Kovid-19 için 'eşsiz' bir kriz değerlendirmesi yapan ünlü ekonomistten toparlanma için iyimser tahmin

Ekonomist Lord Jim O’Neill, “Virüsün büyük yeni bir varyant ortaya çıkmazsa yani şimdiki aşıların işe yaramayacağı bir varyant çıkmazsa küresel ölçekte 2021 yılı bir toparlanma yılı olacaktır.” dedi.

25.03.2021 17:36:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kovid-19 için 'eşsiz' bir kriz değerlendirmesi yapan ünlü ekonomistten toparlanma için iyimser tahmin

Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından Vodafone Business ana sponsorluğunda "Yeni Dünyaya Hazır mıyız?" ana temasıyla hibrit olarak düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi, ikinci gününde devam ediyor.

Zirve kapsamında düzenlenen "Global Ekonomi 2021 & Gelecek” başlıklı oturumda konuşan Ekonomist Lord Jim O’Neill, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) eşsiz bir kriz olduğunu ve Kovid-19 ile kayda değer bir belirsizliğin oluştuğunu söyledi.

Birleşik Krallık’ta halen kısıtlamaların devam ettiğini kaydeden O’Neill, “Dün yayınlanan bir belge hem üretim hem de hizmet sektöründe mevcut durum aşı ile ciddi bir başarı elde edildiğini gösteriyor. Birleşik Krallık’ta 2. ve 3. çeyrek toparlanma ile geçecek. Sanırsam ABD’de aynısı olacak.” İfadelerini kullandı.

Virüsün büyük yeni bir varyant ortaya çıkmazsa, yani şimdiki aşıların işe yaramayacağı bir varyant çıkmazsa, küresel ölçekte 2021 yılının toparlanma yılı olacağına vurgu yapan O’Neill, küresel ekonomide döngüsellik konusunda iyimser olduğunu ama yapısal açıdan ise ciddi güçlüklerle karşı karşıya kalınabileceğini ifade ederek, “Küreselleşmenin yarattığı eşitsizlik, adaletsizlik, ABD ve Çin arasındaki savaş bunlardan bazıları.  Avrupa Birliği kendini toparlamaz ise istikrar bağlamında bir riskle karşı karşıya olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

"Para kaynaklarındaki değişiklikler nominal gayri safi milli hasılaya da etki edecek"

John Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Ekonomi Profesörü Prof. Dr. Steve Hanke, ekonomilerin nereye gittiğine bakarken riskinde ne tarafa gittiğine bakılması gerektiğini ifade etti.

Hanke, nominal gayri safi milli hasılanın yönünün ne tarafa olduğunun takip edilmesi gerektiğini ifade ederek, bu yüzden de bu dönemde parasal modeli izlemenin son derece önemli olduğuna işaret etti.

Para kaynaklarındaki değişikliklerin nominal gayri safi milli hasılaya da etki edeceğini kaydeden Hanke, “Bunu izleyebilmek için sadece dünyada bir tane ülke var. O ülkede Çin. Çin gerçekten de ortodox ve parasalcı bir ülke. Çin’in enflasyon oranı yüzde 3,5, büyüme oranı ise yüzde 12. Bu noktada büyüme para kaynağına etki ediyor.  Ülke de her şey stabil, her şey istikrarlı harika bir şekilde enflasyon hedeflerini yakalıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Hanke, uluslararası ticaretin yüzde 40’ının dolar ile yapıldığını ve dolar ile fiyatlandırıldığını aktararak, “Bütün varlıklar, petrol ve soya fasulyesi gibi emtialar da halen dolar geçerli. Yabancı paralar ile bankacılık işletmelerinde de sürekli dolar var.” dedi.

"Küresel iş gücü daralmaya devam edecek"

Allianz Makro & Sermaye Piyasaları Araştırmaları Başkanı Eric Barthalon ise risk dünyasında ne olacağının bilinemeyeceğini ama neyin olmayacağının bilinebileceğini ifade etti.

Barthalon, “Dolayısıyla bilinmezlerle mücadele edersiniz. Belirsizliklerin olan bir dünyada uzun vadede bir odaklanma imkansız ancak yapılacak hiçbir şey yok anlamına gelmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Piyasalar üzerinde karantinaların etkisinin sürdürdüğünü dile getiren Barthalon, başta lojistik sektörü olmak üzere birçok sektörün bundan etkilendiğini, daha yeşil bir ekonomiye doğru bir geçişin söz konusu olduğunu da hatırlattı.

Barthalon, küresel iş gücünün daralmaya devam edeceğine dikkati çekerek, “Bu ciddi bir mesele. Yakın zamanda piyasa davranışlarına baktığımızda şunu görüyoruz ki temel risk enflasyon. Bu gerçekten öncelikli endişesi piyasaların. Sadece yakın gelecekte değil uzak gelecekte de bizi meşgul edeceğe benziyor.” açıklamasını yaptı.

Daha fazla finansa ihtiyacın olduğuna işaret eden Barthalon, “Ciddi kamu açıklarımız ve kısa vadeli borçlanmalarımız var. Bu kısa vadeli Merkez Bankaları ve ticari bankalar tarafından parasallaştırılmakta. Bu enflasyon için geleneksel olan reçete artık işe yaramayacak gibi görünüyor.  Merkez Bankalarının bağımsızlığının sıkıntıya girmesini bu noktada bir olasılık olarak görmüyorum." dedi.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz