yıllardır mütevazılığı destur edinmiş ve bilgiye olan saygısını daima korumuş olan Nihat Bey’in benim için ilk nasihati ‘Mütecavizkâr olma, dinlemeyi bil, dinlediğini duy’ ile ‘Mütevazı ol; meyvesi olan ağacın dalları yere yakındır’ oldu.
AHLAKLI OL
Sevdiğim bir başka öğüdü ise ‘Elinden gelenin en iyisini yap, gayretini esirgeme, politikadan uzak dur ama ülken için, şirket çalışanlarının refahı, iyiliği için çalış, ahlaklı ol, inançlı ol.’ Ne Nihat Bey, ne diğer ortakları Feyyaz Berker ya da rahmetle andığım Necati Akçağlılar kendilerini sadece işleriyle sınırlayan insanlar asla olmadılar. Üyesi oldukları ya da kurdukları vakıf, dernek ve mesleki kuruluş üyelikleri ile ülkelerine hizmeti ön planda tuttular. O sebeple ‘Genç neslin eğitimi, sosyal ve çevre konularında sorumlulukların olduğunu unutma’ sözü Nihat Bey’in benimsediğim diğer öğütlerinden.
HAK YEME
Kendimize koyduğumuz hedeflere ulaşmak kadar, bu hedefe nasıl ulaştığınız da önemli. Bu konuda da yine, iş hayatına atıldığı günden bugünlere hiç kimseyi kırmamaya özen göstererek, hak yemeden gelen Nihat Bey’i, Feyyaz Bey’i örnek, bu yaklaşımlarını ise destur edindim: ‘Her konunun iki tarafı var; iki tarafı da dinlemeden karar verme, peşin hükümlü olma. Hukuki ihtilaftan uzak dur; en kötü uzlaşma bile hukuki sürecin karşılıklı yapacağı yıpranmadan evladır.’’ 

“BABAMIN EN DEĞERLİ MİRASI NASİHATLERİ”
ZEKİ KONUKOĞLU / SANKO HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI
TARTIYA DİKKAT

“Rahmetli babam; “Dedenizden bana büyük bir servet kalmadı ancak, çok iyi bir iş kültürü, iş ahlakı kaldı” derdi. “Dedenizden hayatım boyunca bir tokat yedim. Kumaş ölçerken enseme aniden bir tokat geldi. Neye uğradığımı bilemedim. ‘Kumaşı ölçerken neden sündürüyorsun’ diye bağırdı. Aslında sündürmüyordum ama anladım ki bu işlerde daha dikkatli olmam lazım. O gün bugün ölçüye, tartıya, hakka, hukuka azami dikkat gösteririz.
DOĞRU YIKILMAZ
Babamız dedemizden öğrendiklerine kendi tecrübelerini de ekleyince bize hem büyük bir varlık hem de geniş bir sanayi ve iş anlayışı bırakmıştır. Babam “İşin hilesi dürüstlüktür” derdi. “İnsan niçin hile yapar, daha fazla kazanmak için. Daha fazla kazanmak için de dürüst olmak, zikzaklı yollarda dolaşmamak gerekiyor” diye bu sözünü açıklardı. Doğru sallanır ama yıkılmaz. Ticarette, sanayide sürdürülebilir politikalar ve iş disiplini şarttır. Yalana dolana yer yoktur. Uzun soluklu koşmak istiyorsan, dürüstlük şarttır.
YENİLİKÇİ OL
Babamız ne yaparsa, birinci sınıf yapardı. Kimsede olmayan kumaşı, modeli yapar, kimsede olamayan makineleri almaya, mallarını herkesten daha nazlı ve daha farklı fiyata satardı. Her zaman yenilikler peşinde koşar, teknolojiye yatırım yapardı. ‘Müessesesini yenilemeyeni, müessesesi yeniler’derdi. Teknolojiye, yeniliğe ve farklı olmaya çok önem verirdi. Her zaman daha iyisini yapmanın gayreti içinde oldu. Farkında olalım ya da olmayalım, bu kültürde yetişen bizler de büyüklerimizden çok şey öğrendik.”

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz