Yüksek kolesterol alarmı

Şirketlerin yüzde 72’si “yüksek kolesterol” yani “değişime direnç” sorunuyla karşı karşıya...

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yüksek kolesterol alarmı


2001 yılında şirketin bilançosunda zarar ortaya çıkınca değişim ihtiyacı kendini hissettirmeye başladı. İlk alınan önlemler arasında şirketi “silkelemek” ve paralelinde “işlevler” bazında organizasyon yapısı oluşturmak vardı. Yeni yapılanma sonucunda şirket bünyesinde merkezi bir AR-GE grubu kuruldu ve teknik inovasyonların çok daha hızlı yapılmasına olanak sağlayacak 11 alt grup yaratıldı. Bu yeni yapılanmada, eskiden sadece üç birimden birinde çalışan mühendisler, şirket genelindeki akranlarıyla kendi fikirlerini paylaşma ve ürün geliştirme hakkında işbirliği yapma olanağı buldu.

TÜRKİYE'DEKİ SİLO SORUNU!
Türk şirketlerinde de yavaş yavaş “silo sorununun” ciddi şekilde öne çıktığını, anket ve CEO’ların değerlendirmelerinden görmek mümkün... Ankete katılanların yüzde 83’ünün hala gruplar arasında güçlü bir iletişimin olduğunu söylemesine rağmen, yüzde 72’sinin “iş bölümlerinde yayılmış güçlü alt kültürler bulunduğunun altını çizmesi bu görüşü destekliyor. Ayrıca, CEO’ların yüzde 68’i, açıkça siloların oluşumundan kaynaklanan iletişim kırılganlıkları olduğunu itiraf ediyor. CEO’lara göre, siloların oluşumundan büyük ölçüde “şirket içi bürokrasi” sorumlu. Çare olarak ise kurumsallaşma gösteriliyor. Teknosa Genel Müdürü Mehmet T. Nane, değişime direnç gösteren yapılarda oluşan bürokrasinin, çalışanlar arasındaki iletişimi ve sinerjiyi azaltarak şirketi kötüye götürdüğünü söylüyor. Nane, bürokrasiyi engellemek için de kurumsallaşmak gerektiğini vurguluyor. “Geçtiğimiz yıl halka açılarak kurumsallaşmada çok ciddi bir adım daha attık” diyor.

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral da kurumsal baronların doğuşunu önlemek için çare olarak kurumsallaşmayı gösteriyor. Güral, “Biz kurumsallaşma sürecini 1994-1996 arasında ancak tamamlayabildik. Uyum sağlayamayan yöneticilerimizi incitmeden kenara alıp kendine güvenenlere şans verdik. Kayıplara aldırmadan azimle çalıştık ve becerdik. Artık bizde patron değil, sistem konuşuyor. 1994 yılına kadar çektiğimiz acıları hiç unutmuyoruz, asla fahiş hatalar yapmıyoruz” diyor.

Ericsson Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Özgür Tohumcu ise şirket içinde bürokrasiyi engellemek için kişiden bağımsız kurumsal süreçler oturttuklarını söylüyor. Karar verme ve güç dağılımını daha demokratik hale getiren güçlü matriks yapıların uygulanması ile kişilerin rotasyonla değişik pozisyonlara 3-4 yıllık dönemlerle getirilmesi, bürokrasi tehdidine karşı hayata geçirilen bu yaklaşımlar arasında.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz