Yatırım Artıyor, Etkisi Yükseliyor

Tanık olduğumuz etkinlikler yükselişi ortaya koyuyor. Rakamlar ise büyük trendi açıkça destekliyor. Son yıllarda şirketlerin kültür, sanata yaptığı yatırım miktarında büyük artış var. Yapı Kredi, M...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yatırım Artıyor, Etkisi Yükseliyor

Tanık olduğumuz etkinlikler yükselişi ortaya koyuyor. Rakamlar ise büyük trendi açıkça destekliyor. Son yıllarda şirketlerin kültür, sanata yaptığı yatırım miktarında büyük artış var. Yapı Kredi, Metro, Efes Pilsen, Aygaz gibi şirketler iletişim bütçelerinin yüzde 10’undan fazlasını kültür, sanata harcıyor. Kendi bünyelerinde sergi, kültür yarışmaları, tiyatro gösterileri düzenliyor, ticaretle ulaşamadıkları Anadolu kentlerine konserlerle seslerini duyuruyorlar. Bu harcamalarıyla milyonlara ulaşmayı başaran dev şirketler, kültürel aktiviteleri destekleyerek şirket değerlerine de katkı sağlıyor.

“İtibar”, yeni dönemde rekabette öne geçmenin en önemli kurallarından biri. Bundan 10 yıl önce şirketlerin asıl amacı kâr etmekti. Yeni dönemde kâr yine önemli bir hedef. Ancak, şirketler için “kâr hedefi”ne ulaşmak artık yapılan ticari operasyonlarla sınırlı değil. Sosyal sorumluluk etkinlikleriyle de değerlerini yükseltmenin peşindeler. Marka, bilinirlik, itibar gibi son yılların moda konularını sosyal alanda yapılan yatırımlar yakından etkiliyor. Bu nedenle yerli yabancı pek çok kuruluş, bu yarış içinde iyi bir yerde olmak için çaba sarf ediyor.

Sosyal sorumluluk kapsamında son yıllarda kültür sanata yapılan yatırımlarda önemli artış var. Şirketler iletişim bütçelerinden yüzde 10’lara varan miktarları kültür sanata aktarmaya başladı. Bu sayede önde gelen sanat etkinliklerine sponsor ya da düzenleyici olarak destek sağlıyorlar. Bu etkinliklerle milyonlara ulaşma şansı elde ediyorlar. Kültür ve sanata yatırım yapan şirketlerin diğer kazancı ise yarattıkları "kurumsal imaj". Sanat sponsorlukları kimi zaman belirli kitleler üzerinde reklam kampanyasından çok daha etkili sonuçlar verebiliyor. Bu etkinliklerle şirketlerin üst gelir grubuna ulaşmaları mümkün hale geliyor.

Türkiye’nin en fazla ses getiren sergilerine ev sahipliği yapan İstanbul Modern’de 2005 yılında düzenlenen aktivitelere katılımcı sayısı 600 bine ulaştı. Aygaz, Garanti Bankası ve Corus sponsorluğunda gerçekleştirilen “Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600 Sergisi” ise 275 bin kişi tarafından izlendi. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık sergileri geçtiğimiz yıl 270 bin kişiye ev sahipliği yaptı.

Türkiye’de Batılı bir sanatçıya ayrılan en büyük sergi olma özelliğini taşıyan “Picasso İstanbul’da” isimli sergiyi ise 254 bin kişi ziyaret etti. Bu tablo, şirketlerin bu etkinliklerle farklı bir tüketici kitlesine ulaştığının da göstergesi. Önümüzdeki dönemde bu nedenle bu tür etkinliklere şirketlerin katkısının artarak devam etmesi bekleniyor.

Sanata yatırımda finans başı çekiyor
hedTürkiye’de özellikle finans sektöründeki oyuncuların kültür, sanata daha fazla eğildiği göze çarpıyor. Yıllardır yaptığı kültür, sanat etkinlikleriyle Akbank bu konuda başı çeken şirketlerden biri. Akbank, 1993 yılında kurduğu Akbank Sannat’la pek çok alanda sanatçılara katkıda bulunarak nitelikli eserleri izleyicilerle buluşturuyor. Akbank Oda Orkestrası, Akbank Caz Festivali, Akbank Kısa Film Festivali ise kuruluşun sanat anlamında desteklediği diğer etkinlikler. Çağdaş sanat alanında çalışmalar yapan Akbank Sanat Merkezi bu alanda Türkiye'den ve dünyadan çeşitli sanatçıları ağırlıyor ve sanatseverlerle buluşturuyor. Yılda yaklaşık 200 bin kişi Akbank Sanat etkinliklerini izliyor.

Kültür, sanat alanına yaptığı yatırımla dikkat çeken bir başka örnek de Garanti Bankası. 2005 yılında, Garanti Bankası kendi kurumları olan Garanti Galeri, Osmanlı Bankası Müzesi ve Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’ndeki sergi ve toplantıların yanı sıra, birçok önemli sanat etkinliğinin de sponsoru oldu. Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nde 2005 yılında gerçekleştirilen 8 sergi ve 18 konferansı yaklaşık 136 bin kişi izledi.

Garanti Bankası Reklam ve Tanıtım Birim Müdürü Naciye Günal, bankanın ekonomideki geleneksel rolüne ek olarak, topluma kattığı değeri sürekli biçimde artırma ilkesiyle hareket ettiğini söylüyor. Ticari faaliyetlerde gözettikleri bu unsuru, destek verdikleri kültür, sanat, eğitim, spor, çevre gibi alanlara yansıttıklarını belirtiyor.

2005 yılı içinde kültür, sanat etkinliklerine iletişim bütçesinin yüzde 10’unu ayıran Yapı Kredi ise, aynı yıl içinde 18 sergiye ev sahipliği yaptı. Bu sergileri yaklaşık 270 bin kişi ziyaret etti. Yapı Kredi Kurumsal Kimlik ve İletişim Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Tülay Güngen, 2005 yılında değişik sanat dallarında da 15 bin kişinin katılımıyla toplam 152 etkinlik düzenlediklerini söylüyor. Sergilerin çoğunu Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık (YKKSY) tarafından gerçekleştirdiklerini belirten Güngen, “Özellikle İstanbul'da bir çok sergi mekanı ve müze açıldı. 61 yıl öncesinden bunu gören YKKSY, bu alandaki lider vasfıyla büyük gurur duyuyor” diye konuşuyor.

Kurum kimliğiyle uyumlu olmalı
Kültür, sanat dendiğinde akla gelen ilk kuruluşlar arasında yer alan Eczacıbaşı Topluluğu, bu alandaki çalışmalarını yönetiminde etkin olduğu sivil toplum kuruluşları aracılığı ile yürütmeyi tercih ediyor. Eczacıbaşı Holding Kurumsal İletişim Direktörü Okşan Atilla Sanön, toplumsal yatırım projelerinin başarısında yaratıcılık, süreklilik ve kurum kimliği ile uyumun önem taşıdığını söylüyor. Toplumsal yatırımın uzun vadeli bir yatırım olduğuna dikkat çeken Sanön, “Bu yatırımın sonuçları da uzun vadede kurumsal itibara katkı sağlıyor. Bugünden yarına bir sonuç beklemek kurumu yanlış yönlendirebiliyor. Yapılan sosyal sorumluluk projesinin kurumun kimliği, kültürü ve değerleriyle uyumlu olması gerekir” diye konuşuyor.

Kültür, sanat yatırımlarında adından söz ettiren bir başka şirket de Efes Pilsen. Uzun yıllardır Türk tiyatrosunu, Türk sinemasını ve arkeolojiyi destekleyen Efes Pilsen, bugüne kadar toplam 20 Türk filmini seyirciyle buluşturdu. Şirketin desteğiyle 300’ün üzerinde tiyatro oyunu sahneledi, Assos’da kültürel mirasların günışığına çıkması sağlandı. Efes Pilsen Blues Festival ve Efes Pilsen One Love Festival gibi iki büyük projeye de destek veren Efes Pilsen’in Bira Grubu Türkiye Bölge Başkanlığı Pazarlama Direktörü Dilek Başarır iyi bir şirketin harika ürün ve hizmetler sunduğuna, mükemmel şirketin ise dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalıştığına inandığını söylüyor.

“Biz Efes Pilsen olarak toplumsal ve sosyal yaşantının kültürlerin gelişimine çok önemli katkı sağladığını düşünüyoruz” diyen Başarır, bu tavırlarını, kültür, sanat ve spor alanında yaptıkları işlere yansıttıklarını belirtiyor. Ona göre markalaşmak sadece ticari anlamda gerçekleştirilen faaliyetlerle mümkün olmuyor. Marka, toplumsal sorumluluk yaklaşımını taşıdığı oranda büyüyor ve çevresine değer katıyor.

Cazibe merkezi yaratılıyor
hedDüzenlediği “Kısa Film Yarışması”yla adını sanat dünyasında da duyurmayı başaran Metro Group, 2005 yılı içinde kültür, sanat aktivitelerine 120 bin Euro’luk bir pay ayırdı. Sinema Tarih Buluşması, Modern Sanat Müzesi, Akordeon Günleri, Burgazada Belgeseli, Alman Kabare Gösterileri, Tuluyhan Uğurlu ve Ufuk Dördüncü’nün konserlerine sponsorluk da yapan Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek, Kısa Film Yarışmasıyla genç yeteneklere bir cazibe merkezi yarattıklarını söylüyor. Önümüzdeki yıllarda da bu projeye devam edeceklerini belirten Tümbek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Türkiye’de başarı sağlayan öğrencileri yurtdışında sinema eğitimi almaya göndereceğiz. Bu öğrencilerin bir yıl boyunca dil eğitimi almalarını sağlayacağız. Bence maddi desteğin yanında öğrencilerin kendilerini geliştirmelerini sağlamak da oldukça önemli bir katkı.”

Borusan ise kuruluşundan bu yana kültür ve sanat alanındaki çalışmalara önem veren başka bir kuruluş. Birkaç yıl arayla kurulan Borusan Kültür Sanat ve Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası müzik alanında öncü rol oynayan yapılar olarak dikkat çekiyor. Özellikle çok sesli Batı müziğinin ülkemizde daha geniş kitleler tarafından benimsenmesine yönelik sistemli faaliyetler yürüten grup, bu faaliyetlere her yıl ciddi bütçe ayırıyor. Borusan Holding’in kültür sanat alanında bugüne kadar gerçekleştirdiği yatırımlar 35 milyon doları buluyor.

Markaya değer katıyor
Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluk yatırımlarının artışının arkasında markanın önemin kavranması da yatıyor. Markalar değerlerini artırmak adına bu tür aktivitelere destek sağlıyor. Aygaz da bu şirketlerden biri. Aygaz Pazarlama Grup Müdürü Rıdvan Uçar, sosyal ve çevresel kalkınmayı sağlamayan ekonomik başarının gerçek başarı olmadığını söylüyor. Şirketlerin kendi kalkınmalarını sürdürülebilir kılmak için çevreye ve topluma yatırım yapmalarının şart olduğunu belirtiyor. Aygaz’ın bu bilinçle 2005 yılı içinde Hâtıra-i Uhuvvet: Portre Fotoğrafların Cazibesi 1846-1950 kitabını yayınladığını, yaklaşık 275 bin kişinin katıldığı Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600 Sergisi ve 51 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapan İKSV 9. Uluslararası İstanbul Bienal sponsorları arasında yer aldığını sözlerine ekliyor.

Türkiye’nin en değerli markaları arasında yer alan Mavi Jeans de kurulduğu günden bu yana kültür ve sanata destek veren kuruluşlardan biri. Mavi Jeans, 1999 yılından bu yana değişik ülkelerin sanatçılarını Babylon’da müzikseverlerle buluşturan “Mavi Müzik Geceleri”ni düzenliyor. Bugüne kadar 13 bin izleyiciye ulaşan 26 konser düzenleyen şirketin sanata bakışını en iyi yansıtan etkinliklerden birisi de Mavi Galeri’de düzenlenen sergiler. New York mağazasının alt katında yer alan Mavi Art Galeri’de, küratörlerle işbirliği yapılarak sürekli değişen sergiler düzenleniyor

Danone ise tüketici kitlesi arasında yer alan kadınlara yönelik sanat aktivitelerine destek vermeyi tercih ediyor. Bu kapsamda dünya film festivallerinde ödül alan Türkiye’nin genç nesil yönetmenlerinden Pelin Esmer’in belgesel filmi “Oyun”a destek veriyor. Danone yetkilileri bu sayede, hayallerine inanan Türk kadınlarının olağanüstü öykülerinin çoşkuyla kutlandığı bir filme ve dünya film festivallerinde ödül alan bir kadın yönetmene destek vermenin gururunu yaşadıklarını belirtiyor.

YATIRIMLAR PAZARLAMANIN GEREĞİ
Toplumda Kalite Yükseliyor Kültür sanat etkinliklerine 2005 yılı iletişim bütçesinin yüzde 5’ini ayıran Ak Emeklilik, 7. Uluslararası Eskişehir Sinema Günleri’nin de kurumsal sponsoru. Aynı zamanda Atatürk Kültür Merkezi’nin kurumsal sponsorluğunu da yürüten şirket, Il Trovatore, Madame Butterfly, Deli Dumrul ve Carmen gibi sanat dünyasının önem verdiği etkinliklerin sahnelenmesine de katkıda bulundu. Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen, kültür sanat etkinliklerine toplumun kalitesine destek veren etkinlikler olduğunu söylüyor. Yine de yüksek bedeller gerektirdiği için sponsorluk gibi destek mekanizmalarıyla gerçekleştirilebildiğini belirtiyor. Bunu modern pazarlama ilkelerinin gerekliliği olarak gören Egemen, “Tüketiciler ve kamuoyu, kendisine dolaylı da olsa destek veren kurum ve kuruluşlara karşı sempati duyar” diye konuşuyor.

Dünyaya Sanatla Açılmanın Yolu Kendi sektöründeki tarihsel gelişmeleri göstermek adına da kültürel aktivitelere yatırım yapan şirketler var. Daha çok sosyal sponsorluk olarak adlandırılabilecek bu çalışmalardan birisinin öncülüğünü de Goldaş üstlenmiş durumda. Goldaş, kuyumculuğu bir sanat olarak değerlendiriyor ve bu sanatın tarihsel gelişimini geniş kitlelerle paylaşmak adına Goldaş Kültür Yayınları’ndan farklı kaynakları piyasaya sunuyor. Şirket, bu tür etkinliklere iletişim bütçesi içinden yüzde 15 pay ayırıyor. Goldaş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalınkaya, İngilizce olarak da yayınlanan bu kitapların Türkiye’nin sahip olduğu mirasın dünyaya tanıtılmasını sağladığını söylüyor. Dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alan British Museum ve Metropolitan Museum’da da satışa sunulmalarını bu açıdan önemli bulduğunu belirtiyor.

MARKALARIN KÜLTÜR SANAT YATIRIMLARI
İpana Yüzde 7 Pay Ayırıyor Sadece şirketler değil, Türkiye’nin önde gelen markaları da kültür, sanata yatırım yapıyor. İpana da bu markalardan biri. P&G’nin önemli markaları arasında yer alan İpana, daha çok çocukları hedefleyen kültür sanat etkinliklerine destek veriyor. Bu tür etkinliklere iletişim bütçesinin yüzde 7’sini ayıran marka, çocukların kültür ve sanat alanındaki gelişimine katkıda bulunmak amacıyla Sadri Alışık Çocuk Tiyatrosu, Okay Temiz Ritm Atölyesi, Tan Sağtürk Dans Okulu ve İbrahim Kutluay Basketbol Okulu ile birlikte eğitim dönemi boyunca çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi. P&G Beauty Pazarlama Direktörü Tankut Turnaoğlu, İpana’nın önümüzdeki günlerde 50’nci yılını önemli bir kültür faaliyetiyle kutlayacağını söylüyor ve “50 yıldır yüzümüzü güldüren anları derleyerek oluşturduğumuz bir sergiyle bu özel günü kutlayacağız” diye konuşuyor.

Marka Dostları Yaratılıyor Yaşar Gıda Grubu ise özellikle Pınar markası ile kültür, sanat alanındaki aktivitelere destek sağlıyor. Grubun 2005 yılında kültür, sanata ayırdığı pay 4 milyon dolardı. Yaşar Holding Gıda Grubu Pazarlama Direktörü Kaan Tanık, 25 yıldır düzenlenen Pınar Kido Resim yarışmasının ilköğretim çağındaki çocukların resim sanatına olan ilgilerini artırmak adına önemli bir etkinlik olduğunu söylüyor. Pınar’ın 1987 yılından bugüne aralıksız olarak her sezon perdelerini açan Pınar Kido Çocuk Tiyatrosu’nun ise 2004 - 2005 tiyatro sezonunda 100 bin çocuğa ulaştığını belirtiyor. Pınar’ın bu aktiviteleri düzenlemesinin amaçlarından bir tanesinin marka dostları yaratmak olduğuna dikkat çeken Tanık, “Pınar’ın, bedensel ve zihinsel gelişmeye destek olan bir marka olarak tüketicilerinin zihninde yer etmesini amaçlıyoruz” diye konuşuyor.

Şeyma Öncel Bayıksel
soncel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz