Yoldan çıkmış kapitalizm

Kapitalizmin başı bugün birtakım aşırılıklarla dertte. Onu tekrar rayına sokmak için "denetimsizlik etkilerinin" dizginlenmesi gerekiyor.

1 MART, 20120
Paylaş Tweet Paylaş
Yoldan çıkmış kapitalizm

O günler GM ile Dupont'un aksine seyislik ile demirciliğin apayrı işler olduğu ve küçük organizasyonlarla dolu farklı bir şirketler dünyasıydı. Ancak bu çağ, Alfred Chandler'ın "Görünmez El" çalışmasında kayıt düştüğü gibi endüstrileşmenin organizasyonları inanılmaz boyutlara taşımasıyla sona erdi. Üreticiler artık birer fiyat belirleyici haline gelmiş ve kârlarını artırırken çıktılarını sınırlamıştı. Onlar toplumu isyan ettirircesine büyürken yasal düzenlemelerle tröstler dağıtılıyordu. Oysa yeni doğmuş bu rakipler, aynı saiklerle yola çıkıyordu ve piyasaları iki veya üç oligopolcü rakibin insafına bırakmanın yollarını iyi öğrenmişlerdi. Bu oyuncular pek çok endüstride o kadar büyük ve güçlü bir hale gelmişti ki artık sadece piyasaları değil politikaları bile yönlendirebiliyorlardı. Bugün ABD ekonomisinde düzenlemelerden bağımsız "özgür piyasaların" avukatlığını yapmanın tuhaf bir sonucu da zaten piyasa gücünü elinde tutan şirketlerin bu yeteneklerinidaha da güçlendirmesidir. Aslında hiçbir firmanın rekabet etmek istemediğinin fark edilmesi çok önemlidir. Onların hepsi tek tek, yüksek kârlara, kendi ölçeğinde inovasyonlara, orta sınıfın kucaklanmasına ve daha pek çok diğer avantaja olanak sağlayan ve rekabet baskısından bir anlamda kurtulmak anlamına gelen sürdürülebilir avantajdenilen şeyin peşinde. Yani alfa rakipleri daha da güçlendirmekle bir ekonomi daha rekabetçi bir hale getirilemez. Onun yerine ortaya çıkan şeye ise sahte rekabet denilebilir. Şu anda taşıyıcılar hariç tutulmak üzere inovasyonun parlak spotlarından biri olan mobil teknoloji sektörüne bir bakın. 2009 yılında reklama, Verizon 3,7 milyar dolar harcarken AT&T 3,1 milyar dolar harcadı. Onların verdikleri mesajnedir? Gerçekten durun ve düşünün. Bu kadar çok para harcayarak size ne anlatmaya çalışıyorlar? Her ikisi de büyüteç altında deşifre edilmesi gereken veriler temelinde birbirlerinden daha iyi, daha hızlı ve daha ucuz olduğunu iddia ediyor. Bu arada reklam rakamlarında fark edilmesi gereken bir şablon da var. Kimse şaşırmasın: Bu iki taşıyıcının da abone başına yıllık geliri 35 dolar civarında. Oysa Hindistan pazarının lideri Bharti Airtel, ortalamada yılda sadece hizmet için ki o da pek güvenilir olmayan bir hizmet için 15 dolardan daha az bir ücret tahsil etmesine rağmen 10 milyonlarca müşterisine her yıl yenilerini katıyor. Bu hususun altını çizmek, ortada danışıklı bir dövüş olduğunu iddia etmekten çok rekabet takıntılı iş kültürümüzde bir oligopolü savunmanın yeni rakipler tarafından alaşağı edilmeyi engellemek için para harcamanın yolu olduğuna dikkat çekmektir. Sonuçta bu durumdan sadece inovasyon zarar görür. Klasik yoldan çıkma tarzında güvenilir bir canlılık temsili uğruna rekabeti yanlış anlamak o canlılığın altını oyan tercihler yapılmasına yol açar. Oligopoli meselesine konsantre olan endüstri sayısı arttıkça rekabetin korunmasına olan adanmışlık da anlamını kaybeder. Bu aynı zamanda henüz yeni yeni birbirine bağlanan dünyamızda aynı derecede zengin olan bir başka inovasyon kaynağının fark edilememesine de yol açar: İşbirliğinin. Microsoft'un kendi Xbox 360 oyun konsolunun üzerine eklenen bir ürün olan Kinect'le ilgili yaklaşımı, rekabetçilikten işbirlikçiliğine doğru giden çarpıcı bir dönüşüm örneğidir. Bu ürünün içinde yeni 3B-algılama teknolojisi olduğundan oyuncu elinde bir kumanda tutmadığı halde herhangi bir hareketi mesela bir tenis raketini sallaması oyun tarafından otomatikman "görülebilmekte"dir. Kinect aynı zamanda sesli komutları da anlayabilmektedir. Bu teknolojinin robot bilimiyle uğraşanlar için de önemi büyüktür. Burada en büyük sorun onun tescilli bir ürün içine gömülmüş olmasında yatmaktadır. Bu ürün piyasaya ilk çıktığı gün, Limor "Ladyada" Fried adlı karizmatik bir bilgisayar korsanının sahip olduğu Adafruit Industries isimli açık kaynak donanım şirketi, Kinect'i kırabilecek (hack) ve yazılımını çevrimiçinde yayınlayabilecek ilk kişiye bin dolarlık bir ödül vereceğini duyurmuştu. Microsoft'un diz refleksi tepkisi ise onun kendi rekabetçi refleksini gözler önüne sermişti: İzinsiz kullanımlar için anında yasal geri tepmelere başvurmakla tehdit etmişti. Fried ise bu tehditlere ödül miktarını iki katına çıkarmakla cevap vermişti. 48 saat içinde bu yazılımın kodları çevrimiçindeydi ve dünyanın dört bir köşesinden inovasyoncular, Kinect'in X-ışınlarıyla haritalar çıkaran sensörlerine uygun inanılmaz uygulamaları çevrimiçinde yayınlamaya başlamıştı. İtibarına zarar gelmemesini isteyen Microsoft, bu gelişme karşısında duruşunu değiştirmiş ve bu işten sadece toplumun değil ama aynı zamanda kendisinin de çıkacak yeni fırsatlardan yararlanabileceğini düşünerek bu yeni açıklığa kucak açmıştı. Son duyduğumuz ise Japonya'da bir ekibin körler için robotik hizmet verecek hayvanlar yaratılmasında Kinect teknolojisini robot köpeklere entegre etmek için harekete geçtiğiydi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.