"Asla Giymem Dediğim Bir Giysi Yok"

Trendleri takip eden DeFacto Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İhsan Ateş, takipçi değil takip edilen olmayı seviyor. Bunun için de o sezon moda neyse ilk o giyiyor.

28 TEMMUZ, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
"Asla Giymem Dediğim Bir Giysi Yok"


Özlem Bay Yılmaz

obay@ekonomist.com.tr

Akdeniz esintileri taşıyan moda markası DeFacto’nun, işi gereği trendleri yakından takip eden yönetim kurulu başkan yardımcısı İhsan Ateş, 2,6 milyar TL’lik bir büyüklüğü yönetiyor. Pek çok erkek için alışverişe çıkmak bir azap iken onun için keyifli bir aktivite. Öyle ki haftada biriki gününü alışveriş mesaisine ayırıyor. Bunu, hem ihtiyaçlarını gidermek için hem de tüketici eğilimlerini gözlemlemek için yapıyor. Küçük yaşlarından itibaren alışverişe ilgisinin olduğunu söyleyen Ateş, “Hala da çok severim. Alışveriş genellikle feminen bir davranış olarak algılanır ama ben katılmıyorum. Alışverişin hayatımda önemli bir yeri olduğunu söyleyebilirim. Elbette sınırlarımı biliyorum, hiçbir zaman alışveriş çılgını olmadım” diye konuşuyor. Ateş’in “Asla giymem” dediği bir giysi ya da renk yok. Onun için önemli olan kendine yakıştırması… Yurtdışına çıktığında da alışveriş için fırsat yaratan Ateş, bilinen markalardan değil ara sokaklardaki küçük butiklerden ve eskici pazarlarında bir şeyler almayı tercih ediyor. Üç kızı için de sıkça alışveriş yaptığını dile getiren Ateş, moda ve alışverişe ilişkin sorularımızı yanıtladı. 

  • Alışverişe olan ilginiz ne zaman başladı?

 Biz küçükken bayramdan bayrama alışveriş yapılırdı ve ne giyeceğimize de büyükler karar verirdi. Ben yine de şanslı çocuklardandım. O yaşlarımda da kendi beğendiğimi aldırırdım, günlük kıyafet seçimlerimi ben yapardım. Tam anlamıyla kendi alışverişimi yapmaya ise üniversiteyle birlikte evden ayrılınca başladım diyebilirim. Küçük yaşlarımdan itibaren alışverişe ilgim büyüktü. Hala da çok severim. Alışveriş genellikle feminen bir davranış olarak algılanır ama ben katılmıyorum, hayatımda önemli bir yeri olduğunu söyleyebilirim. Elbette sınırlarımı biliyorum. Hiçbir zaman alışveriş çılgını olmadım. 

  • Ne kadar sıklıkla alışverişe gidiyorsunuz?

Alışveriş yapmaktan büyük keyif alıyorum. Bu keyfin işime dönüşmesi de başarıyı getiriyor. İşim gereği, tüm alışveriş dinamiklerini sahada takip etmek için yurtiçinde ve yurtdışında çok sık farklı mağazaları ve AVM’leri ziyaret ediyorum. Bu ziyaretler sırasında ihtiyaçlarım doğrultusunda alışveriş de yapıyorum ama en çok gözlem yapmayı seviyorum. 

  • Online alışveriş ile aranız nasıl?

Her fırsatta farklı markaların e-ticaret sitelerini inceliyorum ve online alışveriş yapıyorum. Yerli alışveriş sitelerinin yanı sıra yabancı sitelerden de eşimle birlikte sık alışveriş yapıyoruz diyebilirim. Başarılı bulduğum uygulamaları da kendi e-ticaret sitemize taşıyorum. Bütün gözlemlerimiz sonucunda en başarılı müşteri deneyimini yaşatan uygulamaları topluyoruz ve hepsini kendi markamızda hizmete sunuyoruz. 

  • En çok ne tür alışveriş yapmayı seviyorsunuz? 

En çok giyim alışverişi yapmaktan hoşlanıyorum ve zamansız parçalar almayı seviyorum. Mağazalarda ürüne dokunarak ve deneyerek alışverişi de çok önemsiyorum ama online alışverişten de çok keyif alıyorum. 

  • Alışveriş yaparken tüketici trendlerini de inceliyor musunuz?

Evet, alışverişte en çok tüketici trendlerini izliyorum. Bunu kendim için değil elbette müşterilerimiz için yapıyorum. Aslında bunun çok önemli avantajları var ancak mesleki deformasyon da diyebiliriz. Her alışveriş deneyimi benim için beğenileri izleme fırsatı sunuyor. Hangi ürüne veya hangi renge daha çok ilgi var anında görebiliyorsunuz. Trendleri anlamak için sokak aralarındaki butik mağazaları gezmeyi tercih ediyorum ve fuarları takip ediyorum. Buralar tüketici eğilimleri hakkında daha fazla bilgi veren lokasyonlar benim için. Trendleri takip eden profesyonel şirketlerden de önemli detaylar elde ediyoruz elbette. Ancak bizim hedef kitlemizin trendini esas olarak yaşayan sokaklar yansıtıyor. 

  • Dünyanın en çok neresinde alışveriş yapmaktan daha çok zevk alıyorsunuz? 

Sık seyahat ediyorum ve gittiğim her ülkede alışveriş yapıyorum. Milano, Londra, Barselona, New York gibi şehirlere çok sık gidiyorum ve buralarda alışveriş yaptığım adresler var. Gittiğim ülkelerde mutlaka alışverişe fırsat yaratıyorum. İlk iş olarak şehir pazarlarını ziyaret etmeyi çok seviyorum. Eskici pazarlarına gidiyorum. Oralarda çok farklı ürünler bulabiliyorsunuz. Böyle yerlerden farklı aksesuarlar alıyorum. Bence şehrin kalbi oralarda atıyor. İnsanların daha çok neleri tükettiğinin ipucunu veriyor bana. Trendleri taşırken zamanlamaya da çok dikkat etmek gerekiyor. Dünya modasının sokağa inme hızını çok iyi analiz edip müşteriyi lokal olarak tanımak çok önemli. 

Alışveriş yapmaktan keyif alıyorsunuz. Onun dışında golfe ilginiz olduğunu da biliyoruz… 3 yıl kadar at bindim. Ancak geçen yıl attan düştüm ve belim kırıldı. Ondan sonra golfe başladım. Merkezimizde, binamızın üzerinde golf sahamız var. Arada çıkıp golf oynuyorum. 

  • Başka hobiniz var mı? 

Evimde, organik tarım yaptığım mini bahçem var. Tüm stresimi orada atıyorum. Toprak ile ilgilenmek bana çok iyi geliyor. Onun dışında eski plaklara karşı büyük ilgim var. Plak koleksiyonum ve güçlü bir film arşivim var. 

  • Evde nasıl vakit geçirirsiniz? 

Çocuklar evdeki vaktimin çoğunu alıyor. Onlarla birlikte kitap okuyoruz. Kareoke yaparken de çok eğleniyoruz. İngilizce şarkılar söyleyip hem eğleniyor hem de dillerini geliştiriyoruz. Fırsat bulduğumda da okuma odama çekilip kitaplarımla baş başa kalmayı seviyorum. 

  • Mutfakla aranız nasıl? Yemek yapar mısınız? 

Mutfak pek bana göre değil, zor durumda kendimi salata yaparken buluyorum.

  •  Ailece keyif alarak yaptığınız bir aktivite var mı? 

Kayak yapmayı eşim ile benim kadar kızlarımız da seviyor. Henüz çok profesyonel değiller ama birlikte kısa mesafe de olsa kaymayı seviyoruz. Kayak sonrası onların mutluluğu ile karda yuvarlanmak paha biçilemez. Kızlarımla karaoke de eğlenceli aktivitelerimizden bir tanesi. Ailece keyif aldığımız aktivitelerden biri de boyalar ile oynayarak hayal gücümüzü geliştirmek. 


GARDIROBUNDA NELER VAR?

EN ÇOK CEKETİ VAR Gardırobuma baktığımda daha çok ceket görüyorum. Gömlek, pantolon ve ayakkabı da çok alıyorum. Aksesuar kullanmayı da çok seviyorum. Çokça bileklik, gözlük ve saatim var
İNDİRİMLERİ TAKİP ETMİYOR Ben ilk yakalamayı sevenlerdenim. İlk giyenlerden olmayı seviyorum. O nedenle pek indirimleri takip etmiyorum. İndirimde alışveriş yapmak zor oluyor benim için. Aradıklarımı tükenmiş olduğu için pek bulamıyorum.
TERCİH ETTİĞİM RENKLER DEĞİŞKEN Değişime çok açık biriyim. İşim gereği de modayı takip etmem gerekiyor. Ama fiziksel olarak yakışmayanı da giymem. Dönemsel olarak tercih ettiğim renkler değişiyor. Mesela ‘Kırmızı giymem’ derdim ama birkaç yıl önce kırmızı pantolon giydim.
MODUNA GÖRE GİYİNİYOR Genel olarak giyim tarzımı ‘şık casual’ olarak tanımlayabilirim. Bir gün yırtık jean giyerken ertesi gün moduma göre ceket giyebiliyorum. Her tarzın verdiği farklı bir duygu var. Renkli bir insanım ve gardırobumda her renk var.



HER HAFTA ALIŞVERİŞE ÇIKIYOR
KULAK MİSAFİRİ OLURUM Haftada bir-iki gün çıkar mağaza gezerim. Mağaza gezerken hem alışveriş yaparım, hem de insanlar nasıl alışveriş yapıyor onu gözlemlerim. Ayrıca müşterilerin alışveriş sırasındaki konuşmalarına kulak misafiri olurum. Bunu çok önemsiyorum. Tüm ihtiyaçları ve gelişme alanlarını böylece yakalayabiliyorsunuz. Kabindeki konforun da ne demek olduğunu anlıyorsunuz, eksik bir beden varsa onun da ne anlama geldiğini anlıyorsunuz.
KIZLARI İÇİN ALIŞVERİŞ YAPIYOR 3 kızım var. Büyük kızım 8, ikiz kızlarım ise 6 yaşında. Yurtdışına her çıktığımda kendimden daha çok kızlarım için alışveriş yapıyorum. Genelde de onların alışverişini ben yaparım. İkizlere aynı giysileri bulma zorunluluğum var. Çünkü bir elbisenin farklı rengini bile alsam kavga çıkıyor.
FARKLI KANALLARI KULLANIYOR Müşteriler artık sadece mağazadan, online ya da pazardan alışveriş yapmıyor. Her kanalı kullanıyor. Çünkü her kanalın kendine göre farklı bir deneyimi var. Tüketiciler de hepsini yaşamak istiyor. Ben de bir tüketici olarak aynı durumdayım. Her kanaldan alışveriş yapıyorum.


BİR GÜNÜ NASIL GEÇİYOR?

GÜNE ERKEN BAŞLIYOR Güneşin ilk ışıkları ile benim için gün başlıyor. Saat 06:00’da kalkıp sporla güne başlamak beni çok zinde kılıyor. Evimin çevresinde tempolu yürüyüş yapıyorum. Hafif tempoda koşu ile ter atıp döndüğümde evde hareket başlamış oluyor
BAHÇESİ İLE İLGİLENİYOR Döndüğümde bahçemde yetişen sebzelere göz atıp kahvaltıya ekleyeceğim bir şeyler varsa toplayıp hemen mutfağa uzatıyorum. Kızlarım ve eşimle birlikte günün programını konuştuğumuz kahvaltımız sonrası minikler okula yetişme telaşı ile beni öpme sırasında atıştıktan sonra okula gidiyor.
MESAİ 18:00’DE BİTİYOR Trafik biraz dağılmış oluyor bende yola koyuluyorum. Ofise adım attığım andan itibaren hakimiyet asistanımın. Kendimi ona teslim edip art arda süren toplantılar, bazen mağaza ziyaretleri bazen alışveriş ile kurgulanmış piyasa araştırması ile ofisteki günümü saat 18:00 gibi bitiyorum.
AİLECE AKŞAM YEMEĞİ İş yemeklerini öğlen yapmayı tercih ediyorum. Akşam yemekleri benim için ailem ile olmazsa olmazım. Akşam yemeklerinde ailemle olmaya çok özen gösteriyorum. Çünkü bence ailenin birliğini oluşturan unsurlardan bir tanesi. Kızlarıma da bunu aşılıyorum. Hepimiz mutlaka mutlulukla masanın etrafında oluruz. Ailem ile günü değerlendirdikten sonra kızlar erken yatıyor. Biz de eşimle bazen TV izliyor, bazen müzik dinliyoruz. Ertesi gün erken başlayacağı için 00:00 gibi gün bitiyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz