"Müttefik kuvvetler"

Önümüzdeki dönemde yoğunlaşan rekabetle birlikte şirketler arası "dostlukların" da artacağını söylüyorlar.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Müttefik kuvvetler

YIL 1913, YER AMERİKA...
Otomotiv sanayi, tüketicilerinin çakıllı yolları aşıp da kapılarını şikayetlerle aşındırmasını beklemedi. General Motors, Hudson, Packard, Wills-Overland, Goodyear ve Pres-O-Lite birleşerek Lincoln Otoyol Birliği'ni kurdu. Amaç, Amerika'yı bir sahilden öbür sahile kat eden ilk otoyolun inşasını kolaylaştırmaktı. Birlik, önerilen yol boyunca bazı yerleri asfaltladı. Bu yolların değerini anlayan tüketiciler de hükümetten, örnek yolların arasını doldurmasını istedi. 9 yıl sonra kıtayı baştan başa kat eden 5 otoyol tamamlanmıştı. Böylece otomotiv sanayinin ilk yıllarında gelmiş geçmiş en iyi şirket işbirliklerinden biri gerçekleşti. Aradan 100 yıla yakın zaman geçti. Küresel dünyadaki rekabet, şirketlerin daha fazla sayıda dost edinmesini sağladı. Son yılların en çok okunan yazarı Thomas Friedman da "Lexus ve Zeytin Ağacı" adlı kitabında bu konuya dikkat çekiyor. Friedman, "Globalleşmiş dünyada artık hiçbir ülke ya da şirket ada konumunda değil. Günümüzde ürünleri geliştirmek, pazarlamak için gereken bilgi, bilginin ve kaynakların paylaşılmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle her şirketin müttefiklere ihtiyacı var" diyor.

NEDEN İŞBİRLİĞİ?

Bugün markaların güç birliği yapmasının pek çok nedeni var. Yaratılacak sinerjiyle daha fazla değer sunmak, teknoloji ve bilgi transferiyle birbirlerinin zayıf yönlerini güçlendirmek bu nedenlerin başında yer alıyor. Tabii bu kadarla da bitmiyor. Ünlü yönetim uzmanı Peter Fisk, yeni bir pazara girmek ya da yeni bir kitleye ulaşmak isteyen markalar için de en güçlü aracın işbirliği olduğunu belirtiyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nden Dr. Selçuk Tuzcuoğlu'na göre marka algısını yükseltmek isteyenler de çözümü işbirliğinde buluyor. Tuzcuoğlu, bunun nedenlerini şöyle açıklıyor: "Çünkü, hiçbir markanın teknolojik üstünlüğü birkaç haftadan fazla sürmüyor. Fonksiyonel üstünlük hemen taklit ediliyor. Bu sebeple markalar 'dostları' ile anılmak istiyor. İmajı ne kadar yüksek markalarla işbirliği yapılabilirse marka, tüketicinin gözünde o kadar değer kazanıyor. Böylece işbirliğine konu olan yatırımı yapmaktan da kurtuluyorlar." Çoğu zaman marka işbirliklerinde ciddi bir maliyet tasarrufu da sağlanıyor. Wicasa Group'tan Aslı Şarman, işbirliğine giren markaların tek başına yapacakları iletişim bütçelerinin bir araya gelmesiyle çok daha etkin sonuçlar alınabildiğini belirtiyor. "Pazarlama bütçesinden yüzde 50 tasarruf sağlanıyor. Ayrıca işbirliğine giden şirketlerden her biri, kendi güçlü olduğu iletişim kanalını ortaya koyunca bugüne kadar tek başına dokunamadıkları mecralarda bir anda dikkat çekici bir başarı elde ediyorlar" diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz