"İşler iyiyken neden değişti?"

Yataş Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop, 2 yıllık radikal dönüşüm sürecini anlattı...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İşler iyiyken neden değişti?
YAVUZ ALTOP, Kayseri'nin çıkardığı önemli girişimcilerden. Yıllardır "Türkiye'nin yatakçısı" olarak bilinen Yataş'ın kurucusu. "Çocuğum gibi" dediği Yataş konusunda ise son derece hassas. Bu nedenle kendi deyimiyle "zor olanı yapmaktan çekinmeyerek" şirket içinde önemli bir dönüşüm başlattı. Şirket, ikinci, üçüncü nesillere de ulaşsın diye kurumsallaşma kararı aldı. Koltuğunu CEO'ya devretti. Değişim sürecinde bununla da yetinmedi. Şirketi yatak üreticisi kimliğinden sıyırıp perakendeciliğe odakladı. Altop, tüm bu süreçte zorlandığını gizlemiyor. Ama bugünkü sonuçlardan ve Yataş'ın yeni imajından da oldukça memnun. Yataş Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop, 2 yıllık radikal dönüşüm sürecini anlattı.

Capital: Yataş sektörün en köklü kuruluşlarından.  1976'da kuzenlerinizle birlikte kurdunuz, bugünlere getirdiniz. Nasıl yollardan geçtiniz?
- Biz Kayseriliyiz. Bilirsiniz, Kayseri insanı ticaretteki başarısıyla ünlüdür. Ben ABD'de 9 yıl tahsil yaptım. Öğretim üyesi olarak kalmayı planlarken arkadaşlarım "Kayserili ilim yapmaz, ticaret yapar. Sen kendi işini kur" dedi. Öyle de yaptım. Kuzenlerimizle birlikte 1976'da Yataş'ı kurduk. Ama en baştan beri hep farklıydık. İlklere imza attık. İlk başladığımızda üretime, kaliteye ve farklılığa değer verdik. Çünkü, 1975-1976'da "kalitenin" adı bile bilinmiyordu. Sektörde ilk kez kaliteyi vurgulayan ve ürettiği ürüne kalite belgesi veren şirket Yataş'tır. Bu, o dönem için korkunç bir yenilikti. Mağaza duvarlarında "Kasaya giren para iade olunmaz" uyarıları asılı olurdu. 19901ı yıllara kadar bu uyarılar her mağazada vardı. Biz, müşteriye "Memnun olmadığında hiçbir mazeret belirtmeden malımızı geri getirebilirsin" dedik. Bunu 1983'te başlattık.

Capital: O zamanlarda nelere odaklanıyordunuz?
- O yıllarda üretici sayısı azdı. Az üretici içinde, kaliteli ürün yapmanız, pazarda istediğiniz noktaya gelmeniz daha kolaydı. Ama 19901ı yıllardan sonra rekabet arttı. Çok sayıda üretici çalışmaya başladı. Bu kadar üretici içinde farklılığı nasıl yaratacaksınız? Birincisi kaliteyle, ikincisi hizmetinizle sağlayacaksınız. Perakendeciliği geliştirme lüzumunu işte o zaman duyduk. O zamana kadar sektörümüzde dayanıklı tüketim malzemeleri satan mağazalar bizden birkaç tane yatak alıyor ve bir köşede tutuyordu. Şayet müşteriye satarsa ana firmaya telefon edip sipariş veriyordu. Biz bu tarz pazarlamanın şirketimizin gelişmesinin önünde büyük bir engel olduğunu gördük. Sadece ve sadece ev mamulleri satan mağazaları ilk biz açtık. Yıl 1992 veya 1993'tü. İlk denememizde Ankara'da 4-5 yerde kendi mağazamızı açtık. Arkasından İstanbul'da başladık. Böylece bayilik sistemi ve perakendeciliğe doğru bir giriş yaptık. Bizden sonra gelen şirketler, bizim yolumuzu izledi. Mobilya satan şirketler daha büyük mağazalar açtı. Sonuçta mobilya için daha büyük alanlar gerekiyor. Biz ise yatak satıyorduk. Bir süre böyle devam ettikten sonra fark ettik ki herkes üretiyor, herkeste kaliteli ürün var. Bu durumda perakendeciliği üst seviyelere taşımak gerekiyordu. Artık üretmek çok kolay. Asıl mesele satmak. Perakendecilik işte bu yüzden çok önemli. Bugün dünyada sadece doğru perakendecilik yapan şirketler dev adımlarla ilerliyor. Bu bakımdan biz bu konuya önem verdik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz