Çığır açıcı 10 teknoloji

Çığır açıcı teknolojilerden uzun zamandır söz ediliyor. Peki önümüzdeki yıllara damgasını vuracak teknolojiler neler olacak?

22.08.2017 12:15:000
Paylaş Tweet Paylaş
Çığır açıcı 10 teknoloji

1 FELCİ İYİLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ? 

Bilim insanları bugünlerde omurilik yaralanmalarının ortadan kaldırdığı hareket özgürlüğünü geri kazandıran beyin implantlarının kullanımında dikkate değer ilerlemeler kaydediyor. 

Kullanılabilirlik: 10-15 yıl Grégoire Courtine’in kafasından “Haydi yürü!” düşüncesi geçiyordu. Bu Fransız nörobilimci bir koşu bandının ucunda saldırganca çömelen bir makak maymunu izliyordu. O ve ekibi bir bıçak ile bu hayvanın omuriliğinin ortasından boylu boyunca bir kesik atarak maymunun sağ bacağını felç etmişti. Courtine şimdi kendisinin bu maymunu tekrar yürütebileceğini ispatlamak istiyordu. Bunu başarabilmeleri için o ve ekibi bu hayvanın kafatasının altında motor korteksine temas eden bir kaydetme cihazı yerleştirmiş ve açtıkları kesiğin altındaki omuriliğinin etrafına esnek elektrotlar dikmişlerdi. Bu iki elektronik cihazı kablosuz bir bağlantı birbirleriyle haberleştiriyordu. 

Sonuç: Maymunun hareket etme niyetini anlayan ve sonra onu hemen elektriksel uyarım dalgaları şeklinde maymunun omurgasına gönderen bir sistem. Çok geçmeden bu maymunun sağ bacağı hareket etmeye başladı. Ayağını kaldırdı ve ileri uzatıp indirebildi. Biraz topallıyordu sadece. Lozan’daki İsviçre Federal Politeknik Enstitüsü’nde görevli bir profesör olan Courtine o anı sevinçle şu kelimelerle hatırlıyor, “Bu maymun düşünüyordu ve sonra birden yürümüştü.”

Son yıllarda, laboratuvar hayvanları ve birkaç insan makinelere bağlı beyin implantları sayesinde düşünceleriyle bilgisayar işaretçilerini veya robot kollarını kontrol ediyor. Şimdi araştırmacılar felci tamamen yenmek için bu teknolojiden faydalanmaya çalışıyor. Beyni okuma teknolojisini vücuttaki elektrik uyarıcılara kablosuz olarak bağlıyorlar. Böylece Courtine’in “sinirsel bypass” dediği olayı yaratıyorlar. Bu sayede insanların düşünceleri bacaklarını tekrar hareket ettirebilecek. 

2 KENDİ KENDİNE GİDEN KAMYONLAR 

Direksiyonunda sürücüsü olmayan kamyonlar çok yakında yanı başınızdaki otobanlarda uçarcasına gidecek. Peki bu durum bu ülkedeki 1,7 milyon kamyon şoförü için ne anlama gelecek? 

Kullanılabilirlik: 5-10 yıl Günümüzde birkaç şirket kendi kendine giden kamyonları test ediyor. Bu konuda birçok teknik problem yaşansa da bu konuya destek verenler kendi kendine giden kamyonların daha güvenli ve ucuza mal olacağını düşünüyor. 40 yıldır profesyonel sürücüsü olan Greg Murphy, “Bu sistem kamyonu sıklıkla benden daha iyi sürüyor” diyor. Murphy, kendini kendini sürmek için gerekli donanıma sahip kamyonları hazırlayan bir San Francisco şirketi olan Otto’da güvenlik yedekleme sürücüsü olarak çalışıyor. Kendiliğinden giden kamyonların çok sayıda mavi yakalı işçiyi de etkilemesi bekleniyor. İş İstatistikleri Bürosuna göre ABD’de 1,7 milyon kamyon işçisi bulunuyor. Teknolojinin yakın zamanda kamyoncuların yerini alması pek mümkün değil. Ancak, işin niteliğini kesinlikle değiştireceği düşünülüyor. Otto’nun teknolojisini kullanan ve yollarda olan yedi kamyon var. Şirket, teknolojinin maliyet geri dönüşünün bir ya da iki yıllık sürede olması için çalışıyor. 

3 YÜZÜNÜZLE ÖDEME YAPIN 

Çin’de yüz tanıma sistemleriyle ödeme yapmaya imkan sağlanıyor, tesislere girmeye izin veriliyor ve suçluların takibi sağlanıyor. Peki Çin’i bu konuda diğer ülkeler de izleyecek mi?

 Kullanılabilirlik: Hemen Son beş yıl içinde bilgisayarlar yüz algılamada inanılmaz işler başarıyorlar ve Çin’de hem gözetleme hem de huzur açısından bu teknoloji fevkalade hızlı bir şekilde yayılıyor. Yüz algılama aslında polislikten tutun da insanların bankalar, mağazalar ve ulaştırma hizmetleriyle olan her türlü günlük etkileşim tarzını dönüştüreceğe benziyor. Yüz tanıma sektörünün büyüklüğünün devasa olduğu düşünülüyor. Öğrenen makineler ve görüntü işleme konusunda uzman olan Pekin Üniversitesi’nden yardımcı doçent Shiliang Zhang da aynı görüşte. Zhang, Face ++ ofislerinden çok uzak olmayan bir laboratuvara başkanlık ediyor. Zhang, Çin’de pek çok şirketin bu konuda çalışma yaptığını söylüyor. Güvenliğin öneminin arttığı günümüz dünyasında bu teknolojinin yaygınlaşması ise an meselesi. 

4 PRATİK KUANTUM BİLGİSAYARLAR 

Google, Intel ve diğer birkaç araştırma grubunda kaydedilen ilerlemeler bilgisayarların nihayet eskiden hayal bile edilemeyecek bir güce sahip olacağını gösteriyor. 

Kullanılabilirlik: 4-5 yıl Hollandalı bir araştırma enstitüsü olan QuTech’in laboratuvarlarından biri, kuantum hesaplamada dünyanın en ileri çalışmalarından bazılarını yapıyor. Ancak bu laboratuvar daha çok HVAC (ısıtma-havalandırmaiklimlendirme) test merkezine benziyor. Delft Teknoloji Üniversitesi’ndeki uygulamalı bilimler binasının ıssız bir köşesinde gizli saklı bir alanda hiç insan yok. Bu alan sanki elektronik çekirgelerin istilasına uğramış gibi çınlama sesleriyle uğulduyor ve dört ayaklı büyük mavi silindirlerden çıkan yalıtılmış tüpler, kablolar ve kontrol ekipmanlarıyla dolup taşıyor. Aslında basınçlı birer soğutucu olan bu mavi silindirlerin içinde nano-kablolar, yarı-iletkenler ve süperiletkenlerin bir araya geldikleri tuhaf kuantum mekaniği işleri dönüyor. Bu bilgisayarların hayata geçmesine yönelik önemli adımlar bu laboratuvarda atılıyor. Bu bilgisayarlar birkaç yıl içinde kriptolamanın, ilaç araştırmalarının ve yapay zekanın kitabını baştan yazıyor olacak. 

5 360 DERECE ÖZÇEKİM 

Yuvarlak görüntüler çekebilen ucuz kameralar, fotoğrafçılıkta ve insanların kendi hikayelerini paylaşma şekillerinde yeni bir çağ başlatıyor. 

Kullanılabilirlik: Hemen Bitki örtüsü üzerindeki mevsimsel değişiklikler Koen Hufkens’i daima büyülemiştir. Harvard’da bir çevre araştırmacısı olan Hufkens bu yüzden geçen sonbahar aylarında Massachussets ormanından VirtualForsest.io. adlı bir web sitesine naklen görüntü yayını yapan bir sistem kurmayı akıl etti. Kullandığı kamera 360° resimler üretebildiğinden siteye giren ziyaretçiler sadece görüntü akışını izlemekle kalmadı. Kendi bilgisayarlarının faresini veya akıllı telefon ve tablet bilgisayarlarda parmaklarını kullanarak bir daire içindeki görüntüyü panoramik hale getirebildiler. Bunun yanında parmaklarını ya da fareyi yukarı doğru götürerek ormanın üstündeki gök kubbeyi, aşağıya doğru götürerek de ormanın zeminini görebildiler. Eğer kafalarında bir sanal-gerçeklik başlığı varsa, o zaman kafalarını hareket ettirerek resmi döndürebildiler ve sanki gerçekten bir ormanın içindeymiş gibi bir illüzyon yaratabildiler. Hufkens bu proje sayesinde kendisinin New England’da iklim değişikliğinin yaprakların gelişimini nasıl etkilediğinin belgeselini yapabileceğini söylüyor. Toplam maliyeti Yaklaşık 550 dolar, fotoğraf çeken Ricoh Theta’nın S marka kamerası da dahil. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz