"Çift yönlü dönüşüm"

Xerox CEO’su Ursula Burns ve Barnes&Noble CEO’su William Lynch ile yaptığımız söyleşiyi sizlere aktarıyoruz

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Çift yönlü dönüşüm
İş süreçleri ve doküman yönetiminde dünyanın lider şirketlerinden biri olan Xerox ile Amerikalı kitap perakendecisi Barnes&Noble'ın ortak bir özelliği bulunuyor. Her iki şirket de bulundukları pazarlarda büyük zorluklarla karşılaştı. Ancak CEO'larının liderlik ettiği yeniden yapılanma stratejisiyle bu zorlukların üstesinden geldiler. AR-GE ve inovasyon ise her iki liderin en önemli aktifi oldu. Xerox'un CEO'su Ursula Burns ve Barnes&Noble'ın CEO'su William Lynch, yaşadıkları çift yönlü dönüşüm sürecini anlattı. Anlattıklarından ise ortaya 5 kritik öngörü çıktı.

Xerox ve Barnes&Noble, geçtiğimiz dönemde büyük zorluklarla karşılaşan ve bunlarla baş etmesini bilen iki saygın şirket. Her iki vakada da bu şirketlerin CEO’ları, yeniden yapılanma ya da yeniden keşfetme çabası içine girerek sürdürülebilir stratejik tepkiler verdi. Bu çabalar, “çift yönlü dönüşüm” metodolojisiyle son derece uyumlu. Biz bu makale için Xerox CEO’su Ursula Burns ve Barnes&Noble CEO’su William Lynch ile aşağıda okuyacağınız söyleşileri yaptık. Bu CEO’ların bizimle paylaştığı 5 ortak öngörüyü sizlere aktarıyoruz.

1- BOZUCULUKTAN FAYDALANMAK
Xerox’un 2000 yılında karşı karşıya kaldığı meydan okumayı tarif edebilir misiniz?
Ursula Burns: Başımız fena halde dertteydi. Bir yandan kârlılık sorunuyla boğuşuyor, diğer yandan da endüstrimizin süregelen sıkıntılarıyla başa çıkmaya ve bu işi sürdürüp sürdüremeyeceğimize karar vermeye çalışıyorduk. O zamanlar üretimden sorumlu başkan yardımcısı olarak çok acilen maliyetleri düşürmenin bir yolunu bulmam gerekiyordu. Xerox’un dışında başarılan teknolojik ilerlemeler sayesinde aslında üretkenliği artırabileceğimizi, maliyetleri düşürebileceğimizi ve imalat sürecimizi Xerox dışındaki üçüncü taraf imalatçılara kaydırarak ölçek kazanabileceğimizi fark ettim. Zaten yaptığım da bundan ibaretti. İmalat sürecimizi Flextronics’e kaydırarak ilk içsel dönüşümümüzü başardık.

2009’da işe başladığınızda Clayton Christensen’in pazarda klasik bir bozuculuk olarak nitelendirdiği bir sorunla Barnes&Noble, yüz yüzeydi. Peki siz bu soruna nasıl yaklaştınız ve onu nasıl çerçevelendirdiniz?
William Lynch:
Şurası çok net ki 2007 yılında Kindle’ın ortaya çıkmasıyla kendi işimizin büyük bir tehditle yüzleştiğini ve büyümenin ancak dijital alanda gerçekleştirilebileceğinin çok iyi farkındaydık. Ancak bu alanda organize olabilmek için yeterli kapasitemiz yoktu. Bu soruna bir çözüm bulmamız gerekiyordu. Bir yandan mağazalarımızı, lider perakende satış noktalarından biri olarak konumlandırmaya devam ederken diğer yandan asıl büyümenin gerçekleşeceği alanlarda nasıl etkili ve statü sahibi olabileceğimize bakıyorduk.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz