En Güzel Ortaklık Nasıl Başladı

İş dünyasının önde gelen CEO’ları, hayatlarının en özel ortaklığına evet derken farklı farklı anılara sahip.

4.08.2017 11:52:000
Paylaş Tweet Paylaş
En Güzel Ortaklık Nasıl Başladı


Sibel Atik

satik@doganburda.com

İş dünyasının önde gelen CEO’ları, hayatlarının en özel ortaklığına evet derken farklı farklı anılara sahip. Kimi işten vakit bulamadığı için balayını beş yıl sonra yapabilirken, kimi parasızlıktan sade bir nikahla taçlandırdı evlilik macerasını. Kariyerleri boyunca zorlu toplantıları başarıyla yöneten iş dünyasının aktörleri, en özel günlerine nasıl hazırlandıklarını anlattı…

İş yaşamları boyunca onlarca anlaşmaya imza atıp büyük organizasyonlara başkanlık ettiler. Fakat attıkları hiçbir imza onlar için bu kadar özel ve heyecanlı olmadı. Dev cirolu şirketlerin tepe yöneticisi olarak tanıdığımız iş dünyasının liderleri, hayatlarının dönüm noktası olan düğünlerine nasıl hazırlandı? İş yaşamında başarılı işlere imza atan CEO’lar, hayatlarının en özel ortaklığına nasıl evet dediklerini ve unutulmaz anılarını CEO LIFE’a anlattı. Kimi işten vakit bulamadığı için balayını beş yıl sonra yapabilirken, kimi en özel gecesini parasızlıktan sade bir nikahla taçlandırdı. Zorlu toplantıları başarıyla yöneten iş dünyasının aktörleri, en özel günlerinde ne yaptılar? Bu özel güne nasıl hazırlandılar? İş dünyasının lider isimlerine Ceo Life için en özel günlerini, düğünlerini sorduk.İşte kendi anlatımlarıyla unutulmaz düğün anıları…

“YAN BÖLÜMÜN KIZI”YLA EVLENDİ 

Uzun yıllar perakende sektöründe çalıştıktan sonra bir süre önce Pegasus’un genel müdürlük koltuğuna oturan Mehmet Nane, henüz kariyerinin ilk yıllarında ruh eşini bulmuş. Demirbank’ta çalışırken “yan bölümün kızı” dediği eşiyle 1997 yılında hayatını birleştiren Mehmet Nane, Beyoğlu Evlendirme Dairesi’nde sade bir nikahla evlendiklerini söylüyor. Evlendikleri gün öğlene kadar çalıştıklarını ve saat 16:00’daki törene gittiklerini anlatan Nane, “Eşim ile aynı iş yerinde tanıştık. Yan bölümün kızıydı. Öğlen işten çıktım ve saat 16:00’daki nikaha gittim. Ne benim ne de eşimin ailesinin durumu müsait değildi. O nedenle düğün yapamadık. Zaten bütün her şeyimizi kendimiz yaptık. Nikah töreninin ardından ailelerimizle bir yemek yendi” diyor. 

Evliliklerinin başlangıcının en güzel anı ise Brezilya’da yaptıkları balayı olmuş. Yol parası hariç hiçbir şey için ödeme yapmadıklarını söyleyen Mehmet Nane, masterdan sınıf arkadaşının Brezilyalı olduğunu ve kendilerine evini açtığını belirtiyor. Oradaki bütün masraflardan dostları sayesinde kurtulduklarını söyleyen Nane, döndüklerinde ise kötü bir sürpriz ile karşılaşmış. Evlendikten üç hafta sonra İstinye’deki evlerine hırsız girdiğini ve bütün takıların çaldığını anlatan Nane, hayata sıfır bakiye ile başladıklarını belirtiyor. 

ÖNCE NİKAH SONRA KOTON 

İş dünyasının patron çifti Gülden ve Yılmaz Yılmaz çifti nikah defterine attıkları imzanın mürekkebi daha kurumadan birlikte Koton markasının da temelini attı. Gülden Yılmaz ve Yılmaz Yılmaz 1987 yılında hayatlarını birleştirdi. O dönem henüz iş hayatına başka kulvarlarda yerlerini alan ikili, henüz Koton markasını yaratmamıştı. Gülden Yılmaz eğitim uzmanıyken Yılmaz Yılmaz ise subaydı. 

Bir yıllık birlikteliğin ardından evlilik kararı alan Yılmaz çifti bu kararlarını ailelerine anlattıklarında önce onay alamamış. Daha sonra aileleri ikna eden çift, Adapazarı’nda Orduevi’nde düğün için 15 Kasım tarihini alıyor. Düğünde giydiği gelinliğin henüz moda dünyasıyla ilgisinin olmadığı bir dönemde kendisinin terziye yaptığı tarifle dikildiğini anlatan Gülden Yılmaz, hala saklı tuttuğu gelinliğini şöyle tarif ediyor: 

“Gelinliğim o dönem için çok farklıydı. Henüz modacı falan değildim. Fakat benim tariflerimle terziye diktirdiğim gelinliğim, ayak bileklerimin üzerinde bir kısalıktaydı. Belinde bir darapesi vardı ve duvağım yoktu. Saçıma da güzel bir fiyonk yapmıştım. Klasik gelinliklerden hoşlanmadığım için bunu yaptım ve çok başarılı oldu.” Yılmaz Yılmaz subay olduğu 58 ceo&evlilik CEOLIFE ARALIK 2016 için düğünü Adapazarı Ordu Evi’nde yaptıklarını söyleyen Gülden Yılmaz, 1999 yılında bu binanın yıkıldığını anlatıyor. Yılmaz, her ne kadar düğünlerinin yapıldığı mekan bugün yok olmuş olsa da anısının taze olduğunu ve orduevinin balkonuna çıkıp caddedeki insanları selamladığı anı hiç unutamadığını söylüyor. 

CENTİLMENLİK ANLAŞMASI 

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ile eşi Ahu Tanrıkulu hayatlarını 2011 yılında sade bir törenle birleştirdi. Galata Köprüsü’nde katıldığı bir organizasyonda haber için orada bulunan Ahu Tanrıkulu ile yaptığı röportajın sonrasında evliliğe uzandığını söyleyen Süleyman Orakçıoğlu, Kuruçeşme Les Ottomans otelde yaklaşık 250 kişilik bir davetlinin olduğu törenle evlendiklerini anlatıyor. 19 Şubat 2011 tarihinde evlendiklerini ve düğünde çok eğlendiklerini belirten Orakçıoğlu, nikah sonrasında beklenen ayak basma olayını yapmamalarını ise hiç unutmayacağı bir anı olarak ifade ediyor. Bunun için eşiyle centilmenlik anlaşması yaptıklarını dile getiren Orakçıoğlu, “Düğün günü çok heyecanlıydık. Fakat çok eğlendik. Düğüne dair hiç unutmayacağım bir anım, nikah sonrası kim kimin ayağına bastı konuşmalarıdır. Biz eşimle centilmenlik anlaşması yaptık. Dolayısıyla birbirimizin ayağına basmadık. Çünkü ayak basma konusu birbirine üstlük kurma olarak algılanıyor. Biz ise evliliğimizi eşitlikçi, paylaşımcı ve empatiyle sürdürmek üzere hayatlarımızı birleştirdik. Öyle de devam ediyoruz” diyor. 

5 YIL SONRA GELEN BALAYI 

Duayen iş adamı Şarık Tara’nın torunu ve Enka Holding’in İcra Kurulu Başkanı Mehmet Tara bundan altı yıl önce 25 yaşında nikah masasına oturdu. Selin Fadıllıoğlu ile hayatını birleştiren Tara, Four Seasons Otel’de görkemli bir törenle evlendi ve çiftin törenine siyaset ve iş dünyasından yaklaşık 600 kişi katıldı. Düğünlerinde kız- erkek tarafı gibi bir durum olmadığını, hep ortak arkadaşların ve aile dostlarının törene katıldığını söyleyen Mehmet Tara, düğün gecesinde çok eğlendiklerini belirtiyor. Enka’nın en önemli pazarlarından biri olan Rusya’daki yatırımlardan bizzat sorumlu olan Mehmet Tara, düğünden hemen iki gün sonra eşiyle birlikte Moskova’ya işlerin başına gitmek durumunda kaldıklarını anlatıyor. Düğünün ardından ise balayı yapamadıklarını belirten Tara, düğünle ilgili bir anıdan ziyade 5 yıl sonra çıktıkları balayını hiçbir zaman unutmayacağını ifade ediyor. Tara o gün ve ertesinde yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: 

“Evleneli altı yıl oldu. Fakat biz iş yoğunluğu nedeniyle 5’inci yılımızda balayına çıkabildik. Maldivler’e gittik ve gecikmeli de olsa çok keyili bir balayı geçirdik. Düğünden iki gün önce İstanbul’a gelip iki gün sonra eşimle beraber Moskova’ya dönmemiz, balayına da 5 yıl sonra iki çocuğumuzu aile büyüklerine bırakıp gitmemiz ve son olarak düğün gecemizin hem bizim, hem de misafirlerimiz için çok eğlenceli geçmesi aklımızda kalan güzel anılar.” 

İMECE USULÜ HAZIRLIK 

NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, 2004 yılında dünya evine giren isimlerden. 2004 yılında Çubuklu 29’da evlenen çift düğüne aile fertlerinin de desteğiyle imece usulü hazırlanmış. Hep yaz düğünü hayal eden Hediye Güral Gür, evlilik hazırlıklarını organizasyon şirketinin yanı sıra kardeşlerinin de desteğiyle sorunsuz yapabilmiş. Evlilik için ağustos ayını seçtiklerini ve açıkhavada sade bir düğün yaptıklarını anlatan Gür, “Düğün için güvendiğimiz bir organizasyon şirketi ile anlaştık. Ben zaten abartıyı sevmediğim için her şey kolay oldu. Eşim ve benim dışımda ablam da hazırlıklar için çok koşturdu. O da bize destek olunca çabucak halloldu işlerimiz. Düğünde program yapacak sanatçı organizasyonunu da abim halletti. İmece usulü çalıştık yani aslında ailecek. Böylelikle de üzülmeden yorulmadan bitirdik işlerimizi” diye konuşuyor. 

Düğün töreninin yalın, özenli, kaliteli ve sade olmasına dikkat ettiklerini söyleyen Gür, düğünde çok eğlendiklerini ve kendileriyle birlikte misafirlerin de çok keyif aldıkları bir gün olduğunu kaydediyor. Düğünün sabahın ilk ışıklarına kadar devam ettiğin anlatan Gür detayları şöyle anlatıyor: “Saat 4’e doğru annemlerin zoruyla mekandan ayrıldık çünkü biz gitmeden düğün bitmiyordu. Düğün sonrası ailemle bir araya gelip fotoğraf çektirirken babam ve abim çok ağladı. Onları ağlarken görünce ben de ağlamaya başladım. Birbirimize sarılmış ağlarken çekilen fotoğraflarımız hala benim için çok kıymetlidir. Anı defterine pek çok misafirimiz ortak bir görüş yazmış. Gördükleri en mutlu ve eğlenen gelin benmişim. Herkesin düğününün benim gibi tadını çıkarmasını dilerim.” 

KIŞ MASALI KONSEPTİ 

Kahve Dünyası, Detay Gıda başta olmak üzere bünyesindeki şirketlerle 2 milyar TL’nin üzerinde ciroya sahip Altınmarka Grubu’nun Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil, yaklaşık yedi ay önce rüya bir düğünle dünya evine girdi. İlk imzayı Çırağan Sarayı’nda ikincisini ise İsviçre’de kayak merkez olan St. Moritz’de atan çift, düğünleri için özenle hazırlandılar. Unutulmaz ve sıra dışı bir düğün için hiçbir masraftan kaçınmayan Kutmangil çifti, İsviçre’de 250 kadar davetliyi üç gün ağırladı. Kışı çok sevmeleri nedeniyle düğün için karlar altında dağın tepesindeki St. Moritz’i tercih ettiklerini anlatan Dilara Altınkılıç Kutmangil, düğün gününe dair hazırlıkları yaparken daha önce hiç yapılmamış bir şey olsun istediklerini dile getiriyor. 

Düğünde ‘winter wonderland’ konseptinin uygulandığını ve masaların, yerlerin karlarla kaplandığını, dekor olarak da masaların üzerinde minik İsviçre kasabaları oluşturulduğunu söyleyen Kutmangil şöyle devam ediyor: 

“Baştan sona 3 günü de planladık. Tek tek misafirlerin havaalanından nasıl geleceklerine, sonrasında nasıl karşılanacaklarına kadar en ufak detaylara kadar masaya yatırdık. Özenle çağırmak istediğimiz en özel 300 dostumuzu belirleyip her misafirin problemsiz bir şekilde tatillerini geçirebilmeleri için tüm gerekli ayarlamaları yaptık. Eşimle ilk gece misafirlere fondü partisi verdik dağın zirvesinde. Partide o kadar çok eğlenildi ki sabah 5’te bitti eğlence. Ertesi gün yani esas düğün günü ikimiz de sabah inanılmaz akşamdan kalma kalktık. Sabah düğün gününü nasıl çıkaracağız diye telefonda olan baygın konuşmamızı unutamam. 

HAVAİFİŞEK ANISI 

Perakende sektörünün kadın CEO’larından Barış Karakullukçu’nun şu ara bir perakende markasının kaptanlığını üstlenmek üzere yoğun bir gündemi var. Fakat Karakullukçu hiçbir imzada nikahtaki kadar heyecan duymadığını söylüyor. 2008 yılında Antalya Larespark’ta dünya evine giren Karakullukçu, düğüne nasıl hazırlandığını şöyle anlatıyor: “Eşim ve ben pozitif karakterler olduğumuz için keyifli ve neşeli bir düğün olmasını dilemiştik. Sevdiklerimizle 120 kişilik küçük ama samimi bir grup olacağı için herkesin iyi vakit geçirmesini önemsiyorduk. Hem yemeklerin hem de içeceklerin 4-4’lük olacağına şüphem yoktu. Müzikleri liste olarak biz çalışıp DJ’e verdik. En sevdiğimiz müziklerle herkesin eğlendiği, doyasıya dans ettiği, tam hayallerimizdeki gibi bir düğün oldu.” 

Hayali olan ve düğün öncesinde havai fişek talebinde bulunduğunu fakat o gece liselerin üniversite sınavına gireceği pazardan önceki gece olunca havai fişiek düzeneklerinin belediye tarafından yasaklandığını söyleyen Karakullukçu, “Bunu duyunca üzülmüştüm. Kuzenimin eşi ne yapıp edip alternatif bir çözümle yerden yapılan farklı bir düzenek ile bana o hissiyatı sürpriz olarak ilk dansımızdan sonra yapınca benim için unutulmaz bir anı olmuştu” diyor. 

İKİNCİ BAHAR PARTİSİYLE EVLENDİ 

Üç yıl önce Les Ottomans otelde evlenen Avivasa CEO’su Meral Eredenk Kurdaş, aslında akıllarında düğün yapmak yerine sevdikleri yakın dostlarla bir parti yapıp eğlenmek olduğunu söylüyor. Fakat kız arkadaşıyla bu eğlence için bir şov yapalım diye düşündüklerini ve şarkı söylemeye karar verdiklerini aktaran Kurdaş, “Bunun için birkaç prova yaparken o kadar eğlendik ki biraz daha ciddiye alalım kıyafet hazırlayalım derken ortaya çıkan sonucun boşa gitmemesi için olayı biraz daha büyütüp bir de dans grubu aradık. Derken iş büyüdü. Tüm dekoru ve konsepti kendimiz hazırladık. Balık ağları, deniz fenerleri ve deniz kabukları gibi aksesuarları alıp mekanı da süsleyecek hale geldik. Bu durumda deniz kenarında olsun diyerek Les Ottomans da evlendik” diyor. 

Arkadaşlarını İkinci Bahar adını verdikleri parti veriyoruz diyerek davet ettiklerini söyleyen Kurdaş, bazı arkadaşlarının bunun bir düğün davetiyesi olduğunu ancak geldiklerinde anladıklarını da ifade ediyor. Şarkılar, danslar ve şovlarla çok eğlendikleri bir düğün yaşadıklarını kaydeden Kurdaş, “Artık sabahın ışıkları çıkarken tüm yorgunluğa rağmen keşke parti bitmese diyenler çoğunluktaydı” diye konuşuyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz